KÜTÜPHANE |  DİMİTROV | Fasizme karsi Birlesik Cephe

BÖLÜM: I

BİRLEŞİK CEPHE VE SERMAYENİN SALDIRISI

Emekçi kitlelerin Birleşik Cephe fikri şimdi, teorik açıklamalar ve olağan siyasi propaganda alanından çıkarak pratik uygulama aşamasına atlamaktadır.
İlk elde, sermayenin yoğunlaşan saldırısı acil olarak bir birleşik cephenin kurulmasını gerektiriyor. Nasıl değerlendirilirse değerlendirilsin, 9 Hazi-ran'da(1)gelen siyasi değişme bu saldırının gerisindeki güçleri bütün şüphelerin ötesinde, açık seçik ortaya çıkarmıştır. Kapitalistler, sömürü alanlarının farklı kesimlerinde -sanayi ve ticarette, bankacılıkta ve anonim şirketlerde, temel ihtiyaç maddelerinin spekülasyonunda, gayri menkulde ve toprak mülkiyetinde- birbirlerine kenetlendiler. Önlerine çıkan bütün yasal engelleri kaldırmaya çalışmakta, vergi ve zarar yükünü şehirler ve kırsal bölgelerdeki ezilen kitlelerin omuzlarına yüklemeye hazırlanmaktadırlar.

Sermayenin büyüyen saldırısı ve tam bir hareket özgürlüğünün ilk sonuçlan şimdiden ortaya çıkmış bulunuyor. Geçim maliyetleri artarken, gerçek ücretler düşmektedir. Yabancı unsurlar özellikle Wrangel'in Beyaz Rus ordusundan artakalanlar fabrikalan doldururken, Bulgar işçileri işsiz ve ekmeksiz bırakılmaktadır. Çalışma günleri keyfi olarak artırılmakta ve varolan emek kanunu ayaklar altında çiğnenmektedir. Büyük iş çevreleri ve borsa spekülasyonu üzerindeki en küçük kısıtlamalar dahi kaldırılırken, küçük ticaret erbabı ve gezginci esnafın özgürlüğüne tecavüzde bulunulmakta ve küçük zanaatkarlara yapılan yardım hasır altı edilmektedir. Yürürlükteki toprak kanununa(2) rağmen büyük toprak sahiplerine köylülerin alınteriyle işledikleri topraklardan alınan ürün kaldırma hakkı tanınırken, köylüler kendilerine verilen topraklardan yoksun bırakılmaktalar. Çalışanların ve yoksul ev sahiplerinin yararına Konut Kanunu genişletilip geliştirileceği yerde, bu kanunun kaldırılması için her türlü hazırlık yapılmaktadır. Bankalar anonim şirketler ve özel kapitalistler, yiyecek, giyecek ve yakacak üzerinde kullanılan tekelci kapitalizmin vantuzlarını, kışın kitleler için hayati önem taşıyan bu temel ihtiyaç maddelerinin fiyatlarını daha da artırmak için bütün ülke üzerinde yayıyor. Yiyecek ihracı ve gümrük politikası ülkenin ekonomik rahatlığı ve yurtiçi tüketimi için stok yapmak amacıyla değil, sadece ihracat firmalarının ve ilgili spekülatörlerin çabuk ve büyük kâr elde etmeye olan doymak bilmez susuzluğuna uygun olarak işletiliyor.

Bir kapitalist azınlığın bencil çıkarları ve hırsı, Bulgar emekçilerinin çalışan aydınların ve ülkenin kapitalist olmayan unsurların varlığını ve geleceğini her zamankinden daha fazla tehdit etmektedir.
Bu koşullar altında yokluk içinde yaşayan halkın çoğunluğu kollarını kavuşturup kendi durumlarına karşı kayıtsız ve seyirci mi kalacaklar? Aralarında varolan program, politika ve taktik ayrılıklarından dolayı kendilerini kapitalistlerin eline bırakarak, onların azgın saldırılarının kurbanı mı olacaklar?
Böyle birşey önerecek kadar saçma düşünen bir tek gerçek halk lideri var mı?


Gerçekte emekçi halk, ve onların aydın kesimi kendilerinin sahip olduğu bir siyasi parti etrafında örgütlenmiş ve birleşmiş değiller. Onların büyük bir kısmı Komünist Partisi'nin(3) safları içinde veya onun önderliğini izliyor, diğer önemli bir kısmı Çiftçi Birliği'ne(4) bağlı, bir üçüncü Sosyal Demokrat Par-ti'de ve yine bir dördüncüsü epey küçük sayıda da olsa şüphesiz Radikal Parti'nin(5) çoğunluğunu teşkil ediyor.
Bu partiler birbirlerinden, özellikle Komünist Partisi'nden program ve amaçlarından, isteklerinde, karşılıklı mücadelelerinin temelinde yatan genel kavramlarda ve siyasi taktiklerinde ayrılıyorlar. Emekçi halkın partilerinin aralarındaki bağdaştırılmaz ayrılıklar, onların kesin amaçları, bu amaçlara ulaşma yolları ve araçlarıyla ilgilidir. Halbuki bütün bu partiler ile sermayenin partisi, proletarya ve küçük burjuvazi ile kapitalist burjuvazinin zıt çıkarları, sömürülen ile sömüren, köle ile efendisi arasında aşılmaz bir uçurum bulunmaktadır.


İşte emekçi halkın partilerinin, -bu kitlelerin çıkarlarına bağlı kaldıkları sürece- zorunlu olarak kapitalist partilere karşı olmalarının ortak çalışma ve mücadelelerinde aralarında bağlar kurmaya
çalışmalarının nedeni budur.


Bugün, kitleler ve halkın sözcüsü aydınlar böylesine kötü bir durum içinde ve korkunç tehlikelerle karşı karşıya kalmaktayken, halkın partilerinin ortak mücadeleye katılmaları ve ücretler, çalışma saatleri, temel ihtiyaçlar, toprak, konut, vergiler, tazminatlar, vb. hayati sorunlarla ilgili somut ortak programlar adına beraberce sermaye saldırısına karşı koymaları gerçeğini ciddi olarak kim inkâr edebilir?


Kitle partilerinin programlarındaki amaçlar, is-teklerindeki ayrılıklar ne olursa olsun, bu partiler. Komünist Partisi gibi bir partinin önderliğinde halkın çıkarları doğrultusunda kapitalist partiler ile -Demokratik Birlik(6) ve Ulusal Liberaller(7) - kurdukları halka karşı koalisyondan fedakârlık yapmaya hazır bulundukları sürece, onların ortak çalışma ve mücadelesini, kitlelerin çıkarlarını savunan Birleşik Cephesini önleyici değildir ve olamaz.


Mücadelede, kendi programının hiçbir önemli amacını bir kenara bırakmaksızın, bir parti olarak bağımsızlığından fedakârlıkta bulunmaksızın. Sosyal Demokrat, Çiftçi ve Radikal Partilere onların program ve amaçlarını terketmelerini istemeyerek, bir Birleşik Cephe önerilmektedir. Komünist Partisi bu önermeyi yaparken şuna inanmaktadır ki; bu anda, sermayenin saldırısını püskürtmek emekçi halkı tehditlerden korumak ve ülkeyi kapitalist burjuvazinin soktuğu karanlık yoldan çıkarmak için izlenecek en emin yol budur.
Uygulamada Birleşik Cephe, partinin genel ilkelerini terketmesi veya tavizci bir politikaya yönelmesi değildir. Bu sadece emekçi halkın çıkarına genel, somut ve anti-kapitalist bir plâtformun kurulmasının ve bu plâtformun işler hale getirilmesi için ortak mücadele yapılmasının kabul edilmesidir.
 

Çiftçi Birliği, 9 Haziran'a kadar, şehir ve kırsal bölgelerde emekçi halka karşı olan egemen köy burju-vazisinin hakimiyeti altındaydı. Bu dönemde birleşik bir emek cephesinin kurulması akıl almaz bir şeydi. Halbuki bugün, diğer birçok engel gibi bu da ortadan kalkmıştır. Bu durumda Çiftçi Birliği, artık daha fazla egemen köy burjuvazisinin aleti olarak kalamaz. Emekçi halkın safında zorunlu olarak yürüyecektir. Bunu yapmazsa kendi yokoluşunu hazırlar.


Ortam bir Birleşik Cephenin kuruluşu için hazırdır. Sermayenin karşısında emeğin Birleşik Cephesi ortaya çıkacaktır, çünkü emekçi halkın hayati ihtiyaçları ve iradesi bu cephenin varlığını şiddetle gerektirmektedir.
Bulgar emekçi halkının temsilcisi olmak isteyen, fakat parti ve kendi çıkarları yararına kapitalistlerle koalisyonu devam ettirerek emeğin Birleşik Cephesine düşüncesizce karşı çıkan partilere ve. parti liderlerine ancak acınır.


Böylece onlar, kendi kendilerinin siyasi ölüm hükmünü imzalamak durumunda kalacaklardır.
22 Ağustos 1923
 

(1) 9 Haziran 1923'te, Bulgaristan'da 9 Eylül 1944'e kadar süren faşist bir diktatörlükle sonuçlanan askeri bir hükümet darbesi yapılmıştı
(2) 21 Nisan 1921'de kabul edilen Toprak Sahipliği Kanunu. 30 hektardan fazla toprağı olan köylülerin topraklarının satın alınabilmesini ve 20 senelik bir süre içinde bedelle ödenmek şartıyla topraksız köylülere dağıtılabilmesini sağlamıştı. Bu kanun 9 Haziran 1923'te kaldırıldı.
(3) Bulgar Komünist Partisi 1891'de kurulmuştu. Rus Devriminin etkisi altında kalarak Leninist bir parti haline dönüştü ve 1919'da Komünist Enternasyonali'ne (3. Enternasyonal) katıldı. 1923 Eylül Ayaklanması bolşevikleşmesinde dönüm noktası oldu. 1924'ten 9 Eylül 1944'e kadar kanun dışı çalıştı.
(4) Bulgar Çiftçi Birliği 1899 yılında kuruldu. Birinci Dünya Harbinde iktidara geldi. (1919-23) 1923'te ise büyük burjuva hareketi Çiftçi Birliğini iktidardan indirdi ve Alaxander Stambolski de dahil olmak üzere önde gelen liderlerini öldürdü.Çiftçi Birliğinin sol kanadı faşist diktatörlüğün hakim olduğu
süre içinde Komünistlerle birlikte gerçek demokrasi için savaşırken, sağ kanadı da kralla ve karşı-devrimcilerle işbirliğine girdi. Birlik, 1947 Kongresinde yoksul ve orta halli köylülerin siyasi örgütü haline geldi.
(5) Radikal Parti 1903 yılında, küçük burjuva partisinin sol kanadı olarak kuruldu. 1945'ten kendini feshettiği 1949'a kadar Anavatan Cephesinin bir bölümü olarak kaldı.
(6) Demokratik Birlik - Büyük ve orta burjuvaların, 1923'ten 1934'e kadar yaşayan faşist koalisyon partisi.
(7) Ulusal Liberal Parti - 1920'de kurulan karşı-devrimci burjuva partis