ANA SAYFAKÜTÜPHANE Muhalefet Üzerine Stalin

III MUHALEFET BLOKU'NUN "DEVRİMCİ" SÖZLERİ VE OPORTÜNİST FİİLLERİ

Muhalefet Bloku'nun karakteristik bir özelliği, gerçekte Partimizdeki sosyal-demokrat sapmanın ifadesi olmasına rağmen, gerçekte oportünist bir politika savunmasına rağmen, yine de konuşmalarını devrimci lafazanlıkla örtmeye, Parti'yi "soldan" eleştirmeye, "sol" bir ihrama bürünmeye çalışması olgusudur. Bu durum, Muhalefet Bloku'nun esas olarak hitap ettiği komünist proleterlerin, tüm dünya proleterlerinin en devrimcisi olmasıyla, devrimci geleneklerin ruhunda eğitilmiş olduğundan, açık sağcı eleştirmenlere kolayca kulak vermeyecek olmasıyla, böylece Muhalefet Bloku'nun, eğer oportünist malını satmak istiyorsa, ona devrimci bir etiket yapıştırmak zorunda olmasıyla açıklanır, çünkü o, devrimci proleterlerin dikkatini ancak böyle bir

SBKP(B) İçindeki Muhalefet Bloku Üzerine 291

hileyle kendi üstüne çekilebileceğini çok iyi biliyor.

Ama Muhalefet Bloku yine de sosyal-demokrat sapmanın taşıyıcısı olduğundan, gerçekte oportünist bir politika savunduğundan, Muhalefet Bloku'nun sözleri ile fiilleri sürekli birbirleriyle çelişkiye düşüyor. Muhalefet Bloku'nun faaliyetindeki iç çelişki bundandır. Söz ile fiil arasındaki, devrimci lafızla oportünist fiil arasındaki uçurum bundandır.

Muhalefet büyük yaygarayla Parti'yi ve Komintern'i "sol"dan eleştiriyor ve aynı zamanda, herhalde bütün bunlarla devrimi ilerleteceği inancıyla, birleşik cephe taktiğinin revize edilmesini, İngiliz-Rus Komitesi'nin feshedilmesini, sendikalara sırt çevrilmesini, onların yerine yeni "devrimci" örgütlerin geçirilmesini öneriyor, gerçekte ise bundan Thomas ve Oudegeest'e bir yardım, komünist partilerin sendikalardan kopması, dünya komünizminin pozisyonlarının zayıflatılması, sonuç olarak — devrimci hareketin yavaşlaması çıkıyor. Lafta — "devrimciler", ama fiiliyatta — Thomas ve Oudegeest'in yardakçıları.

Muhalefet, Parti'ye karşı "soldan" büyük bir yaygarayla "fırtına koparıyor" ve aynı zamanda, herhalde bu yoldan sanayileşmeyi hızlandıracağı inancıyla, sanayi mallarının satış fiyatlarının artırılmasını talep ediyor, gerçekte ise bundan yalnızca iç pazarın dezorganizasyonu, sanayi ile köylü ekonomisinin işbirliğinin yıkılması, çervonets kurunun düşmesi, reel ücretlerin azalması ve sonuç olarak, her türlü sanayileşmenin yok edilmesi çıkabilir. Lafta — sanayileşme yandaşları, ama fiiliyatta — sanayileşme karşıtlarının yardakçıları.

Muhalefet, Parti'yi, devlet aygıtındaki bürokratizme karşı mücadele etmek istememekle suçluyor ve aynı zamanda, besbelli ki satış fiyatlarının artırılmasının devlet aygıtındaki bürokratizm sorunuyla hiçbir ilgisi bulunmadığı inancıyla, satış fiyatlarının artırılmasını öneriyor, gerçekte ise bu yalnızca devletin iktisat aygıtının tamamen bürokratikleşmesine yol açacaktır, çünkü yüksek satış fiyatları, sanayiyi dumura uğratmanın, onu bir sera bitkisine dönüştürmenin ve iktisat aygıtını bürokratikleştirmenin en emin yoludur. Lafta — bürokratizm karşıtı, ama fiiliyatta — devlet aygıtını bürokratikleştirmenin savunucusu ve tempo tutucusu.

Muhalefet büyük gürültü ve yaygarayla özel sermayeye karşı çıkıyor ve aynı zamanda, herhalde özel sermayeye zarar verme inancıyla, devlet sermayelerini dolaşımdan çekmeyi ve sanayiye sokmayı öneriyor. Gerçekte ise bundan, her bakımdan özel sermayenin güçlenmesi çıkar, çünkü devlet sermayelerinin, özel sermayenin en önemli faaliyet alanını oluşturan dolaşımdan çekilmesi, ticareti tamamen özel sermayenin eline bırakır. Lafta — özel sermayeye karşı mücadele, fiiliyatta ise — özel sermayeye yardım.

Muhalefet, parti aygıtının yozlaştığını haykırıyor, ama gerçekte ise MK, gerçekten yozlaşmış komünistlerden birinin, Bay Ossovski'nin ihracı sorununu gündeme getirdiğinde, muhalefetin bu baya azami ölçüde vefa göstermesi ve ihracına karşı oy kullanması söz konusu oluyor. Lafta — yozlaşmaya karşı, ama fiiliyatta — yozlaşmanın yardakçısı ve savunucusu.

Muhalefet, parti içi demokrasi için feryat edip, aynı zamanda, herhalde bununla parti içi demokrasiyi gerçekleştireceği inancıyla, Birlik çapında bir tartışma talep ediyordu, gerçekte ise muhalefet, bir hiç değerindeki azınlık adına muazzam parti çoğunluğuna bir tartışma dayatmaya çalışırken, her türlü demokrasiyi en kaba biçimde ihlal ediyordu. Lafta — parti- çi demokrasiden yana, ama fiiliyatta — her türlü demokrasinin temel ilkelerinin zedelenmesi.

İçinde yaşadığımız keskin sınıf mücadelesi döneminde, işçi hareketi içinde şu iki olası politikadan biri sözkonusu olabilir sadece: ya Menşevizmin politikası ya da Leninizmin politikası. Muhalefet Bloku'nun "sol", "devrimci" bir lafazanlık maskesi altında ve SBKP(B)'ye getirdiği eleştirileri şiddetlendirerek, birbirine zıt iki çizgi arasında bir ara konum alma çabaları, Muhalefet Bloku'nun Leninizm karşıtları kampına, Menşevizm kampına kaymasına yol açmak zorundaydı ve gerçekten de yol açmıştır.

SBKP(B) ve Komintern düşmanları, Muhalefet Bloku'nun "devrimci" lafazanlığının kıymeti harbiyesini biliyorlar. Değersizliği belli bu lafazanlığı görmezden gelirken, devrimci olmayan hareketleri için Muhalefet Bloku'nu oybirliğiyle övüyor, muhalefetin SBKP(B) ve Komintern'in temel çizgisine karşı mücadele şiarını benimsiyor ve onu kendi şiarları yapıyorlar. Sosyal-Devrimcilerin ve Kadetlerin, Rus Menşeviklerinin ve Alman "sol" sosyal-demokratlarının — tüm bunların Muhalefet Bloku'nun Partimize karşı mücadelesine sempatilerini açıkça ifade etmeyi mümkün görmeleri bir tesadüf olarak değerlendirilemez, onlar bunu yaparken, Muhalefet Bloku'nun mücadelesinin bölünmeye yol açacağı, bölünmenin ise, devrim düşmanlarının sevincine, ülkemizin anti-proleter güçlerinin yolunu düzleyeceği üzerine spekülasyon yapıyorlar.

Konferans, Parti'nin dikkatini özellikle Muhalefet Bloku'nun yüzündeki "devrimci" maskeyi indirmek ve onun oportünist özünü açığa çıkarmak üzerinde yoğunlaştırması gerektiği görüşündedir.

Konferans, Parti'nin, saflarının birliğini gözbebeği gibi koruması gerektiği görüşündedir, çünkü Partimizin birliğini, devrim düşmanlarının bütün ve her türlü karşı-devrimci darbelerine karşı en etkili panzehir olarak görmektedir.

IV SONUÇLAR

SBKP(B) XV. Konferansı, parti içi mücadelenin geride bırakılan safhasının bilançosunu çıkarır ve Parti'nin bu mücadelede muazzam bir ideolojik gelişme ortaya koyduğunu, muhalefetin ilkesel görüşlerini yalpalama göstermeksizin geri çevirdiğini ve onu fraksiyonculuktan açıkça vazgeçmeye ve kendini SBKP(B) içindeki ve dışındaki apaçık oportünist gruplaşmalardan ayırmaya zorlayarak, Muhalefet Bloku üzerinde hızlı ve kesin bir zafer kazandığını tespit eder.

Konferans, Parti üyesi kitlelerin, Muhalefet Bloku'nun Parti'ye bir tartışma dayatma ve onun birliğini bozma çabalarını, MK etrafında kendi saflarını daha da sıklaştırıp, muhalefeti böylece tecrit ederek ve bu şekilde Parti saflarımızın gerçek birliğini güvenceye alarak yanıtladıklarını tespit eder.

Konferans, MK'nın bu başarıları ancak geniş Parti üyesi kitlelerin aktif desteğiyle elde edebilmiş olduğu, Parti üyesi kitlelerin, Muhalefet Bloku'nun dezorganize edici faaliyetine karşı gösterdiği eylemlilik ve bilincin, Parti'nin yaşantısının gerçek Parti içi demokrasi ilkelerine göre şekillendiğinin ve geliştiğinin en iyi göstergesi olduğu görüşündedir.

Konferans, birliği güvence altına alma uğruna mücadelesinde MK'nin politikasını tamamiyle ve bütünüyle onaylar ve Parti'nin görevlerinin bundan sonra da şunlardan ibaret olması gerektiği görüşündedir:

1— Parti'nin birliği için gerekli şeylerin ulaşılmış minimumun gerçekten yerine getirilmesine dikkat etmek;

2— Partimizdeki sosyal-demokrat sapmaya karşı kararlı bir ideolojik mücadele yürütmek, kitlelere, Muhalefet Bloku'nun ilkesel görüşlerinin yanlış olduğunu kavratmak ve bu görüşlerin oportünist içeriğini, hangi "devrimci" laflarla örtülmüş olursa olsun, gün ışığına çıkarmak;

3— Muhalefet Bloku'nun, görüşlerinin yanlışlığını görmesini sağlamaya çalışmak;

4— Parti birliğini her türlü araçla korumak ve her türlü fraksiyonculuğa yeniden başlama ve disiplini ihlal etme denemelerine set çetmek.

"Pravda" No. 247, 26 Ekim 1926. J.V. Stalin "Eserler"