TROÇKİZM  | KUTUPHANE | SOVYETLERE KARŞI BÜYÜK KOMPLO

ONSEKİZÎNCİ BÖLÜM
KREMLİN'DE CİNAYET
1. Yagoda
1934 yılı mayıs ayında">

TROÇKİZM  | KUTUPHANE | SOVYETLERE KARŞI BÜYÜK KOMPLO

ONSEKİZÎNCİ BÖLÜM
KREMLİN'DE CİNAYET
1. Yagoda
1934 yılı mayıs ayında, Sergey Kirov'un öldürülmesinden altı ay önce, OGPU'nun uzun süredir hasta olan Başkanı Vyaçeslav R. Men-zhinski, bir kalp krizi sonucu öldü. Yerine, kırküç yaşındaki OGPU Başkan Yardımcısı, kısa boylu, sessiz, becerikli görünüşlü, uzun çeneli ve biçimli, küçük bir bıyığı olan Henri G. Yagoda geçirildi.

Henri Yagoda, sağcılar ve Troçkistler Bloku'nun gizli bir üyesiy¬di. 1929'da komploya sağ muhalefetin üyesi olarak katılmasının nede¬ni, Buharın ya da Troçki'nin programına inanması değil, muhaliflerin Rusya'da mutlaka iktidara geleceklerini düşünmesiydi. Yagoda kazanan tarafta yer almak istiyordu. Kendi ağzindan:--

Önceden, bu mücadeleden zaferle çıkan tarafa katılacağıma karar verip mücadele sürecini büyük bir dikkatle izledim... Troçkistlere karşı baskı tedbirleri alınmaya başlandığında, kimin kazanacağı meselesi Troçkistler ya da Sovyetler Birliği Komünist Partisi Merkez Komitesi - daha nihai olarak halledilmiş değildi. Her halükarda benim de düşündüğüm buydu. Bundan dolayı, ben OGPU Başkan yardımcısı olarak, cezalandırma politikasını uygu¬larken, bunu Troçkistlerin bana karşı öfkesini uyandırmayacak şekilde yaptım. Troçkistleri sürgüne gönderirken, sürgün yerle¬rinde faaliyetlerini sürdürecekleri koşulları yarattım.

Yagoda'nın komplodaki rolü başlangıçta sağcıların üç üst düzey lideri tarafından biliniyordu. Buharin, Rikov ve Tomski, 1932'de, Sağcılar ve Troçkistler Bloku kurulunca Yagoda'nın rolünü Pyatakov ve Krestinski de öğrendi.

Yagoda, OGPU Başkan Yardımcısı olarak, komplocuları açığa çıkmaktan ve tutuklanmaktan koruyabiliyordu. Sonradan, "Yıllarca örgütü, özellikle de merkezini, açığa çıkmaktan korumak için," dedi, "bütün önlemleri aldım." Yagoda, Sağcılar ve Troçkistler Bloku üyelerini OGPU'ya özel ajan olarak atıyordu. Bu şekilde, yabancı istih¬barat servislerinin çok sayıda ajanı, Sovyet gizli polisine sızabiliyor ve Yagoda'nın koruması altında kendi hükümetleri hesabına casusluk faaliyetleri yürütebiliyorlardı. Yagoda'nın Zinovyev ve Kamenev'i tu¬tuklamaya gönderdiği Alman ajanları Pauker ve Voloviç, OGPU'daki mevkilerine bizzat Yagoda tarafından atanmışlardı. Yagoda, sonradan yabancı casuslardan sözederken, "Onları," eliyordu, "komplo planlarının gerçekleştirilmesinde, özellikle de yabancı İstihbarat Servisleriyle ilişkileri sürdürme çizgisi içerisinde, değerli bir güç olarak görüyor¬dum."

1933'de Troçkist-Zinovyevci terörist merkezin önde gelen örgütçüsü İvan Smirnov, Sovyet Hükümeti ajanları tarafından beklen¬medik bir biçimde tutuklandı. Yagoda tutuklamayı önleyemedi. Yago¬da, tutukluyu sorgulama bahanesiyle Smirnov'u hücresinde ziyaret etti ve ona sorguda nasıl davranılması gerektiği konusunda "antrenörlük" yaptı.

1934'de, Kirov'un öldürülmesinden önce, terörist Leonid Nikolay-' ev, Leningrad'da OGPU ajanları tarafından yakalandı. Üzerinde bir ta¬banca ve Kirov'un her gün geçtiği yolu gösteren bir plan buldular. Nikolayev'in tutuklandığı Yagoda'ya bildirildiğinde, Leningrad OGPU Şef yardımcısı Zaporozhetz'e teröristi daha fazla sorgulamaksızm ser¬best bırakılması talimatını verdi. Zaporozhetz, Yagoda'nın adamlann-dandı. Kendisine söyleneni yaptı.

Birkaç hafta sonra Nikolayev, Kirov'u öldürdü.

Fakat Kirov'un öldürülmesi, Sağcılar ve Troçkistler Bloku'nun Henri Yagoda'nın doğrudan yardımıyla işlediği cinayetlerden sadece bi¬riydi...

Sakin, becerikli dış görünüşünün altında Yagoda aşırı ihtiras, vahşet ve kurnazlığını gizliyordu. Sağcılar ve Troçkistler Bloku'nun gizli operasyonlarının gitgide onun korumasına bağlı olması sonucu, OGPU Başkan Yardımcısı, kendini bütün komplonun merkezi ve ağır basan şahsiyeti olarak görmeye başladı. Yagoda'nın düşlerinde Rus¬ya'nın Hitler'i olmak vardı. Mein Kampfı okudu. Sadık taraftarı ve sekreteri Pavel Bulanov'a gizlice "Değerli bir kitap bu," diyordu. Bula-nov'a, özellikle Hitler'in "başçavuşluktan bugünkü yerine gelmiş ol¬masından" etkilendiğini söyledi. Yagoda da kariyerine Kızıl Ordu'da başçavuş olarak başlamıştı.

Yagoda'nın, Stalin devrildiktensonra kurulacak hükümet biçimine ilişkin kendine özgü düşünceleri vardı. Bulanov'a bunun Nazi Alman-yasınınkine göre şekillendirilmesi gerektiğini söyledi. Yagoda lider olacak; Rikov yeniden örgütlenen Parti'nin sekreteri olarak Stalin'in yerine geçecek; Tomski, Nazi emek kıtaları gibi sıkı askeri denetimi altında tutulacak sendikaların başında olacaktı; "filozof" Buharın de, Yagoda'nın deyimiyle "Dr. Goebbels" olacaktı.

Troçki'ye gelince, Yagoda, Troçki'nin Rusya'ya dönmesine izin verip vermeyeceğinden emin değildi. Bu, koşullara bağlı olacaktı. Fa¬kat bu arada Yagoda, Troçki'nin Almanya ve Japonya ile olan pa-zarhkianndaa faydalanmaya hazırdı. Coup d'etat diyordu Yagoda, Sov¬yetler Birliği'ne karşı savaşın patlak vermesiyle aynı ana gelecek şekilde zamanlanmalıdır.

Yagoda, Bulanov'a, "Bu coup'u başarmak için tüm araçlara gerek duyulacaktır - silahlı eylem, provokasyon ve hatta zehir," diyordu. "Öyle zamanlar vardır ki, insanın yavaş yavaş ve aşın temkinli davran¬ması gerekir, öyle zamanlar vardır ki, insan hızlı ve ani hareket etmek zorundadır."

Sağcılar ve Troçkistler Bloku'nun Sovyet rejimine karşı terörizmi silah olarak kullanma karan, Yagoda'nın da onayını almışu. Karar ona, sağcılann terörizm baş sorumlusu, eski asker ve Kremlin sekretaryası görevlisi Y.S. Yenukidze tarafından iletildi. Yagoda'nın bir tek şeye itirazı vardı. Komplocuların uyguladığı terörist yöntemler, ona çok il¬kel ve tehlikeli geliyordu. Yagoda, geleneksel suikastçinin bomba, bıçak ve kurşunlarından daha ince siyasal cinayet araçları tasarlamaya girişti.
Yagoda, başlangıçta zehiri denedi. Gizli bir laboratuvar kurdu ve pek çok kimyageri çalıştırmaya başladı. Amacı, açığa çıkması ola¬naksız bir cinayet yöntemi icat etmekti. Yagoda buna "garantili cina¬yet" diyordu.

Fakat zehirler bile fazlasıyla kabaydı. Çok geçmeden Yagoda ken¬di özel cinayet tekniğini geliştirdi. Bunu, Sağcılar ve Troçkistler Blo-ku liderlerine mükemmel bir silah olarak salık verdi. "Çok basit," di¬yordu Yagoda, "Bir insan doğal olarak hastalanır ya da bir süredir has¬tadır. Çevresindekiler de doğal olarak hastanın ya öleceği ya da iyileşe¬ceği düşüncesine alışırlar. Hastayı tedavi eden doktor hastanın iyi¬leşmesini ya da ölmesini sağlayacak güce sahiptir... Eee? Gerisi tama¬men teknik bir meseledir."

İnsanın yalnızca bu işe uygun doktorları bulması gerekiyordu.

2. Menzhlnski'nin Öldürülmesi
Yagoda'nın bu eşi görülmedik cinayet planına bulaştırdığı ilk doktor, şişman, orta yaşlı, siyasi meselelerle ilgilenmesiyle övünen, dalkavuk bir adam olan Dr. Leo Levin'di. Dr. Levin, Yagoda'nın kendi doktoruydu. Yagoda için daha önemlisi ise Dr. Levin'in Kremlin Tıbbi Personeli'nin ünlü bir üyesi oluşu idi. Düzenli hastaları arasında Yago¬da'nın üstü, OGPU Başkanı Vyaçeslov Menzhinski de dahil olmak üzere pek çok ünlü Sovyet önderi vardı.

Yagoda Dr. Levin'e hediyeler yağdırmaya başladı. Ona ithal şaraplar, karısı için çiçekler ve daha pek çok hediye gönderdi. Bir kır evini ücretsiz olarak doktorun emrine verdi. Dr. Levin yurtdışına git¬tiği zaman, Yagoda onun yabancı malları gümrüksüz getirmesine izin veriyordu. Doktor, nüfuzlu hastasının bu alışılmadık ilgisinden dolayı gururlanmış ve bir parça da şaşırmıştı.

Kısa bir süre sonra Yagoda'nın dalavereleri sonucu hiçbir şeyden şüphelenmeyen Dr. Levin, rüşvet niteliğinde bazı şeyleri kabul etmiş ve Sovyet yasalarını ihlal ederek bazı önemsiz suçlar işlemiş bulunu¬yordu. O zaman Yagoda, açıkça sadede geldi. Dr. Levin'e kendisinin de liderlerinden biri olduğu gizli bir muhalefet hareketinin Sovyetler Bir¬liğinde iktidara gelmesinin yakın olduğunu anlattı. Komplocular, dedi Yagoda, Dr. Levin'in hizmetlerinden yararlanabilirlerdi. Aralarında Dr. Levin'in bazı hastalarının da bulunduğu kimi Sovyet liderlerinin orta¬dan kaldırılması gerekiyordu.

Yagoda, dehşete düşen doktora, "Unutma ki," dedi, "bana ancak itaat edebilirsin, benden kaçamazsın. Mademki ben sana bu işle ilgili olarak güvendim, bunu takdir etmeli ve yapmalısın. Bundan kimseye sözedemezsin. Sana kimse inanmaz. Sana değil bana inanırlar." Yago¬da ekledi: "Şimdilik bu konuşmayı keselim; sen evde tekrar düşün, ben seni birkaç gün içerisinde çağıracağım."

Dr. Levin, Yagoda'nın söylediklerine olan tepkisini sonradan açıkladı. Şöyle dedi:--
Psikolojik tepkiyi, bunu duymanın benim için ne kadar kor¬kunç olduğunu anlatmama gerek yok. Sanırım bu yeterince anlaşıldı. Ve sonra bitmek tükenmek bilmeyen zihinsel acı... O şöyle dedi. "Kiminle konuştuğunun, hangi kurumun başkanıyla konuştuğunun farkındasın değil mi!" Bu işi yapmayı reddetmemin ben ve ailem için yıkım demek olacağını tekrarladı. Başka çıkış yolum olmadığına, ona teslim olmam gerektiğine inandım.

Dr. Levin, Yagoda'nın, yine Menzhinski'yi sık sık tedavi eden başka bir doktorun hizmetlerinden yararlanmasına yardımcı oldu. îgnaty N. Kazakov adlı bu doktorun, oldukça gelenek dışı tedavi yöntemleri, 1930!lann başlarında Sovyet tıp çevrelerinde ateşli tartışmalara neden olmuştu.

Dr. Kazakov, bir dizi hastalık için, "lisatoterapi" adını verdiği Özel bir teknik sayesinde hemen hemen şaşmaz bir tedavi bulduğunu iddia ediyordu. Anjina pektoris* ve bronşiyal astımdan mustarip OGPU Başkanı Menzhinski, Kâzakov'un tedavisine çok güveniyor ve düzenli olarak yararlanıyordu.1

Yagoda'nın talimatı üzerine Dr. Levin, Dr. Kazakov'u görmeye gitti. Dr. Levin ona şöyle dedi: "Menzhinski, yaşayan bir ölü. Gerçekten zamanını harcıyorsun."

Dr. Kazakov meslektaşına hayretle baktı.
"Seninle özel olarak konuşmalıyım," dedi Dr. Levin.
"Neyle ilgili?" diye sordu Dr. Kazakov.
"Menzhinski'nin sağlığıyla ilgili..."
* Ağır bir kalp hastalığı -ç.n.

1 23 Aralık 1943'te John Hopkins Üniversitesi Tıp Tarihi Profesörü ve tıp tari¬hi üzerine tanınmış bir Amerikalı otorite olan Dr. Henry E. Sigerist, bu ki¬tabın yazarlarına Dr. îgnaty N. Kazakov'a ilişkin olarak şunları yazıyordu:—

"1935'te bütün bir günü Profesör îgnaty N. Kazakovla birlikte kliniğinde geçirdim. Bilim adamından çok sanatçıya benzeyen ve bana bir opera sa¬natçısını anımsatan vahşi bir yelesi olan dev bir adamdı. Konuşurken size ya dahi ya da sahtekar olduğu izlenimini veriyordu. Lisatoterapi adını verdiği yeni bir tedavi yöntemi bulmuş olduğunu iddia ediyor, fakat çok çeşitli hasta¬ları tedavi ettiği lisatlan nasıl hazırladığını açıklamayı reddediyordu. Redde¬dişi, yöntem tamamen denenmeden önce başkaları tarafından dikkatsizce ya da değerlendirmeden kullanıldığı takdirde itibarının azalacağı savından ileri ge¬liyordu. Sovyet sağlık yetkilileri çok liberal bir tavır aldılar ve ona yöntemini denemesi ve geliştirmesi için mümkün olan tüm klinik ve laboratu-var olanaklarını sağla-dılar."

"Profesör Kazakov geldiğim gün ziyaretimi bekliyordu. Bana göstermek üzere çok sayıda eski hastasını davet etmişti... Bu, bayağı bir sirk numa-rasıydı ve verdiği izlenim de çok kötüydü. Başka ülkelerde şarlatan hekimler tarafından yapılan mucize tedaviler görmüştüm... Birkaç yıl sonra, yönteminin hiçbir yaıan olmadığı ve yalnız sahtekar değil cani de olduğu ortaya çıktı."
Sonra Dr. Levin sadede geldi. "Daha zeki olduğunu sanırdım se¬nin. Beni hâlâ anlamadın," dedi Kâzakov'a. "Menzhinski'nin tedavisini bu kadar şevkle yürütmene ve hatta sağlık durumunu iyileştirmene şaşırıyorum. Onun görevine dönmesine asla izin vermemen gerekirdi."

Daha sonra, Dr. Levin sözleriyle Dr. Kazakov'un şaşkınlık ve dehşetini artırarak konuşmasını sürdürdü:--
" Menzhinski'nin gerçek bir ceset olduğunu ve onu iyileş-tirerek, görevine dönmesini sağlayıp Yagoda'yı öfkelendirdiğini bilmelisin. Menzhinski, Yagoda'nın yolunun üstünde ve Yagoda ondan mümkün olduğu kadar çabuk kurtulmaya çalışıyor. Yagoda hiçbir şeyden yılmayan bir adam."

Dr. Levin ekledi:-
"Bundan Menzhinski'ye tek kelime etmek yok! Seni uyarıyorum, Menzhinski'ye bundan bahsedersen, Yagoda seni mahveder. Nereye saklanırsan saklan ondan kaçamazsın. Yeraltına bile girsen o seni bulur."

6 Kasım 1933 günü öğleden sonra, Dr. Kazakov, Menzhinski'nin evinden acil olarak çağrıldı. Dr. Kazakov OGPU Başkanının evine vardığında ağır, boğucu bir neftyağı ve boya kokusuyla karşılaştı. Bir¬kaç dakika içerisinde nefes nefese kaldı. Menzhinski'nin sekreterlerin¬den biri ona, evin yeni boyandığını ve "boyanın daha çabuk kuruması" için boyaya "özel bir madde"nin katıldığını söyledi. Bu keskin, ağır kokuya neden olan da o "özel madde"ydi.

Dr. Kazakov merdivenleri çıktı. Menzhinski'yi büyük bir ıstırap içinde buldu. Bronşlarının durumu, buhardan çok kötü bir şekilde ağırlaşmıştı. Kasılmış, biçimsiz bir halde oturuyordu, yüzü ve vücudu şişmişti, güçlükle fısıldayabiliyordu. Dr. Kazakov nefesini dinledi. Ciddi bir bronşiyal astım nöbetinin karakteristik özelliği olarak, zorla, hırlayarak nefes alıyor, çok uzun sürede verebiliyordu. Dr. Kazakov, Menzhinski'ye durumunu rahaüatmak için derhal bir iğne yaptı. Sonra odanın bütün pencerelerini açtı ve Menzhinski'nin sekreterine evin her tarafındaki bütün kapı ve pencereleri açmasını emretti. Koku yavaş yavaş dağıldı. Dr. Kazakov, Menzhinski kendini daha iyi hissedene dek hastasıyla birlikte kaldı. Nöbet geçince Dr. Kazakov evine gitti.

Daha eve yeni girmişti ki telefon çaldı. OGPU merkezinden aranıyordu. Dr. Kâzakov'a Henri Yagoda'nın kendisini hemen görmek istediği bildirildi. Dr. Kazakov'u alıp Yagoda'nın ofisine götürmek üzere bir araba yola çıkmıştı...

Yagoda ile Dr. Kazakov ofiste yalnız kalır kalmaz Yagoda'nın ilk söylediği "Eee, Menzhinski'nin sağlığını nasıl buluyorsunuz?" oldu. Kısa boylu, düzgün görünüşlü esmer OGPÜ Başkan Yardımcısı ma¬sasında otururken Dr. Kazakov'un yüz ifadesini soğuk bir şekilde izli¬yordu.

Dr. Kazakov yanıt olarak, astım nöbetlerinin aniden yeniden gel¬mesi nedeniyle Menzhinski'nin durumunun ciddi olduğunu söyledi.

Yagoda bir an sustu.
"Levin'le konuştunuz mu?"
"Evet, konuştum," diye karşılık verdi. Dr. Kazakov.

Yagoda aniden koltuğundan kalktı ve masasının önünde ileri geri yürümeye başladı. Birdenbire, hızla Dr. Kazakov'a dönerek öfkeyle bağırdı, "O halde niye oyalanıp duruyorsunuz? Neden harekete geçmiyorsunuz? Başkasının işlerine burnunuzu sokmanızı size kim söyledi?"

"Benden ne istiyorsunuz" diye sordu Dr. Kazakov.
"Menzhinski'ye tıbbi yardım yapmanızı kim istedi?" diye sordu Yagoda. "Onun için boş yere uğraşıyorsunuz. Onun hayatından kim¬seye fayda yok. Varlığıyla herkese engel oluyor. Levin'le birlikte Men¬zhinski'nin yaşamını çabucak sona erdirebilecek bir tedavi yöntemi geliştirmenizi emrediyorum size." Yagoda bir an durakladıktan sonra şunları ekledi: "Sizi uyarıyorum Kazakov, bana karşı gelmek için her¬hangi bir girişimde bulunduğunuz takdirde, sizden kurtulmanın yol¬larını bulurum! Benden asla kaçamazsınız..."

Bundan sonraki günler Dr. Kazakov için dehşet, korku ve kabus¬larla doluydu. İşinin başına şaşkın bir halde döndü. Bildiklerini Sovyet yetkililerine anlatmalı mı anlatmamak mıydı? Kiminle konuşabilirdi? Yagoda'nın casuslarından biriyle konuşmadığından nasıl emin olacaktı?

Bu dönemde Dr. Kazakov'la sık sık görüşen Dr. Levin, ona Sov¬yet Hükümeti'ne karşı geniş bir gizli komplonun varlığından söz etti. Komplonun içerisinde Yagoda, Rikov ve Pyatakov gibi ünlü, güçlü devlet görevlileri vardı; Kari Radek ve Buharin gibi parlak yazar ve fi¬lozoflar katılmıştı; ordudaki adamlar da gizlice onu destekliyorlardı. Eğer o, Dr. Kazakov, şimdi Yagoda için değerli bir hizmette bulunursa Yagoda da iktidara gelince bunu anımsardı. Sovyeüer Birliği'nde gizli bir savaş sürüyordu ve doktorların da öteki insanlar gibi taraflarını seçmesi gerekiyordu.

Dr. Kazakov dayanamadı. Dr. Levin'e Yagoda'nın emirlerini ye¬rine getireceğini söyledi.
İşte, Dr. Kazakov'un kendi ağzından, onun ve Dr. Levin'in OGPU Başkanı Vyaçeslov Menzhinski'nin öldürülmesi için kullandıkları tek-nik:~

Levin'le buluştum ve onunla birlikte aşağıdakilerden oluşan bir yöntem geliştirdik. Albümin ve albüminil ürünlerin iki ana özelliğinden yararlandık. Birincisi: Albüminin hidrolitik ayrışmasının ürünleri, ilaçların etkilerini hızlandırma özelliğine sahiptir. İkincisi lisaüar organizmanın duyarlılığını artırır. Bu iki özellikten yararlanıldı. Üçüncü olarak da, Menzhinski'nin organiz¬masının özelliklerinden, bronşiyal astım ve anjina pektorisin birleşmesinden faydalanıldı. Bronşiyal astım vakasında otonom sinir sisteminin parasempatik bölümünün harekete geçtiği bilinen bir gerçektir. Bundan dolayı bronşiyal astım vakasında denk düşen bölümü yani sempatik, tiroid bezini harekete geçiren maddeden verilir. Böyle bir hazırlık, böbreküstü bezlerin çıkardığı ilik doku¬sunun özüdür. Anjina pektoris vakalarında, sempatik kesim tam da uyarılan sempatik lenf bezinin alt sinir ağından başlar. İşte bu ince noktadan yararlanıldı...

Yavaş yavaş bir grup ilaç verilirken, ötekinden vazgeçildi... Kalbin faaliyetini artıran bazı kalp uyarıcıları -digitalis, adonis, atrphontus- kullanmak gerekti: Bu ilaçlar şu sırayla uygulandı. Önce lisatlar uygulandı; sonra lisat tedavisine ara verildi; sonra kalp uyarıcıları kullanıldı. Bu tür bir tedavinin sonucunda tama¬men güçten düşme gerçekleşti...
Menzhinski, 10 Mayıs 1934 gecesi öldü.

OGPU başkanı olarak yerini alan Henri Yagoda Oldu.

Yagoda, sonradan, "Menzhinski'nin ölümüne neden olurken, kişisel nitelikte güdülerle hareket ettiğimi reddediyorum," dedi, "OGPU başkanlığı görevini kişisel itibar için değil, komplo örgütümüzün çıkarları için istiyordum."

3. Garantili Cinayet
Sağcılar ve Troçkistler Bloku'nun ölüm listesinde şu Sovyet li¬derleri vardı: Stalin, Voroşilov, Kriov, Menzhinski, Molotov, Kui¬byşev, Kaganoviç, Gorki ve Zhdanov. Bu kişiler iyi korunuyordu. Sovyet Hükümeti teröristlerle uzun, şiddetli bir mücadele deneyimine sahipti ve iş şansa bırakılmıyordu. Yagoda bunu çok iyi biliyordu. Sağcı terörist örgütçü Yenukidze ona Troçkist-Zinovyevci Terörist Merkezin Sergey Kirov'un herkesin önünde öldürülmesi kararını açıkladığında Yagoda başlangıçta karşı çıktı. Yagoda'nın dediği gibi:—

Doğrudan bir terörist eylemin yalnız beni değil bütün örgütü açığa çıkarabileceği konusundaki endişemi ifade ettim. Yenukid-ze'ye daha az tehlikeli bir yöntemin varlığından söz ettim ve ona, Menzhinski'nin doktorların yardımıyla nasıl öldürüldüğünü anımsattım. Yenukidze karşılık olarak Kirov suikastinin plan¬landığı gibi gerçekleştirilmesi gerektiğini, Troçkistlerin ve Zi-novyevcilerin bu cinayetin işlenmesini üstlendiklerini ve bizim işimizin de buna engel olmamak olduğunu söyledi. Doktorların yardımıyla emin bir şekilde ölüme sebebiyet verme yöntemine ilişkin olarak Yenukidze merkezin yakın gelecekte, Parti ve Hükümetin kesinlikle hangi önderlerinin önce bu yöntemle öldürüleceği sorununu tartışacağını söyledi.

1934 yılı Ağustos ayı ortalarına doğru bir gün sağ muhalefetin genç bir gizli üyesi Yenukidze'nin Kremlin'deki ofisine çağrıldı. Adı Venyamin A. Maksimov'du. Maksimov,T928'de öğrenciyken, Buha-rin'in o sırada Moskova'da yönettiği özel "Marksist Okul"a katılmışu. Onu komploya Buharin almıştı. Zeki, ilkesiz bir genç olan Maksi-mov, sağcı liderler tarafından özenle eğitilmiş ve mezuniyetinden sonra da çeşitli sekreterlik görevlerine getirilmişti. Maksimov, Yenukid¬ze'nin ofisine çağrıldığında, Ulusal Ekonomi Yüksek Konseyi Başkanı, Komünist Partisi Siyasi Bürosu üyesi ve Stalin'in yakın dos¬tu ve çalışma arkadaşı Valerian V. Kuibyşev'in özel sekreteriydi.

Yenukidze, Maksimov'a, "evvelce sağcıların Sovyet Hüküme¬tinin halkın daha fazla anti-Sovyet zihniyeüi tabakalarını, özellikle de kulakları örgütleyerek devrilebileceğini düşündüklerini, oysa artık du¬rumun değiştiğini... ve iktidar olmak için daha aktif yöntemlere girişmenin zorunlu olduğunu" bildirdi. Yenukidze, komplonun yeni taktiklerini tanımladı. Troçkistlerle anlaşarak, dedi, sağcılar siyasal düşmanlarının bazılarını terörist araçlarla ortadan kaldırma kararı almışlardı. Bu, "liderlerin sağlığını tahrip ederek" yapılacaktı. Bu yöntem, dedi Yenukidze, "en elverişlisiydi, zira yüzeysel olarak has¬talik şeklinde talihsiz bir durum niteliğinde görünecek ve böylelikle sağcıların terörist faaliyetinin kamufle edilmesini mümkün kılacaktır."
"Bunun hazırlıkları epeydir başlamış durumda," diye ekledi Yenu-kidze. Maksimov'a, bütün bunların arkasında Yagoda'nın bulunduğunu ve komplocuların onun tarafından korunduğunu anlattı. Maksimov'dan da Kuibyşev'in sekreteri olarak, Ulusal Ekonomi Yüksek Konseyi Başkanının öldürülmesiyle bağlantılı olarak yararlanılacaktı. Kui¬byşev'in kalbinin durumu ciddiydi ve komplocular bundan faydalan¬mayı planlıyorlardı.

Bu görevden ürken Maksimov, bazı tereddüt belirtileri gösterdi.

Birkaç gün sonra Maksimov tekrar Yenukidze'nin ofisine çağrıldı. Bu defasında Kuibyşev cinayeti daha ayrıntılı olarak tartışılırken, odanın bir köşesinde üçüncü bir adam oturuyordu. Bütün konuşma boyunca tek kelime etmedi, fakat Maksimov onun varlığının ne ima ettiğini yakaladı. Bu adam Henri Yagoda idi...

Yenukidze, Maksimov'a, "Senden istenen," dedi, "birinci olarak onlara (Yagoda'nın doktorlarına) engellenmeksizin çalışma fırsatı ver¬men, böylelikle onlar hastaya sık sık gidebilecek ve sözde hasta ziya¬retlerinde hiçbir pürüz olmayacak, ikinci olarak da ani hastalık, her tür nöbet halinde doktoru çağırma konusunda acele etmemen ve gerekiyor¬sa da yalnızca onu tedavi eden doktorları çağırman."

1934 sonbaharına doğru Kuibyşev'in sağlığı aniden kötüye git¬meye başladı. Şiddeüi bir acı çekiyor ve pek az çalışabiliyordu.

Dr. Levin, Yagoda'nın talimatları üzerine, Kuibyşev'in hastalığım ilerletmek için uyguladıkları tekniği daha sonra şöyle tanımladı: -

Organizmasındaki hassas nokta kalbi idi ve biz de oraya darbe indirdik. Kalbinin durumunun epeydir zayıf olduğunu bili¬yorduk. Kalp damar hastalığı emyovarditisten mustaripti ve hafif anjina pektoris krizleri geçiriyordu. Bu tip vakalarda, kalbi koru¬mak, güçlü kalp uyarıcılarından kaçınmak gerekir, bunlar kalbin faaliyetini aşın hızlandınr ve yavaş yavaş daha da zayıf düşmesine neden olurlar... Kuibyşev vakasında, o Orta Asya yolculuğuna çıktığı zamana dek, uzun bir dönem boyunca, aralıksız olarak kalp uyarıcıları kullandık. 1934 Ağustosundan başlayarak Eylül ya da Ekime kadar aralıksız olarak kendisine özel iç salgı bezi özü ve öteki kalp uyarıcılarından enjekte edildi. Bu yoğunlaştı ve daha sık anjina pektoris krizlerine neden oldu.

25 Ocak 1935 günü öğleden sonra saat ikide Kuibyşev, Mosko-va'daki Halk Komiserleri Konseyi'ndeki ofisinde ağır bir kalp krizi geçirdi. Dr. Levin, sırada Kuibyşev'le birlikte olan Maksimov'a, daha önceden, böyle bir kriz halinde Kuibyşev için uygun olanın yatmak ve kesinlikle sakin olmak olduğunu anlatmıştı. Maksimov'a, yapacağı şeyin, Kuibyşev'in bunun tam aksini yapmasını sağlamak olduğu an¬latılmıştı. Umutsuz derecede hasta olan adamı eve yürümesi konusunda ikna etti.
Kuibyşev, ofisinden ölü gibi solgun ve büyük bir güçlükle hare¬ket ederek ayrıldı. Maksimov derhal Yenukidze'yi aradı ve ona olanları aktardı. Sağcı lider, Maksimov'a sakin olmasını ve doktor çağırmama¬sını öğütledi.

Kuibyşev acı içinde Halk Komiserleri Konseyi binasından evine kadar yürüdü. Yavaş yavaş ve çekişerek üçüncü kattaki dairesine çıkan merdivenleri tırmandı. Hizmetçisi onu kapıda karşıladı, yüzüne bakar bakmaz derhal ofisini telefonla arayarak acilen tıbbi yardıma ihtiyacı olduğunu bildirdi.

Doktorlar eve vardığında Valerian Kuibyşev ölmüştü.

4. "Tarihsel Zorunluluk"
Yagoda'nın gözetiminde işlenen cinayetlerin en vahşice olanı Maksim Gorki ve oğlu Peşkov'un öldürülmesi idi.
Gorki öldürüldüğünde altmışsekiz yaşındaydı. Dünyanın her yanında yalnız Rusya'nın yaşayan en büyük yazarı olarak değil, aynı zamanda dünyanın önde gelen hümanisüerinden biri olarak tanınıyor ve sayılıyordu. Veremi vardı ve kalbinin durumu kötüydü. Oğlu Peşkov'a da ondan solunum yolları enfeksiyonlarına aşırı hassasiyet geçmişti. Gorki de oğlu da Dr. Levin'in hastasıydılar.

Gorki ve oğlu Peşkov'un öldürülmesi, sağcılar ve Troçkistler Bloku'nun üst düzey liderlerinin oybirliğiyle aldığı kararın ardından Yagoda tarafından yerine getirildi. 1934'te Yagoda, bu kararı Dr. Le-vin'e iletti ve uygulamasını emretti.
Yagoda Dr. Levin'e, "Gorki, üst düzey önderliğe çok yakın bir adam," dedi, "ülkede uygulanmakta olan politikaya, çok bağlı bir adam, Stalin'e kişisel olarak çok bağlı ve hiçbir zaman bizim yakınımıza girmeyecek biri. Sonra yine Gorki'nin söylediklerinin ülkemizde ve onun sınırlarının ta ötesinde ne denli büyük bir otoriteye sahip olduğunu biliyorsun. Sahip olduğu etkinin ve harekete sözleriyle
ne denli zarar verebileceğinin bilincindesin. Bunu üstlenmeyi kabul et¬melisin ve yeni hükümet iktidara gelince bunun semeresini göreceksin."

Dr. Levin bu talimaüardan huzursuzluk duyduğunu gösterince Ya-goda devam etti: "Bu kadar bozulmana gerek yok, bunun kaçınılmaz olduğunu, bunun tarihi bir an olduğunu, tarihsel bir zorunluluk, devri¬min geçmemiz gereken bir aşaması olduğunu anlamalısın, sen de bi¬zimle birlikte oradan geçeceksin, onun tanığı olacaksın ve elindeki araçlarla bize yardım etmek zorundasın."2

Peşkov babasından önce öldürüldü. Dr. Levin daha sonradan şöyle dedi:--

2 Troçkistler yaşma rağmen Gorki'den nefret ediyor ve korkuyorlardı. Troçkist kurye Sergey Bessonov, Leon Troçki'nin daha 1934 Temmuzunda kendisine şöyle dediğini aktarıyordu: "Gorki Stalin'e çok yakın. Dünya demokratik kamu¬oyunda ve özellikle Batı Avrupa'da SSCB'ye sempati kazandırmada müstesna bir rol oynuyor... Aydınlar içerisindeki eski taraftarlarımız bizden, büyük ölçüde Gorki'nin etkisinde kalıp ayrılıyorlar. Bundan Gorki'nin yolumuzun üstünden atılması gerektiği sonucunu çıkarıyorum. Bunu en kesin biçimde Pyatakov'a ilet; Gorki ne pahasına olursa olsun fiziksel olarak yok edilmelidir.

Nazilerle birlikte çalışan faşist Rus émigrés ve teröristleri de, Gorki'yi, öldürmeyi düşündükleri Sovyet liderleri listesine dahil etmişlerdi. 1 Kasım 1934'te Belgrad, Yugoslavya'da yayınlanan faşist, Rus Ulusal Yeniden Doğuş Birliğinin yayın organı Za Rossiyu şunları ilan ediyordu: "Leningrad'da Kirov öldürülmelidir. Güney Rusya'da da Kossior ve Postyşev'in işini bitirmeliyiz. Kardeşler, faşisüer, Stalin'e ulaşamazsanız Gorki'yi öldürün, şair Demyan Bieni'yi öldürün, Kaganoviç'i öldürün..."

Yagoda'nın Gorki'nin oğlu Peşkov'u öldürmesinin nedeni yalnızca siyasal değildi. Yagoda, cinayetten önce komplocularından birine, Peşkov'un ölümünün Gorki'ye "ağır bir darbe" olacağını ve onu "zararsız bir ihtiyar"a çevireceğini söyledi. Fakat 1938'deki yargılaması sırasında Yagoda, mahkemeden, Peşkov'u öldürtmesinin nedenlerini herkesin önünde açıklamamak için izin istedi. Yago¬da ifadesini bir in caméra da vermesine izin verilmesini talep etti. Mahkeme isteğini kabul etti. Büyükelçi Davies Moskova Görevi adlı kitabında Peşkov'un öldürülmesinin şu muhtemel açıklamalarından birini yapar: "Bunun altında Ya¬goda'nın... genç Gorki'nin güzel karısına tutulduğu hikayesinin yattığı an¬latılıyor..."

Organizmasında çok kolay yararlanılabilecek üç sistem vardı; bunlar aşırı uyarılan kardiyovasküller sistemi, solunum organları, ki bunları tüberküloz olma anlamında değil ama zayıflık an¬lamında babasından almıştı ve nihayet otonom sinir sistemi. Az miktarda şarap dahi organizmasını etkiliyor, oysa o buna rağmen çok fazla şarap içiyordu...

Dr. Levin, Peşkov'un "organizması"ndaki zayıflıklar üzerine sis¬temli bir biçimde çalıştı.
1934 Nisanı ortalarında Peşkov ağır bir soğuk algınlığına tutul¬du. Krup zatürreesi başladı.

Peşkov'un iyileşebileceği ortaya çıkınca Yagoda hiddetlendi: "Hepsine lanet olsun," diye bağırdı, "tedavileriyle sağlam insanları öldürebiliyorlar ama burada hasta bir adama aynı numarayı ya¬pamıyorlar!"

Fakat sonunda Dr. Levin'in çabalarıyla arzu edilen sonuca varıldı. Kendisinin daha sonra anlattığı gibi: -
Hasta çok fazla zayıf düşmüştü; kalbi çok kötü durumdaydı; bildiğimiz gibi sinir sistemi enfeksiyon hastalıklarında büyük rol oynar. O tamamen aşırı heyecanlı, tamamen güçten düşmüş hal¬deydi ve hastalık olağanüstü derecede vahim bir yönelim almıştı.

...Hastalığın seyri, kalbe büyük yarar sağlayabilecek ilaçların elimine edilmesi, aksine kalbi zayıflatanların kul¬lanılması nedeniyle ağırlaştı. Ve sonunda... 11 Mayıs'ta zatürreeden öldü.
Maksim Gorki de benzer yöntemlerle öldürüldü. 1935 yılında Gorki'nin, Moskova dışına sik sık, kendisini Dr. Levin'in elinden kur¬taran gezilere çıkması, yaşamını geçici olarak uzattı. Sonra 1936 başında Dr. Levin'in beklediği fırsat çıktı. Gorki Moskova'da ciddi bir gribe yakalandı. Dr. Levin, Gorki'nin durumunu kasten ağırlaştırdı ve Peşkov vakasında olduğu gibi krup zatürreesi başladı. Dr. Levin bir hastasını daha öldürdü:-

Aleksey Maksimoviç Gorki konusuna gelince, şöyle bir çizgi izlenecekti, genelde verilen, hiçbir kuşku ve güvensizlik uyandırmayacak ve kalbin faaliyetini hızlandırmak için kul¬lanılabilecek ilaçları uygulamak. Bu tip ilaçlar arasında kafuru, kafein, cardiosol ve digalen de vardı. Bir grup kalp hastalığında bu ilaçlan uygulamaya hakkımız var. Fakat onun durumunda bunlar çok yüksek do/larda uygulandı. Yani, örneğin, ...yirmidört saatte... kırk kadar kaiuru iğnesi oldu... Bu onun için çok ağır bir dozdu... Artı iki digalen iğnesi... Artı dört kafein iğnesi... Artı iki striknin iğnesi.

18 Haziran 1936'da büyük Sovyet yazan öldü.

 

DEVAMI