ANA SAYFAKÜTÜPHANE Muhalefet Üzerine Stalin

SBKP(B) İÇİNDEKİ MUHALEFET BLOKU ÜZERİNE

SBKP(B)'nin XV. Birlik Konferansı'na Tezler, Konferans tarafından kabul edilmiş ve SBKP(B) MK tarafından onaylanmıştır[83]

Şimdi içinde yaşadığımız dönem için karakteristik olan, bir yandan kapitalist devletlerle ülkemiz arasındaki mücadelenin, öte yandan ülkemiz içinde sosyalist unsurlarla kapitalist unsurlar arasındaki mücadelenin daha karmaşık hale gelmiş olmasıdır.

Dünya sermayesinin, ülkemizi ekonomik olarak çembere alma, politik olarak tecrit etme, üstü örtülü olarak abluka etme ve nihayet SSCB işçileri tarafından Batı'nın mücadele eden işçilerine ve Doğu'nun ezilen halklarına sağlanan yardım için doğrudan öç alma çabaları dış karakterli zorluklara neden oluyorsa, ülkemizin restorasyon döneminden, sanayinin modern teknik temelinde dönüşümü dönemine ve bununla bağıntı içinde, gittikçe karmaşıklaşan ekonomimizin kapitalist ve sosyalist unsurları arasındaki mücadele dönemine geçişi de iç karakterli zorluklara neden olmaktadır.

Parti bu zorlukları görüyor ve bunların üstesinden gelme imkanına sahip. Parti, proletaryanın milyonlarca kitlesinin desteğiyle bu

zorlukları yenmeye başladı bile, ve ülkeyi emin adımlarla sosyalizme doğru götürüyor. Ama ileriye doğru hareketin bundan sonra da sürmesi imkanına Partimizin bütün kesimleri inanmıyor. Partimizin belli, ama sayıca az kesimleri, zorluklardan ürkerek geriliyorlar, yorgunluk ve kararsızlık içindeler, ümitsizliğe kapılıyor ve moral çöküntüsünü besliyor, proletaryanın yaratıcı güçlerine inançsızlığın kendilerine bulaşmasına izin veriyor ve teslimiyetçilik ideolojisine düşüyorlar.

Bu anlamda dönemecin şu anki dönemi, belli ölçülerde, Ekim 1917 dönemeci dönemini anımsatıyor. Tıpkı o zamanlar, Ekim 1917'de karmaşık durum ve burjuva devriminden proleter devrimine geçişin zorlukları, Parti'nin bir bölümünde kararsızlık, bozgunculuk, proletaryanın iktidarı ele geçirebilme ve koruyabilme imkanına inançsızlık (Kamenev, Zinovyev) yarattığı gibi, bugün de, dönemecin şimdiki döneminde, sosyalist inşanın yeni bir aşamasına geçişin zorlukları, Partimizin belli çevrelerinde kararsızlık, ülkemizin sosyalist unsurlarının zaferi olanağına inançsızlık, SSCB'de sosyalizmin inşasının zaferine inançsızlık yaratıyor.

Muhalefet Bloku, Partimizin bir bölümünün saflarındaki bu moral çöküntüsünün, bu bozguncu ruh halinin ifadesidir.

Parti zorlukları görüyor ve bunların üstesinden gelme olanağına sa-hip. Ama bu zorlukların üstesinden gelebilmek için, her şeyden önce, Parti'nin bir bölümünün saflarında egemen olan moral çöküntüsünün ve bozguncu ideolojinin üstesinden gelmek gerekiyor.

16 Ekim 1926 tarihli belgesiyle fraksiyonculuktan vazgeçen ve SBKP(B) içindeki ve dışındaki apaçık Menşevik gruplaşmalardan kendini ayıran Muhalefet Bloku, aynı zamanda, eski ilkesel pozisyonlarında ısrar ettiğini, ilkesel hatalarından vazgeçmediğini ve bu yanlış görüşlerini parti tüzüğü çerçevesinde savunacağını açıklıyor.

Bundan, Muhalefet Bloku'nun gelecekte de moral çöküntüsünü ve teslimiyetçiliği beslemeye devam etmeyi düşündüğü, gelecekte de yanlış görüşlerini parti içinde yaymayı düşündüğü sonucu çıkıyor.

Bu yüzden, Parti'nin en yakın görevi, Muhalefet Bloku'nun temel görüşlerinin ilkesel çürüklüğünü ortaya çıkarmak, bunların Leninizmin temelleriyle uzlaşmazlığını berrak bir şekilde göstermek ve Muhalefet Bloku'nun ilkesel hatalarına karşı, onları tamamen aşmak amacıyla, kararlı bir ideolojik mücadele yürütmektir.

I "YENİ MUHALEFET"İN TEMEL SORUNDA, DEVRİMİMİZİN KARAKTERİ VE PERSPEKTİFLERİ SORUNUNDA TROÇKİZME GEÇİŞİ

Parti, devrimimizin sosyalist bir devrim olduğundan, Ekim Devrimi'nin Batı'da sosyalist devrim için yalnızca bir sinyal, itilim ve çıkış noktası değil, bilakis aynı zamanda onun, birincisi, uluslararası devrimci hareketin daha da gelişmesi için üs olduğundan ve ikincisi, SSCB'de kapitalizmden sosyalizme geçiş dönemini (proletarya diktatörlüğü) açtığından, bu dönemin akışı içinde proletaryanın, köylülüğe karşı doğru bir politikası olması halinde, tam sosyalist toplumu başarıyla inşa edebileceği ve edeceğinden yola çıkıyor, tabii, bir yandan uluslararası devrimci hareketin gücünün, diğer yandan SSCB proletaryasının gücünün, SSCB'yi emperyalizmin askeri bir müdahalesinden korumak için yeterince büyük olması önkoşuluyla.

Troçkizm, devrimimizin karakteri ve perspektifleri üzerine bambaşka görüşlere sahiptir. Troçkizm, Ekim 1917'de Parti'yle birlikte yürümesine rağmen, devrimimizin esasında, meselenin özü itibariyle, sosyalist bir devrim olmadığı, Ekim Devrimi'nin Batı'da sosyalist devrim için sadece bir sinyal, bir itilim ve çıkış noktası olduğu, dünya devrimi gecikip Batı'da muzaffer sosyalist devrim çok yakın bir zamanda gerçekleşmediği taktirde, Rusya'da proleter iktidarın çökmek veya (onunla bir ve aynı şey olan) proletarya ile köylülük arasında kaçınılmaz çatışmaların baskısı altında yozlaşmak zorunda olduğundan yola çıkıyordu ve hâlâ da çıkıyor.

Ekim Devrimi'nin örgütlenmesinde Parti, "sosyalizmin zaferi başlangıçta birkaç kapitalist ülkede ya da tek başına alınmış bir ülkede bile mümkündür", "bu ülkenin muzaffer proletaryası, kapitalistleri mülksüzleştirdikten ve kendi ülkesinde sosyalist üretimin örgütlenmesinden sonra kendini diğer, kapitalist dünyanın karşısına koya"bilir ve koymak zorundadır "ve diğer ülkelerin ezilen sınıflarını kendi yanına çekip, onlarda kapitalistlere karşı başkaldırıyı körükleyip, gerektiğinde sömürücü sınıflara ve onların devletlerine karşı hatta silah zoruna bile başvura"bileceğinden (Lenin, 4. baskı, cilt XXI, s. 311, Rusça) yola çıkarken, Troçkizm, Ekim döneminde Bolşeviklerle birlikte çalıştığı sırada, "örneğin devrimci bir Rusya'nın tutucu bir Avrupa karşısında tutunabileceğine inanmak... umutsuz bir şey olurdu"dan hareket ediyordu (Troçki, cilt III, bölüm 1, s.90, "Barış Programı", ilk kez Ağustos 1917'de yayınlandı).

Parti, Sovyetler Birliği'nin "tam sosyalist toplumu kurmak için" "gerekli ve yeterli" "herşeye" (Lenin, "Kooperatifçilik Üzerine") sahip olduğundan yola çıkarken, Troçkizm tersine, "Rusya'da sosyalist iktisadın gerçek bir ilerlemesi, ancak Avrupa'nın en önemli ülkelerinde proletaryanın zaferinden sonra mümkün olacaktır"dan yola çıkmaktadır (Troçki, cilt III, bölüm 1, s.93, "Barış Programı"na "Sonsöz", 1922'de yazıldı).

Parti: "Köylülükle 10-20 yıl doğru ilişki, zafer dünya ölçüsünde güvencelenmiştir"den yola çıkarken (Lenin, "Aynî Vergi Üzerine"[84] broşür için plan), Troçkizm tersine, proletaryanın, dünya devriminin zaferinden önce köylülükle doğru ilişkilere sahip olamayacağından, iktidarı ele geçirdikten sonra, "yalnızca, devrimci mücadelesinin başlangıcında kendisini desteklemiş olan burjuvazinin tüm gruplarıyla değil, aynı zamanda, iktidara gelmesine yardımcı olan köylülüğün geniş kitleleriyle de düşmanca çatışmalara girecektir"den, "ezici çoğunluğu köylü olan bir nüfusa sahip geri bir ülkedeki işçi hükümetinin konumundaki çelişkiler, ancak uluslararası ölçekte, proletaryanın dünya devrimi arenasında çözümünü bulabilecektir"den hareket ediyor. (Troçki "1905" kitabına "Önsöz", 1922'de yazıldı.)

Konferans, Troçki ve kafadarlarının, temel sorun üzerine, devrimimizin karakteri ve perspektifleri sorunu üzerine bu görüşlerinin, Partimizin görüşleriyle, Leninizmle hiçbir ortak yanı olmadığını tespit eder.

Konferans, bu tür düşüncelerin gerçek enternasyonalizmin ilkeleriyle ve Komünist Enternasyonal'in temel çizgisiyle çeliştiği, çünkü bunların, uluslararası devrimci hareketin daha da gelişmesi için üs olarak devrimimizin tarihi rolünü ve önemini azalttığı, Sovyet proletaryasının sosyalizmin inşasına devam etme iradesini zayıflattığı ve böylece uluslararası devrimin güçlerinin gelişmesini engellendiği görüşündedir.

Konferans, Troçki ve kafadarlarının bu düşüncelerinin, sosyaldemokrasinin şimdiki lideri Otto Bauer tarafından savunulduğu biçimiyle sosyal-demokrasinin görüşlerine doğrudan bir yakınlaşma olduğu görüşündedir — ki, O. Bauer, "proletaryanın ulusun çok küçük bir bölümünü oluşturduğu Rusya'da, proletaryanın, egemenliğini ancak geçici olarak koruyabileceği"ni, "ulusun köylü kütlesi, egemenliği bizzat devralmak için kültürel olarak yeterli olgunluğa erişir erişmez proletaryanın egemenliği yine yitirmek zorunda kalacağı"nı, "tarımsal Rusya'da endüstriyel sosyalizmin geçici egemenliğinin sadece, endüstriyel Batı'nın proletaryasını mücadeleye çağıran bir ateş işareti olduğu"nu, "ancak endüstriyel Batı'nın proletaryası tarafından siyasi iktidarın ele geçirilmesinin" Rusya'da "endüstriyel sosyalizmin sürekli egemenliğini kurabileceği"ni iddia etmektedir. (Bkz. Otto Bauer, "Bolşevizm mi, Sosyal-Demokrasi mi?", Almanca dilinde.)

Bu yüzden Konferans, Troçki ve kafadarlarının benzer düşüncelerini, temel sorunda, devrimimizin karakteri ve perspektifleri sorununda Partimizdeki sosyal-demokrat sapma olarak nitelendirir.

SBKP(B)'ndeki parti içi ilişkilerin gelişmesinde ("Yeni Muhalefet"in ilkesel düşüncelerini mahkûm etmiş olan) XIV. Parti Kongresi'nden sonra en önemli olgu, eskiden Troçkizme, Partimizdeki sosyal-demokrat sapmaya karşı mücadele etmiş olan "Yeni Muhalefet"in (Zinovyev, Kamenev), Troçkizmin ideolojik pozisyonlarına geçmiş olması, eski pozisyonlarını, tüm Parti'nin pozisyonlarını tamamen ve eksiksiz terkedip Troçkizme geçmiş olması ve eskiden Troçkizme karşı çıkarken gösterdiği ateşli gayreti şimdi Troçkizm için göstermesidir.

"Yeni Muhalefet"in Troçkizm safına geçişinde iki ana moment belirleyici oldu:

a) Şu anki dönemeç döneminin yeni zorlukları karşısında "Yeni Muhalefet" yandaşlarını hükmü altına almış olan yorgunluk, yalpalamalar, proletaryaya yabancı moral çöküntüsü ve bozgunculuk; burada Kamenev ve Zinovyev'in şimdiki yalpalamaları ve şimdiki bozgunculukları bir tesadüf değil, tam tersine, dokuz yıl önce, Ekim 1917'de, dönemecin o dönemindeki zorluklar karşısında gösterdikleri yalpalamaların ve moral çöküntüsünün yinelenmesidir, nüksetmesidir;

b) XIV. Parti Kongresi'nde "Yeni Muhalefet"in tamamen yenilgiye uğraması ve bununla bağıntı içinde, iki grubu, Troçkistler ve "Yeni Muhalefet" gruplarını birleştirerek, bu grupların zayıflığını ve proleter kitlelerden kopukluğunu gidermek için ne pahasına olursa olsun Troçkistlerle bir birlik sağlama çabasıdır. Troçkizmin ideolojik pozisyonları "Yeni Muhalefet"in moral çöküntüsüne tamamen uygun olduğundan, bu o kadar daha gereklidir.

Muhalefet Bloku'nun, Parti ve Komintern tarafından mahkûm edilmiş olan SBKP(B) içindeki ve dışındaki tüm ve her türlü müflis akımların —SBKP(B) içindeki "Demokratik Merkeziyetçiler[85] ve "İşçi Muhalefeti"nden, Almanya'da "ultra-solcu" oportünistlere ve Fransa'da Souvarine tipindeki tasfiyecilere[86] dek— bir toplanma havuzuna dönüşmüş olması olgusu da bununla açıklanır.

Troçkistler — "Yeni Muhalefet" blokunun varlığının üzerinde temellendiği o yol ve yöntemlerdeki insafsızlık ve politikadaki ilkesizlik de bunun sonucudur, ve bunlar olmadan onlar parti düşmanı çeşitli akımları bir çatı altında toplayamazlardı.

Böylece bir yandan Troçkistler ve öte yandan "Yeni Muhalefet", tamamen kurala uygun bir biçimde, Parti'ye karşı mücadelede çeşitli parti düşmanı unsurların sosyal-demokrat sapma ve ilkesiz birlik ortak platformunda buluştular ve böylece, Ağustos Bloku'nun (1912-1914) —yeni biçimde— bir tür nüksetmesi olan bir Muhalefet Bloku kurdular.