|
|
Metin Yıldırım Türk
Metin Yıldırım Türk 1944 yılında Kars’ta doğdu. 7 kardeşin 4.idi. Babası ve
annesi Azerbaycan göçmeni idiler. Babası zengin ve çiftlik sahip idi. Ama
buna rağmen Metin,küçüklüğünde beri fakir ve yoksul insanların durumdan çok
etkilenirdi ve onlara yardım etmeğe çalışır ve haksızlıklara karşı isyan
etmekte geri durmazdı. Ailevi nedenlerden ötürü, kardeşlerinin içinde en
zeki ve çalışkan olmasına rağmen,ancak Orta okullu bitire bildi. Askerde
iken haksızlıklara karşı isyankar yapısı başına çok dert açmıştı. Askerden
geri döndüğünde Türkiye ve Kars’ta gelişen “sosyalist” ve devrimci
hareketlerden etkilenmeğe başladı. Bir avuç TİP’lilere siyasi
faaliyetlerinin, Kars’ın zenginlerinin ve MİT’in örgütlediği ve beslediği
faşistler zorla önlemeğe çalışıyordu. Metin bu faşistlere karşı mücadelede
en önemli görevleri hiç çekinmeden üstlendi. Onun “gözü kara” ve cesur
olduğunun herkes bilirdi. Faşistlerin tüm zorbalıklarını, etrafına topladığı
gençlerle birlikte geri püskürtüyordu. Kars’ın merkezi caddelerinin
duvarlarını sosyalist ve devrimci solganlar la donatmaktan çekinmemişti.
Bunun üzerine Kars’ın zenginlere ve faşistleri mitinglere yaparak, “komünizm
tellin” etme adına TİP leri toplumsal olarak linç etmek için teşebbüs
geçmekten çekinmiyorlardı. TİP’liler, hep birlikte bu faşist baskıları boşa
çıkarmışlardı. Metin Pratik faaliyetin yanı sıra, Marksizm temel eserlerin
okuyordu ve özelikle Marksist ekonomi-politiği, diyalektik ve tarihi
materyalizm öğrenmeğe önem veriyordu
Bu dönemden sonra Karslı faşistler özel olarak Metin’i hedef seçmişlerdi.
Metin bu faşistlerin elebaşının kurşun yağmuruna tutmaktan çekinmemişti.
Bunun üzerine Metin Tutuklandı. 9 ay Kars ceza evinde kaldıktan sonra salın
verilmesine rağmen 3 sene habis cezası aldı. Tam bu sırada THKO’nun örgütlü
hareketine katıldı. Ve kısa bir süre sonrası Nurhak dağındaki THKO gerilla
grubunun içinde yer aldı. Arkadaşlarının anlattıklarına göre, dağ kadrosu
içinde en zor görevleri almaktan çekinmeğe, tüm zorluklara göğüs geren ve
kararlı bir tavır gösterenlerin içinde idi. Nurhakta, Sınan Cemgilerin
öldürülmesinden sonra, THKO grubunun dağılmasına karar verilmesi sonucu
Kayseri’de yakalanıyor. Habishane de ve mahkeme devrimci kararlığı la
Denizler le birlikte hareket ediyor. İdam karar veren ve bunun okuyan
Mahkeme başkanına “keyfin bilir” diyerek kararlı tavırını sürdürmekten geri
durmuyordu.Türk ceza kanunun 146/3 maddesinden dolayı 15 sene ceza alanların
içinde idi. Af yasası la birlikte habisten çıktı. Habiste iken
bağırsaklarında ki hastalığından dolayı müthiş sancı çekiyordu. Tam tahliye
Olacağı sırada bağırsak ameliyatı oldu ve hastahaneden salıverildi.
Yeniden toparlanmaya çalışan.Örgüt ameliyattan yeni çıkan Metin’i, Kars’ı
toparlamak ve örgütlemek için görevlendirdi. Kısa bir süre de Kars’ın içinde
ve kazalarında “Halkın Kurtuluşu” örgütünü, bölgenin en güçlü hareket haline
getirdi. Bu gelişme karşısında polisin hışımmına uğramaktan korkan ve
sonradan Sovyetlere “emperyalist diyorlar” diyerek örgütten ayrılarak
revizyonistlere katılan kişinin “bu yine silahlı mücadeleye başlayacak,
etrafındaki gençleri silahlandırıyor, kendisi hep silahla geziyor” yaygarası
ve Metin’i hedef alan gazete yazıları la, 3 dünyacılık ve “tırmana faşizm”
görüşleri ve izledikleri taktikler ile reformizm’e doğru yol alan “örgüt
merkezini” uyarıyordu. “Silahlı mücadelenin” adını duyar, duymaz onun
Kars’tan alıp, daha sıkı kontrol edebilecekleri yer olarak gördükleri
Malatya’ya gönderiyorlar. Metin Malatya’ya gittikten sonra o bölgeyi de
toparlıyor. Kararlı, çalışkan, yiğit tavırları la bölgedeki taraftarların ve
bölge örgütünün en sevilen kişisi haline geliyor.
12 mart faşizm son günlerin de Malatya’da Kendilerine “acilci” deyen ve
Mahirin görüşlerini savunan 3, 4 devrimci genç silahlı geziyorlar diye, bir
eve kıstırılıp acımasızca katledildiler. Bu katliamı düzenleyen polis şefi
bu gençlerin ölüsünü dahi sokaklarda sürümesini resimlerini boy,boy
gazetelere vermekten çekinmemiştir:Tüm burjuva gazetelerini bu resimler le
donatılmıştı. Bu adi polis şefi Malatya’ya “kan kusturuyordu” ve yakaladığı
veya önüne getirilen her devrimciye işkence ederek, bölgeye korku salmıştı.
Metin Malatya’ya gittiğinde bu işkenceci polis şefinin zulümleri dinliyor .
ve buna karşı müthiş bir kin besliyor. Bir gün Metin, Malatya’da cadde yürür
iken yanıdaki arkadaşı önlerinde yürüyen kişinin adını söyleyerek ”işte
polis şefi budur “ diyor. Metin de hemen “sen beni bekle ben geliyorum”
diyerek, hızlı, hızlı adımlarla polis şefinin önüne geçiyor. küfür ederek
tabancasının çekip 5 kurşun sıkıyor ve yakalanmadan kaçıyor.
Bu olay karşısında reformizm’in bataklığına saplanıp, yasalığı amaç haline
getirenler, hemen paniğe kapılıyorlar “polis bizi tasfiye edecek hepimizi
tutuklayacak” yaygarası la hemen hışımla Metin’in üzerine gidiyorlar.
“Polisten koruma ve yakalanmasını önleme adına” onun kızağa almaya
çalışıyorlar. Bölge, bölge gezdirildikten sonra İstanbul’a getiriliyor.
İstanbul’da polis onun izini yakalıyor. Bir gece elektrikler kesik iken
öldürülüyor. Onun polis tarafından vurulduğu kesindir ve ispatlandı. Metin
Yiğit, cesur ve gözü pek bir komünist’ti. Öldürülene kadar bu tavırından hiç
tavız vermedi. Onun Mücadelesinin hiç kimse yok farz edemez.Polisi vurdu
diye ona tavır alanların kimler olduğunun en ıyı bir tarzda 12 eylül faşizm
açığa çıkardı.
|
 |