KÜTÜPHANE | EKONOMI-POLITIK

Ücret Biçimleri

           

 Kapitalizmde ücret">

KÜTÜPHANE | EKONOMI-POLITIK

Ücret Biçimleri

           

 Kapitalizmde ücret, farklı biçimlere bürünür. Eğer, meta olan emek-gücünün değeri, emek süresine göre ödenirse, --günlük, haftalık, aylık vb.-- buna, zamana göre ücret denir.
      Kapitalizmde zamana göre ücret konusunda doğru bir fikir edinmek için ücreti, işgünü süresine göre ele almak gerekir. [sayfa 93] Örneğin, kapitalist, işçiye günde 10 dolar ödüyor ve işçi de günde 10 saat çalışıyor. O zaman, 1 saatlik emeğin ortalama bedeli 1 dolar olacaktır. Ve eğer kapitalist, işgününü 10 saatten 12 saate uzatırsa, 1 saatlik emeğin bedeli 1 dolardan 83 sente düşecektir. Burada görülüyor ki, zamana göre ücret sistemi, kapitalist için işçilerin sömürüsünü pekiştiren bir araçtır. Zamana göre ücret yanında, bir de parça başına ücret şekli vardır.
      Parça başına
ücret, belirli bir süre içinde (örneğin, bir saat, bir gün) imal edilen maddeler oranında yapılan ödemedir.
      Marx, parça başına ücretin zamana göre ücretin değiştirilmiş bir şekli olduğunu söyler. Gerçekte, her parçanın bedelinin kendilerine göre ödenmesi gereken tarifeler saptamak için, a) zamana göre günlük ücret ve b) en becerikli ve en dayanıklı işçi tarafından bir günde yapılan parçaların miktarı gözönünde tutulur.
      Zamana göre ücret, günlük 10 dolar olarak gösterilse ve işçi tarafından elde edilen maddeler de günlük 20 birimle rakamlansa, kapitalist, parça başına yarım dolar ödemiş olacak. Böyle olunca, kapitalistin parça başına ödediği ücret, zamana göre ödediği ücretin üstünde olmaz. Öyleyse, kapitalistler, parça başına işe niçin girerler? Kapitalistlerin parça başına işe girişmeleri, bu sistemin kapitalistler için, ödemede elverişli bir dizi özellikler taşımasına dayanır. Parça başına ücrette, yapılan işin kalitesi tek tek denetlenir. Kapitalist, orta ve üstün kalitedeki ürünlerin bedelini öder. Kalitesi düşük ürünlerin bedelini ödemez. Bu şekildeki ücret, daha fazla para almak için işçinin çabasını yoğanlaştırır, onu daha fazla üretmeye iter. Ve bütün işçilerin çalışması arttıkça, üretkenliği arttığında, kapitalist kendi karını yükseltmek için, ücret tarifelerini düşürür. Marx'ın, işçinin çalışması arttıkça kendisine yapılan ödeme azalır, demesi bundan ötürüdür.
      Somut koşullara göre kapitalistler, farklı emek bedeli ödeme biçimleri uygularlar. [sayfa 94]
      Zamana göre ücret, parça başına ücretin yerini alır. Zamana göre ücret, kapitalizmin ilk gelişme döneminde, kapitalistlerin işgününü uzatarak artı-değeri artırmak istedikleri zaman geniş ölçüde uygulanmıştı. Emek bedelini ödemenin bu şekli onlara daha yararlı geliyordu. Daha sonra, işgünü süresi yasayla sınırlanınca, parça başına ücret biçimi, daha geniş olarak uygulandı. Günümüzde, farklı emek bedeli ödeme --zamana göre ve primli-- biçimleri gittikçe daha fazla uygulanmaktadır. 1957 yılı sonunda Birleşik Devletler sanayiinde çalışan işçilerin %70'ine bu şekilde ödeme yapılıyordu.
      Parça başına ücretten, zamana göre ücrete geçişi nasıl açıklamalı? Modern kapitalist sanayide, modern kapitalist sanayiin birçok kollarında zincirleme çalışma sistemine, hareketlerin ivmelendirilmiş ardarda gelişlerine geçilmiştir. Bu sistem üretim temposunun işçiye bağlı olmadığını gösterir. Bu sistemde, üretim temposu, çalışma zincirinin yer değiştirmesindeki hızlanma fonksiyonuna bağlıdır. Çalışma, yeğinleşmiş, ama ücret oranı değişmemiştir.
      Zamana göre ve parça başına ücret, aynı işletmeler içinde çoğunlukla birlikte uygulanır. Kapitalist rejimde bu iki biçim, işçi sınıfının sömürüsünü ağırlaştırmanın yalnızca farklı araçlarıdır.
      Kapitalistler, artı-değer yarışmasında, belirli bir zamanda işçiden en fazla emek sızdırmaktan ibaret olan farklı terletme sistemlerini (sweating system) aynı şekilde uygularlar.
      Terletme sisteminin birçok çeşidi vardır.
      Bu sistemlerin önde gelenlerinden biri, Amerikan mühendisi olan "bulucusu"nun adını taşıyan "Taylor sistemi" olmuştur. Bu sistem şöyledir: Kapitalist, kendi işletmesinde çalıştırdığı en dayanıklı ve en becerikli işçiyi seçer. Gerekli unsurlar işlemeye hazır duruma getirilir. İşçi tarafından yapılacak olan her işlemin zamanı saniye ve saliselerle belirlenmiştir. Bu veriler, özel olarak kurulmuş olan teknik kurul emrine verilmiştir. Bu hesaplardan yola çıkarak, bütün işçiler için zaman normları ve üretim rejimi bu teknik kurul tarafından [sayfa 95] saptanır. Burada ücretler, iki derecelidir. Bunlardan biri, üstün ücrettir ki, bu, "işi" eksiksiz yapanlara ödenir. Diğeri çok düşük bir ücrettir ki, bu, birinci kategoride olamayanlara ödenir. Bunlar hedefe ulaşamayanlardır. Böylesine bir ücret sistemi, emeğin üretkenliğini hissedilir derecede yükseltmeye varır. İşçilerin ücret göstergesi hemen hemen hiç yükselmezken, bu ücret sistemi, emeğin üretkenliğini hızla artırır: Bu yüzden emeğin sömürü oranı, görülmedik ölçüde artar.
      "Ford sistemi", terletici sistemin bir başka biçimidir. Aynı amacı izler: zincirleme hareketin ivmelendirilmesi yolu ile, işçiden, en büyük ölçüde emek sızdırmak. Eğer daha önce, örneğin, zincir dakikada 3 metre süratle ilerliyorsa, bu kez dakikada 4-5 metre ilerler. İşçi, ister istemez daha yoğun çalışmaya, daha fazla güç harcamaya zorlanırken, ücreti aynı düzeyde kalır ve tükettiği enerji yerine getirilemez. Bu sistemle, işçilerin çoğu 40-45 yaşlarında sağlığını yitirir ve işlerine patron tarafından son verilir.
      Zincirleme işlemlerin basitliği, patronlara, vasıflı olmayan işçileri kullanma, ücretleri daha düşük olarak dondurma ve bundan ötürü de daha büyük ölçüde kar sağlama olanağını verir.
      Terletici sistemler arasında "karlara katılma" sistemini de belirtmeliyiz. Burada patron, işçileri daha kiralarken, onlara öbür kapitalistlerden daha az ücret ödeyeceğini, ama yıl sonunda bilanço sonucuna göre, iyi çalışmış olan işçilere, işletme karından bir pay vereceğini bildirir.
      Bu sistemin uygulanması, emeği yoğunlaştırma ve işçi sınıfının bilinçlenmesini geciktirme, onların uyanıklığını gevşetme, işçileri birbirinden koparıp ayırma ve kapitalizme karşı yürütülen savaşıma engeller koyma sonucunu verir. "Karlara katılma" sistemi, işçilerde, kapitalist işletmelerde verimliliği artırarak, çıkar sağlayacakları kuruntusunu yaratır.