KÜTÜPHANE | EKONOMI-POLITIK

II- EMPERYALİZM TEKELCİ KAPİTALİZM

            19'UNCU YÜZYILIN son üçte-birinde">

KÜTÜPHANE | EKONOMI-POLITIK

II- EMPERYALİZM TEKELCİ KAPİTALİZM

            19'UNCU YÜZYILIN son üçte-birinde, kapitalizm, en yüksek ve en son aşaması olan emperyalizme doğru bir gelişme gösteriyor. Bu aşamanın başlıca ayırdedici çizgisi, serbest rekabetin yerini tekeller egemenliğinin almasıdır. Üretici güçler adamakıllı gelişmişti. Metalurjide, büyük çelik fabrikalarına geçmeye zorlayan yeni yöntemler (Bessemer, Thomas, Martin) ortaya çıktı. Birçok önemli buluş (1867'de elektrik dinamosu, 1877'de içten yanmalı motor, 1883-1885'te buhar türbini), sanayi ve taşıtlarda ilerlemeyi hızlandırdı. Yeni tip motorlar, yeni taşıt araçlarının doğmasına neden oldu: 1879'da tramvay, 1885'te otomobil, 1891'de dizel lokomotifi ve 1903'te uçak. Bilim ve tekniğin ilerlemeleri, elektrik enerjisinin üretimine ve uygulanmasına olanak verdi.


      Daha önce hafif sanayi başat durumdaydı; 19'uncu yüzyılın son üçte-birinde ağır sanayi ön plana geçti ve hızla gelişti. [sayfa 167] Böylece, 1870'ten 1900 yılına kadar, dünya çelik üretimi 56; petrol üretimi 25 kat; kömür üretimi 3 kattan fazla arttı. Sanayi üretiminin yoğunlaşması çok hızlı oldu. Özellikle 1873 ekonomik bunalımından sonra bu yoğunlaşma daha da artmıştır.
      Üretici güçlerin gelişmesine ve üretimin yoğunlaşmasına koşut olarak kapitalizmin bütün çelişkilerinin de gittikçe keskinleştiği görüldü. Fazla-üretimden doğan ekonomik bunalımlar daha kısa aralıklarla meydana çıkıyor, yıkıcı etkileri artıyor, işsizlik belirginleşiyordu. Emekçi halka sayısız felaketler getiren kapitalistler arasındaki savaşlar da sıklaştı. Savaşlarda emekçi halkın durumu fazlasıyla kötüleşirken, kapitalistlerin servetleri her zaman olduğu gibi artıyordu. İşçi sınıfının ekonomik ve politik savaşımını güçlendirmede bu durumun büyük etkisi olmuştur.
      İşçi hareketi içindeki burjuvazinin ajanları, kapitalist dünyadaki tekellerin egemenliğinin, kapitalizmin gelişmesinde geleceğe dönük yeni bir çağa damgasını vurduğunu ilan etmeye çalışmışlardır. Onlara göre, kapitalizm, halk düşmanı niteliğini kaybediyordu, artık "örgütlü', "bunalımsız" olabilirdi. Kautsky ve Hilferding'e göre, çeşitli kapitalist ülkelerde, anlaşarak üretimdeki anarşiyi ve savaşları ortadan kaldırmak olanaklı olabilecekti. Bütün bu "teoriler"in özünde, kapitalizmin çelişkilerini bulandırmak, işçi sınıfının devrimci savaşımını saptırmak amacı vardı.
      İşçi sınıfının ideologları, 19'uncu yüzyıl ile 20'inci yüzyıl sınırında kapitalizmi belirleyen yeni görüngüleri irdelemek, emperyalizmin açık-seçik bir tahlilini yapmak zorundaydılar. Bu, her şeyden önce, sermaye boyunduruğundan kendini kurtarma savaşımında, işçi sınıfına üstün bir teorik silah vermek için zorunlu idi.
      Bu ödevi, Emperyalizm, Kapitalizmin En Yüksek Aşaması (1916) ve daha başka yapıtlarıyla, Lenin yerine getirdi. Lenin, emperyalizmin, kapitalizmin bütün temel özelliklerini koruduğunu tanıtladı: üretim araçları üzerinde kapitalist özel mülkiyet, ücretli işçilerin kapitalistler tarafından [sayfa 168] sömürülmesi, bazılarının zenginliğini artıran ve diğer bazılarının durumunu kötüleştiren üleşim şekli, proletarya ile burjuvazi arasındaki uzlaşmaz karşıt ilişkiler.
      Böylece, kapitalizmin bütün ekonomik yasaları emperyalizmde işlemeye devam etmektedir: artı-değer yasası, kapitalist birikimin genel yasası, üretimde rekabet ve anarşi yasası, vb.. Bununla birlikte, emperyalizmde bu yasaların işleyişi, özel nitelikler kazandı.
      Emperyalizmin Lenin tarafından tahlili, kapitalizmin tekelci aşamada sahip olduğu başlıca ekonomik belirtileri gösterir: "1) Üretimde ve sermayede görülen yoğunlaşma öyle yüksek bir gelişme derecesine ulaşmıştır ki, iktisadi yaşamda kesin rol oynayan tekelleri yaratmıştır; 2) banka sermayesi sınai sermayeyle kaynaşmış ve bu 'mali sermaye' temeli üstünde bir mali oligarşi kurulmuştur; 3) sermaye ihracı, meta ihracından ayrı olarak, özel bir önem kazanmıştır; 4) dünyayı aralarında bölüşen uluslararası tekelci kapitalist birlikler kurulmuştur; 5) en büyük kapitalist güçlerce dünyanın toprak bakımından bölüşülmesi tamamlanmıştır." (Lenin, Emperyalizm, Kapitalizmin En Yüksek Aşaması, Ankara 1992, s. 95.

EMPERYALİZMİN BAŞLICA EKONOMİK BELİRTİLERİ

1.   Üretimin yoğunlaşması ve tekeller
         "Üretimin yoğunlaşması
         Tekel şekilleri
         Başlıca kapitalist ülkelerde tekelci birlikler
         Tekeller ve rekabet
2.   Mali-sermaye (finans-kapital) ve mali-oligarşi
         Sermayenin yoğunlaşması ve banka tekelleri
         Bankaların yeni rolü
         Mali-sermaye (finans-kapital)
         Mali-oligarşi
3.   Sermaye ihracı. Dünyanın toprak ve ekonomik bakımdan paylaşılması
         Sermaye ihracı
         Dünyanın kapitalist gruplar arasında ekonomik bakımdan paylaşılması
         Dünyanın toprak olarak paylaşılması ve yeniden paylaşılması uğruna mücadele
         Emperyalist sömürge sistemi
4.   Tekel kârı, tekelci kapitalizmin itici gücü
         Tekel kârı
         Tekel kârının kaynağı