KÜTÜPHANE |  BIYOGRAFILER


I
J
P

Halis BİLGE
(1955 - 10 Aralık 1984)

Ocak 1955'de Turhal'da doğdu. Varlıklı bir ailenin çocuğuydu. Devrimci fikirlerle Diyarbakır Eğitim Enstitüsü'nde okuduğu yıllarda tanıştı. Öğretmen oluşunun ardından Tekirdağ'ın Malkara İlçesi'ne tayin oldu. Burada Devrimci Öğretmen mücadelesini örgütleyenlerdendi. Bir süre TÖB-DER Malkara Şube başkanlığı yaptı, sonra memleketi olan Turhal'a tayini çıktı.

Turhal'da bir yandan ortaokul öğretmenliği yapan ve bir yandan da Turhalspor'da futbol oynayan Halis Bilge, bölgede Devrimci Yol hareketinin kitleselleşmesinde büyük katkı sahibi oldu. Turhal bölgesinde sürdürülen devrimci çalışmaların sorumluluğunu da üstlenen Halis Bilge'nin, özellikle Antimuan Maden İşletmesi'nde faşistlerin egemenliğindeki sarı sendikanın kovulması ve Yeraltı Maden-İş'in örgütlenmesinde, sonradan Paris'de mülteci iken öldürülen Mustafa Şahbaz ile birlikte büyük payı oldu. (Mustafa Şahbaz, yurtdışındaki mültecilik yıllarında 'Halis'. adını kullandı.)

Turhal bölgesinde halk arasında çok sevildi. Öyle ki; henüz hayattayken yeni doğan erkek çocuklara Halis, kız çocuklara Bilge adı verilir oldu. 12 Eylül'den sonra kırsal kesimdeki direniş hareketine katıldı. 1981 Haziran'ında Niksar'ın Geyran Köyü yakınlarında çıkan bir çatışmada yaralı olarak yakalandı. Yaralı olduğu halde aylarca işkence gördü.

Halis Bilge gerek poliste, gerekse Erzincan Askeri Cezaevi'nde örnek bir direniş gösterdi. Askeri Mahkeme tarafından "Devrimci Yol örgütü üyesi olmak" ve "güvenlik güçleriyle silahlı çatışmaya girmek" iddiasıyla 12 yıl ağır hapis cezasına çarptırıldı. Ceza almasının ardından Amasya Cezaevi'ne sevkedildi. Burada önce arkadaşlarıyla birlikte askeri bölümdeki bir koğuşta kalırken, sonradan sivil bölümdeki müşahade hücrelerine alındı. 10 Aralık 1984'de bu hücrelerde şehit oldu.

Bir arkadaşı anlatıyor:
"Amasya E Tipi Cezaevi'nin büyük bir bölümü askeri cezaevi olarak kullanılıyordu. Cezaevinin sadece birkaç koğuşu Kapalı Cezaevi için ayrılmıştı. Sol müşahadede biz kalıyorduk. Bizim kaldığımız bölümün simetriği olan sağ müşahade adli mahkumlara aitti. Halis'i orada tek başına tutuyorlardı. Bir sabah Halis Bilge'nin ölüm haberi geldi. İnanamadık... 11 Aralık 1984 sabahı Askeri Cezaevi Müdürünü çağırarak Halis Bilge'nin ölümüyle ilgili bilgi istedik. Binbaşı sivil cezaevi müdürünün "intihar" diye açıklama yaptığını söyledi. Daha sonraki günlerde avukatlarımızın otopsi isteği savcılıkta, otopsi yapıldığı gerekçesiyle reddedildi.

Halis'le uzun yıllar birlikte mücadele yürütmüştük. Yaşama öylesine sıkı sıkıya bağlı ve dirençli bir yapıya sahipti ki, intihar etmesi mümkün değildi. Onun ölümünden, faşist cezaevi müdürü Necati Özkan sorumludur."