KÜTÜPHANE | TALAT AYDEMIR

TALAT AYDEMİR..

 

Savcının hakkımızda hazırladığı "İddianamev şu şekil aieydi

 

GIRİŞ

 

   27 Mayıs hareketi ">

KÜTÜPHANE | TALAT AYDEMIR

TALAT AYDEMİR..

 

Savcının hakkımızda hazırladığı "İddianamev şu şekil aieydi

 

GIRİŞ

 

   27 Mayıs hareketi ,meşruiyetini kaybetmiş ve Türk Milletini Demokratik sisteme lâyık görmeyen bir zihniyete karşı milletin direnme hakkını, Türk Silâhlı Kuwetlerinin araılığı ile kullanıln'sdn doğmuştur. Demoln'asi inancına mimî oarak bağlı Türk Silâhlı Kuwetleri, hukuk dışı tutumu bertaraf ederek Demokratik bir rejime girdikten sonra onun tebcile lâyık hareketi bir takım unsurlar tarafından istismar edilmiş, ancak bcz zihniyetin temsilcileri demokratik rejime inatla bağlı olanlar tarafından 13 Kasım 960 tarihinde akim bırakılmıştır. 15 Ekim seçimlerinden sonra, 27 Mayısta menfaatleri haleldar olan veya türlü tutumlarından dolayı hesap vermeye mecbur olan grubun haksız taarruzları Ordu içinde, kendi bünyeleri temiz ve vatansever inancı ile bağdaşamamış ve haksızlıklara göğüs germe devrini yaşamağa başlamıştır. Bir kısım siyasîler ve onların mürevviçleri orduyu yıpratmak, parçalamak ve siyasî emellerine âlet etmek istemişlerdir. Bunlardan 22 Şubat 1966 tarihinde patlak veren hâdisenin failleri, bunu silâhlı bir ayaklanma şeklinde yapııağa yeltenmişler, fakat Ordunun büyük kitlesinin azim ve iradesi karşısında emellerine muvaffak olamamışlardır. Bu kesin yenilgeden sanra millet iradesinin uyarıcı ve tedavi edici diye vasıflandırdığı af mahiyetindeki âtifeti dahi muhteris kimseleri gafletten ayırmamış, çok geçmeden intikamcı ve gerici unsurların da maksatlı tahrikleriyle orduyu ayırıcı faaliyetleri kesafet peydah etmiştir. Bu devrede diğer bazı ihtilâlci grupların da buna paralel bazı noktalarda birleşen faaliyetleri müşahede edilmiştir. Üç ayrı kolda çalışan ve birbirleriyle birleşme gayreti lçinde olan ihtilâlci grupların, Ordunun genç kuşaklarına nafiz olma teşebbüsleri olmuştur.

 

  Anayasayı tağyir ve ilgaya ve bu kanunla müesses Meclis ve Senatoyu feshe müncer 20/21 Mayıs hareketi de bu gruplardan biri olan 22 Şubatçıların, diğerlerine tekaddüm etme yolundaki aceleci ümitlerinden doğmuş ve yine Ordunun sarsılmaz imanı karşısında bertaraf edilmiştir. Ancak Vatan ve Millet sevgisinden yoksun kimseler (HARBİYETİ ALDANMAZ) parolası altında 27 Mayısı yaratan Harbiyeliyi iğfal etmişler, suça .teşvik ve iştirakini teminde beis görmemişlerdir. Türk Silâhlı Kuvvetlerinin Demokrasiye kesin inancı ve mutlak disiplin anlayışı içersinde menşei nereden gelirse gelsin parçalayıcı ,gerici, sinsi faaliyetlerin tam karşısınçia bulunması sehebiyle gafil teşebbüslerin Ordu içinde makes bulmasına hiçbir zaman imkân olmıyacaktır. Ordu, Vatanın yükselmesi, iç ve dış emniyetin korunması için Anayasaya bağlılığını ve onun kurduğu nizamın yaşatılmasına kararlı olduğunu mükerreren isbat etmiştir.

 

OLAYIN MAHİYETİ VE TARİHÇESİ

 

  Yukarıda belirtildiği veçhile menşeini 27 Mayıs sonrası münfesih bir idarenin mütebaki unsurlarının hukuk dışı tutumundan alan ve Ordu içinde asla makes bulmayan ihtilâlci grupların, şahsî ihtiras peşinde koşan kimseleri lider kabul etmesi calibi dikkattir. Demokratik rejimin işleyişini memleket için çıkmaz bir yol kabul eden ve bu bahane ile şahsî emellerini ortaya koyan muhteris kimselerin aslında Anayasa ve Devlet nizamına karşı bulundukları aşikârdır. Yolları ve varılmak istenen dikta rejimi arzuları müşterek ölmakla beraber, prensipler ve tatbikat bakımından farklar taşıyan bu grupları teşhis ve tahlil edebilmek için her birinin ayrı ayrı tetkikinde zaruret vardır.

 

1 BIRlNCİ GRUP :   (22 ŞUBATÇILAR)

 

  22 Şubat 1962 günü Harp Okulu Komutanı ve o günün ihtilâl lideri olduğunu iddia eden Talât Aydemir, mağlup ve aldatılrrıış olan Harbiyelilere son olarak şöyle söylüyordu :

       

 

İhtilâl durmuştur, fakat bitmemiŞtir. Yine başınızda ben olacağım ve ihtilâli beraber yapacağız.) Talât Aydemir ve 22 Şubatta emekliye sevk edilen arkndaşları; Milletin âtifeti olan af kanunundan sonra ihtilâl arzularını tatmin yoluyla tekrar Orduya dönmek çabasına kapılmışlardır. Bir taraftan açtıkları idarî dâvalarla haklarını ararken diğer taraftan teşkilâtlanmaya başlamışlardır. Mucibi memnuniyet olan cihet, 69 kişiden ibaret 22 Şubatçıların bir kısmının bu ihtilâl arzusunu daha başlangıç safhasında terviç etmiyerek çekilmiş olmalarıdır.

   1 Teşkilâtın Kurulması :

   Teşkilâtın kurulması yolundaki çalışmalar 22 Şubattan 23 ay sonra başlamış olup başta Talât Aydemir olmak üzere ihtilâlde vazife alan şahıslardan emekli Kurmay Albay Emin Arat, Dündar Seyhan, Asım Mutludoğan, Necati Ünsalan; Emekli Binbaşı Bahtiyar Yalta, ve Emekli Dz. Yü.Müh. Albay Galip Gültekin; Emekli Kur. Albay Turgut AIpagut, Emekli Binbaşı Kadri Çıtak aralarında yaptıklar bir toplantıda takip edecekleri yolu ve plânı hazırlamak istemişlerdir. Bu toplantıda Emin Arat Başkanlığa, Dündar Seyhan Genel Sekreterliğe, Asım Mutludoğan, Muhasipliğe seçilmiş, Turgut Alpagut ile Kadri Çıtak yedek üye olarak tâyin edilmiştir. Ancak, başkanlığa Aydemir'in seçilmemiş olması Teğmen  Üsteğmen  Yüzbaşı  Binbaşı rütbesinde bulunan 22 Şubat emeklilerini tatmin etmemiş ve hoşnutsuzluk, emekli Sv. Binbaşı Fethi Gürcan tarafından ihtilâl Erkânıharbiyesine duyurulmuştur. Bu mesele, liderlik mevzuatındaki ihtilâfın menşeini teşkil ederek, Aydemir  Dündar ayrılığının aoğmasına sebep olmuştur. Necati Ünsalan, Dündar tarafını iltizam etmiş ise de bu ihtilâf ihtilâlcilerin tamamen dağılmasını da intaç etmemiş, münasebet ve diğer ihtilâl gruplariyle teması sağlamakta bu iki şahıs rol oynamışlardır.

   2  Teşkilâtın genişlemesi :

   Aralarında yapılan başkan seçimine rağmen bilfül liderliği deruhte eden Aydemir'in, kendi arkadaşlarından itimat ettiği şahıslar Ankara'daki birliklere temas için tavzif etmesi birinci safhayı teşkil etmektedir. Bu şekildeki teşkilâtlanmaya (ÇENGEL SİSTEMİ) de denmekte

                  271

 

 

olup mahiyeti itibariyle çengel olân şahsın o birlik içinde bir subayla tamşıp· teşkilât kurması ihtilâlden evvel hazırlanan ve ihtilâlde verilen vazifeyi yaptırmaktan ibarettir. Bu cümleden alarak Ankara içindeki birliklere ve İstanbul teşkilâtına atılan çengel durumları şöyledir:

   a) Tank Okulu:

  Bu birlikle teması evvelce okula yakın bir yerde olan Suvari Grup Komutanlığı yapmış 22 Şubat Emeklilerinden binbaşı Fethi Gürcan ile emekli Suvari Üsteğmen Erol Dinçer yapmıştır. Fethi Gürcan, Okul Personel Şube Müdürü PRS. Binbaşı Ömer Tekebaş'ın kayınbiraderidir. Okulda bu kanalla kurulan teşkilâta Tank Yüzbaşısı Ferudun Ermen Tank Üsteğmeni İlhan Baş, Suvari Yüzbaşı Mehmet Gül,.Süvari Yüzbaşı Sedat Ünal iltihak etmişlerdir.

 

   b) 229 ncu Piyacle Aleyı:

   Bu birliğe çengel, eski Mez'kez Komutan muavini, olup 22 Şubat emeklilerinden Albay Yaşar Başaran, emekli Yarbay Hakkı Sümer, emekli Teğmen Tevfik Ecemiş ile emekli Yarbay Rıfkı Erten tarafından eski Merkez Kamutanlığı hâkimi iken 22 Şubattan sonra alaya tâyin edilen hâkim üsteğmen Ziya Gökalp Pusat'a atılmıştır. Bu şahsın alay içinde kurduğu teşkilât P. Binbaşı Hüsamettin Paksoy, P. Yüzbaşı Nüsret Karakaş, P. Üsteğmen Mehmet Ereııgül, P.Teğmen Metin Akpınar girmiştir.

 

   c) Genelkurmay Kışla Komutanlığı :

 

   Bu birliğe çengel emekli albay Yaşar Başaran, emekli: yarbay Hakkı Sümer ile emekfi yüzbaşı Tevfik Saltoğlu tarafından atılmış olup, Tevfiğin sınıf ve samimi arkadaşı P.Yüzbaşı Gökalp Kasapoğlu elde edilniştir. Kışla dahilinde teşkilâtın genişleyemediği anlaşılmaktadır.

 

   d) Jandarma Subay Okulu ve Jandarma Birliği:

  Birlikteki kanca Albay Yaşar Başaran, Fethi Gürcan bizzat Talât Aydemir tarafından J. Binbaşısı Kemal Kâhyaoğlu'na takılmış ve bu subay kendi iç teşkilâtına J. Teğmen Abdullah Yılmaz'ı ithal etmiştir.

                   273

 

 

 

  e) 28 nci Tümen Topçu Komutanlığı:

  Bu birliğe çengel, evvelce 28 nci Tümen Ağırlıklar Komutanı olup, 22 Şubat Emeklisi, Albay Tevfik Ünlüer ve emekli Albay Yaşar Başaran tarafından Top. Yüzbaşı Metin Seüer'e atılmak istenmiş ise de muvaffak olunamamıştır.

  f) Riyaseticumhur Muhafız Alayı:

  Bu Alayın kritik durumu sebebiyle ondan ziyade bağlı ;birliği olan Meclis Muhafız Taburuna Fethi Gürcan tarafından çengel atılmış ve bu çengel Fethi'nin eşi itibarile akrabası P. Üsteğmen Kadir Yıldırım'a isabet etmiş ve bu subay tarafından aynı birlikte görevli Güverte Üsteğmen Erol Işıltan teşkilâta ithal edilmiştir.

 

  g) Ankara Merkez Komutanlığı :

  Eski Merkez Komutan muavini Alb. Yaşar Başaran ve bizzat Talât Aydemir tarafından, İnzibat Kıt'a K. P. Bnb. Necmi Acar'a çengel takılmak istenmiştir. Ancak buna muvaffak olunamamıstır.

 

         21 Mayısçıların yargılandığı salon.

 

  h) Harp Okulu Komutanlığı :

  Okulun subaylarına çengel atılmasına lüzum görülmediği ifade edilmiş ise de, hakikatte Harp Okulu ikinci sınıf öğrencilerinden Önder Aydınlı, Zihni Çetiner ve Nezihi Fırat ile Aydemir'in çok sıkı teması oldizğu ve bu öğrencilerin sistemli şekilde faaliyet gösterip, Aydemir'den okula ve okuldan Aydemir'e haber taşıdıkları anlaşılmıştır.

 

   i) Hava Kuvvetleri Komutanlığı :

   Bu kuvvete çengel, emekli Hv. Bnb. İzzet Köz tarafından takılmak istenmiştir, ancak yüksek kademelere nüfuz imkânı bulunamayınca, Hv. Bnb. Cemal Özdemir ve Hv. Bnb. Necdet Öz'den ileri geçememiştir.

 

   j) Deniz Kuvvetleri Komutanlığı :

   Deniz Kuvvetleri,. Ankara'da sadece bir karargâh halinde çalıştığından burada bir teşkilât kurulmasına lüzum görülmemiştir. İstanbul teşkilâtına dahil Emekli Albay Cevat Kırca'nın, Deniz Vurucu Kuvvetleri ile Deniz Harb oulunu organize ettiği anlaşılmıştır.

 

   k) Jandarma Genel Komutanlığı :            

   Bu komutanlığa çengel, T'urgut Alpagut vasıtası ile J. Um. K. lığı Kur. Bşk. Alb. Rumi Ahıskalıya takılma istenmiş ise de, muvaffak olduğunu gösteren bir delile rastlanamamıştır.

 

   I) 28 nci Tümen Komutanlığı :

   Bu komutanlığın diğer iki birliğine çengel takıldığı için Karargâhına çengel takılmasına lüzum görülmemiş ve birazda tehlikeli addedilmiştir.

 

   m) Ordonat Ana Depo Komutanlığı :

   Bu birliğe çengel emekli P. Yarbay Hakkı Sümer vasıtasiyle P. Yarbay Tacettin Gürler'e takılmak istendiği iddiası sübuta varmamıştır.

 

   3  22 Şubatçıların kendi iç faaliyetleri:

 

   Birliklere yukarıda açıklandığı şekilde çengel takıldıktan sonra kendi aralarındaki birlik ve beraberfiğin bozulmaması

                   275

 

ve devamı hususuna da ehemmiyet verilmiştir. Bu cümleden olarak, Orduya dönmelerini temin için müşterek gayret sarfettikleri gibi, emekliye sevk edilenlere yardım fonu altında toplanan paraları dağıttıkları elde edilen belgelerden anlaşılmıştır. İstanbul'da Cevat Kırca toplanan paraları merkeze gönderdiği gibi bazı okulların ve sivil şahısların ehemmiyetli miktarda yardımda bulunduğu müşahede edilmiştir. (Aydemir'e ait Verdi Ticaret Ltd. Şirketi başhklı not tefterinden) bu paraların 22 Şubatçıları birlikten ayırmamaya matufen dağıtıldığı âşikârdır. Bütün bu gayret ve maddî avantajlara rağmen bir kısım 22 Şubatçıların bidayette akhselimlerini kullanarak tertiplere âlet olmadıkları, teşkilât dışı kaldıkları müşahede olunmuştur.

 

     22 Şubatçıların gayesi:

   22 Şubatçılardan ihtilâl hazırlayan ve tatbik mevküne koyanlar, bu hareketlerini Ordu lehine yapılmış gibi göstermek temayülündedirler. Oysa ki, bu faaliyetlerinin çalışma şekilleri ve hazırlık plânlarına göre Anayasayı ilgaya müncer bir hareket olduğu Talât Aydemir ve Fethi Gürcan'ın ifadelerinden ve Aydemir'in evinde yapılan aramada elde edilen 44/A sıra numaralı vesikadan açıkça anlaşılmaktadır. Demokrasi nizamının yıkılması demek olan bu hareket, müsbet safhaya intikâl edebilmiş olsa idi, mutasavver Devlet idare şekline göre ,başda bir Devlet Reisi ve buna bağlı Askerî idarecilerden müteşekkil Askerî Cunta ve bu cuntaya bağlı sivil şahıslardan müteşekkil bir kukla hükümet ile (M.K. ) ifadeli ihtiyaca göre teşkil ve 14 kişiye kadar kadrosu olabilen bir idare sistemi kurulacaktı. Cunta veya güvenlik komisyonu ile M.K. teşkilâtı memur statüsüne tabi olup icabında değiştirilebilir kaydını ihtiva etmektedir. Şu sistem dahilinde işleyecek bir devlet makanizmasının hangi demokratik anlayışın mürevvici olacağı şüphelerle doludur. (Hâtıra defteri içindeki 44/A sayılı vesika). Bu vesikalarla birlikte (Türkiye 1963) ajandasında yazılı bir kısmı taayyün etmiş, fakat rumuzla ifade edilen hazırlıyanların, (Biz Orduya dönmek ve eski vazifelerimize tâyinile şerefimizi kurtarmaktan başka siyasî emelimiz yoktur) demelerinde samimiyet unsurundan zerre yoktur.

                  276

 

 

 

  Bütün bu izahattan anlaşilacağı veçlıbe 20/21 Mayıs olayma iştirâk ve bu ihtilâli F'kânıYıarbiyesile sevk ve idai'e edenlerin Anayasayı tağyir, tebdil ve ilga ile Meclis ve Seıatoyu cebren dağıtmaya ve feshe matuf gizli Cen'üy@t teŞ'kil ettikleri kat'iyetle subuta varmıştır.

   5  Hazırlık hareketleri ve Plnlar :

 

   İhtilâlin lideri olan Talât Aydemir'in hazırlık hususunda ,(Çengellere) verdiği emirler hsi ırındalnn hazırlandığı erının doğrudan doğruya kendi Fethi Gürcan'a malûmat verildiği anlaşılmaktadır. Fethi ürcan'ın hazırlık safhasındal rolü büyük bir önem taşımakta olup, vazife icabı gittiği. İstanbul'da, oranın teşkilât başkanı emekli kurmay albay Cevat Kıı'ca ile teması da teınin ettiği ve teşkilâtın binbaşı rütbesine kadar olan kısmızıın rey sahibi ve sözcüsü olması bakımından yapılan hareetleri aşağıyn intikal ettirmektediı'.

   İhtilâle tekaddüm eden aylarda bilhassa Nisan ve Mayıs aylarında Aydemir'in evinde Turbut Alpagut, Galip Gültekin, (bu şahsın aslında 22 Şubatçı olmayıp Deniz Kuvvetlerinde çalışmakta iken emekli olmuş ve 22 Şubatçılara ilihak etmiştir), Yaşar Başaran, Fethi Gürcan, Rıfkı Erten'in i tirâkile veya bu şahıslardan bir veya birkaçının huzuş runda toplantılar yapıldığı, çengellerin temin etti subalardan bir kısmının Aydemir'e takdim edilip gerekli hazırlık talimatı verildiği; ayrıca Yaşar Başaran'ın temas kurduğu ev emekli Yarbay Rıfkı Ertem tarafından dirije edilen 229 ncu Piyade alayından temin edilen şahıslarla Tandoğan meydanı, Gençlik Parkı, Stadyom Kapısı, Keçiören'de buluşma ve tanışma toplantıları yaptıkları, bu toplantılarda gerek harekât plânının tatbiki ve gerekse muhtelif birlikler len gelen subaylarm birbirleriyle tanıştırılması temin edilip hareketin şumulü hakkında bu şahıslara itimat telkin ettirilmek istendiği tesbit olunmuştur. Talât Aydemir tarafından açıklanan hareket plânına göre çengel atılan veya muvaffak olunamıyan birliklere verilen vazifeler şöyle idi :

 

                     '277

 

   a) Tank okuluna verilen vazife :

 

   20/21 Mayıs gecesi saat tam 23.3U da uçaklar yetişemediği takdirde aynı saatte tankların hareketi ihtilâlin başlangıç saatini ilân etmiş olacaktı. Bu bakımdan Tank Okuluna verilen vazife hem daha fazla önem kazanmış, hem de en çok iştirâkin buradan sağlanması yolu ihtiyar edilmiştir. Buradan hareket edecek tanklardan ikisi Genelkurmay  Hava Kuvvetleri kavşağında, bir tank, Kızılay'da, üç tank, radyoevinde, üç tank Kavaklıdere Amerikan sefaretinin bulunduğu yerde ve geri kalan tanklar Harp Okulunda ihtiyatta kalarak bulunduklari bölgenin emniyetini sağlayacaktı.

   b) 229 uncu Piyade Alayına verilen vazife :

 

   Alârma ile birlikte şehir dışına çıkacak, Konya  Polatlı yollariyle Yenimahalledeki İstanbul köprüsünü kapatrrıak suretiyle giriş ve çıkışa mâni olacaktı.

 

   c) Genel iCurmay Kışla Komutanlığına verilen vazife : Millî Savunma Bakanlığı ile Genel Kurmay'ın emniyetini temin ederek dışarıdan içeriye kimseyi bırakmıyacaktı.

 

   d) Jandarma Subay Okulu ve birliğine verilen vazife :Radyoevi, Başvekâlet, Dahiliye Vekâleti, EIektrik santralı, Trafo merkezini kontrol altına alacaklar; ayrıca bir kısım muhafız erlerle Jandarma Astsubay Okulu öğrencileri bir çok generalin oturduğu Namık Kemal mahallesini kuşatacak, evlerden içeriye ve dışarıya kimseyi bırakmıyacakı.

   c) 28 nci Tümen Topçu Komutanlığına verilen vazife : Birlikleriyle 28 inci Tümen Garnizonunun emniyetini temin edecek, içerden dışarıya ve dışardan içeriye kimseyi    sokmıyacaktı.

 

   f) Hava Kuvvetlerine verilen vazife :

 

   Mürted üssü elde edilemediği için Merzifondan kalkacak uçaklar 23.30 da Ankara'da ve Bandırma'dan kalkacak uçaklar yine aynı saatte İstanbul'da ihtilâlin başladığını bildirecekler ve uçuş yaparak moral takviyesinde bulunacaklar veya hususî bir vazife verilirse bunu yapacaklardı.

                    279

 

 

 

   g) Deniz Kuvvetlerine verilen vazife :

   İstanbul'da Cevat Kırca'nın temas temin ettiği Deniz Kuvvetlerinin vurucu kuvveti ve Deniz Harb Okulu İstanbul'daki harekâtı destekliyecekti. 20/21 Mayıs harekâtına bu birliklerin aldatılmış elemanları iştirâk ettirilmiştir. İşte 22 Şubatçıla diye vasıflandırılan bu ihtilâlci grupun 21 Mayıstan evvelki durumları ve gayeleri bu şekilde tezahür ediyordu.

 

 

   II IKİNCİ İHTİLÂL GRUBU :

       (eJNDÖRTLER) :

 

   27 Mayısta Ordu iktidarı ele geçirdikten sonra M.B.K. sini teşkil eden zevatın mühinı bir kısmı, verdikleri söze uygun olarak bir an evvel Demokratik düzene girme çabasıriı gösterirlerken içlerinden 14 kişi seçimsiz olarak iktidarda kalmak arzusunu izhar ettiklerinden 13 Kasım 1960 tarihinden M.B.K. den tasfiyeye tâbi tutulmiışlardır. Hariciye Vekâletinin dış görevlerine müşavir olarak tâyin edilen 1lerin yurt dışında birbirleriyle temas kurdukları gazetelerde dahi ilân edilmişti. Nitekim 14'lerden bâzılarınııı Bruxelles'de yaptıkları toplantıda, Türkiye'ye döndükten sonra takip edecekleri hareket tarzı müzakere mevzuu olmuş, ancak Orhan Kabibay ile Alpaslan Türkeş, Türkiye'deki faaliyet için fiderlik mevzuunda anlaşamamışlardır. Fakat 14 lülerin bir iç meselesi telâkki edilen bu durum umumî efkâra açıklanmamış ve her ferdin müstakil bir siyasî yol takibinde serbest bulunacakları ilân edilmişti. 14 lülerin ,aslında kendilerini koparan arkadaşlarına kinbesledikleri, hem bidayette fikirlerini terviç etmeyen Ordu üst kademesinin ve Hükümetin tutumunu tenkid mevzuıı yaptıkları biliniyordu. Nitekim Türkeş, yurda döndükten sonra verdiği 2 Mayıs 1963 tarihli beyanâtında (Bir taraftan Millet çoğunluğunun itimadından mahrum siyasî bir' ekip 27 Mayısı istismar etme ve demokrasi rejimini yabancı unsurlarda iktidar ve tahakkümü devam ettirme çabası içindedir) demek suretiyle ve başka bir beyanatında ise, (Millet itimadına mazhar, itibarlı bir hükümet ve âdil, çalışkan,                  280

 

 

 

faziletli bir idare istiyor, Millet kaderinde sorumlu olanlar onun dâva, istek ve ıstıraplarına karşı hissiz ve ilgisiz, kendi hasis ve haris emellerini gerçekleştirmek için milleti bölme ve birbirine düşürme ve Devletin teminatı olan müesseseleri kendi zümrevî menfaatlerine âlet etme ve baltalama gayreti içindedir.) dedikten sonra ilk çareler olarak, bugünkü Hükümet Başkanının çekilmesi, Millî Koalisyona gidilmesi tavsiye edilmektedir. Bütün bu konuşmaların, hükümeti iş görmez hâle sokmağa çahşan siyasî ekipleri, gayri memnıınları kendi tarafına çekmek ve bölücü faaliyeti devam ettirıııek arzusuna maksur olduğu gözden kaçmamıştır.

 

   14 lerin ihtilâlci unsur olarak faaliyetlerinin menşei 13 Kasım olayından sonra başlamakla beraber ,asıl taazzuyu Türkiye'ye döndükten sonra başlar. Bu faaliyetleri şu şekilde hülâsa edilebilir.

 

   a) 14 lülerin siyasî faaliyet ve temasları :

 

   Kendilerini kendi bünyelerinden koparıp" atan eski M.B.H. ne kinleri olduğu ifade edilen 14 lülerin, bu arada 27 Mayıs istismarcılığuıdan hayli zarar görmüş olan eski arkadaşlariyle muhtelif terrs ve yaklaşmaları olmuştur. Bilhassa 14 lülerin, Haydar Tunçkanat, Mucip Ataklı, Hmanullah Çelebi ile münasebetleri ve ihtilâlci gruplarla kapalı veya açık temaslara kadar uzandığı hissini vermiştir.

   14 lülerin siyasî faaliyet ortamı, ya bir siyasî partiye intisap veya siyasî bir doktrin derneği kurma şeklinde tezahür etmiştir. Siyasî partilerden birinden teklif alındığı hâlde bunlara iltihaka yanaşılmamış, ,ancak siyasî bir dernek formulü altında ilk ihtilâl teşkilâtı hazırlanmış ve 27 Mayıs 1963 günü bu derneğin Ankara'da açılması kararlaştırılmış idi. Hazırlanan tüzüğe göre bütün Türkiye'ye şâmil, teşkilâtlı bir akademik siyasî dernek şeklinde tezahür edecek olan bu teşekkül, umdeleri geniş halk kütleleri tarafından anlaşılmaya başlanınca siyasî bir parti hâline ifrağ edilecekti. Haddizatında bu maske altında çalışır görülerek sinsi faaliyetlerde bulunmak isteniyordu. 14 ler de bu gayeyi temin için teşkilâtlanmaya başladıiar. Hazırlık plânları Alparslan Türkeş tarafından hazırlanıyor ve perde önü faaliyetleri Muzaffer Özdağ tarafmdan icra

                   281

 

 ediliyordu. 'ürkeşin evinde yakalanan ve özel dosyasının 45 numaralı evrakını teşkil eden Arap harfleriyle yazılı kuruluş plânına göre ihtilâl karargâhı üç şube hâlinde çalışacaktı:

   l  İstihbarat,

   2  Harekât,

   3  Personel.

   Harekât kısmı Kabibay ve Özdağ, istihbarat kısmı Kaplan ve Muammer Şahin, personel kısmı Numan Esin ve Rifat Baykal tarafından tedvir edilecek; ayrıca Fazıl Akkoyunlu ve İrfan Solmazer propaganda işi ile de uğraşacaklardı. Bu üçlü karargâh sisteminde istihbarat ve personel kısımlarına fazlasiyle emniyet verilmişti. Haber kaynakları olarak Başbakanlık başta olmak üzere Komutanlıklar ve hattâ bâzı sefaretlerden bile istifade düşünülüyordu. Keza personel kısmı da keşif faaliyette bulunmayı icap ettiren bir şube olması hasebiyle teşkilâta ithal puvantaj usulüne göre hareket ediliyordu. Nitekim bu plânların tatbikatı cümlesinden ola

 rak aramada ele geçirilen 46 numaralı vesikanın önemi üzerinde durmak lâzımdır. Teşkilâta bilhassa teğmen  üsteğmen  yüzbaşı rütbelerindeki subaylar dahil edilmek istenmiştir. 22 Şubatçıların (GENGEL) sistemi, 14 lerin aynı sisteme yakın bir teşkilâtlanma şekli ile müşabehet arzetmektedir. Mürekkeple yazılı ve isimler karşısına itimat derecesine göre puvan konulmuş bu liste Ankara'daki bazı yerlerde bulurıan bilhassa teğmen rütbesinde olanlar tercih edilmek suretiyle asgarî bir, azamî lb kişiyi geçmeyen subaylar teşkilâtta bilfül çalıştırılmak istenmiştir. İsimleri yazılı subayların hepsinin bu hazırlık safhasında müsbet bir faaliyet sevketti iddia edilemez. Ancak kuruluş zamanına tesadüf etmesi itibâriyle, Ankara ve Polatlı gibi civar yerlerdeki elemanlara vazife verilmeye başlandığı tesbit edilmiştir. İş bu faaliyetlerini çok gizli yürütmek amacında olan 14lerin kendi aralarında şifre usulü de ihdas ettikleri Türkeş'e ait cep takviminden anlaşılmaktadır. Meselâ Zeynep ismi İnönü karşılığında, Salih ismi Türkeş karşılığında, Ali Haydar ismi R,ıfat Baykal için, Mehmet Nuri ismi (T) için, Muhlis ismi, Muzaffer Özdağ için kullanıldığı gibi 22 Şubatçılar

                 282

 

 

 

= Teyzeler; Silâhlı Kuvvetler = Tüccarlar; Kara Kuvvetleri= Demirspor; Hava Kuvvetleri; = Galatasaraylılar; Deniz Kuvvetleri = Esnaf isimleri ile şifrelendirilmiş olup, bâzı tâbirlere de özel mâna kazandırılmıştır. Bu cümleden olarak (Emniyet işi tamam = Sıhhatimiz rahatımız iyi), (Emniyet yok = Rahat yolculuk), (Gelmeyiniz = Rahatsız yolculuk) karşılığında kullanılmak üzere tesbit edilmiştir. (Türkeş'in yeşil renkte 1/A numaralı İş Bankası cep takvimindezı) : Ayrıca Türkeş imzası ile dağıtılan gizli, beyannemelerle teşkilâta eleman kazanmak için fikrî sahada bir zemin hazırlanmaya çalışıldığı müşahede olunmuştur. Siyasî bir Dernek yukarıda açıklandığı veçhiyle askerî maksatlar için kullanılan karargâh sistemi ile idare edilemiyeceği gibi askerî şahısların siyasî derneklere girmesine kanunî mesağ bulunmaması noktasından, isimleri yazıh subayların Dernek faaliyeti ile bir hizmetleri olamıyacaği âşikârdır. Bu sebeple 14 lerin siyasî dernek maskesi altında T. C. K. nun 146 ve 147 inci maddelerinde yazilı fülleri irtikâp için gizlice cemiyet teşekkül ettirdikleri sabit olmuştur.

 

   III  ÜÇÜNCÜ İHTİLÂL GRUBU :

       (ONBİRLER) :

 

   Tahkikat evrakında Hava Cuntası diye geçen bir grup, 22 Şubat hâdisesinden sonra meydana çıkmıştır. Aslında Emekli Hv. Generali Hüsnü Özkan, emekli General İbrahim Metel, emekli General Şevket Demirgüç, emekli Albaylardan Yusuf Parmaksız, Halit E'lgin, Tufan Akkoç, Refik Yurtseven, Halim Menteş, Fevzi Arsın, emekli yarbay Emin Yerlikan, emekli Dr. Yb. Abdülkadir Yücel'i içine alan bu grubun bir kısmı eski M.B.K. üyeleriyle temas hissini veren teşebbüsleri ve bu teşebbüslerin Hava Kuvvetleri Komutanınca emir ve kumanda zincirine aykırı ve disiplin harici bir tutum olarak kat'iyetle kabulü sonunda Hava Kuvvetlerinden emekliye sevk edilmişlerdir. Hava sınıfında önemli vazifelerden ayrılan bu gruptan bazılarının havadaki diğer arkadaşlarına güvenerek gizli şekilde çalışdığı yolunda müsbet deliller olmakla beraber

                   283

 

 

 

taazzuv etmiş bir durumu yoktur. Ancak, faal eleman olarak daima sahnede göriinen emekli Albay Halim Menteş'in gerek 14 lerle, gerekse 22 Şubatçılarla teması tesbit edilmiştir. Bu ihtilâlci grubun bazı havacılardan başka dayanak ve desteği olmadığı anlaşılmaktadır. Bu bakımdan itıtilâl için Kara Ordusunun desteğini temin etmek gayret ve çabssı içinde faaliyeti müşahede edilmiştir. İşte 20/21 Mayısdan evvelki ihtilâlci grupların faaliyet ve durumları bu merkezde idi. Bu safhada ihtilâlcilerin birleşme yolunda faaliyetleri de tesbit edilmiştir ki bunun da ayrıca izahında zaruret vardır:

 

İHTİLÂLCİ GRUPLARIN BİRLEŞME

YOLUNDAKİ FAALİYETLERi :

 

   a) 22 Şubatçıların 11 lerle münasebetleri:

   t öyle bir münasebet tesisi bidayette 11 lerden emekli albay Halim Menteş tarafından yapılmak istetımiştir. Yukarıda izah edildiği veçhile henüz uzuvlaşmamış olan 11 lerin, Kara Ordusunun desteğini temin etmeden bir ihtilâl hareketine tevessül etmeleri imkânsız olduğundan 22 Şubatçılarla temas Halim Menteş tarafından Dündar Seyhan ve Necati Ünsalan arasında yapılmıştır. Bıi teklif 22 Şubatçılar ve onun lideri Aydemir tarafından 11 lerin 22 Şubat günü Merkez Komutanlığını kuşatmak, Alaylardan makanizma toplamak ve ihtilâl aleyhine alârma geçmek gibi mütezahir menfi tutumları sebebiyle müsbet karşılanmamıştır. Dündar Seyhan grubunun esasen Aydemir ile başka bir noktada da ihtilâfı olduğundan başta liderlik meselesi olmak üzere ana meselelerin üç ihtilâlci grup temsilcileriyle müştereken konuşulup karara bağlanmasına lüzum görülmüştür. İlerde Piyer Loti toplantıları sebebiyle bu mevzuya yine avdet edilecektir.

 

   b) 22 Şubatçıların 14 lerle münasebetleri :

   Bir ihtilâlci grup olarak 22 Şubatçılar tarafından bilinen 14 lerin Bruxelles toplantısından sonra peyderpey gelmeleri sebebiyle, orada yaptıkları, toplantıda alınan müşterek gizli karar muvacehesinde onlarla temas uygun mütalâa edilmiştir Bu fikrin mürevvici olanlardan Dündar Seyhan ve 'Necati Ünsalan 14 lerin Kabibay Grubu ile bizzat Orhan Kabibay konuşarak birleşme meselesini müzakere ve neticeyi Aydemir'e intikal ettirmişlerdir. Aydemir ve kendisile hemfikir olan Erkânıharbiyeye 14 lerin Bruxelles'de liderlik mevzuunda anlaşamadıklarını, ancak Türkiye'de takip edecekleri hareket tarzı hususunda prensip birliğine vârmış olduklarmı, bu bakımdan Türkeş grubunun da Türkeye'ye avdetine intizar edilmesini ve 14 lerin bu arada tamamiyle birleşme zemini aranmasını münasip görmüşlerdir. 14 lerin tamamiyle anlaşma halinde kuvvet muvazenesi bakımın,dan hayli avantajlı duruma geçecekleri düşünülmüştür. İşte gerek 11 lerle temas kurulamaması ve gerek 14 lerin yalnız Kabibay grubu ile anlaşma cihetine gidilmemesi Aydemir Seynan grubunun fikir ayrılığına sebep olmuştur. Türkeş Türkiye'ye döndükten sonra, Kabibay'a yapılan karşılama merasimi ona da yapılmış ve Fethi Gürcan, Bahtiyar Yalta, Mustafa Ok tarafından karşılanmış ve Talât Aydemir için randevu alızımıştır. Aydemir'in Türkeş'le birinci nezaket ziyaretinden sonra ikinci ziyareti ana mesele üzerinde müzakerelerin ceryanını intaç etmiş ve liderlik mevzuunda anlaşmaya varamadıkları, 3 Mart 1963 günü Talât Aydemir'in evinde bulunan şahıslara ifade edilmiştir. (Özel Dosya II, müşterek deliller dosyası sahife 45).

   22 Şubatçıların liderler seviyesindeki toplantılarına müvazi olarak Muzaffer Özdağ'ın, 22 Şubatçıların bilhassa alt kademesini elde etme yolunda faaliyetleri de şebketmiştir. 28 Şubat 1963 Çarşamba günü Muzaffer Özdağ'ın evinde toplanan emekli P. Teğmen Tevfik Ecemiş, emekli Tğm. Acar Gkan, emekli Üsteğmen Naci Özcan ve diğer bazı muvazzaf Teğmenlerin ikna yoluyla kendilerine iltihaka dâvet edildiği ve (22 Şubat bir Cunta hareketidir. 9 Şubat protokoluna imza koyanlar medenî cesaret sahibi olmaklâ beraber neticeye vasıl olamadıkları için medeni cesaret sahibi değillerdir. Hakiki liderin kim olacağını vakıalar ve zaman tâyin edecektir yolundaki beyanlarla bu grubu yokladığı tesbit edilxniş ve Özdağ tarafından da bu cihetin toplantıya ait  kısmı itiraf edilmiştir. (Müşterek deliller dosyası sahife 5 ve şahitler. )

 

   c) 11 lerin 14 lerle münasebetleri:

   14 lerle 11 lerin bidayetten beri fikir ayrılıkları, kırgınlıkları ve hele 13 Kasım olayındaki menfi tutumları mevcut

 

      lVlııetafa Yakoba, Tevfik Ecemiş, Talât Aydeınir.

 

 

 

olmakla beraber Türkiye'deki şartların doğurduğu bir kader birliği tesiri altında 3 Mart 1963 tarihinde Lâle Apartmanında 22 Şubatçıları temsilen Bahtiyar Yalta, Fethi Gürcan ve arkadaşları ile 11 leri temsilen Halim Menteş ve D. Seyhan grubunu temsilen Necati Ünsalan'ın toplantı yaptıkları ve müteakip büyük toplantının İstanbul'da Piyer Loti Otelinde yapılmasına karar verdikleri anlaşılmı'ştır. (Gizli rapor beyaz zarf II, sahife 3).

 

  d) Piyor Loti Oteli Toplantısı :

  27 Nisan 1963 günü gece yarısından geç vakitlere kadar yapılan bu müşterek toplantının gayesi muhtelif grupları birleştirmek, uzun vadeli de olsa bir hazırlık ve destekleyici. grupları tesbit etmektir. Bu toplantı bilhassa Dündar Seyhan'ın gayretile 14 lerden Orhan Kabibay, 11 lerden Halim Menteş ve 22 Şubatçılardan Dündar Seyhan ve bir kısım siviller tarafından yapılmış olup liderlik hususu hariç olmak üzere prensip anlaşmasına varılmıştır. Alınan kararlara göre :

 

  (a) Uzun vadeli de olsa bir ihtilâle gitmek zaruridir.

 

  (b) Grupların kendi kanaat ve temaslarına göre ihtilâl bazı teşekkül ve şa.hıslar tarafmdan desteklenecektir.

   (c) İhtilâl plânı uzun vadelidir. En son tarihi 1965 seçimleri olacaktır. Fakat buarada her türlü imkân ve fırsattan istifade edilerek maksadın tahakkukuna çalışılacaktır.

   (d) İhtilâlin tahakkukuna mâni teşkil eden şahıslar yıpratılarak izale ve tasfiye olunacaktır. ·

   (e) Türkeş ve Aydemir bu faaliyetlere kat'iyyen dahil edilmiyecektir.

   (f) Hâlen Atinada bulunan Orhan Erkanlı ihtilâlin hukukî ve idarî kısmını plânlayacak ve zırhlı birlikleri teşkilâtlandırmak üzere yurda avdeti sağlanacaktır.

   Bu karar neticeleri Aydemir tarafından duyulunca liderlik mücadelesi had safhaya girmiştir. Bir taraftan liderlikten kendisinin ekarte edilmesi endişesi, diğer taraftan 14 lerden Muzaffer Özdağ'ın kendi ekibine de el atmış bulunması sebebiyle zayıflayacağını tahmin etmesi yüzünden Aydemir'in ihtilâl ekibi, diğerlerine tekaddüm etmek üzere

 

                  287

 

 :20/21 Mayıs ihtilâline karar vermiş ve fülî safhaya intikal ettirmiştir.

   20/21 Mayısa tekaddüm eden günlerdeki 22 Şubatçıların ihtilâle hazırlık hareket ve faaliyetleri : İhtilâl plânını hazırlayan Aydemir, bunun 20/21 Mayıs gecesi saat 23.30 da başlamaslna da bizzat karar vermiştir. Hareketin başlaması bu saatte Ankara semalarında uçacak jet uçaklarının ses duvarını aşması, hava muhalefeti sebebiyle gecikme halinde Napolyon'un tâbiriyle bir silâh yahut tank gürültüsü, bunlar da işitilmediği takdirde tam 23.00 da hep birlikte verilecek alârm ile duyulmuş olacaktı. Parola:

 Harbiyeli işareti : ALDANMAZ idi.

    Keyfiyeti iki gün evvelinden İstanbul'a Emekli Kurmay Albay Cevat Kırca'ya da bildirdikten sonra o sırada hasbel vazife İstanbul'da bulunan Fethi Gürcan ve Emekli Süvari İsteğmen Erol Dinçer'in acele Ankara'ya dönmeleri sağlanzııştır.

    19 Mayıs 1963 sabahı Ankara'ya gelen Fethi Gürcan'ın derhal Aydemir'le temasa geçerek kendi emrine ' verilen Tank Okulu ve Süvari grubunun vazifesini ifa etmek üzere başlarında bulunmasını tenbih ettiği; aynı akşam Fethi Gürcan'ın evine çağrılan eniştesi Tank Okulundan PRS. Bnb. rLSmer Tekebaş, Sv. Yüzbaşı Sedat Ünal, Sv. Yzb. Mehmet Gül, Tank Üstğ. İlhan Baş, Emekli Üstğ. Erol Dinçer'e durumu ve ihtilâl komitesinin kararını bildirdiği ve ertesi akşam için yine kendi evinde hazır bulunmaları yolunda talimat verdiği; 20 Mayıs 1963 günü saat 22.00 raddelerinde Erol Dinçer'in hususî arabasiyle Emekli Sv. Üstğ. Turgut Saltoğlu ,emekli Sv. Assb. Münip Tepeci, Sv. Yzb. Sedat Ünal, Harita Teğm. Mustafa Altan Ergun'un gelerek bir müddet oturdukları, müteakiben aynı araba ile çıkıp Yzb. Sedat'ı 'Tank okuluna hazırlık yapmak üzere bıraktıktan sonra Konya yolu cihetine hareket ettikleri ve getirmiş bulundukları resmi elbiseleri giyerek tekrar 23 sıralarmda okula gelip ihtilâle buradan itibaren fülen başladıkları toplanan deliller ve kendi ikrarlariyle sübuta varmıştır.    Diğer taraftan emekli Yarbay Rıfkı Erten'in 229 uncu P. Alayından tanıdığı Hâkim Alp Pusat vasıtasiyle elde edilen P: Bnb. Hüsamettin Paksoy, Yzb. Nüsret Karakaş, P.Teğm. Metin ile Tandoğan meydanında, Gençfik Parkı ve 19 Mayıs Stadyom kapısı önünde muhtelif zamanlarda konuşarak kendilerine ihtilâldeki faaliyetleri hakkında görev ve talimat verdiği, P. Üstğm. Mehmet Erengül'ün de kendilerine iltihak etmiş bulunduğu yolunda bilgi aldığı ; bundan başka 18 Mayıs 1963 Currıartesi teşkilât elemanlarından J. Bnb. Kemal Kahyaoğlu, Tank Yzb. Ferudun Erman, Bnb. Hüsamettin Paksoy, P. Yzb. Gökalp Kasapoğlu, Tank Üstğ.İlhan Baş'ı birbiriyle tanıştırmak maksadiyle Aydınlık Evler Ev Ekonomisi durağında toplıyarak Keçiören'e kadar yürüdükleri ve kendilerine plân ve harekât hakkında bilgi verdiği, vazifelerini hatırlattığı; 2(1 Mayıs 1963 günü ise, Aydemir'den aldığı son talimat mucibince emekli Tğm. Tevfik Ecemiş ile ayni akşam Bnb. Hüsamettin Paksoy'un evine giderek alayın diğer subaylarına gece yapılacak ihtilâl için haber vermesini söylediği ve gece tâyin edilen saatte Bahçelievler Konya yol kavşağına yakın yerde bir kaç dakika ara ile gelen Bnb. Hüsamettin Paksoy, Hâkim Pusat, Üstğ. Mehmet Erengül, Emekli Yzb. Nihat Sertöz, Emekli Tğm. Tevfik Ecemiş ve P. Teğ. Metin Akpınar ile buluşarak 229 uncu P. Alayını ihtilâle alârm verdirmek suretiyle iştirâk ve alayın bilfül idaresini üzerine aldığz maznunları yekdiğerini teyit eden ikrar ve şahadetle sübuta ermiştir. Diğer şahısların ihtilâle tekaddüm eden saatlerdeki durumları ile ihtilâldeki rolleri aşağıda kendi hizalarında gösterilecektir.

FAILLERiN SUÇA iŞTİRAK bERECELERi

VE FİİLİ DURUM :

 

   İhtilâl hareketine iştirâk eden maznunların iştirâk derecelerini tesbit bakımından gruplara bölmede ve her bölüm içinde şahısların aslî veya fer'i faillik durumlarını izahta zaruret görülmüştür.

22 ŞUBATÇILARIN DURUMU:

 

   Evvelce plânı tesbit ve ihtilâlden 12 gün evvel de icra saatinden haberdar edilen maznunların bu vazifelerini

                   289

 

 

 

Aydemir'in emir ve direktifi dahilinde ifa ve liderliğini kabul etmiş olarak cürmün icrasına birlikte başladıkları, itiraf ve yüzlerce şâhidin beyanı ile sabittir. Talât Aydemir, Turgut Alpagut, Bahtiyar Yalta, Mustafa Pakoba, Tevfik Ünlüre, Hakkı Aksoy'un ihtilâl saatinde veya bir kaç dakika farklarla ihtilâl karargâhının bulunduğu Harb Okuluna çıktıkları, bunlardan Aydemir, Alpagut, Pakoba; Hakkı Sümer'in aynı zamanda resmî üniforma giydikleri ve buradan Harbiyeliyi aşağıya sevk, gerekli tedbirleri almak; ihtiyat birliklerini kullanmak, radyoyu ele geçirmek, ateş açtırmak sureliyle ihtilâlin bütün safhalarını takip ettikleri ve Talât Aydemir'in ihtilâl lideri olarak çalıştığı : Turgut Alpagut'un ihtilâl evveli ve ihtilâl sırasında gerek çengel atma, gerekse kararlara iştirak etmek ve Harbiye'ye alârm verdirdikten sonra ihtilâli takip ve birlikte icrasmı sağladığı;

  Bahtiyar Yalta'nın keza sivil elbiseli olduğu halde Harb Okulu karargâhında bulunup askerî vasıtaların ihtilâle gidecek öğrencilere tahsisini sağladığı ve buradan ihtilâli takip ettiği;

  Mustafa Pakoba'nın ihtilâl akşamı kendi evine gelen Aydemir'le birlikte resmî elbise giyip Harp Okuluna geldiği, burada Nöbetçi âmirliğini bilfül deruhte ederek Harbiyelilerin sevk işini, şehirden tevkif edilip okula getirilen General ve Subayları enterne işini giriş ve çıkışı kontrol ve okulun dahilî ve harici emniyet tedbirlerini aldırmak suretile ihtilâle iştirâk ettiği;

  Tevfik Ünlüer, Cahit Aksoy, Ya;ar Başaran'ın. Asmaaltı Lctkantasında Jandarma Binbaşısı Kemal Kâhyaoğlu ile birlikte yemek yiyip içki içildikten sonra J. Binbaşı Kemal'in kendi vazife bölgesine, Yaşar Başaran'ın işgâl edilecek olan radyoevini gözetmek ve burada emrü kamutayı almaya gittiği; Tevfik Ünlüer ile Cahit Aksoy'un ilk defa evlerine uğradıktan sanra sivil elbiseli olarak Harp Okuluna çıkdıkları, Cahit Aksoy'un ihtilâlde füli bir vazifesi olmamakla beraber, Tevfik Ünlüer'in iki C.M.S. dolusu ihtiyatta bekleyen 1 nci sınıf talebelerini müsademenin yapılmakta olduğu Bakanlıklarda vazifeli Fethi Gürcan'ın emrine bizzat götürmek ve müteakip hareket buradan ve bilâhare Harp Okt;lundan takip etmek suretile birlikte icra ettiği; İhtilâl evveli fülleri tesbit edilen Emekli Dz. Y. Müh. Albay Galip Gültekin'in. 22 Şubatçılara maddî yardımı evinde yapılan toplantılara ve alınan kararlara iştirâk ettiği, ihtilâl gecesi de alârm saatinden evvel Harbiye'ye gelerek harekâtı takip ve direktifler vermek suretile cürmü birlikte icra ettiği; Hakkı Sümer'iıi resmî elbiseyi lâbis olduğu halde Harp Okuluna gelerek Nöbetçi Hey'etine (bütün emirleri benden alacaksınız, emrim olmadan vasıta çıkarılznayacak, Mustafa Ci.hangiroğlu şimdi arabaları ve erleri geri teslim alacak demek suretile harekâtı desteklediğz Harp Okulunda ve şehir içinde harekâtı bizzat takip edip emirler verdiği ve bilfül icrasına yardım ettiği;   Emin Arat, Dündar Seyhan, Asım Mutludoğan, Necati Ünsalan'ın 20/21 Mayıs harekâtına bilfül karışmamakla beraber, ihtilâl nüvesini hazırlamak, karargâhın Başkan, Genel Sekreter ve Muhasipi olarak vazife kabul ettikleri, 22 Şubatçıların 14 lerle ve 11 lerle birleştirilmesi mevzuunda faafiyet gösterdikleri ve bu sebeple T.C.K. 146 ncı maddesini ihlâl maksadile gizlice teşkil edilen cemiyete dahil buluzıdukları;   Şükrü İnanç'ın harekâttan daha evvel haberdar olmuş bulunarak ihtilâl başladıktan sonra Radyoevine ve Kızılay'a gittiği, Parolayı bilmeyen herkesin yakalandığı bu yerlerde serbestçe dolaşmak suretile gerekli müzaharette bulunup fer'ân iştirâk ettiği; Kadri Çıtak'ın ihtilâlden evvel, onun gizlice teşkil ettiği Erkânıharbiyesinde yedek üye olarak vazife aldığı, Fethi  Gürcan'ın ifadesini teyit eden özel raporlardan anlaşıldığı gibi, hâdise gecesi Kızılay, Radyoevi civarlarında dolaşdığı, bilfül bu ihtilâl için bir vazife almamakla beraber' gizli ihtilâl cemiyetine dahil bulunduğu; pyhan Öcâl'ın resmî elbiseli olarak o gece Harbiye'ye gelerek kendi eızırine verilen Harp Okulu talebelerini Radyoevine kadar getirerek buranın işgâl ve radyonun anons yapmasına yadım ve imkân sağladığı, ayrıca 229 ncu Piyade Alayından cephane getirmek için görev aldığı ve kendisiyle

                    291

konuşan Süvari nb. Fikret Akın'a (Cephane almaya geldik, elbisemi 22 Şubattan beri ilk defa giyiyorum) demek suretile ihtilâlci olduğunu açıkladığı, fakat burada adı geçen subay tarafından Harbiyefi ile birlikte nezarete alındığı; Tevfik Saltöğlu, Remzi Kılıç ve Nihat Conguroğlu'nun 20 Mayıs gecesi Piknikde yemek yiyip içki içtikten sonra bir müddet vakit geçirmek üzere dolaşıp taksi ile Harp Okuluna geldikleri, Emekli Yüzbaşı Tevfik Saltoğlu ve R,emzi Kılıç'ın burada resmî elbise giyerek Harp Okuluna girdikleri ve Tokat'da vazifeli olduğu halde Ankara'da izinli bulunan P. Yzb. Nihat Coıiguroğlu'nun küçük bir radyoyu masa üzerine koyarak harekâtın başladığını bildirdiği, esasen bu sı

 

           Yiizbaı Nihat Çongurolu.

 

 

                  292

 

fhiıâlden sonra Ankara Garnizon Komutam tarafından döviilen rada emekli diğer subayların da okula gelmiş olarak harekâta bizzat başlattıkları dinlenen şahitlerin beyanı ile sabit olduğu gibi, radyoevine Harbiyelileri götürdüğü ve ayrıca Bölükten tefrik ettiği ve içlerinde Önder Aydınlı'nın bulunduğu 10 Harbiyeliyi de Kara Kuvvetleri Komutanının evine gönderip Komutanın ve oğlunun, tevkifine mübaşeret ettiği; R,emzi Kılıç'ın ise emrine verilen bir bölük Harbiyeli ile birlikte Polis Kolleji, Necatibey Caddesi ve Demirtepe Köprüsünü tutarak, hem Jâzıdarma Birfiğine yardım, hem de Namık Kemal mahallesinde oturan Generallerin dışarı çıkmalarını sağladığını; Yzb. Nihat Conguroğlu'nun ise Genelkurmay kavşağına gönderilerek oradaki Harbiyelileri kumandası altına aldığı, kendi ikrarları ve şa.hadetlo sübuta varmıŞtır.

    Sv. Ütğm. Yaar Korkut ve P. Yzb. 9aüm M£man.

 

  Emekli Yüzbaşı Salim Miman'ın ihtilâl haberini öğrendikten sonrâ bir çok noktalarda yalu kesmiş bulunan Harbiyelilerin ârasindan kolayca çıkıp HLrbiyeye geldiği, Nöbetçi Âmirliğini Mıistafa Pakoba'dan alarak beline takdığı kemer ve tabanca ile hem bu karargâhın emniyetini temin, hem de ihtilâl Erkânıharbiyesine uydurma olarak bütün Türkiye'de Silâhlı Kavvetlerin duruma hâkim olduğu yolunda haberler aldığını söylediği, ihtilâlin akamete uğramasından sonra dahi Harbiyeyi sarmakta olan birliklere karşı Harbiyelileri mev'zie soktuğu, Harbiyenin müdafü kesilerek biran evvel istirdadını geciktirdiği, Radyoevini ele geçirilmesini sağlayan ve bilâhare yakalanip Harbiyeye getirilen Kurmay Yarbay Ali Elverdi'nin dışarı çıkmasına mani olmak istediği yakalanacağını anladıktan sonra da siyasetini değiştirerek sanki Hükûmet Kuvvetlerine yardım etmiş ğibi Genelkurmay İkinci Başkanına kadar çıkmağa muvaffak olduğu, Galip Kazancıoğlu, öğrenci Ünal Cengiz, öğrenci Aydın Uçka, öğrenci Nezihi Fırat ve Halil İribaş'ın beyanlarile sabit olup bu suretle maznunun ihtilâli kolaylaştıracak tetbirleri ittihaz ederek hilfül iştirâk ettiği sübuta varrrııştır. Emekli Hava Binbaşısı Izzet Kös'ün Talât Aydemir'in defterinde ismi yazıh olup ihtilâl hareketine Hava Kuvvetlerinide iltihak ettirmek için teşebbüsde bulunduğu, Mürted üssünü elde edemediği için Hava Bnb. Cemal Özdemir ve Hava Bnb. Necdet Öz'ü eide ettiği, diğer tarafdan da İstanbul'u destekleyecek olan Bandırma üssünü harekete iştirâke ikna için 17.5,1963 günü yanında Emekli Hava Binbaşısı Fethi Işıklıtepe olduğu halde uçakla İstanbul'dan Bandirma'ya gidip Üs Komutanlığında görevli Hava Yarbayı Selâhattin Alpukan iie temas ettiği, ancak bu subayın kendisine nasihat ederek teklifini red etmesinden sonra 20/21 Mayıs gecesi Harp Okuluna çıktığı, uçaklarm hareketi için Mürted ile görüşen Hava Binbaşısı Cemal Özdemir'e müzahir olduğu, bilâhare Hava Kuvvetlerinin bulunduğu yere inerek Hava Kur. Yarbay Nejat Doğançay'ın karargâha girmesi için yaptıği. teklifi kabul etmediği, Harbiyeliler arasında serbestçe dolaştığı, · bu. suretl:e ihtilâle Hava Kuvvetlerini hazırlamak maksadile iştirâk ettiği;

 

                 '294

  Hava Binbaşısı Cemal Özdemir'in 20/21 Mayıs gecesi saat 23.00 raddelerinde Mustafa Pakoba'nın evine giderek orada bulunan Talât Aydemir'e Hava Kuvvetlerinin harekâta hazır olduğunu bildirdiği, müteakiben Harp Okuluna çıkarak Mürted Hava Üssüne uçakların hareketi için emir vermek istediği, Mürted Üssü Nöbetçi Âmiri olan Hava Binbaşısı Hakkı Cebesoy'a bu emrin Hava Kuvvetleri Komutanına ait olduğunu hatırlattığı, sabaha yakın iükümet Kuvvetlerini destekleyen jet uçaklarının Ankara semalarına gelmesi üzerine, bu uçakların kendilerini desteklemekte olduğu haberini etrafa yaydığı, daha sonra Hava Kuvvetlerine inerek karargâhın durumu hakkında malûmat almak istediğini, kendi inkârına rağmen ihtilâlci maznunların ve öğrencilerin beyanlarıyla sübuta varmıştır. Hava Bnb. blecdet Öz'ün hâdiseyi İzzet Köz'den daha ha evvel haber, alarak başlangıç saatine kadar hususî ara

basile Çankaya sırtlarında kaldıktan sbnra, Olgunlar sokaktaki bir büroria gece yarısı bezik marközü aradığını ifade eden İzzet Köz'le birlikte Harp Okuluna çıktıkları ve hava desteğini temine uğraşdığı, daha sonra Harbiyelileri kendi hususî arabisile Ziraat Vekâleti önüne getirdiği, etrafda hiçbir subay dolaşmazken elinde Tomson tûfeği olduğu halde Hava Kuvvetleri Bakanlıklar arasında bulunan Harbiyelilere yolları iyice tutmaları için emir vermek suretile ihtilâle iştirâk ettiği, toplanan delillerle sübuta ermiştir. İhtilâlde 229 uncu P. Alayındaki maznunların durumu : İhtilâlde bu alayı sevk ve idare etmek vazifesini üzerine

alan Emekli P. Yb. R.ıfkı Erten'in Al.ay Adlî subayı Hâkim Üsteğmen Ziya Gökalp Pusat, P. Binb. Hüsamettin Paksoy, P. Ütğm. Mehmet Erengül, Emekli Yzb: Nihat Sertöz, Emekli Teğmen Tevfik Eçemiş, P. Tğm. Metin Akpınar xle birlikte saat 23.30 raddelerinde Alaya gelerek, Nöbetçi Âmiri P. Bnb. Elmas Gençer'e alârm vermesi için tazyikte bulundukları Elmas'ın tereddüt geçirmesine rağmen bilâhare onlara iltihak ederek alârmda geciken birliklerin hereketini tâcir ettiği hazırlanan bölüklerden birinin Emekli P. Ybz. Nihat Sertöz'ün kumandasında Yenimahalleye giderek İstanbul yolunu tuttuğu, oraya gelmiş olan İnzibat Subayı Yarbay

                295

Nurettin Tolga'ya silâh tevcih ettiği gibi, erlere de süngü taktırdığı, ancak mezkûr subay ve Kurmay Bnb. Feridun tarafından tevkif edildiği, P. Tğm. Metin Akpınar'ın da başka bir bölüğe gelip alârm verdiği ve Yenimahalleye gittiği ,ancak buradaki hareketin âkim kalması üzerine Bölük ile Söğütözü toplanma bölgesine, oradan da Konya kavşağına geldiği, bu' suretle ihtilâlde alayın bu bölüğüne verilen vazifeyi ifa ettiği; P. Yzbaşı Nüsret Karakaş'ın evvelki anlaşmalara mu tabık olarak tâyin edilen yere ve bölüğe geç geldiği, ancak daha ewelki toplantı ve buluşmalara iştirâk etmek suretile alay içindeki teşkilâtlanmaya yardım ettiği, füli hareketi bu bakımdan desteklediği, P. Üstğ. Mehmet Erengül'ün Alay ikmâl subayı olması sebebiyie cephane ikmâfi yapıp, Bölüklere dağıttığı ve Bölük ile birlikte verilen vazife bölgesine gittiği, Emekti Teğmen Tevfik Ecemiş'in resmî elbise giyerek alaydan itibaren harekâta bilfül iştirâk ve Harp Okulu, Kızılay cihetlerini dolaştığı, aynı zamanda alaya verilen vazifelerin ifa edilip edilmediğini kontrol ettiği, Hûkim Üstsğmen Ziya Gökalp Pusat'ın, Rıfkı Erten'in emrine girerek, bir kıt'a subayı gibi, Yenimahalle ve Konya yolundaki birliklerin vazifelerini kontrol ile direktifler verdiği, durum hakkında Rıfkı Frten'e haber ulaştırdığı gibi, Rıfkı Erten ile Aydemir arasmda irtibat subaylığı yaptığı, Aydemir tarafından verilen bütünvazifeleri de tekabbül ederek Radyoevindeki durumu kontrola da memur edildiği, ve ihtilâl evvelindeki faaliyetleri ihtilâl sırasındaki gayretleri sebebiyle ihtilâli bilfül yapanların arasına girdiği anlaşılmıştır.

   Keza H. Bnb. Hüsamettin Paksoy'un evvelki anlaşmaların tatbikatı cümlesinden olarak alayın alârm a geçirilmesinde rol oynayıp, alârma geçdikten sonra gelen Alay Komutan Muavininin müdahelesine imkân ve fırsat vermediği sübutla anlaşılmıştır. Genel'kurmay Kışla Kumandanlığındaki maznunların durumu :

   F3ilhassa Emekli Yzb. Tevf'ik Saltoğlu tarafından kendisine çengel atilan kışla komutarılığında görevli P. Yzb. Gök                 ss 

 

 

 

alp Kasapoğlu'nun ihtilâle tekaddüm eden günterde kendisine verilen vazifeleri kabul edip toplantılarına iştirâk ettiği, ancak 20/21 Mayıs günü ise harekete iştirâk etmediği, ancak kendisine çengel atıldıktan ve hele Talât Aydemir'in evine götürüldükten sanra hükûmet aleyhindeki bu gizli teşekkülün mevcudiyetine muttali olduğu halde Hükûmete haber vermediği anlaşılmıştır.

  Jandarma Okulu ve Jandarma Birliğindeki maznunlar : Teşkilâta dahil edilen Jandarma Bnb. KemaT Kâhyaoğlu'nun 2(1 Mayıs 1963 gecesi ihtilâlci 22 Şubatçılarla 'birlikte Asrrıaaltı Lokantasında aynı masada yemek yiyip içki içtikten sonra vazife alacağı Jandarma Birliğine döndüğü, burada da bir miktar içki içtikten sonra harekât saatine ve radyonun anonsuna kadar etrafda dolaştığı, radyo anonsunda radyo evinin ele geçirildiğini öğrendikten sonra ihtilâIin muvaffakiyete ulaşacağını tahmin ederek tekrar birline avdet ettiği, Jandarma Teğmen Abdullah Yılmaz'la birlikte Jandarma Kuvvetlerini Jandarma Okulu ve Necatibey Caddesi üzerinde toplayarak burada mevcut Harbiyelilere müzahir oldukları ve gelen geçen vasıtaları durdurup Bakanlıklar cihetine bırakmadıkları anlâşılmıştır. Kemal Kâhyaoğlu her ne kadar ifadesinde iştirâki bulunmadıını beyan etmekte ise de süuta eren evvelki tutumları sebebiyle ifadesinde samimi olmadığına kanaat getirilmiştir.

   Avukat Saffet Olgaç'ın Füli : 22 Şubatçılardan mühim bir kısmının Orduya tekrar dönmeleri zımnında açtıkları idarî dâvayı Şûrayı Devlette takiple görevli Avukat Saffet Olgaç'm sık sık Aydemir'in evine gidip toplantılarına hukuk yönünden ışık tuttuğu, ancak bu arada ihtilâl fikrini tasvip eder şekilde telkinde bulunduğu. 26 Şubat 1963 günü saat 19.00 da Talât Aydemir'in evinde şa.hitler huzurunda (Beni tanıyanlar ihtilâlin ne zaman yapılacağını soruyorlar. Ben de bekleyin, 22 Şubatçılarm durumunu sağlamlaştıralım, andan sonra diye cevap veriyorum) şeklinde konuşmasiyle 22 Şubatçılarm ihtilâl cemiyetine ittilâ kesbettiği hâlde Hükûmete haber vermediği sabit görülmüştür.

 

 

 

  14'lerin diırumu :  14'lerin bir ihtilâl hazırlığı safhasında bulundukları yukarıda bertafsil izah edilmiş bulunmaktadır. Siyasî bir Dernek maskesi altından çalışan Alpaslan Türksş, Muzaffer Özdağ, Fazı) Akkoyunlu'nun, T.C. Anayasasının tamamını veya bir kısmını, tağyir, tebdil ve ilgaya matufen gizlice ittifâk ettikleri anlaşılmış bıılunmaktadır" 11 lerden Halim Menteş'in durumu : Yukarıtia geniş şekilde mevcut faaliyetleri ifade edilen 11'lerüerı erne?tli Hv. Kur. Alb. Halim Menteş'in 20/21 Mayıs olaylariyle doğrudan doğruya ilgisini gösteren bir delile rast

lanmamıŞtır. Ancak, Türkiye'de mevcut bir ihtilâl grubunun ferden teşkilâtçısı görünen mumaileyhin gerek 22 Şubatçılarla, gerekse 14 ierle birleşme arzusunu muhtelif şekillerde diğer ihtilâl gruplarıtıızı yetkifi ternsilcilerine intikal ettirdiği gibi birlikte toplantılar da yaptığı, Piyer Loti Oteli toplantısında alınan kararlârın mahiyeti itibariyle Türkiye'deki ihtilâl nüvelerinin mevcudiyetine'şahsen geniş.şekilde muttali olduğu halde ileride kader birliği yapmasını düşündüğü bu kimselerin Hükûmet aleyhindeki faaliyetlerini zamanında hükûmete ihbar etrnediği kanaatına varılmıştır. Piyer Iıati toplantısını Halim Menteş ifadesinde teyit ettiği gibi İstanbul Sıkı Yönetim Komutanlığınca hakkında takibata geçilen Cevat Kırca'nın dahi bu toplantıdan bahsettiği resrnen teyit edilmiştir. 14 lerden Alpaslan T'ürkeş grubunun, 22 Şubatçıların 20/21 Mayıs gecesi yapacakları ihtilâl hareiıetini bir kaç yerden haber alarak saat 23.30' da Hükûmete bildirmek üzere dosyada isimleri yazıh Millet Vekillerine söylediği ve keyfiyetin Hükûmette görevli diğer bir yetkiliye haber verildiği teyit edilmiş ise de'bıi şahısların ihbarınııi başka bir ihtilâl Cemiyetine matuf bulunması sebebiyle T.C. 171/2 maddesinin son fıkrasında yazılı halden istifade edemiyecekleri tabü bulunmaktadır: 

   İhtilâlde Harb Okulunun Durumu : Türk Ordusuna güzide subaylar yetiştireıi bu kartal yuvasını, meşru nizamı yıkmaya matuf bir hareket içinde mütalâa ve izah eylemeye başladığımız şu anda içimizde derinden, çok derinden acı bir burukluk hissetmekte olduğumuzu ifade etmekten kendimizi alamamaktayız. Asıl vazifesi memleket bütünlüğü ve Anayasası ile kurulmuş müesses nizamını muhafaza alan ordu camiasının kaynağını teşkil eden bir yuvanın, müesses nizam aleyhine matuf bir ihtxlâl hareketina karışmış veya karıştırılmış olmasından acı duymamak elbette mümkün değildir. Her ne kadar Talât Aydemir, ihtilâlin hazırlık safhasında Ankaradaki çeşitli birliklerle kimler vasıtasıyla ve n tarzda münasebet kuıduğunu ifade ederken, Harb Okulu ile herhangi bir temas zarureti dûymadığını, zira bu okulun kendilerini daima destekfiyeceği kanaatinde olduğunu ifade etmiş ise de, yapılan tahkikat iddianın aksine olarak Talât Aydemir'in başta III. tabur 9. BI. ten 1375 numaralı Önder Aydınlı olmak üzere III. Tb. 12. B1. ten 4931 numaralı Nezihi Fırat ve gene III. Tb. dan 4922 numaralı Zihni Çetiner ile temaslarını devam ettirdiği bir vâkıa olarak tezahür eylemiş bulunmaktadır. Olayların başlaması : Hâdisenin vukua geldiği 20/21 Mayis gecesi Harb Okulunda nöbetçi heyeti : Okul Nöbetçi Âmiri: Top. Yb. Behzat Tanır. Okul Nöbetçi Subayı : Kur. Bnb. Sadettin Arın. Alay Nöbetçi Âmiri: III. Tb. K. Kur. Bnb. Sabahattın AItınok. II. Tb. B1. ler Nöb. Subayı: Ütğm. Hadi Kantarcı. III. Tb. BI. ler Nöb. Yzb. Nihat Şendoğan. Telefon Nöb. Sb., Yardımcısı: Yd. Tğm. Yekta Şaşeğmez. Revir ve Gezaevi Nöb. Sb.: Tğm. Bekir Garipağaoğlu. Mutfak Nöb. Asb. yı: Asb. Ahmet Demirci. Ekmek Sebze Asb. yı: Asb. Çvş. F. Alpan. Nöb. Başöğretmen: Öğ. Yb. Necati Taylan. Nöb. Öğretmen: Öğ. Yzb. Hikmet Kıraz. Nöb. Öğretmen: Öğ. Ütğm. Halit Gülcüoğlu. IVöb. Öğretmen : Öğretmen Üstğ. Erol Kayra. Krh. Nöb. Sb. yı : Ütğm. M·ustafa Cihangiroğlu. Hazır Kıt'a Nöb. Sb. yı : Asb. Şerafettin Taşkıran. Hdf. Slh. Bl. Mu. Tk. İst: Tk: ve Bando Bölûğü Nöb. Sb. yı: Asb. M. Üşer.

 

   Oto ·Bl. Nöb. Sb. yı : Asb. Aslan Öğretmen. Erat Mutfağı Nöb. Asb. yı : Asb. S. Atamer. olmak üzere 18 kişiden müteşekkil bulunmaktadır. Olayın başlangıcına tesadüf eden saatlarda Harb Okulu nöbetçi subayı odasında Yd. Tğm. Yekta Başeğmez, Yzb. Nihat Şendoğan, Ütğm. Hadi Kantarcı ile o sırada okula çıkmış olan öğretmen Yzb. Ahmet Yücetürk oturmakta ve okul Nöbetçi Âmiri Yb. Behzat Tanır ile Alay Nöbetçi Âmiri Bnb. Sabahattin Altınok ise okulun lokalinde bulunmaktadırlar. Okul sükûnet içindedir. İmtihanlar dolayısiyle saat 24.00'e kadar çalışma müsaadesi verildiğinden henüz uyumamış öğrencilere tesadüf etmek mümkündür. İşte bu hâl içinde ve saat 24.00 sularında, bilâhare ismi tesbit edilen ve 50. Er. Eğt. Tümenine mensup olup senelik izinle Ankara'da bulunan Yzb. Nihat Çonguroğlu'nun "okul yanından geçmekte iken taksinin lâstiği patladı, yeniden vasıta celbi için teiefon edebilirmiyiz" bahanesiyle okul nöbetçi subaylı,ğına uğradığını ve telefon edilmesi üzerine ayrıldığYnı, bir müddet sonra aynı yüzbaşının bu defa elinde bir transistörlü radyo olduğu hâlde nöbetçi subaylığına geldiğini ve Harp Okulıi Marşırıırı çalınrzıâkta olduğu bu radyoyu nöbetçi subayı masası üzerine bıraktığını ve tam bu sırada da okula doğru sivil ve subaylardan mürekkep 810 kişilik bir grubun yürüyerek okul nöbetçi subay odasına girdiklerini, bu durumdan şüphe eden Yüzbaşı Nihat Şendoğan'ın ise odadan çıkıp yukarıda bulunan Okul ve Alay Âmirlerini keyfiyetten haberdar eylediğini, Yüzbaşı Nihat Çonguroğlu, Yzb. Nihat Şendoğan, Yzb. Ahmet Yücetürk, Ütğm. Hadi Kantarcı, Yb. Behzat Tanır, Bnb. Sabahattin Altınok ve Tğm. Yekta Başeğmez'in ifadelerinden anlamaktayız: Duruma muttali olan her iki nöbetçi âmirin derhâl okulun iç bahçesine indikleri ve burada III. Tb. silâh deposu

önündeki nölıetçi er ile birkaç öğrencinin mücadele etmekte olduklarını görerek müdahalede bulunduklarını ve Nezihi Fırat isimli öğrencinin nöbctçi erin silâhını almış, Önder Aydınlı isimli öğrencinin de ona yardım eder vaziyette olduğunu gördükleri ve ayni mahalde 40  50 kadar öğrencinin de toplu hâlde bulunduklarını müşahade edip sebep sordukları ve alârm verildiğz cevabızıda bulunulmâsı üzerine böyle bir.