KÜTÜPHANE | STALİN | BOLŞEVİK PARTİ TARİHİ

KÜTÜPHANE | STALİN | BOLŞEVİK PARTİ TARİHİ

J. V. STALİN

SOVYETLER BİRLİĞİ KOMÜNİST PARTİSİ (BOLŞEVİK) TARİHİ
 

RUS-JAPON SAVAŞI VE BİRİNCİ RUS DEVRİMİ DÖNEMİNDE MENŞEVİKLER VE BOLŞEVİKLER

(1904 - 1907)

6- BİRİNCİ DEVLET DUMASI'NIN DAĞITILMASI. İKİNCİ DEVLET DUMASI'NIN TOPLANTIYA ÇAĞRILMASI. V. PARTİ KONGRESİ. İKİNCİ DEVLET DUMASI'NIN DAĞITILMASI. BİRİNCİ RUS DEVRİMİNİN YENİLGİNİN NEDENLERİ.

Birinci Devlet Duması'nın yeterince uysal olmadığı görülünce, Çarlık hükümeti 19o6 yazında onu dağıttı. Hükümet, halka karşı şiddet önlemlerini daha da artırdı, cezalandırma seferlerinin pogrom faaliyetlerini ülkenin her yanına genişletti ve kısa süre içinde İkinci Devlet Duması'nı toplantıya çağırma kararını bildirdi. Çarlık hükümeti besbelli gittikçe küstahlaşıyordu. Devrimin yavaşlamakla olduğunu gördüğü için, artık ondan korkmuyordu.

Bolşevikler, İkinci Duma'ya katılma ya da onu boykot etme sorununu çözmek zorundaydılar. Boykot derken Bolşevikler, genellikle aktif boykotu kastediyorlardı, seçimlerde oy vermekten kaçınmak gibi pasif bir tutumu değil. Bolşevikler aktif boykotu, Çarın halkı devrimci yoldan Çarcı “anayasa” yoluna saptırma çabalarına karşı halkı uyarmak için devrimci bir araç, böyle bir çabayı boşa çıkarmanın ve Çarlığa karşı yeni bir halk saldırısını örgütlemenin aracı olarak görüyorlardı.

Bulygin Duması'nı boykot deneyimi, boykotun, “olayların tam anlamıyla hak verdiği biricik doğru taktik olduğunu” göstermişti. (Lenin, Seçme Eserler, cilt 3, s. 386.) Bu boykot başarılı olmuştu, çünkü yalnızca halkı Çarcı-meşruti yolun tehlikesine karşı uyarmakla kalmamış, bilakis aynı zamanda Duma'yı, daha gün ışığını görmek nasip olmadan, dağıtmıştı. Başarılı olmuştu, çünkü devrimin geri çekilmesi sırasında değil, kabaran dalgası sırasında yürütülmüş ve bu dalgadan destek almıştı, çünkü Duma ancak, devrim dalgasının kabarışı koşullarında dağıtılabilirdi.

Vitte Duması'nı, yani Birinci Duma'yı boykot, Aralık ayaklanmasının yenilgiye uğramasından sonra, Çarın zafere ulaştığı, yani devrimin gerilemeye başladığı yolunda elde inandırıcı kanıtlar olduğu bir sırada yürütüldü.

“Ama”, diye yazıyordu Lenin, “elbette ki bu zaferi [Çarın zaferini -Red.] tayin edici görmek için o sırada hiçbir sebep yoktu. Aralık 1905 ayaklanması, devamını, birbirinden kopuk ve kısmi bir dizi askeri ayaklanmalarda ve 1906 yazındaki grevlerde buldu. Vitte Duması'nı boykot şiarı, bu ayaklanmaları yoğunlaştırmak ve genelleştirmek için atılan bir mücadele şiarıydı.” (Lenin, Tüm eserler, cilt XII, s. 20, Rusça.)

Vitte Duması boykotu, bu Duma'nın otoritesini bir hayli sarsmasına ve nüfusun bir kısmının Duma'ya olan inancını zayıflatmasına rağmen, Duma'nın toplanmasını engelleyemedi; çünkü daha sonra anlaşıldığı üzere o, devrimin gerilediği, geri çekildiği sıralarda gerçekleştirilmişti. Bu nedenle 1906 yılında I. Duma'nın boykot edilmesi başarısızlıkla sonuçlandı. Lenin, “’Sol' Komünizm -Bir Çocukluk Hastalığı” adlı ünlü broşüründe bu bağlantıda şunları yazar:

“1905'te Bolşeviklerin 'parlamento'yu boykotu, devrimci proletaryayı, olağanüstü değerli bir siyasi tecrübeyle zenginleştirdi, legal ve illegal, parlamenter ve parlamento-dışı mücadele biçimlerini birleştirirken parlamenter mücadele biçimlerinden sarfı-nazar etmeyi bilmenin bazen yararlı, ve evet hatta zorunlu olduğunu gösterdi... Bolşeviklerin 1906 yılında 'Duma'yı boykotu ise, küçük ve kolayca giderilir bir hata olmasına rağmen, yine de bir hataydı... Tek tek kişiler için geçerli olan, -gerekli değişikliklerle- politika ve partiler için de geçerlidir. Akıllı olan, hiç hata yapmayan değildir. Böyle insanlar yoktur ve olamaz da. Akıllı olan, çok ciddi hatalar yapmayan ve bunları kolaylıkla ve çabucak düzeltmeyi bilendir.” (Lenin, “'Sol' Komünizm - Bir Çocukluk Hastalığı”, Moskova 1940, s. 19.)

II. Devlet Duması'na gelince, Lenin, değişen durum ve devrimin gerilemesi karşısında, Bolşeviklerin “Devlet Duması'nı boykot sorununu gözden geçirmeleri gerektiği” görüşündeydi (Lenin, Seçme Eserler, cilt 3, s. 385).

“Tarih”, diye yazıyordu Lenin, ”Duma'nın toplanmasının, Duma içinde ve Duma çevresinde yararlı bir ajitasyon geliştirme olanağı sunduğunu; Duma içinde Kadetlere karşı, devrimci köylülüğe yakınlaşma taktiğinin mümkün olduğunu göstermiştir.” (Aynı yerde, s. 389.)

Tüm bunlardan, yalnız, devrim dalgası yükselirken kararlılıkla, ön saflarda saldırmayı değil, aynı zamanda, devrim dalgalarının yükselişi geçtiğinde, doğru geri çekilmenin nasıl gerçekleştirileceğini, en sonuncu olarak geri çekilmeyi, durum değiştiğinde taktik değiştirmeyi; düzensiz biçimde değil, örgütlü bir şekilde, sükûnetle, paniklemeksizin geri çekilmeyi, kadroları düşman ateşinden kurtarmak için en küçük imkandan yararlanmayı, güçlerini toparlamayı, saflarını yeniden düzenlemeyi ve düşman üzerine yeniden saldırmaya hazırlanmayı da bilmek gerektiği çıkıyordu.

Bolşevikler, II. Duma seçimlerine katılmayı kararlaştırdılar.

Ama Bolşevikler Duma'ya, Menşevikler gibi Kadetlerle bir blok halinde organik “yasa koyucu” çalışma yapmak için değil, ondan devrimin çıkarları için bir kürsü olarak yararlanmak amacıyla gittiler.

Menşevik Merkez Komitesi, tam tersine, Kadetlerle seçim anlaşmaları yapma, Kadetleri Duma'da destekleme çağrısı yaptılar, çünkü onun gözünde Duma, Çarlığa gem vurma, yeteneğindeki yasa koyucu bir organdı.

Parti örgütlerinin çoğunluğu, Menşevik Merkez Komitesinin politikasına karşı çıktı.

Bolşevikler, yeni bir parti Kongresi'nin toplantıya çağrılmasını talep ettiler.

1907 Mayıs'ında Londra'da V. Parti Kongresi toplandı. Bu Parti Kongresi sırasında RSDİP'nin (ulusal sosyal-demokrat örgütlerle birlikte) 150 000'e yakın üyesi vardı. Kongrede toplam 336 delege hazır bulundu. Bunlardan 105'i Bolşevik, 97'si Menşevikti. Geri kalan delegeler, önceki Parti Kongresi'nin RSDİP'ne aldığı ulusal sosyal-demokrat örgütleri Polonyalı ve Letonyalı Sosyal-Demokratları ve Bund'u- temsil ediyordu.

Troçki kongrede kendi orta-yolcu grubunu, yani yarı-Menşevik ayrı bir grup kurmayı denedi; fakat onu izleyen çıkmadı.

Bolşevikler, Polonya ve Letonyalıları kendi yanlarına çektikleri için, Parti Kongresi'nde sağlam bir çoğunluğa sahiptiler.

Parti Kongresi'nde ele alınan en önemli mücadele sorunlarından biri, burjuva partilerine karşı tavır sorunu idi. Daha II. Parti Kongresi'nde, bu sorun etrafında Bolşeviklerle Menşevikler arasında bir mücadele yürütülmüştü. Parti Kongresi, proleter olmayan bütün partilerin -Kara Yüzler, Oktobristler, Kadetler ve Sosyal-Devrimciler- Bolşevik bir değerlendirmesini yaptı ve bu partiler karşısında izlenecek Bolşevik taktiği formüle etti.

Parti Kongresi, Bolşeviklerin politikasını onayladı ve hem Kara Yüzler Partilerine, -”Rus Halk Birliği”, monarşistler, Birleşik Soylular Kurulu hem de “17 Ekim Birliği”ne (Oktobristler), Ticaret ve Sanayi Partisi'ne ve “Barışçıl Yenilenme” Partisi'ne karşı amansız bir mücadele yürütme kararı aldı. Bütün bu partiler, açıktan karşı-devrimciydiler.

Liberal burjuvaziye, Kadet Partisine gelince, Parti Kongresi ona uzlaşmaz bir teşhir mücadelesi yürütülmesini talep etti. Parti Kongresi, Kadet Partisinin sahte, ikiyüzlü “demokratizm”ini teşhir etme ve liberal burjuvazi tarafından girişilen, kendini köylü hareketinin başına geçirme teşebbüslerine karşı mücadele etme talimatını verdi.

Narodnik ya da Trudovik denilen partilere gelince (Halkçı Sosyalistler, Trudovikler Grubu, Sosyal-Devrimciler), Kongre, bunların kendilerini sosyalist olarak maskeleme çabalarının teşhir edilmesini tavsiye etti. Parti Kongresi aynı zamanda, Çarlığa ve Kadet burjuvaziye karşı ortak ve eşzamanlı bir saldırı için bu partilerle -o sıralarda bunlar demokratik partiler oldukları ve köy ve şehir küçük-burjuvazisinin çıkarlarını dile getirdikleri ölçüde -tek tek anlaşmalar yapmanın caiz

olduğunu ilan etti.

Daha Parti Kongresi'nden önce Menşevikler, sözümona bir “İşçi Kongresi” toplanması önerisiyle gelmişlerdi. Menşeviklerin planı, hem Sosyal-Demokratların, hem Sosyal-Devrimcilerin ve Anarşistlerin katılacağı bir kongre toplamak yolundaydı. Bu “İşçi” Kongresi, bir tür “partisizler partisi”, ya da programı olmayan bir tür “geniş” küçük-burjuva işçi partisi kuracaktı. Lenin, Menşeviklerin bu son derece zararlı, Sosyal-Demokrat İşçi Partisi'ni tasfiye etme ve işçi sınıfının öncü müfrezesini küçük-burjuva kitlesi içinde eritme girişimini teşhir etti. Menşevik “İşçi Kongresi” şiarı, Parti Kongresi tarafından şiddetle mahkum edildi.

Parti Kongresi'nin çalışmaları içinde sendikalar sorunu özel bir yer tuttu. Menşevikler işçi sendikalarının “tarafsızlığı”nı savundular, yani Partinin sendikalarda önder bir rol oynamasına karşı çıktılar. Kongre Menşeviklerin önergesini reddetti ve sendikalar üzerine Bolşeviklerin sunduğu kararı benimsedi. Bu kararda, Partinin sendikaların ideolojik ve politik önderliğini ele geçirmesi gerektiği belirtiliyordu.

V. Parti Kongresi, işçi sınıfı hareketi içinde Bolşevikler için büyük bir zaferi ifade ediyordu. Ama Bolşevikler, bunun başlarını döndürmesine izin vermediler, bu başarıdan sonra yan gelip yatmadılar. Lenin'in onlara öğrettiği bu değildi. Bolşevikler, Menşeviklerle mücadelenin daha önlerinde durduğunu biliyorlardı.

Stalin yoldaş, 1907 yılında çıkan “Bir Delegenin Notları” makalesinde, Parti Kongresinin sonuçlarını şöyle değerlendirdi:

“Tüm Rusya'nın ileri işçilerinin devrimci Sosyal-Demokrasi bayrağı altında tek bir Tüm-Rusya partisinde gerçekten birleşmesi -Londra Kongresinin anlamı budur, bu onun genel karakteridir.”

Stalin yoldaş bu makalesinde, Parti Kongresinin bileşimi üzerine veriler ortaya koydu. Ortaya çıktı ki, Bolşevik delegeler esas olarak büyük sanayi bölgelerinden (Petersburg, Moskova, Urallar, Ivanovo-Voznessensk ve diğerleri) Parti Kongresine gönderilmişlerdi. Menşevikler ise Parti Kongresine, küçük üretimin hakim olduğu, zanaatkar işçilerin, yarı-proleterlerin ağır bastığı yerlerden, aynı şekilde, bazı saf kırlık bölgelerden geliyorlardı.

“Aşikar ki”, diyordu Stalin yoldaş, Parti Kongresinin sonuçlarını toparlayarak, “Bolşeviklerin taktiği büyük sanayi proleterlerinin taktiğdir, sınıf çelişkilerinin özellikle açık ve sınıf mücadelesinin özellikle keskin olduğu bölgelerin taktiğidir.

Bolşevizm –hakiki proleterlerin taktiğidir. Öte yandan, Menşeviklerin taktiğinin daha ziyade zanaatkârların ve köylü yarı-proleterlerin taktiği olduğu, sınıf çelişkilerinin tam açık olmadığı ve sınıf mücadelesinin su yüzüne çıkmadığı bölgelerin taktiği olduğu da aynı ölçüde aşikârdır. Menşevizm proletaryanın yarı-burjuva unsurlarının taktiğidir. Rakamlar bunu göstermektedir.” (RSDİP V. Parti Kongresi Tutanağı, s. XI ve XII, 1935 Rusça.)

Çar I. Duma'yı dağıttığında, II. Duma'nın daha uysal olacağına inanıyordu. Ama bu beklentilerini II. Duma da boşa çıkardı. Bunun üzerine Çar, bu Duma'yı da dağıtıp, daha sınırlı bir oy hakkı ile, daha uysal olacağını umduğu bir III. Duma toplamaya karar verdi.

Beşinci Parti Kongresi'nden kısa süre sonra Çarlık hükümeti, 3

(16) Haziran darbesi denilen darbeyi gerçekleştirdi. 3 Haziran 1907'de Çar, II. Devlet Duması'nı dağıttı. II. Devlet Duması'nın sosyal-demokrat fraksiyonunun 65 vekili tutuklandı ve Sibirya'ya sürüldü. Yeni bir seçim yasası çıkarıldı. İşçilerin ve köylülerin hakları daha da kısıldı. Çarlık hükümeti taarruzunu sürdürüyordu.

Çarlığın bakanı Stolypin, işçi ve köylülere karşı kanlı cellatlık faaliyetini ilerletti. Cezalandırma seferlerinde binlerce devrimci işçi ve köylü kurşuna dizildi ya da asıldı. Çarlığın zindanlarında devrimcilere maddi ve manevi işkenceler uygulandı. İşçi sınıfı örgütleri, özellikle Bolşevikler özellikle hunharca takip ediliyordu. Çarlığın hafiyeleri, Finlandiya'da illegal yaşayan Lenin'i arıyorlardı. Aralık 1907'de Lenin büyük tehlikeleri göze alarak yeniden yurtdışına çıkmayı, göçmenliğe gitmeyi başardı.

Stolypin gericiliğinin karanlık dönemi başladı.

İlk Rus Devrimi böylece bir yenilgiyle sonuçlandı.

Bu yenilgiye yol açan nedenler şunlardı:

1) Devrimde, hala işçilerle köylülerin Çarlığa karşı sağlam bir ittifakı yoktu. Köylüler, çiftlik sahiplerine karşı mücadele için ayaklanmışlardı ve işçi sınıfıyla çiftlik sahiplerine karşı bir ittifaka girmişlerdi. Fakat Çarı devirmeden çiftlik sahiplerini devirmenin imkansız olduğunu, Çarın çiftlik sahipleriyle elbirliği yaptığını henüz anlamamışlardı; köylülerin önemli bir bölümü hâlâ çara inanıyor, Çarlığın Devlet Duması'na umut bağlıyordu. Bu nedenle pek çok köylü, Çarlığı devirmek amacıyla işçilerle ittifak kurmak istemiyordu. Köylüler gerçek devrimcilerden -Bolşeviklerden- çok, uzlaşıcı Sosyal-Devrimci Partiye inanıyorlardı. Bundan dolayı köylülerin çiftlik sahiplerine karşı mücadelesi yeterince örgütlenmiş değildi. Lenin şöyle diyordu:

“... köylüler çok dağınık, çok örgütsüz ve çok az saldırgan davrandılar, devrimin yenilgisinin temel nedenlerinden biri budur.” (Lenin, Seçme Eserler, cilt 3, s. 16.)

2) Köylülerin büyük bir kısmında, Çarlığı devirmek için işçilere katılma isteğinin eksik olması, kendini çoğunlukla üniforma giymiş köylü çocuklarından oluşan ordunun davranışlarında da gösterdi. Çarlık ordusunun tek tek bazı birliklerinde huzursuzluk ve ayaklanma başgösterdi, fakat askerlerin çoğunluğu işçi grevlerini ve ayaklanmalarını bastırmakta hâlâ Çara yardım ediyordu.

3) İşçiler de yeterince oybirliğiyle davranmıyorlardı. İşçi sınıfının ileri kolları, 1905 yılında kahramanca bir devrimci mücadeleyi geliştirdiler. Daha geri kalmış kesimler -en az sanayileşmiş illerin işçileri ve kırlık alanlarda yaşayan işçiler- eyleme daha yavaş katıldılar. Onların devrimci mücadeleye katılmaları özellikle 1906'da güçlendi, ama bu sırada işçi sınıfının öncü müfrezesi büyük ölçüde zayıflatılmıştı. .

4) İşçi sınıfı, devrimin önder gücü, ana gücüydü, fakat işçi sınıfı partisinin saflarında gerekli birlik ve dayanışma yoktu. RSDİP -işçi sınıfının partisi- iki gruba bölünmüştü: Bolşevikler ve Menşevikler. Bolşevikler tutarlı bir devrimci çizgi uyguluyor ve işçileri, Çarlığı devirmeye çağırıyorlardı. Menşevikler ise uzlaşıcı taktikleriyle devrimi köstekliyor, işçilerin önemli bir bölümünün kafasını karıştırıyor, işçi sınıfını bölüyorlardı. Bu yüzden, işçiler devrimde daima tek adammışçasına davranmadılar, ve saflarında hala birlik olmayan işçi sınıfı, devrimin gerçek önderi haline gelemedi.

5) 1905 devrimini bastırmada Çarlık otokrasisine Batı Avrupalı emperyalistler yardım ettiler. Yabancı kapitalistler, Rusya'da yatırdıkları sermayelerinin ve elde ettikleri büyük karlarının başına birşey gelmesinden korkuya kapılmışlardı. Üstelik, Rus devriminin zafere ulaşması halinde diğer ülkelerin işçilerinin de devrim için ayaklanacağından korkuyorlardı. Bu nedenle Batı Avrupa emperyalistleri, cellat Çarın yardımına koştular. Fransız bankacıları, devrimi bastırmak için Çara büyük bir kredi açtılar. Alman Kayzeri, Rus Çarına müdahale yoluyla yardımda bulunmak üzere binlerce kişilik bir orduyu hazır bekletiyordu.

6) 1905 Eylül'ünde Japonya ile yapılan barış Çar için önemli yardım oldu. Savaşta alınan yenilgi ve devrimin tehdit edici gelişmesi, Çarı bir an önce barış anlaşması imzalamaya zorladı. Savaşta alınan

ESERLER/Cilt:15 - SBKP Tarihi J. V. STALİN
yenilgi Çarlığı zayıflatmıştı. Barış anlaşması, Çarın durumunu
sağlamlaştırdı.

KISA ÖZET

Birinci Rus Devrimi, ülkemizin gelişmesinde tüm bir tarihi aşamayı oluşturur. Bu tarihi aşama iki dönemden oluşur. Devrim dalgasının kabarmakta olduğu, Ekim'deki siyasi genel grevden, Aralık'taki silahlı ayaklanmaya yükseldiği, bu arada Mançurya savaş alanlarında yenilgiye uğratılmış olan Çarın zayıflığından yararlanarak Bulygin Duması'nı silip süpürdüğü ve Çardan taviz üstüne taviz kopardığı birinci dönem; ve Japonya ile barış yaptıktan sonra kendini toparlayan Çarın, liberal burjuvazinin devrim korkusundan yararlandığı, köylülerin kararsızlığından yararlandığı, onların önüne Vitte Duması diye bir lokma attığı ve işçi sınıfına ve devrime karşı taarruza geçtiği ikinci dönem.

Devrimin üç kısa yılı içinde (1905-1907), işçi sınıfı ve köylülük, barış içinde geçen otuz yıllık olağan gelişmede edinemeyecekleri derecede zengin deneyimlerle dolu bir siyasi eğitimden geçtiler. Devrimin birkaç yılı, onlarca yıllık barışçı gelişmenin açığa çıkaramayacağı birçok şeyi aydınlattı.

Devrim, Çarlığın halkın yeminli düşmanı olduğunu, Çarlığın kamburunun ancak mezarda düzelebileceğini açıkça gösterdi.

Devrim, liberal burjuvazinin halk ile değil, Çar ile bir ittifak peşinde koştuğunu, onun karşı-devrimci bir güç olduğunu ve onunla anlaşmanın halka ihanetle aynı şey olduğunu gösterdi.

Devrim, burjuva-demokratik devrimin önderinin ancak işçi sınıfı olabileceğini yalnızca onun, liberal Kadet burjuvaziyi kenara itme, köylülüğü onun etkisinden kurtarma, çiftlik sahiplerinin kökünü kazıma. devrimi sonuna kadar götürme ve sosyalizmin yolunu açma yeteneğinde olduğunu gösterdi.

Son olarak devrim, emekçi köylülerin, yalpalamalarına rağmen, işçi sınıfı ile bir ittifaka girebilecek biricik ciddi güç olduğunu gösterdi.

Devrim sırasında RSDİP içinde birbirine taban tabana zıt iki çizginin mücadelesi sürüyordu: Bolşeviklerin çizgisi ve Menşeviklerin çizgisi.

Bolşevikler, devrimin geliştirilmesi, Çarlığın silahlı ayaklanma ile devrilmesi, işçi sınıfının hegemonyası, Kadet burjuvazinin tecrit edilmesi, köylülükle ittifak, işçilerin ve köylülerin temsilcilerinden bir geçici devrimci hükümet kurma, devrimi muzaffer sona kadar götürme rotasını tutmuşlardı. Menşevikler ise, tam tersine, devrimin önünü alma rotasını tutmuşlardı. Çarlığı ayaklanmayla devirme yerine reformdan geçirip “iyileştirmeyi”, proletaryanın hegemonyası yerine liberal burjuvazinin hegemonyasını, köylülükle ittifak yerine Kadet burjuvazi ile ittifakı, geçici devrimci hükümet yerine ülkenin “devrimci güçleri”nin merkezi olarak Devlet Duması'nı öneriyorlardı.

Böylece Menşevikler uzlaşmacılığın batağına gömüldüler, işçi sınıfı üzerindeki burjuva etkisinin aracı ve burjuvazinin işçi sınıfı içerisindeki gerçek ajanları haline geldiler.

Bolşevikler, Parti içindeki ve ülkedeki biricik devrimci-Marksist güç olduklarını kanıtladılar.

Bu kadar ciddi görüş ayrılıklarından sonra, RSDİP'nin, Bolşeviklerin Partisi ve Menşeviklerin Partisi olmak üzere fiilen iki partiye ayrılması anlaşılırdır. IV. Parti Kongresi, parti içindeki fiili durumu hiçbir şekilde değiştirmedi. Partinin biçimsel birliğini sadece korudu ve birazcık pekiştirdi. V. Parti Kongresi, Parti'nin gerçekten birleştirilmesi doğrultusunda ileriye doğru bir adım attı, bu birleşme Bolşevizmin bayrağı altında oldu.

Devrimci hareketin sonuçlarını toparlayan V. Parti Kongresi, Menşeviklerin çizgisini uzlaşıcı bir çizgi olarak mahkum etti ve Bolşeviklerin çizgisini devrimci-Marksist çizgi olarak onayladı. Böylece, Birinci Rus Devriminin tüm seyrinin doğrulamış olduğu şeyi bir kez daha doğruladı.

Devrim, Bolşeviklerin, durum gerektirdiğinde saldırmayı bildiklerini, ön saflarda saldırmayı ve tüm halkı taarruza kaldırmayı öğrendiklerini gösterdi. Ama devrim ayrıca, Bolşeviklerin, durum elverişsiz bir niteliğe büründüğünde, devrim gerilemeye başladığında düzgün bir şekilde geri çekilmeyi de bildiklerini; Bolşeviklerin, panik ve karışıklığa yer vermeksizin, kadrolarını koruyarak, güçlerini toplayarak doğru bir şekilde geri çekilmeyi ve yeni duruma uygun olarak saflarını yeniden düzenledikten sonra düşmana karşı yeniden saldırıya geçmeyi öğrendiklerini gösterdi.

Doğru saldırmak bilinmezse, düşman yenilemez.

Yenilgiye uğranıldığında, paniğe ve karışıklığa kapılmaksızın, geri çekilmeyi doğru uygulamayı bilmeksizin, hezimete uğramaktan kaçınılamaz.