KÜTÜPHANE | LENIN  | NISAN TEZLERI

Viladimir İliç Lenin Nisan Tezleri

1917 Nisan'ında yazıldı.
İlk kez 7 Nisan 1917 tarihli Pravda No° 26'da yayınlandı.
 
      SOSYALİST ENTERNASYONALDEKİ DURUM
     
      16. Rusya işçi sınıfının uluslararası yükümlülükleri">

KÜTÜPHANE | LENIN  | NISAN TEZLERI

Viladimir İliç Lenin Nisan Tezleri

1917 Nisan'ında yazıldı.
İlk kez 7 Nisan 1917 tarihli Pravda No° 26'da yayınlandı.
 
      SOSYALİST ENTERNASYONALDEKİ DURUM
     
      16. Rusya işçi sınıfının uluslararası yükümlülükleri, özellikle bugün, birinci planda yer almaktadırlar.
      Artık çağımızda enternasyonalizmden aşağısı kurtarmıyor. enternasyonalist olduklarını söyleyen aşırıcı şovenlere değin, Plehanov ve Potresov efendilere değin, Kerenski'ye değin, bu böyle. Proletarya partisinin de, sözde kalan enternasyonalizm karşısına, kesin bir açıklık, kesin bir belginlik, kesin bir seçkinlikle gerçek enternasyonalizmi çıkarma yolunda bir o kadar buyurgan bir ödevi var.

      Tüm ülkeler işçilerine platonik çağrılar; enternasyonalizme boş bağlılık protestoları; çeşitli savaşan ülkelerdeki devrimci proletaryanın eylemi için doğrudan ya da dolaylı bir "sıra" saptama girişimleri; devrimci savaşım konusunda savaşan ülkeler sosyalistleri arasında emek isteyen bir "anlaşma" araştırması: bir barış kampanyası ereği ile sosyalist kongreler yöresinde kargaşalık, vb., vb. - bu fikirlerin, bu girişim ya da bu planların elebaşları ne denli içten olurlarsa olsunlar, bütün bunlar, nesnel olarak, boş [sayfa 56] sözlerden, ya da, en iyi durumda, yalnızca yığınların şovenler tarafından aldatılmasını maskelemeye yarayan saf ve iyi niyetli dileklerden başka bir şey değildir. Ve parlamenter oyunbazlıklarda son derece usta, son derece eli yatkın bulunan Fransız sosyal-şovenleri, bir yandan görülmemiş bir utanmazlıkla sosyalizme ve enternasyonale ihanet ederken, emperyalist savaşı yürüten hükümetlere katılırken, ödenek ya da ödünçlere oy verirken (son zamanlarda Rusya'da Çheydze, Skobelev, Çereteli ve Steklov'un da yaptıkları gibi), kendi ülkelerinde devrimci savaşıma karşı çıkarken, vb., vb. bir yandan da son derece tumturaklı ve cafcaflı barışçıl ve enternasyonalist sözler etme sanatında, uzun zamandan beri tüm rekorları kırmış bulunuyorlar.

      Saf insanlar çoğu kez emperyalist dünya savaşının yırtıcılık, kan dökücülük havasını unutuyorlar. Boş söz kabul etmeyen, saf ve yavan dilekleri umursamayan havasını.

      Yalnızca bir, ve tek gerçek enternasyonalizm vardır: o da insanın kendi öz ülkesinde devrimci hareket ve devrimci savaşımın gelişmesi için özveri ile çalışmasına, istisnasız tüm ülkelerde, bu aynı savaşımı, bu aynı çizgiyi, ve yalnızca onu (propaganda, yakınlık, maddî bir yardım aracıyla) desteklemesine dayanır.
      Tüm geri kalanı, yalandan ve manilovizmden[31] başka bir şey değildir.

      Savaşın sürdüğü iki yılı aşkın bir süreden bu yana, uluslararası sosyalist ve işçi hareketi içinde, tüm ülkelerde üç eğilim gelişmiş bulunuyor. Ve gerçeklik alanından uzaklaşan, bu üç eğilimin varlığını görmekten, onları çözümlemekten, ve gerçekten enternasyonalist eğilim için tutarlı bir biçimde savaşmaktan kaçınan herkes, kendi kendini etkisizliğe, güçsüzlüğe ve yanılgıya mahkûm eder.
      Bu üç eğilim, şunlardır:
      1. Emperyalist bir savaşta (ve her şeyden önce de güncel emperyalist savaşta) "yurt savunması"nı kabul eden, [sayfa 57] sözde sosyalist, gerçekte şoven, sosyal-şovenler.
      Bunlar bizim sınıf düşmanlarımızdırlar. Burjuvazi saflarına geçmişlerdir bunlar.
      Tüm
ülkelerdeki resmî sosyal-demokrasinin resmî önderlerinden çoğu böyledir. Rusya'da B. Plehanov ve hempaları, Almanya'da Scheidemann'lar; Fransa'da, Renaudel, Guesde, Sembat; İtalya'da Bissolati ve hempaları; İngiltere'de Hyndman, fabyenler[32] ve "emekçiler" ("işçi partisi" önderleri);[33] İsveç’te Branting ve hempaları; Hollanda'da Troelstra ve partisi; Danimarka'da Stauning ve partisi; Birleşik-Devletler'de Victor Berger ve öbür "yurt savunucuları", vb..
      2. İkinci eğilim, "merkez" denilen, ve sosyal-şovenler ile gerçek enternasyonalistler arasında duraksayan eğilimdir.
      "Merkez", marksist, enternasyonalist olduğuna, barıştan yana, hükümetler üzerindeki tüm "baskı"lardan yana, kendi öz hükümetini "halkın barış iradesini gösterme"ye zorlamaya yönelen tüm "istemler"den yana, barıştan yana olanaklı ve düşünülebilir her türlü kampanyadan yana, ilhaksız barıştan yana vb., vb., ve sosyal-şovenler ile barıştan yana olduğuna yemin billah eder. "Merkez", birlikten yanadır, bölünmenin düşmanıdır merkez.
      "Merkez" demek, tıka basa iyi niyet dolu küçük-burjuva söz ebeliğinin, sözde enternasyonalizm, gerçekte ödlek oportünizm ile sosyal-şovenler için gönül hoşluğunun egemenliği demektir.
      Sorunun özü şudur ki, "merkez", kendi öz hükümetine karşı bir devrimin zorunluluğuna inanmış değildir, bunu doğru bulmaz, uzlaşmaz bir devrimci savaşım yürütmez, kendini bu savaşımdan kurtarmak için, çok "marksist" de çınlasa, en yavan kaçamakları icat eder.
      Sosyal-şovenler bizim sınıf düşmanlarımız, işçi hareketi içindeki burjuvalardırlar. Onlar, bu hareket içinde bir [sayfa 58] katmanı, burjuvazi tarafından nesnel olarak satın alınmış (en iyi ücretler, saygın görevler, vb.), ve küçük ve güçsüz halkları soymak ve boğmakta, kapitalist ganimetin paylaşımı için savaş yapmakta kendi burjuvazilerine yardım eden işçi gruplarını, işçi çevrelerini temsil ederler.
      "Merkez" demek, çürümüş bir yasalcılık tarafından kemirilmiş, parlamentarizm havası vb. tarafından bozulmuş görenekçiler, arpalıklara ve bir "yan gelip yatma" işine alışmış memurlar demektir. Tarihsel ve iktisadî bakımdan konuşmak gerekirse, bunlar ayrı bir toplumsal katmanı temsil etmezler. Yalnızca işçi hareketinin geçmiş bir evresi, özellikle proletarya için zorunlu olan, büyük ve çok büyük bir ölçüde, yavaş, bozulmaz, sistemli örgütlenme sanatında çok şey vermiş bulunan 1871-1914 evresi ile, toplumsal devrim çağını açmış bulunan birinci emperyalist dünya savaşından sonra nesnel olarak zorunlu bir duruma gelen yeni bir evre arasındaki geçişi temsil ederler.
      "Merkez"in başta gelen lider ve temsilcisi, II. Enternasyonal (1889-1914) içinde en yüksek yetke (otorite) olan ve 1914 Ağustosundan sonra, marksizmin tam bir yadsınması, görülmemiş bir gevşeklik, içler acısı duraksama ve ihanetler örneği veren Karl Kautsky'dir. "Merkez" eğilimi demek, Kautsky, Haase, Ledebour, Reichstag'daki "işçi ya da Emek Birliği";[34] Fransa'da, Longuet, Pressmane ve genel olarak "azmlıkçılar";[35] İngiltere’de, Philip Snovden, Ramsay Mac Donald ve "Indepehdent Labour Party"nin[36] birçok başka lideri, ve kısmen de Britanya Sosyalist Partisi;[37] Birleşik-Devletler'de Moris Hillquit ve başka birçokları; İtalya'da Turati, Treves, Modigliani, vb.; İsviçre'de Robert Grimm; Avusturya'da Victor Adler ve hempaları; Rusya'da Örgütlenme Komitesi Partisi, Akselrod, Martov, Çheydze, Çereteli ve hempaları, vb. demektir.
      Bazılarının, bazen, farkında olmaksızın, sosyal-şovenizmden "merkez"e geçtikleri, ve [sayfa 59] bazan da bunun tersi olduğu kendiliğinden anlaşılır. Bireyler özgürce bir sınıftan öbürüne geçerlerken, sınıfların birbirlerinden ayrı olarak kaldıklarını her marksist bilir. Bunun gibi, eğilimlerin birleşmesine yol açmak için girişilen girişim ve gösterilen çabalara karşın, bireyler özgürce bir eğilimden bir başkasına geçerlerken, siyasal yaşamda, bu eğilimler kendi aralarında birbirlerinden ayrılırlar.
      3. Üçüncü eğilim, en iyi "Zimmerwald solu'nun[38] temsil ettiği gerçek enternasyonalistler eğilimidir (okurun bu eğiliminin nasıl doğduğunu gerçek bir belge aracıyla öğrenmesi için, ekte onun 1915 eylül bildirgesini veriyoruz). Başlıca ayırt edici nitelik: sosyal-şovenizmden olduğu kadar, "merkez"den de tam bir kopma. Kendi öz emperyalist hükümetine ve kendi öz emperyalist burjuvazisine karşı uzlaşmaz devrimci savaşım. İlke: "Baş düşman bizim kendi ülkemizdedir". Sosyal-pasifistlerin (sosyal-pasifist, sözde bir sosyalist, gerçekte bir burjuva pasifisttir; burjuva pasifistler, sermaye boyunduruğu ve sermaye egemenliğinin alaşağı edilmesi olmaksızın, sonsuz bir barışın kurulması düşünü görürler) tatlı sözlerine ve güncel savaşla bağlı olarak, proletaryanın devrimci bir savaşımının ve proleter devrimin olanak, doğruluk ya da elverişliliğini yadsımaya yönelen her çeşit kaçamak sözlere karşı amansız savaş.
      Bu eğilimin en belirli temsilcileri: Almanya'da Karl Liebknecht'in içinde bulunduğu "Spartaküs grubu" ya da "Enternasyonal grubu"dur.[39] Karl Liebknecht, bu eğilimin, ve gerçek proleter enternasyonal olan yeni enternasyonalin en ünlü temsilcisidir.
      Karl Liebknecht, Almanya işçi ve askerlerini, silahlarını kendi öz hükümetlerine karşı çevirmeye çağırdı. O, bu işi, açıkça, Parlamento (Reichstag) kürsüsünden yaptı. Sonra, gizlice basılmış bildirilerle birlikte, "Kahrolsun hükümet!" sloganını ileri sürerek, Berlin'in en geniş alanlarından [sayfa 60] biri olan Potsdam alanında düzenlenen bir gösteriye katıldı. Tutuklandıktan sonra, kürek cezasına mahkûm oldu. Şimdi, savaşa karşı savaşım vermiş olmaktan ötürü hapse atılmış bulunan, Almanya'nın, eğer binlerce değilse, yüzlerce gerçek sosyalist gibi, bir zindandadır.
      Karl Liebknecht, konuşmalarında ve mektuplarında, yalnızca ülkesinin Plehanov ye Potresovları (Schidemann'lar, Legien'ler, Davidler ve hempaları) ile değil, ama merkezciler ile de, ülkesinin Çheydze ve Çeretelileri (Kautsky, Haase, Ledebour ve hempaları) ile de amansızca savaştı.
      Karl Liebknecht ve dostu Otto Rükle, yüzon milletvekili içinde yalnız ikisi, disiplini bozdu, "merkez" ve şovenler ile "birlik"i parçaladı; herkese karşı yalnız ikisi kafa tuttu. Sosyalizmi, proletarya davasını, proleter devrimi yalnız Liebknecht temsil ediyor. Alman sosyal-demokrasisinin tüm geri kalanı, (kendisi de "Spartaküs grubu"nun üyesi ve önderlerinden biri olan) Rosa Luxembourg'un çok haklı deyişine göre, kokmuş bir cesetten başka bir şey değildir.
      Almanya'da bir başka gerçek enternasyonalistler grubu da, Bremen'de yayımlanan Arbeiterpolitik gazetesi ekibidir.
      Fransa'da, gerçek enternasyonalistlere en çok yaklaşanlar, Cenevre'de Demain ("Yarın") dergisini yayımlayan Fransız Henri Guilbeaux gibi, Loriot ve dostlarıdırlar (Bourderon ile Merrheim, sosyal-pasifizm içine düştüler). İngiltere'de, The Trade-Unionist gazetesi ile Britanya Sosyalist Partisi ve Independent Labour Party üyelerinin bir bölümü (örneğin, açıkça dönek sosyalizm önderlerinden kopma çağrısında bulunan William Russel), savaşa karşı devrimci savaşımı yüzünden İngiliz burjuva hükümeti tarafından kürek cezasına mahkûm olmuş öğretmen, İskoç sosyalistleri Maclean; bu aynı suçlardan ötürü yüzlerce İngiliz sosyalisti hapiste yatıyor. Onlar ve yalnızca onlar, gerçek enternasyonalistlerdir. Birleşik-Devletler'de, "Sosyalist İşçi Partisi"nin[40] ve oportünist "Sosyalist Parti"nin[41] Ocak 1917'den bu yana [sayfa 61] The Internationalist gazetesini yayımlayan öğeleri; Hollanda'da, De Tribüne gazetesini yayımlayan "tribüncüler"[42] partisi (Pannekoek, Herman Gorter, Winjkoop, Zimmerwald'de merkezden olan ve şimdi bize gelmiş bulunan Henriette Ronald-Holst); İsveç'te, Lindhagen, Ture Nerman, Karlsson, Ström ve Zimmerwald'de "Zimmerwald solu"nun kurulmasına kişisel olarak katılmış ve şimdi de savaşa karşı devrimci savaşımı yüzünden hapse mahkûm edilmiş bulunan Z. Höglund gibi liderler ile, gençler ya da sollar partisi;[43] Danimarka'da, başta bakan Stauning, tamamen burjuvalaşan Danimarka "sosyal-demokrat" partisinden ayrılmış bulunan Trier ve dostları; Bulgaristan'da, "Darlar";[44] İtalya'da, en yakın olanlar parti sekreteri Constantin Lazzari ile, merkez organ Avanti[45] başyazarı Serrati; Polonya'da, Radek, Hanecki ve "Ulusal Büro" çevresinde toplanmış öbür sosyal-demokrat liderler, Rosa Luxembourg, Tyska ve "Genel Büro" çevresinde toplanmış öbür sosyal-demokrat liderler; İsviçre'de, kendi ülkelerinin sosyal-şovenleri ile "merkez"ine karşı savaşım için "referandum" gerekçelerini yazmış (Ocak 1917) ve 11 Şubat I917'de Toess'de toplanan Zürih kantonu sosyalist kongresine devrimci ilkelerden esinlenen ve savaşa karşı yönelen bir karar[46] sunmuş bulunan sollar; Avusturya'da, bir bakana, düşüncesizce de olsa, kahramanca sıktığı kurşundan ötürü Friedrich Adler'i ölüme adayan aşırı-gerici Avusturya hükümeti tarafından bugün kapatılmış bulunan Viyana "Karl Marx" klübünde belli bir ölçüde savaşım vermiş olan Friedrich Adler'in genç sol dostları, vb., vb.
      Sollar arasında var olabilecek ayırtılar (nüanslar) o kadar önemli değil. Asıl önemli olan, genel eğilim. Gerçek şu ki, bu korkunç emperyalist savaş çağında gerçekten enternasyonalist olmak kolay değil. Bu insanların sayısı çok değil, ama sosyalizmin geleceği yalnızca onlar, yığınların bozucuları değil, ama yol göstericileri yalnızca onlardır. [sayfa 62]
      Sosyal-demokratlar içinde, genel olarak sosyalistler içinde, reformistler ile devrimciler arasındaki ayrım, emperyalist savaş koşulları içinde zorunlu olarak değişecekti. Burjuva hükümetlerden barışı imzalamalarını ya da "halkların barış iradesini göstermeleri"ni vb. "istemek" ile yetinen herkes, gerçekte reformizme doğru kayar. Çünkü, nesnel olarak, savaş sorunu kendini ancak devrimci planda koyar.
      Savaştan çıkmak ve zorla dayatılmamış demokratik bir barış imzalamak için; "savaş sonucu" zenginleşmiş bulunan kapitalist baylara ödenecek, milyarlarla ölçülen kazanç payları köleliğinden halkları kurtarmak için, proleter devrimden başka çıkış yolu yoktur.
      Burjuva hükümetlerden çok çeşitli reformlar istenebilir ve istenmelidir de; ama bir kuruntucu, bir reformist olmadıkça, emperyalist sermayeye binlerce bağla bağlanmış bulunan bu adamlar ve bu sınıflardan, bu bağları koparmaları istenemez. Oysa, bu kopma olmadıkça, savaşa karşı savaş üzerindeki bütün sözler, boş ve aldatıcı sözlerden başka bir şey değildirler.
      "Kautskiciler", "merkez" sözde devrimci, gerçekte reformisttirler; sözde enternasyonalist, gerçekte sosyal-şovenizmin suç ortaklarıdırlar.
     
      ZİMMERWALD ENTERNASYONALİ BAŞARISIZLIĞA UĞRADI
      III. ENTERNASYONALİ KURMAK GEREKİR
     
      17. Zimmerwald Enternasyonali daha başlangıçta, kararsız, "kautskici", "merkezci" bir tutum aldı, ve bu da zimmenvald solunu hemen onunla dayanışmadan vazgeçme, ondan ayrılma, ve (İsviçre'de Rus, Alman ve Fransız dillerinde basılmış) kendi öz bildirgesini yayınlama zorunda bıraktı.
      Zimmerwald Enternasyonalinin başta gelen kusuru, başarısızlık nedeni (çünkü o ideolojik ve siyasal bakımdan başarısızlığa uğramış bulunmaktadır), bütün öbür sorunları pratik olarak belirleyen esas sorundaki: sosyal-şovenizmden [sayfa 63] ve La Haye'de (Hollanda) Vandervelde ve Huysmans vb. tarafından yönetilen eski sosyal-şoven enternasyonalden bütün bütüne kopma sorunundaki dalgalanmaları ve kararsızlığıdır.
      Zimmerwald çoğunluğunu oluşturanların kaııtskicilerin ta kendileri oldukları bizde henüz bilinmiyor. Bununla birlikte bu, göz önünde tutulması gerekli olan ve şimdi Batı Avrupa'da herkesin bildiği çok önemli bir olgudur. Hatta aşırı-şoven Chemnitzer Zeitung'un yöneticisi ve Parvus'ün aşırı-şoven Die Glocke'sinin[47] yazarı şoven, Alman ultra-şoveni Heilmann bile (Heilmann, kolayca anlaşılacağı gibi, "sosyal-demokrat" ve sosyal-demokrasinin "birlik"inin acar bir yandaşıdır), merkez ya da "kautskicilik" ile Zimmerwald çoğunluğunun aynı şey olduğunu açıkça kabul etme zorunda kaldı.
      Oysa, 1916 sonu ile 1917 başı, bu olguyu kesinlikle tanıtladı. Kienthal Bildirgesi[48] tarafından sosyal-pasifizmin yargılanmasına karşın, tüm Zimmerwald sağı, tüm Zimmerwald çoğunluğu: 1917 ocak ve şubatındaki bir dizi bildirilerinde, Kautsky ve hempaları; Bourderon ve Merrheim, Fransa'da, sosyal-şovenler ile birlikte, sosyalist parti (aralık 1916) ve Genel Emek Konfederasyonunun (yani ulusal Fransız sendikaları örgütünün, gene 1916 aralığındaki) pasifist önergelerini oylayarak; tüm partinin sosyal-pasifist bir tutumu benimsediği ve Turati'nin kendisinin de "sendelediği" (elbette rastlantı sonucu değil) ve 17 Aralık 1916 günlü konuşmasında, emperyalist savaşı ülküleştiren milliyetçi sözler söylemeye değin gittiği İtalya'da Turati ve hempaları, sosyal-pasifizm içine düşmüştür.
      Zimmerwald ve Kienthal başkanı Robert Grimm, 1917 ocağında, kendi partisinin sosyal-şovenleri (Greulich, Pflüger, Gustav Müller vb.) ile, gerçek enternasyonalistlere karşı bir blok kurdu.
      Çeşitli ülkeler zimmerwaldçıları tarafından 1917 Ocak [sayfa 64] ve şubatında toplanan iki konferans sırasında, Zimmerwald çoğunluğunun bu ikili ikircil oyunu, birçok ülkenin sol enternasyonalistleri: Uluslararası Gençler Örgütü sekreteri ve iyinin iyisi enternasyonalist bir gazete olan Internationale des Jeunes'in[49] yöneticisi Münzenberg; partimizin Merkez Komite temsilcisi Zinovyev; Polonya Sosyal-Demokrat Partisinden ("Ulusal Büro") K. Radek; "Spartaküs" grubu üyesi, Alman sosyal-demokrat Hartstein tarafından, kesin olarak damgalandı.
      Rus proletaryasına çok şey verilmişti; dünyanın hiç bir yerinde işçi sınıfı henüz Rusya'da olduğu kadar devrimci gözü peklik gösteremedi. Ama çok şey verilmiş olandan, çok şey istenecektir.
      Zimmerwald batağına daha çok hoşgörü gösterilemez. Zimmerwald "kautskicileri" nedeniyle, Plehanov ve Scheidemann'ların şoven enternasyonali ile daha uzun zaman yarı-bağlılık içinde kalınamaz. Bu enternasyonalden hemen kopmak gerekir. Zimmerwald'de yalnızca gözlemci olarak kalmak gerekir.
      Gecikmeden yeni bir enternasyonal, devrimci, proleter bir enternasyonal kurmak, açıkça bize, açıkça bugünkü güne düşüyor; daha doğrusu, bu enternasyonalin zaten kurulmuş olduğunu ve çalıştığını açıkça ilân etmekten çekinmemeliyiz.
      Yukarda saymış bulunduğum "gerçek enternasyonalistler"in enternasyonalidir bu. Onlar, ve yalnızca onlar, devrimci enternasyonalist yığınların, bozucuları değil, temsilcileridirler.
      Bu
sosyalistlerin sayıları azdır. Ama her Rus işçisi, 1917 şubat-mart devriminin öngününde, Rusya'da bilinçli çok devrimci olup olmadığını kendi kendine bir sorsun.
      Önemli olan sayı değil, gerçekten devrimci proletaryanın siyaset ve fikirlerinin doğru dışavurumudur. Asıl önemli olan enternasyonalizmi "ilân etmek" değildir; asıl önemli [sayfa 65] olan, en güç zamanlarda, gerçek enternasyonalistler olmasını bilmektir.
      Uluslararası anlaşmalar ve kongreler üzerine kuruntuya kapılmayalım. Emperyalist savaş sürdükçe, uluslararası ilişkiler, emperyalist burjuvazi tarafından uygulanan askerî diktatörlüğün demirden mengenesi içinde sıkışıp kalırlar. Eğer 2 nolu hükümet olan işçi vekilleri sovyetini hoşgörü ile karşılama zorunda bulunan "cumhuriyetçi" Milyukov bile, 1917 nisanında, partisinin sekreteri, enternasyonalist, Zimmerwald ve Kienthal'e katılan isviçreli sosyalist Fritz Platten'e, her ne denli bir Rus kadını ile evli olan bu adam, karısının akrabalarını ziyarete gelmiş, her ne kadar Riga'da 1905 devrimine katılmış, bundan ötürü bir Rus hapishanesine atılmış ve hapisten salıverilmek için, çarlık hükümetine, onun ödenmesini istediği bir inanca akçesi ödemişse de, Rusya'ya girme izni vermemiş ise, - eğer, diyorum, "cumhuriyetçi" Milyukov 1917 nisanında Rusya'da bu biçimde davranabilmiş ise, burjuvazinin ilhaksız barış vb. üzerindeki vaat ve inancalarının, söz ve bildirimlerinin kaç para ettikleri kolay anlaşılır.
      Ya Trotski'nin İngiliz hükümeti tarafından tutuklanması? Ya Martov'un İsviçre'den ayrılmasına izin verilmemesi, onu, kendisini Trotski'nin yazgısının beklediği İngiltere'ye çekmek için çevrilen dolaplar?
      Kuruntuya kapılmayalım. Kendimizi aldatmayalım.
      Stockholm'den bile, bize ne enternasyonalizme bağlı sosyalistlerin, ne de hatta, yırtıcı bir askerî sansürün varlığına ve onun sağladığı bütün olanaklara karşın, onların mektuplarının hile gelmesine izin verilmediği tanıtlanmış bulunduğuna göre, uluslararası konferans ya da kongreleri "beklemek", enternasyonalizme ihanet etmek demektir.
      Partimiz "beklememeli"dir; hemen III. Enternasyonali kurmalıdır; Almanya ve İngiltere'de hapse atılmış bulunan yüzlerce sosyalist o zaman rahat bir soluk alacaklardır; [sayfa 66] grev ve gösterileri bugün şu sefil, şu dalavereci Guillaume'u tir tir titreten binlerce ve binlerce Alman işçisi, yasadışı gazetelerde, kararımızdan haberdar olacaklardır; Karl Liebknecht'e, ve yalnızca ona nasıl kardeşçe bir güven beslediğimizi bileceklerdir; bizim, "devrimci aşırıcılık"a karşı, şimdi de savaşım verme irademizi öğreneceklerdir; ve bu da onları devrimci enternasyonalizmlerinde doğrulayacaktır.
      Çok verilenden, çok istenecektir. Dünyanın hiç bir ülkesinde bugün Rusya'daki kadar özgürlük yoktur. Bu özgürlükten, burjuvazinin ya da burjuva "devrimci aşırıcılık"ın desteklenmesini öğütlemek için değil, ama hem sosyal-şoven döneklerin, hem de kararsız "merkezci"lerin yenilmez düşmanı olan III. Enternasyonali, çekinmeden, dürüstçe, proleter olarak, Liebknecht'e yaraşır biçimde kurmak için yararlanalım.
      18. Bu söylenenlerden sonra, Rusya'da sosyal-demokratların birleşmesinin söz konusu olamayacağını tanıtlamak için uzun söylevlere hiç bir gereksinme yok. Liebknecht gibi ikiye bölünmüş kalmak. Örgütlenme Komitesi partisi ile, Raboçaya Gazeta'da Potresov'la blok kurmayı hoş gören, işçi vekilleri Sovyeti Yürütme Komitesinde ödünç (istikraz) lehinde oy veren,[50] "aşırıcılık" içine batan Çheydze ve Çereteli ile birleşme fikrini bir an bile kabul etmekten iyidir - çünkü devrimci proletarya ile kalmak demektir bu.
      Bırakalım ölüler kendi ölülerini gömsün. Kararsızlara yardım etmek isteyen herkes, ilkin kendisi duraksamaktan vazgeçmeli.
     
   

Petersburg, 28 Mayıs 1917.
İlk kez, 1917 eylülünde
"Priboy" yayınlarında broşür
olarak yayımlanmıştır.

İmza: N. Lenin.