TROÇKİZM  | KUTUPHANE | SOVYETLERE KARŞI BÜYÜK KOMPLO

SOVYETLER'E KARŞI BÜYÜK KOMPLO

ONUNCU BOLUM FİN SINIRINA DOĞRU

1. Broadway'de Anti-Bolşevizm
1924 sonbaharında">

TROÇKİZM  | KUTUPHANE | SOVYETLERE KARŞI BÜYÜK KOMPLO

SOVYETLER'E KARŞI BÜYÜK KOMPLO

ONUNCU BOLUM FİN SINIRINA DOĞRU

1. Broadway'de Anti-Bolşevizm
1924 sonbaharında, Yüzbaşı Sidney Reilly ve eşini Amerika'ya getiren Nieuw Amsterdam adlı gemiyi karşılamak üzere bir Beyaz Rus heyeti limanda bekliyordu. "Anti-Bolşevik haçlı seferinin kahramanı" çiçekler, şampanya ve ateşli nutuklarla selamlanıyordu.
Reilly kısa bir süre sonra Birleşik Devletler'de evinde gibiydi. Sovyet Rusya'ya Amerikan mali yardımı geniş çapta tartışılıyordu. Bazı önde gelen Amerikalı işadamları yardımı destekliyordu; Ameri¬ka'nın dostuluğunu kazanmak isteyen ve enkaz halindeki ekonomisini yeniden örgütlemek için sermaye ve makinaya fazlasıyla ihtiyacı olan Sovyetler Birliği de yardımı almak için ödün vermeye hazırdı.

Bayan Reilly, sonradan, "Sovyetlerin bu yardımı alma olasılığı güçlüydü" diye yazıyordu. "Sidney ise almaması için uğraşmakta kararlıydı. Amerika'daki çalışmasının büyük bölümü bu yardımın veril¬mesini önlemeye yönelikti."

Reilly, hemen, önerilen yardıma karşı müdahaleye atıldı. Aşağı Broadway'de açtığı özel büro hemen Birleşik Devletler'deki anti-Sovyet ve Beyaz Rus komplocuların karargahı haline geldi. Kısa bir süre son¬ra, Reilly'nin bürosundan çok sayıda anti-Sovyet propaganda malzeme¬si çıkıyor ve Birleşik Devletlerin her yanındaki nüfuzlu genel yayın müdürlerine, köşe yazarlarına, politikacı ve iş adamlarına posta¬lanıyordu. Reilly, halkı "Bolşevizm belası ve onun uygarlık için, dünya ticareti için oluşturduğu tehlike" hakkında bilgilendirmek üzere ülkenin bir ucundan öbür ucuna bir konferans turnesine çıktı. Wall Street'deki küçük, gizli grupla ve Amerika'nın pekçok şehrindeki varlıklı sanayicilerle birçok "gizli görüşme" yaptı.

Bayan Reilly, "Sidney, halk konferansları ve basındaki makaleleri ile," diye yazıyordu, "Bolşeviklere borç verilmesine karşı savaştı. Açıklamaları ile tam bir zafer kazandığını ve Sovyetler'e borcun asla verilmediğini söylemeye bile gerek yok."1
1 Sidney Reilly, Sovyetler Birliği'ne karşı zaferin bütün şerefinin kendisine ait olduğunu iddia edemezdi. Birleşik Devletler'de borcun verilmesini engellemek için hiç de ondan daha az istekli olmayan ve daha az enerjik bir biçimde çalışmayan başkaları da vardı. Bolşeviklere karşı düşmanlığı azalmayan, zaReilly'nin Birleşik Devletler'deki esas faaliyeti Rusya'ya borç ve¬rilmesini sabote etmek değildi. Esas görevi Amerikan topraklarında,

Avrupa ve Rusya'da sürdürdüğü ayrı ayrı anti-Sovyet komplolara güçlü bir destek sağlayacak olan Uluslararası Anti-Bolşevik Birliği'nin bir şubesini kurmaktı. O sırada, Berlin, Londra, Paris ve Roma'nın yanısıra Baltık ve Balkan devletlerinden oluşan Çordan Sanitaire'in hef-yanında Reilly'nin birliğinin şubeleri faaliyet gösteriyorlardı. Uzak Doğu'da Birliğin Japonya tarafından finanse edilen bir şubesi, kötü şöhretli Kazak teröristi Ataman Semyonov başkanlığında Mançur-ya'nın Harbin şehrinde kurulmuş bulunuyordu. Birleşik Devletler'dea ise bu niteliklere sahip hiçbir örgütlü aygıt yoktu. Fakat bunu koru¬mak için mükemmel bir malzeme vardı...

Reilly'nin Beyaz Rus dostları, onu hemen, anti-Sovyet hareketini finanse etmek için büyük miktarlarda katkıda bulunabilecek en nüfuzlu ve varlıklı Amerikalı dostlarıyla tanıştırdılar.

Reilly o yıl Avrupa'daki ajanlarından birine yazdığı gizli mektup¬ta, "Paraya gelince, böyle bir girişimin piyasası buradan başka bir yer olamaz," diyordu, "fakat para bulmak için insanın buraya çok kesin ve akla uygun bir planla ve azınlığın makul bir süre içerisinde işin örgütlenmesine girişip gerçekleştirebileceğine ilişkin çok esaslı bir de¬lille gelmesi gerek."
Reilly'nin şifreli olarak sözettiği "azınlık çıkan" Rusya'daki anti-Sovyet hareketti. "İşin örgütienmesi," Sovyet Hükümeti'nin devrilme¬si anlamına geliyordu. Reilly ekliyordu: -

Bunlara dayanarak, burada, ilk olarak kendisine patentlerin geçerli olacağına ilişkin delil gösterildiği (yalnızca konuşmak değil) takdirde patentlerle ilgilenecek en büyük otomobil üreticisine yaklaşmak mümkün olabilir.

Birleşik Devleüer'deki anti-Sovyet Beyaz emigre hareketinin lideri eski bir Çarlık subayı olan Teğmen Boris Brasol idi; Brasol eskiden Okhrana ajanıydı ve bir zamanlar St. Petersburg Yüksek Mahkeme-si'nde savcı olarak görev yapmışü. Birleşik Devletler'e 1916'da, Rus¬ya'nın New York'daki Müttefiklerarası Konferans temsilcisi olarak gel¬miş ve sonra da özel bir Çarlık ajanı olarak Amerika'da kalmışü. Alnı meyilli, büyük burunlu ve koyu renk düşünceli gözlere sahip, ufak te¬manın Ticaret Bakanı Herbert Hoover da bunlardan biriydi. Hoover, 31 Mart 1921'de Maksim Litvinov'a "Rusya'yla ticaret meselesi" diyordu, "Rusya Bolşeviklerin yönetiminde olduğu sürece ekonomik olmaktan çok siyasal bir sorundur."

Bayan Reilly'nin anılanna göre, eşinin sözettiği Hery Ford'du. 2. Ajan BIfek, silik, sinirli, kadınsı görünüşlü bir adam olan Brasol, şiddetli ve üretken bir Yahudi aleyhtarı propagandacı olarak ün yapmıştı. 1913'dc Çarlık gizli polisinin Kiev'de Yahudi'lerin ayin için cinayet işlediğini ve kanı için bir Hıristiyan gencini öldürdüğünü kanıtlamaya uğraştığı kötü şöhretli Beilis davasında önemli rol oynamıştı.2

Brasol, devrimden sonra. Birleşik Devletler'deki ilk Beyaz Rus komplo örgütünü kurmuştu. Örgütün adı, Çarlık Ordusu ve Donan¬ması Subayları Birliği'ydi ve esas olarak Kara Yüz'lerin Amerika'ya göç etmiş olan eski üyelerinden oluşuyordu. 1918'de Brasol'un grubu, Dışişleri Bakanlığı ile yakın temas halindeydi ve Dışişleri Bakanlığı sahte "Sisson Belgeleri"nin doğruluğuna ilişkin düzmece bilgilerin büyük bölümünü onlardan alıyordu.3 Rusya'ya ilişkin konularda uz¬man olduğunu iddia eden Brasol, Birleşik Devletler Gizli Servisi'nde bir yer edinmeyi başardı.

2 Brasol, Birleşik Devleüer'e geldikten sonra kendisiyle röportaj yapan bir ga¬zeteciye, "Ben Rusya'daki ikinci büyük ön soruşturmacıydım," demişti. "Hükümetin emriyle Avrupa'nın her yerinde, İsviçre'de, Almanya'da Fransa ve İngiltere'de cinayet araştırması yaptım ve cinayet araştırmasında uzmanlaştım." Amerikalı gazeteci, Brasol'a Yahudilerin ayin için cinayet işlediğini inanıp in-anmıdığmı sordu.

"Neden inanmayacak mışım?" diye karşılık verdi Brasol.
Sonra Amerikalı gazeteci kendisinin röportaj sırasında hissettiklerini anlattı. "Bu Rus Kara Yüz taraftarıyla karşı karşıya konuşup, ondan yirminci yüzyılda Çar'ın taraftarlarının yaptığı ortaçağ vahşetini dinlerken tüylerim diken diken oldu."
3 Lenin'in ve öteki Sovyet önderlerinin Alman Başkomutanlığı hizmetinde çalıştığını sözde kanıtlayan Sisson Belgeleri, Birleşik Devletler'de, Bolşevik Devrimi'nden sonra Dışişleri Bakanlığı tarafından basılıp dağıtıldı. Başlangıçta Beyaz Ruslar tarafından satışa çıkarılan belgeler basit sahte belgeler diye İngiliz Gizli Servisi tarafından reddedilmişti. Dışişleri Bakanlığı'nda çalışan Edgar Sisson adlı görevli, belgeleri satın alarak Washington, D.C.'ye gelirdi. Sonradan belgelerin sahte olduğu kesinlikle kanıtlandı.

Brasol'un ABD ajanı "BI" olarak ilk eylemlerinden biri, eski bir Çarlık generalinin kızı olan Natalie De Bogary'ye Siyon Bilgeleri Tu¬tanaklarının İngilizce çevirisini yaptırmak oldu. Bu adı sanı duyul¬mamış Yahudi aleyhtarı sahte belge, Rus İmparatorluğu'nda, Yahudi¬lere karşı yaygın pogromlara girişmek amacıyla Çarlık gizli polisi tafından kullanılmıştı ve o sırada emigre Alfred Rosenberg tarafından Münih'e dağıtılıyordu.

Brosol, çevirisi yapılan Tutanaklar'ı "Rus Devrimini açıklayacak" özgün bir doküman olarak A.B.D. Gizli Servis dosyalarına koydu.
Brosol, Beyaz Ruslara destek sağlamak ve Amerikalıları Bolşevik Devrimi'nin, "Uluslararası Yahudi komplosunun" bir parçası olduğuna ikna etmek için Siyon Tutanaklarim Birleşik Devleüer'in her tarafında dağıtıma soktu. Sahte Çarlık belgelerine kendi Yahudi aleyhtarı yazılarını ekledi. 1921 yılı başında, Boston'da Brosol'un Dünya Yol Ayrımında adlı bir kitabı yayınlandı. Kitap, Rus Devrimi'nin Yahudi¬ler tarafından kışkırtıldığını, finanse edildiğini ve yönetildiğini iddia ediyordu. Brosol, Çarın devrilmesinin ve daha sonraki uluslararası gelişmelerin, "dünya Yahudilerinin ve Mr. Wilsonin ortağı olduğu uğursuz bir hareketin" bir parçası olduğunu yazıyordu.

1 Temmuz 1921'de Brosol, Birleşik Devletler'deki Tuğgeneral Kont V. Çerep-Spirodoviç adlı bir başka Beyaz emigre'ye yazdığı bir mektupta şöyle övünebiliyordu:
Geçen yıl yazdığım üç kitapla Yahudilere, on pogromun ve¬rebileceğinden çok zarar verdim.
Aslına bakılırsa, Çerep-Spiridoviç, önde gelen bir Yahudi aleyh¬tarı propagandistti. Üstelik, ünlü bir Amerikalı sanayiciden mali yardım almaktaydı. Sanayicinin adı ise Henry Ford'tu.
Boris Brosol, Ford Şirketi ajanlarıyla da sıkı temas halindeydi ve Tutanaklar'm kopyaları otomobil devine de verilmişti.4

3. Kara Yüzler Detroit'te
Birleşik Devleüer'de feodal zihniyetli Çarlık emigres ile dünyanın en modern üretim yöntemlerini geliştirmiş ünlü Amerikalı sanayici arasında tuhaf ve uğursuz bir ittifak oluşmuştu.

4 Brosol'un Birleşik Devletler'deki daha sonraki faaliyetlerine ilişkin ayrıntılar için bakınız: Bölüm 23
Savaşın sonunda Henry Ford acılı ve hayal kırıklığına uğramış bir adamdı. Ford'un savaş sırasında Avrupa'ya yolladığı donkişotvari Barış Gemisi projesi gülünç bir fiyaskoya dönüşmüş; sonuç olarak otomobil üreticisi geniş çapta alay konusu olmuştu. Üstüne üstlük, işini büyütme düşüncesiyle Wall Street'ten borç almak için çektiği büyük güçlükten dolayı da kırgındı. Teknik olarak ne kadar yetenek¬liyse bir o kadar da cahil olan Ford, Beyaz Ruslar gelip de ona kendi sorunları için esas suçlanması gerekenin Yahudiler olduğunu söylediğinde onlara kulak vermeye hazır durumdaydı. Mücadelelerine kanıt olarak Siyon Bilgeleri Tuutanakları'm gösterdiler. Tutanaklar'ı dikkatle inceleyen Ford, tüm sorularının yanıtını bunlarda bulduğu sonucuna vardı. Yahudi aWhtan sahte belgeleri Dearborn Independent adlı gazetesinde yayınlayarak ülke, çapında dağıtımını yapmaya karar Verdi. '
Sonunda Devrimden sonra Birleşik Devleüer'c göç eden Yahudi aleyhtarı Rus aristokratları, Beyaz Muhafız teröristler, Kara Yüz pog-romları ve Çarlık Gizli Polisi'nin eski ajanları Detroit'leki Ford Motor Fabrika'sında boy gösterdiler, iicıuy Ford'u Birleşik Devletler Hükümcti'nin de devrimci bir "Yahudi planı" tehlikesiyle karşı karşıya bulunduğuna ve liberal Amerikan grup ve bireylerinin aslında "Yahudi cepheleri" olduğuna inandırdılar. Onların uzmanca denetimi ve Ford'un mevki ve servetinin desteği ve itibarı sayesinde liberal Amerikalıları izlemek, anti-Sovyet gerici projeler gerçekleştirmek, Yahudi aleyhtarı dedikoduları toplamak ve Birleşik Devletler'de Yahudilere karşı propa¬gandayı yaymak amacıyla dev, karmaşık ve gizli bir örgüt kuruldu.
Bu örgütün merkezi Ford Motor Şirketi'ndeydi. Üyelerinin özel kod numaraları vardı. Ford'un özel sekreteri E. G. Liebold'unki 121X'di. Dearborn Independent'm genel yayın müdürü W. J. Came-roninki 122X idi. Boris Brosol'un yardımcısı olarak- Tutanaklar'ı İngilizceye çeviren Natalie Do Bogary'm ise 29H idi.

Ford'un örgütü, Amerikan yaşamının her alanına sızdı. Ajanları, önde gelen gazetelerde, ünlü üniversitelerde, tanınmış anonim şirketlerde ve hatta Birleşik Devletler Hükümeti kurumlarında etkindi¬ler. Birleşik Devletler Askeri İstihbaratı'nın eski bir üyesi olan Dr. Harris Houghton, komplo aygıtının özel bir bölümü olan Ford Dedek¬tiflik Servisi'ne başkanlık ediyordu. Dr. Houghtonin kod numarası 103A'ydı. Dedektiflik Servisi'nin ana görevi, anti-Sovyet ve Yahudi aleyhtarı propaganda amacıyla ünlü Amerikan liberalleriyle ilgili gizli veriler toplamaktı. Dedektiflik Servisi tarafından hakkında araştırma yapılan ve kara listeye alınanlar arasında Woodrow Wilson, Albay Raymond Robins, Papaz John Hayes, Holmes, Helen Keller ve Yargıç Hughes ile Yargıç Brandeis da vardı. Dedektiflik Servisi'nin raporlarına göre bu kişiler ve daha onlar gibi pek çoğu Amerikan Hükümeti'ni de¬virme amaçlı "Yahudi Komplosu"nda kullanılmaktaydılar.

Dedektiflik Servisinin bulguları, Ford'un Dearborn Indepen¬dent'^ da yayınlandı, gazete aynı zamanda Siy on Tutanaklar im da yayınlıyordu. İşte Woodrow Wilson'la ilgili tipik bir yorum.
Bay Wilson Başkanlığı sırasında Yahudilere çok yakındı. Herkesin bildiği gibi yönetiminde, ağırlıklı olarak Yahudiler vardı. Bay Wilson, Presbiteryan Kiüsesi'nin mütevelli heyeti üyesi olarak, halka yaptığı açıklamalarda, Hıristiyan düşünce tarzından sık sık uzaklaşıyor ve Yahudi sansürcüleri tarafından sıkı sıkıya denetleniyordu.

Dearborn Independent 'da William Howard Taft'la ilgili olarak çıkan hikaye şu paragrafla son buluyordu.
İşte, William Howard Taft'm Yahudilere direnmesinin ve onu nasıl bozduklarının öyküsü. Bu gerçeğin ışığında, onun, Ya¬hudilerin kendilerini savunmak için kullandıktan "Musevi olma¬yan cephelerden" biri haline geldiğini bilmek değer taşımaktadır.
Ford'un örgütünün özel ajanları Yahudilere karşı yeni iftira ve sahte belgeler toplamak, üzere denizaşırı ülkelere gönderiliyor ve bin¬lerce mil yol tepiyorlardı. Bu ajanlardan biri olan Rodionoff isimli Beyaz Rus, Japonya'daki Beyaz Ruş kolonisinden özel Yahudi aleyh¬tarı propaganda malzemesi elde etmek için deniz yoluyla oraya gitti. Rodinoff, Birleşik Devletler'den ayrılmadan önce Ford örgütlenmesinin önde gelen üyelerinden Charles W. Smith'e şu telgrafı çekti:

Şartlarım şunlar: Altı ay boyunca size yalnız üzerinde anlaşılan malzemeyi göndereceğim. Siz Yokohama Bankası'na ödenmek üzere ayda bin beş yüz Amerikan doları yollayacaksınız. Şimdiye dek sağlanan malzeme için de ödeme yapacaksınız.
/ RODİONOFF
Ünlü Amerikalı gazeteci Norman Hapgood, ki daha sonra Dani¬marka ortaelçisi oldu, Ford Motor Şirketi'nde gelişen durumu an¬latırken şunları yazıyordu:

Ford'un dedektiflerinin çalıştığı ortamda, bu ülkede gerçek¬leştirilecek gerçek pogramlardan söz ediliyordu. Kara Yüzler dönemi Rusya'sında varolan şartaİarın tamamı oluşmaktaydı. -Siyasi olarak bu tarihin tekerrürü demekti. Brasol'un bu ülkede,
Romanovlan tahta geçirmeye çalışan sürgün Rusların başı olması ise, Ford'un soruşturmasının, olayların mantığı içerisinde yüzyı' ların haçlı seferiyle birleştiğini, Avrupa'nın despotlarının, kendi emelleri uğruna, karanlıktaki yığınların cahil dini tutkularını tek¬rar tekrar kurcaladıklarını ifade ediyordu.

İngiltere'deki Henri Deterding ve Almanya'daki Thyssen gibi, Amerikan otomobil kralı Henry Ford da kendini dünya anti-Bolşevizmi ve hızla gelişen faşizm olgusuyla özdeşleştiriyordu. New York Times'm 8 Şubat 1923 tarihli sayısına göre Bavyera Meclisi Başbakanı Aluer şu açıklamayı yapıyordu:
Bavyera Meclisi uzun bir süredir Hitler hareketinin kısmen Hen¬ry Ford isimli Amerikalı Yahudi aleyhtarı bir şef tarafından fi¬nanse edildiğinden haberdardı. Mr. Ford'un Bavyera'daki Yahudi aleyhtarı harekete karşı ilgisi, Mr. Ford'un ajanlarından birinin, kötü şöhretli Pan-Alman Dietrich Eichort'la bir yıl önce temas kurmasıyla başladı. Ajan Amerika'ya döner dönmez Mr Ford'un paralan Münih'e gelmeye başladı. Bay Hitler Bay Ford'un , desteğiyle açıkça övünüyor ve Mr. Ford'u yalnızca büyük bir bi¬reyci olarak değil, aynı zamanda büyük bir Yahudi aleyhtarı ola¬rak da övüyor.

Adolf Hitler'in karargahı olan Münih, Cornelius Caddesi'ndeki ufak, gösterişsiz bürosunun duvarında tek bir. fotoğraf asılıydı. Fotoğraf Henry Ford'a aitti.

4. Sidney Reilly'nin sonu *
5 Sovyet Rusya lehine herhangi birşey söylemiş olan her ünlü Amerikalı'nm is-, minin yer aldığı bu liste, gelecekte Amerikan faşistleri ve Nazi ajanları içtyı yararlı bir kaynak görevi görecekti. ı Yahudi aleyhtarı propagandacı Elizabelh Dilting, kötü şöhretli Kızıl Şebeke'süii derlerken bu ve benzer listelerden ola¬bildiğine yararlandı. George Slyvesler Viereck, Albay'Emerson,' Oscar Pfoms ve Birleşik Devletlerde'ki öteki Nazi ajanları ya da beşinci kolcular da propa¬ganda çalışmalannda bu verilerden aynı biçimde faydalandılar.
Sidney Reilly, Birleşik Devletlere gelişinden hemen sonra, Ford'un Yahudi aleyhtarı ve anti-Sovyet aygıtının ajanlârıyla yakın işbirliği içinde çalışmaya başlamıştı. Onların yardımıyla, "Amerika'da Bolşevizm davası için gizlice çalışanların tam bir listesini" yaptı.5

Reilly'nin çabalan sayesinde, Birleşik Devletler'deki Yahudi aleyhtarı ve anü-demokratik hareketle Uluslararası Anti-Bolşevik Bir-liği'nin Avrupa ve Asya'daki şubeleri arasında temas kuruldu. Daha 1925 yılı ilkbaharı başlarında, "anti-Bolşevizm" maskesi altında faali¬yet gösteren bir uluslararası faşist propaganda ve casusluk merkezinin temel iskeleti oluşturulmuş bulunuyordu....
Reilly aynı zamanda Avrupa'daki ajanlarıyla da sıkı temas halin¬deydi. Reval, Helsinki, Roma, Berlin ve Anti-Sovyet entrikaların yapıldığı öteki merkezlerden düzenli olarak mektup geliyordu. Bunların; çoğu Reilly'nin Broodway'daki bürosuna şifreli olarak ya da zararsız iş mektuplarının arkasına görünmeyen mürekkeple yazılmış olarak gönderiliyordu.

Haberleşme, Avrupa anti-Sovyet hareketindeki her yeni gelişmeye ilişkin ayrıntılı, raporları içeriyordu. Savinkov bozgunu, hareketin geniş kesimlerinin moralini geçici olarak bozmuştu. Yeşil muhafızlar, birbiriyle bağlantısız küçük profesyonel terörist ve eşkıya grupları ha¬linde parçalanmışlardı. Öteki anti-Sovyet grupların örgütsüzlüğünü kıskançlık ye karşılıklı kuşkular da arttırıyordu. Büyük karşı-devrim bir süre için ertelenmek zorundaymış gibi görünüyordu.

Bayan Relly "Sidney, karşı devrimin Rusya'dan başlaması gerek¬tiğini, "diye yazar "-ve dışardaki bütün çalışmalannın ancak Sovyete karşı pasif bir düşmanlık yaratma sonucunu vereceğini haklı olarak görüyordu. Tıpkı Londra'da Drebkov'un ona yaklaştığı gibi, Mosko-va'daki örgütler adına da yaklaşımlar oldu. Fakat o tedbiri elden bırakmıyordu...."
Reilly o yıl, ilkbahar başlarında, Estonya, Reval damgalı kendisi¬ni çok heyecanlandıran bir mektup aldı.Mektup şifreli yazılmıştı ve eski bir dosttan, Dünya Savaşı sırasında Reilly'yle birlikte İngiliz İstihbarat Servisi'ne hizmet etmiş ve şimdi de Baltık ülkelerinden bi¬rinde İngiliz Kûnsolosluğu'na bağlı olarak çalışan Komutan E'den ge¬liyordu. 24 Ocak 1925 tarihli mektup şöyle başlıyordu.

Sevgili Sidney:
Paris'te seni benim tarafımdan gönderilen Kraşnoştanov adlı iki kişi, bir karı koca arayabilir. Sana California'dan haber getir¬diklerini söyleyecekler ve Ömer Hayyam'ın (sic) senin de hatırlayacağın bir dizesinden oluşan bir not verecekler. Bu işe gir¬mek istersen, onlara kalmalarını söyle. İşle ilgilenmezsen "Çok

teşekkürler. İyi günler "dersin.
Komutan E ve Reelly'nin kullandığı şifrede Kraşnoştanov, Shultz adlı bir anti-Sovyet ajan ve karısı anlamına geliyordu. California, Sov¬yetler Birliği demekti ve "Ömer Hayyam'dan bir dize" de, gizli şifreyle yazılmış gizli bir mesajdı. Komutan E'nin mektubu şöyle devam edi¬yordu:-

Şimdi işlerine gelelim. Bunlar, gelecekte, Avrupa ve Amerika pazarlarında her halükarda büyük etkisi olacak bir şirketin temsil¬cileri. İşlerinin iki yılda tamamen gelişeceği beklentisini taşımı¬yorlar, fakat, yakın gelecekte onlara istenen gücü sağlayacak . koşullar doğabilir. Bu, çok büyük bir iş ve gevezeliğini etmeye gelmez.
Komutan E., devamla bir "Alman Grubu"nun "iş"le yakından il¬gilendiğini ve "bir Fransız grubu" ile "bir İngiliz grubu"nun da gayre¬tle işin içinde olduğunu yazıyordu.

Rusya'da faaliyet gösterdiğini belirttiği "şirket"e ilişkin olarak komutan E. bir kez daha şunlan belirtiyordu.-
Bu teşebbüsün arkasındaki adamın adını şu anda kimseye açıklamak istemiyorlar. Sana şu kadarını söyleyim. Önde gelen kişilerden bazıları, muhalefet gruplarının üyesi, Bundan dolayı gizliliğin gerekliliğini tam olarak anlarsın... Bu plandan sana, üzerinde çalıştığın fakat feci bir biçimde bozguna uğrayan öteki büyük planın yerine koyabilirsin düşüncesiyle sözediyorum.
Sidney Reilly ve eşi 6 Ağustos 1925'te New York'dan ayrıldılar. Ertesi ay Paris'e vardılar ye Reilly, hemen, Komutan E.'nin mektu¬bunda sözedildiği Shultzlarla temasa geçti. Lenin'in ölümünden beri, Leon Troçki'ye bağlı muhalefet gruplarının, Stalin rejimini devirmeye yönelik yaygın bir yeraltı örgütü kurduğu Rusya'daki durumu ana hat¬larıyla gözden geçirdiler.
Kısa,bir süre sonra Reilly, yeni gelişmelerin öneminin büyüklü¬ğünü kavramış bulunuyordu. Rusya'daki anti-Stalinist hizbin lideriyle mümkün olduğu kadar çabuk kişisel temas kurmak istiyordu. Gizli ajanlar aracılığıyla mesajlar gidip geldi. Sonunda Reilly'nin, Sovyet sınırında, hareketin önemli bir temsilcisiyle görüşmesi ayarlandı. Reil¬ly, eski kişisel dostu ve anti-Bolşevik Birliği üyesi ve kendisini Sov¬yet sınırından geçirmek için gerekli düzenlemeleri yapacak olan Fin
Ordusu Kurmay Başkanı'nı görmek üzere Helsinki'ye gitti.

Reilly Paris'te kalmış olankarısına, kısa bir süre sonra, "Rusya'da gerçekten tamamen yeni, güçlü ve dişe dokunur bir şeyler oluyor" diye yazıyordu.

Bir hafta sonra, 25 Eylül 1925'te, Reilly, Viborg, Finlandiya'dan karısına acele bir not gönderdi:-
Kesinlikle üç günlüğüne Petrograd ve Moskova'ya gitmem gerekiyor. Bu gece gidiyorum ve salı sabahı dönmüş olacağım. Mutlaka zorunlu olmasaydı ve bu konuda pratikte hiçbir riskin bulunmadığına kani olmasaydım, bu yolculuğa çıkmayacaktım, bunu bilmeni isterim. Bu mektubu başıma bir talihsizliğin gel¬mesi gibi olmayacak bir durum için yazıyorum sadece. Böyle bir şey olduğu takdirde, hiçbir girişimde bulunmayacaksın, böyle şeyler ancak Bolşevikleri uyandırmaya ve kimliğimin ortaya çıkmasına yarar, pek faydası da olmaz. Tesadüfen Rusya'da tutuk¬landığım takdirde, bu ancak küçük ve önemsiz bir suçlama ile olabilir ve yeni dostlarım da kurtulmamı sağlayacak kadar kuvyet-
,:1L ''.'I'.'
İngiliz Gizli İstihbarat Servisi'nden Yüzbaşı Sidney Reilly'nin son yazdığı mektup bu oldu...
Aradan haftalar geçmesine rağmen Bayan Reilly hâlâ kocasından hiç haber alamamıştı. Reilly'nin Paris'teki suç ortağı Marie Shultz'la temasa geçti. Mrs. Reilly görüşmeyi daha sonra anılarında şöyle an¬latıyordu:-'
Bayan Shultz, Bayan Reilly'ye, "Kocanız buraya gelince" dedi, "ona örgütümüzle ilgili işlerin durumunu tam olarak açıkladım. Güvenlikleri garanti edildiği takdirde, mevcut rejime son vermek isteği duyan, Moskova'daki ileri gelen Bolşevik görevlilerinden bir kısmı bizim tarafımızı tutuyor.

Bayan Shultz, Yüzbaşı Reilly'nin başlangıçta şüpheci dav¬ranma eğiliminde olduğunu söyledi. Reilly, Sovyet Rusya'ya karşı yeni bir girişim için dış yardımın, ancak ülke içindeki kom¬plocu grubun belirli bir gücü varsa toplanabileceğini söylemişti.
Bayan Shultz, "Ona, Rusya'daki örgütümüzün güçlü etkisi ve tek vücut olduğu konusunda güvence verdim" dedi.
- Bayan Shultz, devamla Reilly ile Rus komplo aygıtı tem¬silcileri arasında Viborg, Finlandiya'da gerçekleşecek görüşmenin

nasıl ayarlandığını aktardı. "Yüzbaşı Reilly, onlardan özellikle de görevinin perdesi ardında aslında mevcut rejimin en ateşli düşmanlarından olan, çok yüksek mevkideki bir Bolşevik görevlisi olan liderlerinden çok etkilendi" dedi.

Ertesi gün, Keilly ve Rus komplocular, bu iş için özel ola¬rak görevlendirilmiş Finli devriye muhafızları eşliğinde, sınıra gitmek üzere yola çıktılar. Mrs. Shultz, "Ben kendi adıma", dedi, "onlara Allah yardımcınız olsun demek için sınıra kadar gittim." Akşam karanlığına kadar nehir kıyısındaki küçük bir Fin bi¬nasında kaldılar. "Finler endişeyle Kızıl devriyeleri dinlerken biz de uzun süre bekledik, ama her şey çok sakindi. Nihayet Finliler¬den biri dikkatli bir biçimde suya girdi ve yarı yüzerek yarı yürüyerek karşıya geçti. Kocanız da onu takip etti..." Bu bayan Shultz'un Yüzbaşı Reilly'yi son görüşüydü. Bayan Shultz hikayesini bitirdiğinde Mrs. Reilly'ye Rus gazetesi îzvestia'dan bir kupür verdi. Kupürde şunlar yazılıydı:-

28-29 Eylül gecesi, dört kaçakçı Fin sınırını geçme teşebbüsünde bulunmuş, sonuç olarak ikisi öldürülmüş, Finli bir asker olan biri esir alınmış ve dördüncüsü de ağır yaralanıp ölmüştür.


Sonradan ortaya çıktığı üzere, gerçekler bunlardı". Reilly, Sov¬yet sınırını başarıyla geçmiş ve Rus anti-Stalinist muhalefetin bazı üyeleriyle görüşmüştü. Dönüşte Fin sınırına yaklaşırken o ve koruma¬ları aniden bir Sovyet sınır muhafız birliğiyle karşılaştılar. Reilly ve diğerleri kaçmaya çalıştı. Sınır muhafızları ateş açtı. Reilly alnından yediği kurşunla hemen öldü.
Sovyet makamları öldürdükleri "kaçakçı"nın kimliğini günler sonra bulabildiler. Bulduklarında, İngiliz Gizli İstihbarat Servisi'nden Yüzbaşı Sidney George Reilly'nin olduğunu resmen açıkladılar.

Londra Times gazetesinde iki satırlık bir haber çıktı. Sidney George Reilly, 28 Eylül'de Rusya'nın Allekul köyünde G.P.U. asker¬leri tarafından öldürüldü.