KÜTÜPHANE | EKONOMI-POLITIK

Toplumsal Gelişmenin Ekonomik Yasaları        

    Marksizm-leninizm öğretisinde">

KÜTÜPHANE | EKONOMI-POLITIK

Toplumsal Gelişmenin Ekonomik Yasaları        

    Marksizm-leninizm öğretisinde, doğa ve toplum, birbirlerinden kopuk olaylar yığını olarak ele alınmaz. Tam tersine, doğa ve topium olayları, kesdi aralarında birbirlerine bağlanmış ve karşılıklı etkilerle birbirlerini koşullandırmışlardır. Olayların böylesine içten bağlılığı, doğa ve toplum evriminin yasalarında ifadesini bulur. Bu yasaları günışığına çıkarmak da bilime düşer.
      Toplum gelişmesinde ekonomik yasalar önde gelir; insanlar arasında kurulmuş olan toplumsal üretim ilişkilerindeki farklılığı ekonomik yasalar belirler, yani üretim, üleşim, değişim ve tüketim alanında, ilişkileri belirleyen, ekonomik yasalardır. Bir bilim olarak, ekonomi politik için en önemli olan, toplumun gelişmesinin ekonomik yasalarının bulunmasıdır.
      Doğa ve toplum yasalarının ortak bir çizgisi vardır. Onlar nesnel niteliktedirler, yani birini ya da ötekini bilsek de bilmesek de, istesek de istemesek de, irademiz dışında ortaya çıkar ve irademizden bağımsız olarak hareket ederler. Bu demektir ki, insanlar, onları, ne değiştirebilir, ne dönüştürebilir, ne de yürürlükten kaldırabilir. Yeni yasalar da yaratamazlar. İnsanlar onları ancak keşfedebilirler. Bu yasa nesneldir, ama nesnel olmaları, insanların onlara karşı koyamayacakları anlamına gelmez. insanlar, onları tanıyabilir ve onları toplumun yararına kullanabilirler. Böylece, sosyalist ülkelerin proletaryası; üretim ilişkilerinin üretici güçlere uygunluğu yasasını öğrendikten sonradır ki, köylülerle ittifak kurarak, komünist ve işçi partilerinin öncülüğünde, [sayfa 22] sömürücülerin iktidarını devirmiş ve yeni bir toplum kurmaya koyulabilmiştir.
      Ekonomik yasalar, kendilerini doğa yasalarından farklı kılan özelliklere de sahiptir. Ekonomik yasaların birinci özelliği, sürelerinin kısa ve ancak belli bir tarihi dönemde geçerli olmalarıdır. Ekonomik yasalar belirli ekonomik koşullara göre etkide bulunurlar, ve toplumun temeli olan üretim ilişkilerini bu ekonomik koşullara göre değerlendirmek gerekir. Bir biçimden bir sonraki biçime geçildiği zaman, eski üretim ilişkilerinin yerini yeni üretim ilişkileri alır. Bu, bazı ekonomik yasaların tarih alanından çekilmesi ve yerlerini başka yasalara bırakması demektir.
      Kapitalist rejimde üretim ilişkilerinin temelini teşkil eden üretim araçlarının özel mülkiyeti, kapitalistlere, işçi sınıfını sömürmek ve tüm üretimin gelişmesini kârın araştırmasına tabi kılmak olanağı verir. A r t ı - d e ğ e r ü r e t i m i, b u n e d e n l e, k a p i t a l i z m i n n e s n e l e k o n o m i k y a s a s ı d i r.
      Üretim araçlarının özel mülkiyeti, her kapitalisti, kendisi için daha avantajlı saydığı üretim dalını geliştirmeye zorlar, kapitalist rejimde ekonominin uyumlu gelişmesini dıştalayan bu durumdur. Kapitalist ekonomi, üretimde rekabet ve anarşi temeli üzerinde gelişir. Ü r e t i m d e r e k a b e t v e a n a r ş i, bundan dolayı, k a p i t a 1 i z m i n b i r n e s n e l y a s a s ı d ı r.
      Kapitalizmin ekonomik yasalarının işlerliği, üretim araçları üzerindeki özel mülkiyetin kaldırılmasıyla biter. Sosyalist ülkelerde, üretim araçlarının kapitalist özel mülkiyetinin kaldırılmasıyla, eski yasaların işlerliği kalkarken, yeni ekonomik yasalar kendilerini göstermeye başlarlar.
      Üretim araçlarında sosyalist mülkiyet, sosyalist üretim ilişkilerinin temelini oluşturur. Sosyalizmde, emekçiler, üretim araçlarının sahipleridir. Kendileri ve kendi toplumları için çalışırlar. Üretimin gelişmesi de, toplumun maddi ve kültürel gereksinmelerinin, artarak eksiksiz tamamlanmasına bağlıdır. B ü t ü n t o p 1 u m u n m a d d i v e [sayfa 23] k ü 1 t ü r e l g e r e k s i n m e l e r i n i t a m a m ı y l a k a r ş ı l a m a y ı s a ğ l a m a k, i ş t e s o s y a l i z m i n n e s n e l e k o n o m i k y a s a s ı d a b ud u r.
      Üretim araçlarının sosyalist mülkiyeti, bütün ekonomiyi bir tek ekonomik organizma haline getirir. Ancak böyle bir ekonomi, plana uygun olarak gelişebilir. U l u s a l e k o n o m i n i n u y u m l u v e o r a n t ı l ı g e l i ş m e s i, s o s y a l i z m i n n e s n e l e k o n o m i k y a s a s ı d ı r.
      Her toplumsal ekonomik şekillenmede, birçok ekonomik yasalar yürürlüktedir. Yalnızca bir tek şekillenmeye özgü olan bu yasalara özel ekonomik yasalar denir. Bunlar arasında, toplum tarafından izlenecek başlıca amacı ve başarıya ulaştıracak araçları belirleyen temel ekonomik yasa ayırdedilir.
      Özel ekonomik yasalardan ayrı olarak, bütün toplumsal ekonomik şekillenmelere özgü olan yasaları ve özellikle, üretici güçlerle üretim ilişkilerinin uygunluğu yasasını belirtmek gerekir. Bu yasa, toplumsal üretimin iki yönü olan üretici güçlerle üretim ilişkilerinin karşılıklı bağımlılığını ve zorunlu ilişkiyi ifade eder.
      Ekonomik yasaların ikinci özelliği, toplumun çıkarına, onlardan yararlanılmasıdır. Doğa yasalarından farklılıklarına gelince, doğada yeni bir yasanın bulunup uygulanması az çok kolay olur, ekonomik alanda yeni bir yasannın bulunup uygulanması, eski güçlerin en şiddetli direnmesiyle karşılaşır. Sınıflı toplumlarda ekonomik yasaların uygulanması, sınıfsal bir niteliğe bürünür.
      İşte, ekonomik yasaları, doğa yasalarından ayıran özellikler bunlardır.
      Bütün üretim tarzlarında, ister kendiliğinden olsun, ister "zorunluluğu iyice anlaşılmış" olsun, ekonomik yasalar ortaya çıkabilir ve etkide bulunabilirler, yani bilinçli olarak ekonomik yasalardan yararlanılır.
      Üretim araçları üzerinde özel mülkiyetin hüküm sürdüğü ekonomik yasalar, birbirine karşıt ekonomik toplumsal şekillenmelerde bilinseler de, bilinmeseler de, kendiliğinden [sayfa 24] etkide bulunurlar. Örneğin, kapitalist düzende üretimin toplumsal bir niteliği vardır; bütün kollar, karşılıklı olarak birbirine bağımlıdır. Ama üretimin bu toplumsal niteliği, özel mülkiyete dayanır, yani her kapitalist kendi işletmesinde bencil amaçlarla zenginleşmek ve azami kâr elde etmeyi gerçekleştirmek ister. Üretim dalları arasında zorunlu ilişki ve oranlar, sürekli ve sayısız sapmalar arasında kendiliğinden kurulur: bir gün bol olan meta, bir başka gün pek az bulunabilir vb.. Bunun içindir ki, ekonomik yasalar, her kapitaliste, üstün, başa çıkılmaz gücüne göre etki yapar. Kuşkusuz, bazı kapitalistler, kapitalizmin ekonomik yasalarını bilebilirler, ama bu yasaların faaliyetinin kendiliğinden niteliğini değiştiremezler.
      Sosyalist düzende ekonomik yasalar üretim araçlarının toplumsal mülkiyeti sayesinde anlaşılır ve toplumun çıkarına kullanılır.
      Sosyalizmde bütün emekçilerin bilinçli, örgütlü faaliyetlerini, nesnel ekonomik yasaların kullanımı etkiler. Sosyalist ülkelerde, komünist toplumu kurmak için, nesnel ekonomik yasaları keşfedip uygulamak, işçi ve komünist partilerinin görevidir.