KÜTÜPHANE | EKONOMI-POLITIK

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
SERMAYE VE ARTI-DEĞER
KAPİTALİST DÜZENDE ÜCRET

            Sanayide Kapitalist Gelişmenin Üç Evresi

     

      Nispi artı-değer üretimi">

KÜTÜPHANE | EKONOMI-POLITIK

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
SERMAYE VE ARTI-DEĞER
KAPİTALİST DÜZENDE ÜCRET

            Sanayide Kapitalist Gelişmenin Üç Evresi

     

      Nispi artı-değer üretimi, emek üretkenliğinin ilerleyişi üzerine kurulmuştur. Bunun içindir ki, nispi artı-değerin tahlili, kapitalist sistemde, emek üretkenliğinin gelişmesindeki üç tarihsel evreyi ortaya çıkarmıştır: basit elbirliği, manüfaktür, makinecilik. Tarihsel planda, emek üretkenliğini artırmanın ilk ve en basit şekli, basit kapitalist elbirliği oldu. Bunun başlıca özelliği, aynı nitelikteki bir işi yapan nispeten önemli sayıda işçinin, kapitalist tarafından bir atelyede toplanmış olmasıydı.

      Birçok insan, tek ve aynı işi birlikte yaptıkları zaman, kapitalist, bunların her birinin üretkenliğini birbiriyle karşılaştırarak, işçileri, tempoyu hızlandırmaya zorlayabilir. Emeğin üretkenliği de o oranda artar. Örneğin, birarada çalışan 5 kişinin ortaklaşa üretkenliği onların ayrı ayrı çalıştıklarında [sayfa 89] elde ettikleri üretkenlikten çok daha yüksektir.

      Emeğin bu yeni üretkenliği, kapitaliste hiçbir yeni gider yüklemedi. Çünkü kapitalist, önce olduğu gibi, bunları birbirinden ayrı çalıştırırken, her birinin emek-gücü için ne ödüyorsa, gene aynını ödüyordu. Ama elde edilen ürün daha çok olduğu için kapitalist daha büyük kar sağlıyordu. Bundan başka, birçok işçi birarada çalıştığı zaman, kapitalistin bina, elektrik, ısıtma vb. giderleri azalır.

      İşçiler birlikte çalışırlarken, aralarından bazıları bu işlemde, diğer bazıları şu işlemde daha başarılı olur.

      Öyleyse, kapitalist, her işçiye, daha iyi başardığı işi vermeyi, kendisi için daha yararlı bulurdu. Böylece, atelyelere yavaş yavaş işbölümü girdi. İşbölümü ve el tekniği üzerine kurulmuş olan kapitalist işletmelere, manüfaktür adı verildi.

      İşçiler arasında işbölümü, emeğin üretkenliğini belirgin şekilde artırdı. Örnek olarak, 18'inci yüzyıldaki iğne üretimini verelim. 10 işçi çalıştıran bir manüfaktür, günde 48.000 iğne üretiyordu. İşçi başına 4.800 iğne düşer. Oysa, işbölümü olmadan yapılan üretimde, bir işçi günde 20 iğne üretiyordu. Demek ki. emek üretkenliği, 240 kat artmıştır.

      Manüfaktürde, çalışma koşulları çok kötüydü. Pek karmaşık olmayan aynı hareketlerin sürekli olarak yinelenmesi, işçiyi fiziksel bakımdan da, moral bakımdan da çökertiyordu. Ücret çok düşük olduğu halde, işgünü 18 saat ve hatta daha fazlaydı.

      Manüfaktür, büyük makine sanayiine geçiş için gerekli koşulları hazırladı: 1) işlemlerin basitleştirilmesi, işçinin kolları yerine makinenin geçmesini sağladı; 2) farklı işlemlerin yapımı, iş aletlerinin özgülleşmesine vardı, makineli üretime girmek için gerekli teknik koşulları yaratan da bu oldu; 3) manüfaktür, makine sanayii için becerikli işçi kadroları hazırladı. İşte, manüfaktürün tarihsel rolü budur.

      Manüfaktür, fabrikaya doğru bir geçişi gösterir. İlkin, eskiden işçinin yaptığı aynı işleri yapan, el tezgahı ortaya çıktı. Bununla birlikte, işçi, makineyi harekete geçirecek yetenekte [sayfa 90] değildi. Birçok el tezgahını harekete geçirecek olan buharlı makine icat edildi. Sonra da, meta üretimi için bir makineler sistemi uygulayan kapitalist fabrika ortaya çıktı.

      Emeğin üretkenliği, makinelerin kullanılmasını ve onların yetkinleşmesini izleyerek, hatırı sayılır ölçüde arttı. Metalar ucuzladı. Ama aynı zamanda, küçük üreticilerin ve el işi üzerine kurulu işletmelerin büyük kitlesi yıkım ile karşı karşıya geldi. Kapitalist fabrika, emeğin, sermaye tarafından köleleştirilmesinin yeni bir evresini gösterir. O, işçiyi makinenin bir eki haline getirdi. Kapitalist makinecilik, işgününün uzatılmasına, kadın ve çocuk emeğinin kullanılmasına, bir işsizler ordusunun oluşumuna, proletaryanın durumunun ağırlaşmasına götürdü. Bununla birlikte, kapitalistler her zaman makine kullanmadılar. Kapitalist rejimde makineciliğin de sınırları vardır: kapitalistler, makineleri, ancak işçilerin yerini alan makinelerin fiyatı işçi ücretlerinden daha düşük olduğu ve hesaplarına geldiği zaman kullandılar. Bundan dolayı, makineli üretim, İngiltere, Birleşik Devletler gibi en ileri kapitalist ülkelerde bile günümüze kadar geniş ölçüde uygulanan el işini ortadan kaldırmadı.

      Manüfaktürden fabrikaya geçiş, kapitalist üretim tarzının kesin olarak yerleşmesini gösterir.