KÜTÜPHANE |  DİMİTROV | Fasizme karsi Birlesik Cephe

BÖLÜM: 3
BİRLEŞİK CEPHE VE POLİTİK BUHRAN
 

9 Haziran'daki hükümet darbesi, başlangıcı 1918 Eylül felaketine'10) kadar uzanan ve Tarımsal rejim esnasında geçici olarak bastırılan büyük politik buh¬ranın, şimdi tekrar alevlenmesine yol açmıştır.

Bu politik buhranın gittikçe keskinleşmesiyle or¬taya çıkan ve derhal çözümlenmesi gereken büyük mesele iktidar meselesidir. Bulgaristan'da iktidar kime aittir: Kapitalist azınlığın mı yoksa geniş emekçi halk çoğunluğunun mu? Başka bir deyişle, halkın ve ülkenin kaderini kim tayin etmeli, politik gelişmeleri kim yönlendirmelidir: Kapitalist sınıf mı yoksa emekçi halk mı?

Şüphesiz ki, bu önemli mesele ne bazı generalle¬rin kendi askeri meselelerini halletmeye alıştıkları şekilde, ne de bazı profesörlerin üniversite seminerle¬rini düzenledikleri şekilde çözümlenir. Politik ve top¬lumsal meselelerin çözümü, son tahlilde, gerçek ih¬tiyaçlara ve o anda çatışan politik güçlerin gerçek kuvvet dengesine bağlıdır.

(10) 1918 Eylül'ünde Bulgar Ordusu askerlerinin Selanik Cephe¬sinde bulunan çoğunluğu başkaldırdı ve Sofya'ya doğru yürüdü. Köstence'deki ordu karargahını ellerine geçirdiler, Cumhuri¬yet kurduklarını ilan ettiler ve devletin başkenti çevresinde savaştılar ama sonunda çok daha iyi silahlanmış hükümet alayları ve Alman birlikleri tarafından bozguna uğratıldılar.

Şimdiki politik buhranın iki çözüm yolu vardır: Kapitalist çözüm yolu veya kitlelerin gösterdiği halkçı çözüm yolu. Bugün, bu iki yoldan ayrı orta bir yol yoktur ve olamaz.


Şimdiki hükümet kapitalistlerin çıkarına hiz¬met etmektedir. Buhranın kapitalist çözümü, kapita¬listlerin, emekçi halkın ve ulusun ihtiyaçlarına aldırmadan, sadece ne pahasına olursa olsun iktidarı ellerinde tutma arzularından doğmaktadır. Kapita¬listlerin bütün amaçları kâr, zenginlik, kendi sınıf hakimiyetlerini pekiştirmek ve emekçi halkı alabil¬diğine soymak ve sömürmektir. Kapitalistler, sadece bankalar, büyük şirketler, borsalar, Sanayi Birlikle¬ri, Balkan Sigorta Şirketi, Tütün İhracatçıları Birliği ve diğer bazı firmalar tarafından yönetilen bir hükümet istemektedirler. Ulusun bütün ekonomik, kültürel ve politik hayatını, devlet gücü kullanarak, sermayenin çıkarlarına dayandırmaya çalışmakta¬dırlar.


Şimdiki politik buhranın böyle bir çözümüne halkın büyük bir çoğunluğu haliyle karşı olduğundan, iktidarı vaktiyle parlamenter olmayan yollarla elle¬rine geçiren Bulgar kapitalistleri ve partileri bu gücü kaybetmemek için, şimdi gene, parlamenter olmayan yollara başvurmaktadırlar.


Hükümet darbesinden bu yana nerdeyse üç ay geçti. Buna rağmen, Tanmsal istibdata son veren halk "kurtarıcıları" hâlâ parlamento seçimleri için bir tarih tespit etmeye hazır değildirler ve iktidarı ellerinde tutmaya devam etmektedirler. Çiftçi Bir-liği'ni ve -şayet becerebilinirse- Komünist Partiyi (ki bunlar Bulgaristan'ın en büyük iki politik partisidir-ler) gelecekteki seçimlere sokmamak için ellerinden geleni yapmaktadırlar. Seçimleri nisbi sisteme göre değil, fakat onun kaba Çiftçi taklidini yapmaya ni¬yetlenmektedirler. Hileli seçim makinesini hararetle tezgahlamaktalar ve halkın serbestçe istediklerini ortaya koyma imkanlarını yok etmekte ve halen ülkeyi yönetmekte olan kapitalist azınlığa parla-menter bir çoğunluk sağlamak üzere şimdiden bir seçim öncesi terör kampanyasına girişmiş bulun¬maktadırlar.


Ancak, bu kapitalist çözüm yolunun halk ve ülke için sayısız kötülüklerle; özgürlüğe, bağımsızlığa ve barışa karşı yönelmiş dış tehlikelerle dolu askeri veya faşist bir diktatörlüğe yol açması kaçınılmazdır.


Diğer çözüm yolu olan politik buhranın halkçı çözümü, iktidarın, kendisini ve ülkesinin kaderini tayin edecek yönetme hakkına sahip emekçi halka, büyük halk çoğunluğuna, devredilmesi demektir. Bu çözüm, ülkenin toplumsal gelişimi kadar, ekonomik, kültürel ve politik hayatını emekçi halkın ih¬tiyaçlarını tatmin edecek, onların haklarını, özgürlüklerini, refah ve barışını sağlayacak, sermaye ve kapitalist azınlığın bencil çıkarlarını ve bu büyük amaca bağımlı kılacak bir biçimde yönlendirilmesi anlamına da gelmektedir.


Bu çözüm yolu; emekçi kitleler, bütün emekçi aydınlar ve bütün kapitalist olmayan unsurlar açısından olduğu kadar, Bulgaristan'ın ulusal bağımsızlığı, esir edilmiş Balkan halklarının kurtu¬luşu ve komşu halklar ve ülkelerle sürekli ve sağlam barışçı ilişkiler kurmaları açısından da bugünkü po¬litik buhranın yegane doğru çözümüdür.


Fakat, bugünkü şartlar altında, politik buhranın halk yararına olan bu çözümünün gerçekleşebilmesi ancak. Komünist Partisi tarafından önerilen Birleşik Emek Cephesinin kurulmasıyla mümkündür. Emekçi halkın ve onun politik partilerinin ve ekonomik örgütlerinin kuracakları bu cephe, Komünistler'den Demokratik Birliğe teslim olmamış Radikallere ka¬dar bütün güçleri içine almaktadır.
Kapitalist partilerin hükümetlerinde yer almaya hâlâ devam eden Sosyal Demokrat ve Radikal Partiler artık bir karara varıp politik buhranın iki çözüm yo¬lundan birini seçmek zorundadırlar: Ya Demokratik Birlik ve Ulusal Liberallerle koalisyon yaparak bu¬nun kaçınılmaz sonucu olan askeri veya faşist bir

diktatörlüğü seçecekler, ya da işçi ve köylü hükümeti vasıtasıyla gerçek bir halk yönetimi sağlayacak olan Birleşik Emek Cephesini seçeceklerdir.
Sosyal Demokratların ve Radikallerin yapacak¬ları tercih çok yakın bir zamanda açığa çıkacaktır.
Fakat hiç şüphe yoktur ki, bütün emekçi halk. Sosyal Demokrat ve Radikal partilere bağlı kitleler de dahil olmak üzere, Birleşik Emek Cephesine tam bir ittifakla katılacaklar, nereden gelirse gelsin ve nite¬likleri ne olursa olsun, bütün karşı eylemlere rağmen halk ve ülke yararına olan bu Cephe, eninde sonunda kurulacaktır.
24 Ağustos 1923