KÜTÜPHANE | STALIN | TARIM POLITIKASI

SSCB'DE TARIM POLİTİKASININ SORUNLARINA İLİŞKİN

Marksist Tarım Bilimcileri Konferansı'nda Konuşma 27 Aralık 1929 [16]

Yoldaşlar! Şu an, toplumsal ve ekonomik yaşamımızın temelinde yatan, bütün dikkatleri üzerinde toplayan gerçeklik, kollektif çiftlik haraketindeki muazzam büyümedir.

Şimdiki kollektif çiftlik hareketinin karakteristik çizgisi, bugüne kadar olduğu gibi, yalnızca köy yoksullarının tek tek gruplarının kollektif çiftliklere katılması değil, aynı zamanda orta köylülerin de kütlesi itibariyle kollektif çiftliklere girmiş olmasıdır. Bunun anlamı, kollektif çiftlik hareketinin, emekçi köylülerin tek tek grup ve kesimlerinin bir hareketi olmaktan çıkıp, köylülüğün sayıları milyonları ve on milyonları bulan ana kütlesinin bir hareketi haline gelmiş olmasıdır. Başka şeylerin yanısıra, çok önemli bir olgu olan, kollektif çiftlik hareketinin muazzam ve gittikçe daha da büyüyen Kulak-düşmanı bir çığ haline gelmesi, yolu üzerindeki Kulak direnişini silip süpürmesi, Kulakları yere sermesi ve köyde kapsamlı bir sosyalist inşa için yolu açması gerçeği de, bununla açıklanır.

Fakat sosyalist inşanın pratik başarılarından gurur duymak için elimizde ne kadar çok neden varsa, genelde ekonomi alanında, özelde de tarım alanındaki teorik çalışmalarımızın başarıları için aynı şey söylenemez. Dahası: Teorik düşüncenin pratik başarılarımıza ayak uyduramadığını, pratik başarılarla teorik düşüncenin gelişimi arasında belli bir uçurum ortaya çıktığını kabul etmek gerekir. Oysa, teorik çalışmanın pratiğe sadece ayak uydurması değil, bilakis onun önünden gitmesi, pratikçilerimize, sosyalizmin zaferi için mücadelelerinde silahlar sağlaması gerekir.

Burada teorinin önemi üzerinde durmak istemiyorum. Bunu yeterince iyi biliyorsunuz zaten. Bilindiği gibi teori, gerçek bir teoriyse, pratikçilere yönünü bulma gücü, perspektif açıklığı, çalışmada güven ve davamızın zaferine inanç verir. Bütün bunların —başka türlüsü mümkün değildir— sosyalist inşamız için önemi çok büyüktür. İşin kötüsü, tam da bu alanda, ekonomimizin sorunlarının teorik irdelenmesi alanında, topallamaya başlamamızdır.

Ülkemizde, toplumsal ve ekonomik yaşamımızda, ekonomimizin sorunlarına ilişkin hâlâ çeşitli burjuva ve küçük-burjuva teorilerin ortalıkta dolanıyor olması gerçeği, başka türlü nasıl açıklanabilir? Bu teorilerin bugüne kadar layık oldukları reddedişi bulmamaları başka neyle açıklanabilir? Burjuva ve küçük-burjuva teorilerin en emin panzehiri olan Marksist-Leninist politik ekonominin bir dizi temel önermelerinin unutulmaya terk edilmesi, basınımızda popülize edilmemesi, herhangi bir nedenden ötürü ön plâna çıkarılmaması neyle açıklanabilir? Burjuva teorilere karşı Marksist-Leninist teori temelinde yürütülecek uzlaşmaz bir mücadele olmaksızın sınıf düşmanlarımız üzerinde tam zafer kazanmanın mümkün olamayacağını kavramak zor mu?

Yeni pratik, geçiş döneminin ekonomik sorunlarına yeni tür bir yaklaşım tarzını beraberinde getirmektedir. NEP sorunu, sınıflar, inşa temposu, işçi-köylü birliği, parti politikası sorunları, şimdi yeni bir tarzda ortaya konmaktadır. Pratiğin gerisinde kalmamak için, bütün bu problemleri yeni durumun bakış açısı altında işlemek amacıyla hemen işe koyulunmalıdır. Aksi takdirde, pratikçilerimizin kafalarını bulandıran burjuva teorilerinin üstesinden gelmek imkansızdır. Aksi takdirde, önyargıların dayanıklılığını kazanmış olan bu teorilerin ortadan kaldırılması imkansızdır. Çünkü ancak teorik alandaki burjuva önyargılarına karşı mücadele içinde Marksizm-Leninizmin pozisyonları sağlamlaştırılabilir.

Teori adı verilen bu burjuva önyargılarının hiç olmazsa bazılarını karakterize etmeme ve inşamızın bazı öz sorunlarını aydınlatarak, çürüklüklerini göstermeme izin verin.

DENGE" TEORİSİ

"KENDİLİĞİNDENLİK" TEORİSİ

KENT VE KIR

KOLLEKTİF ÇİFTLİKLERİN NİTELİĞİ ÜZERİNE

KÜÇÜK KÖYLÜ ÇİFTLİKLERİNİN "İSTİKRARLILIĞI" TEORİSİ

 SINIFSAL DEĞİŞİKLİKLER VE PARTİNİN POLİTİKASINDAKİ DÖNEMEÇ

SINIF OLARAK KULAKLARIN TASFİYESİ SORUNUNA İLİŞKİN

Kollektif çiftlik hareketinin sorunlarına ilişkin

Büyüme Zorlukları, Sınıflar Mücadelesi ve Tüm Cephe Boyunca Sosyalizmin Saldırısı