KÜTÜPHANE | LENIN

JOHANNES BECKER">

KÜTÜPHANE | LENIN

JOHANNES BECKER, JOSEPH DİETZGEN, FRİEDRİCH ENGELS, KARL MARX VE DİĞERLERİNİN, FRİEDRİCH SORGE VE ÖTEKİLERE YAZDIKLARI MEKTUPLARIN RUSÇAYA ÇEVİRİSİNE ÖNSÖZ


      MARX'ın, Engels'in, Dietzgen'in, Becker'in ve geçen yüzyıldaki uluslararası öteki işçi sınıfı hareketinin öteki önderlerinin mektuplarının derlemesinin burada Rus kamuoyuna sunulması, bizim ileri marksist yazınımızı tamamlayan vazgeçilmez bir parçadır.
      Burada, biz, sosyalizmin tarihi için Marx ve Engels'in faaliyetlerinin kapsamlı bir tahlili için bu mektupların önemleri üzerine ayrıntılarıyla eğilmeyeceğiz. Konunun bu yanının açıklanması gereksizdir. Yayınlanan mektupların anlaşılmasının, Enternasyonalin tarihi üzerindeki (bkz: Jaeckh, The International, Znaniye tarafından yayınlanan Rusça çevirisi) ve aynı zamanda da Alman ve Amerikan işçi sınıfı hareketinin tarihi (bkz: Franz Mehring, Alman Sosyal-Demokrasisinin Tarihi ve Morris Hillquit, History of Socialism in the United States), vb. konusundaki bellibaşlı yapıtlarla tanışıklığı gerektirdiğini [sayfa 153] belirtmekle yerinelim.
      Ayrıca belirtelim ki, burada biz, bu yazışmaların içeriklerinin genel bir özetini ya da onların ilişkili olduğu çeşitli tarihsel dönemlerin bir değerlendirilmesini vermeye girişmeyeceğiz. Mehrinğ, bunu, bu çevirinin sonuna yayıncının belki de ekleyeceği ya da ayrı bir Rusça baskı olarak yayınlanacak olan Der Sorgesche Briefwechsel başlıklı son derece güzel makalesinde, (Neue Zeit, 25, Jahrg., Nr. 1 und 2)[3*] yapmıştır.
      Rus sosyalistleri için bugünkü devrimci dönemde özel önem taşıyan şeyler, otuz yıla yakın bir dönem içinde (1867-95) Marx ve Engels'in faaliyetlerinin gizli kalmış yanlarıyla bir tanışıklıktan militan proletaryanın çıkarmak zorunda olduğu derslerdir. İşte bu yüzden, bizim sosyal-demokrat yazınımızda, okurlara Marx ve Engels'in Sorge'a yazdıkları mektupları tanıtmak yolundaki ilk girişimlerin Rus devriminde sosyal-demokrat taktiklerin "yaşamsal" sorunlarıyla da bağlantılı olması (Plehanov'un Sovremennaya Jizn ve Menşevik Otkliki) şaşırtıcı değildir. Ve biz, okurlarımızın dikkatini, yayınlanan yazışmalarda, Rusya'daki işçi partisinin bugünkü görevleri açısından ayrı önem taşıyan bölümlerin bir değerlendirmesine özellikle çekmek isteriz.
      Marx ve Engels, mektuplarında, en çok İngiliz, Amerikan ve Alman işçi sınıfı hareketinin âcil sorunlarıyla uğraşmışlardı. Bu doğaldır, çünkü onlar bu sırada İngiltere'de yaşayan ve Amerikalı yoldaşlarıyla mektuplaşan Almanlardı. Marx, Alman sosyal-demokratı Kugelmann'a yazdığı mektuplarda[4*] Fransız İşçi sınıfı hareketi üzerine, özellikle de Paris Komünü üzerine çok daha sık olarak ve çok daha büyük ayrıntıyla düşüncelerini açıklamıştır.
      Marx ve Engels'in, İngiliz, Amerikan ve Alman işçi sınıfı hareketleri üzerine söylediklerini karşılaştırmak oldukça öğreticidir. Bir yanda, Almanya'nın, öte yanda İngiltere ve Amerika'nın, kapitalist gelişiminin değişik aşamalarını ve bir sınıf [sayfa 154] olarak burjuvazinin bu ülkelerin tüm siyasal yaşamı üzerindeki farklı egemenlik biçimlerini temsil ettiğini anımsadığımızda, böyle bir karşılaştırma daha da büyük önem kazanır. Bilimsel bir bakış açısından, burada materyalist diyalektiğin bir örneğine, farklı siyasal ve ekonomik koşulların özgül özelliklerine uygulanmasında, sorunun değişik noktalarını, değişik yanlarını öne geçirme ve vurgulama yetisinin bir örneğini görüyoruz. İşçi sınıfı partisinin pratik politikası ve taktikleri açısından, burda biz, Komünist Manifesto'nun yaratıcılarının, savaşkan proletaryanın, çeşitli ülkelerdeki ulusal işçi sınıfı hareketlerinin çeşitli aşamalarına uygun olarak görevlerini açıklama yolunun bir örneğini görüyoruz.
      Marx ve Engels'in, İngiliz ve Amerikan sosyalizminde en sert biçimde eleştirdikleri, onun işçi sınıfı hareketinden yalıtılmış olmasıdır. İngiltere'deki Sosyal-Demokrat Federasyon48 ve Amerikan sosyalistleri konusunda yapmış oldukları bütün yorumlarının ağırlığı, onların, marksizmi, bir dogmaya, "katı [starre] Ortodoksluğa" indirgedikleri, onu "bir eylem kılavuzu değil de, bir amentü" olarak almaları, onlarla birlikte yürüyen, teorik olarak çaresiz ama canlı ve güçlü yığınsal işçi sınıfı hareketine kendilerini uyumlama, yeteneksizliği suçlamasıdır. "1864'ten 1873'e kadar, ancak bizim programımızı açıkça benimseyenlerle birlikte çalışmayı sürdürmekte direnmemiş olsaydık, diye kızıyor Engels 27 Ocak 1887 tarihli mektubunda, bugün nerede olurduk!" Ve bir önceki mektubunda (28 Aralık 1886) Henry George'un düşüncelerinin Amerikan işçi sınıfı üzerindeki etkilerine değinerek şöyle yazmıştı:
      "Gelecek Kasımda bona fide[5*] bir emekçiler partisine verilecek bir ya da iki milyon çalışan insanın oyu, bugün, öğreti açısından kusursuz bir program için verilecek yüzbin oydan ölçülmeyecek kadar daha değerlidir.
      Bunlar çok ilginç bölümlerdir. Ülkemizde, bir "emek kongresi" düşüncesini ya da Larin'in "geniş işçi partisi"49 türünden bir şeyleri savunmada bunlardan yararlanmakta sabırsızlık gösteren sosyal-demokratlar vardır. Neden bir "sol cephe"nin savunmasında değil? diye Engels'in bu aceleci "yararlanıcılarina" [sayfa 155] sormak isterdik. Alıntıların yapıldığı mektuplar Amerikan işçilerinin seçimlerde Henry George için oy kullandıkları bir zamana atıfta bulunmaktadır. Bayan Wischnewetzky —bir Rusla evli ve Engels'in yapıtlarının çevirmeni Amerikalı bir kadın—, ondan, Engels'in yanıtından da görüleceği gibi, Henry George'un ayrıntılı bir eleştirisini yapmasını istemişti. Engels, ona (28 Aralık 1886) bunun zamanının daha gelmediğini, asıl sorunun, tümüyle an bir program üzerinde olmasa bile, bir işçi partisinin örgütlenmeye başlamasının gerektiği olduğunu yazmıştı. Daha sonra, işçiler, yanılgının ne olduğunu kendileri anlayacaklar, "kendi yanılgılarından öğreneceklerdir", ama "çalışanların partisinin ulusal birleşimini —programı ne olursa olsun— geciktirebilecek ya da önleyebilecek olan herhangi bir şeyi büyük bir yanılgı olarak kabul ederim...".
      Söylemeye gerek yok ki, Engels, sosyalist görüş açısından Henry George'un fikirlerinin saçmalığı ve gerici niteliği konusunda eksiksiz bir bilgiye sahipti ve bundan sık sık sözelmişti. Sorge'un yazışmaları, Karl Marx'ın 20 Haziran 1881 tarihini taşıyan ve Henry George'un radikal burjuvazinin bir ideologu olarak nitelendiren son derece ilginç bir mektubunu da içermektedir. "Teorik açıdan bu adam tümden gelişmemiştir" diye yazmıştı, Marx. Bununla birlikte Engels, yığınlara "kendi yanılgılarının sonuçlarını" söyleyebilecek kimseler var olduğu sürece, seçimlerde bu sosyalist-gericiye katılmaktan korkmuyordu (29 Kasım 1886 tarihli Engels'in mektubu).
      Amerikan işçilerinin o dönemdeki bir örgütü olan Emeğin Şövalyeleri Knights of Labor ile ilgili olarak, Engels, aynı mektubunda şöyle yazıyordu: "Emeğin Şövalyelerinin en zayıf yanı [sözcüğü sözcüğüne: en çürük, faulste] onların siyasal yansızlıklarıydı. ... Harekete yeni giren her ülke için önem taşıyan ilk büyük adım, her zaman, bu parti ayrı bir işçi partisi olduğu sürece, işçilerin nasıl olursa olsun bir siyasal parti halinde birleşmeleridir."
      Açıktır ki, bu sözlerden, sosyal-demokrasiden partisiz emek kongrelerine vb. kadar sıçramanın doğrulandığı konusunda hiç bir şey çıkarılamaz. Ama, her kim Engels'in, marksizmi bir [sayfa 156] "dogma"ya, "taassup"a, "sekterlik"e indirgeme suçlamasından sakınmak istiyorsa, bundan, radikal "sosyal-gericiler" ile ortak bir seçim kampanyasına girmenin kimi zaman yerinde olduğu sonucunu çıkarmak zorundadır.
      Ama daha da ilginç olanı, kuşkusuz, Amerika-Rusya paralelliği (biz, bunlara, karşıtlarımıza yanıt vermek için değinmek zorunda kalmıştık) üzerinde değil de, İngiliz ve Amerikan işçi sınıfı hareketinin temel özellikleri üzerinde durmak olacaktır. Bu özellikler şunlardır: proletaryanın karşısında herhangi bir büyük ulus ölçüsünde demokratik görevlerin bulunmayışı; proletaryanın burjuva siyasetine tam tâbi oluşu; grupların yalnızca bir avuç sosyalistin proletaryadan sekterce yalıtılmış olması; seçimlerde, çalışan yığınlar arasında en küçük bir başarının olmayışı, vb.. Her kim ki bu temel koşulları unutur, "Amerikan-Rusya paralellerinden" geniş vargılar çıkarmaya çalışır ise, o en büyük yüzeyselliği yapıyor demektir.
      Eğer Engels, bu koşullar altında, işçilerin iktisadî örgütlerine bu denli ağırlık verseydi, bu, en sağlam bir biçimde kurulmuş demokratik sistemlerin sözkonusu olması ve bunların proletaryanın karşısına salt sosyalist görevler çıkarmasıdır.
      Engels, eksik bir programla da olsa, bağımsız bir işçi partisinin önemini vurgulamıştır, çünkü o daha önce işçilerin siyasal bağımsızlığının sözü bile edilmediği ve işçilerin daha çok burjuvazinin arkasında sürüklendiği ve hâlâ da öyle olan ülkelerden sözetmekteydi.
      Böylesine kanıtlardan çıkarılan vargıları, proletaryanın partisini, liberal burjuvazinin kendi partilerini kurmalarından önce kurduğu, burjuva politikacılarına oy verme geleneğinin proletaryaca hiç bilinmediği ve âcil görevleri, sosyalist değil de burjuva demokratik olduğu ülkelerde ve tarihsel durumlara uygulamaya kalkışmak, Marx'ın tarihsel yöntemiyle alay etmek olurdu.
      Eğer biz, Engels'in İngiliz ve Amerikan hareketleri konusundaki düşünceleri ile onun Alman hareketi konusundaki düşüncelerini karşılaştırırsak, düşüncemiz okur için daha da açıklık kazanacaktır. [sayfa 157]
      Böylesine çok ilginç düşünceler, yayınlanan yazışmalarda da bol bol bulunmaktadır. Ve bütün bu düşünceler arasında bir al iplik gibi dolaşmak çok farklı bir şeydir — îşçi partisinin "sağ kanadına" karşı bir uyarı, sosyal-demokrasideki oportünizme karşı acımasız (bazan —1877-79'da Marx'ta da olduğu gibi— öfkeli) bir savaştır.
      Bunu, önce, mektuplardan alıntılar yaparak doğrulayalım ve daha sonra da bu olgunun değerlendirilmesini sürdürelim.
      Her şeyden önce, Marx'ın Höchberg ve ortaklan konusundaki düşüncelerini burada kaydetmeliyiz. Der Sorgesche Briefzwechsel adlı makalesinde Franz Mehring, oportünistlere arşı Marx'ın saldırılarını —ve Engels'in de daha sonraki saldırılarını— hafifletmeye çalışmaktadır ve kanımızca bunu oldukça fazlasıyla yapmaktadır. Özel olarak, Höchberg ve ortaklan açısından, Mehring, Marx'ın Lassalle ve lasalcılığa ilişkin yargısının yanlışlığı konusundaki görüşünde direnir. Ama, yineliyoruz, bizi burada ilgilendiren, Marx'ın şu ya da bu sosyaliste karşı yaptığı saldırıların doğru olup olmaması ya da abartılmış olup olmaması ile ilgili tarihsel bir değerlendirme değil de, ilkede genel olarak sosyalizmin içindeki belirli eğilimler konusundaki Marx'ın değerlendirmesidir.
      Alman sosyal-demokratlarının lasalcılar ve Dühring ile uzlaşmalarından yakınırken (19 Ekim 1877 tarihli mektup), Marx, aynı zamanda, "sosyalizme 'yüce, idealist' bir yönlenme vermek isteyen, yani, onun (onu kullanmayı deneyen herhangi bir kimseden ciddî nesnel inceleme isteyen) materyalist temelinin yerine ilâhî Adalet, Özgürlük, Eşitlik, ve Kardeşlik tanrılarıyla modern mitolojiyi koymak isteyen bütün bir yarı-olgun öğrenciler çetesi ve üstün zekâlı diplomalı doktorlarla [Almancada "doktor" bizim "öğretim üyesi adayı" ya da "I. sınıf üniversite mezunu"na karşılık olan akademik bir derecedir] uzlaşmayı da suçlar. Zukunft'u yayınlayan Dr.Höchberg, bu eğilimin bir temsilcisidir ve partiye girişini para ile satın almıştır — sanırım 'en asil' niyetlerle, ama benim için "niyetler' beş para etmez. Onun Zukunft programından daha aşağılık bir şey, daha 'alçakgönüllü iddialar taşısa bile' dünyada pek az [sayfa 158] görülmüştür". (Mektup No: 70.)
      Hemen hemen iki yıl sonra yazılmış (19 Eylül 1879) bir başka mektupta Marx, Engels'in ve kendisinin J. Most'u destekledikleri yolundaki dedikoduları yalanladı ve Sorge'a, Alman sosyal-demokrat partisi içerisindeki oportünistlere karşı tutumunun ayrıntılı bir açıklamasını verdi, Zukunft, Höchberg, Schramm ve Edvard Bernstein tarafından yönetiliyordu. Marx ve Engels, bu tür yayınla herhangi bir ilişkide bulunmayı kabul etmemişlerdir ve bu aynı Höchberg'lin katılmasıyla ve onun mali yardımıyla yeni bir parti organının kurulması sorunu ortaya atıldığında, Marx ve Engels, önce bu "doktorlar, öğrenciler ve Katheder-Sosyalistler karışımı" üzerinde denetim sağlamak için, başyazar olarak, kendi adayları Hirsch'in kabul edilmesini istemişler ve daha sonra da eğer Höchberg, Schramm ve Bernstein eğilimi değişmez ise, "Partinin ve teorinin böylesine bir bayağılaştırılmasına" [Verluderung—Almancada daha da vurgulayıcı bir sözcük] karşı açık savaş açacakları konusunda onları uyararak doğrudan Bebel, Liebknecht ve sosyal-demokrat partisinin öteki önderlerine bir genelge gönderdiler. Bu, Alman-Sosyal Demokrat Partisinde, Mehring'in Tarihinde "bir karışıklık yılı" ("Ein jahr der Verwirrung") olarak tanımladığı dönemdi. Sosyalistlere-Karşı Yasadan sonra Parti, bir anda doğru yolu bulmadı, önce Most'un anarşizmi ile Höchberg ve ortaklarının oportünizmi arasında yalpaladı. Sonuncuları kastederek "teoride bir hiç olan ve pratikte yararı olmayan bu insanlar" diye yazıyordu Marx, "sosyalizmin dişlerini (ki bunlara üniversite reçetelerine uygun olarak düzen vermişlerdir) ve özel olarak Sosyal-Demokrat Partinin dişlerini sökmek, işçileri aydınlatmak, ya da kendi deyişleriyle, onlar kendi karışık yarı-bilgilerinden sağladıkları 'eğitim öğeleri' ile doldurmak ve her şeyden önce Partiyi küçük-burjuvazinin gözünde saygın kılmak istemektedirler. Bunlar sefil karşı-devrimci gevezelerden başka bir şey değiller."
      Marx'ın "öfkeli" saldırılarının sonucu, oportünistlerin geri çekilmeleri oldu ve — ortadan kayboldular. 19 Kasım 1879 tarihini taşıyan bir mektubunda Marx, Höchberg'in yazıkurulundan [sayfa 159] uzaklaştırıldığını ve Partinin bütün etkin önderlerinin —Bebel, Liebknecht, Bracke, vb.— onun fikirlerini reddettiklerini ilân etti. Sosyal-Demokrat Partinin organı Sozial-Demokrat, o zamanlar partinin devrimci kanadında bulunan Vollmar'ın başyazarlığı alanda çıkmaya başladı. Bir yıl sonra (5 Kasım 1880) Marx, kendisinin ve Engels'in durmadan Sozial-Demokrat'ın içerisinde bulunduğu "perişan" yönetim biçimine karşı kavga verdiklerini ve düşüncelerini çoğu kez keskin bir biçimde “wobei's oft scharf hergeht") açıkladıklarını anlatmaktadır. Liebknecht, 1880'de Marx'ı ziyaret ederek, her açıdan bir "düzeltme" yapılacağını vaadetmiştir.
      Barış sağlandı ve savaş hiç bir zaman su yüzüne çıkmadı. Höchberg çekildi ve Bernstein devrimci bir sosyal-demokrat oldu — hiç değilse Engels'in 1895'te ölümüne dek.
      20 Haziran 1882'de Engels, Sorge'a yazdığı mektupta, bu savaşımdan, geçmiş bir şey diye sözetti: "Genel olarak, Almanya'da işler çok iyi gidiyor. Okumuş bayların Parti içinde gerici bir ... kaymaya neden oldukları doğrudur, ama, perişan bir biçimde başarısızlığa uğradılar. Sosyal-demokrat işçilerin her yerde karşı karşıya kaldıkları kötü muamele onları üç yıl öncesinde olduklarından daha devrimci yaptı. ... Bu insanlar [Partinin okumuşları], ne pahasına olursa olsun, Sosyalistlere-Karşı Yasanın uysallıkla ve yumuşaklıkla, yaltaklanma ve teslimiyetle iptalini rica etmek ve sağlamak istiyorlardı, çünkü bu onların yazınsal kazançlarını engelliyordu. Yasa iptal edilir edilmez ... bölünmenin açığa çıkması olasıdır ve Viereck'ler ve Höchberg'ler, zaman zaman en sonunda kıçlarının üzerine oturana dek, uğraşılacak ayrı bir sağ kanat oluşturacaklardır. Bunu biz, Sosyalistlere-Karşı Yasanın benimsenmesinden hemen sonra, Höchberg ve Schramm, Yıllık'ta, Partinin çalışmasının en rezilce değerlendirilmesi olan şeyi yayınladıkları zaman ve Partinin davranışının daha kültürlü [gebildetes yerine "Jebildetes" — Engels, Alman yazarlarının Berlin aksanını anıştırmaktadır], ince ve kibar olmasını istedikleri zaman ilân ettik."
      Bernştayncılığın 1882'deki kehaneti, 1889'da ve daha sonraki yıllarda çarpıcı bir biçimde doğrulandı. [sayfa 160]
      Ve bundan sonra ve özellikle de Marx'ın ölümünden sonra, Engels, hiç abartmasız denebilir ki, Alman oportünistlerince çarpıtılmış ne varsa düzeltmekte yorulmak bilmez bir çaba harcamıştır.
      1884'ün sonu. Donanma tahsisatı için oy veren
("Dampfersubvention", bkz: Mehring'in Tarihi) Alman sosyal-
demokrat Reichstag milletvekillerinin "küçük-burjuva
önyargıları" mahkûm edildi. Engels, bu konu üzerinde oldukça
çok yazışması gerektiğini Sorge'a bildirmektedir (31 Aralık 1884 tarihli Mektup).
      Yıl 1885. Bütün "Dampfersubvention" sorunuyla ilgili düşüncelerini söyleyen Engels, "iş hemen hemen bölünmeye varmıştır" diye yazmıştır (3 Haziran). Sosyal-demokrat milletvekillerin "darkafalılıkları" "çok büyüktü". "Almanya gibi bir ülkede, bir küçük-burjuva sosyalist parlamento grubu kaçınılmazdır" diyordu Engels.
      Yıl 1887 Engels, Viereck gibi (Höchberg benzeri bir sosyal-demokrat) birini milletvekili seçmekle Partinin kendi kendini gözden düşürdüğünü yazan Sorge'u yanıtladı. Engels, yapılacak bir şey olmadığını, işçi partisinin Reichstag için iyi milletvekilleri bulamadığını söyleyerek, kendini haklı buldu. "Sağ kanattaki baylar, kendilerinin yalnızca Sosyalistlere-Karşı Yasa yüzünden hoşgörüldüklerini biliyorlar ve Parti hareket özgürlüğünü yeniden sağlar sağlamaz, bunlar, partiden atılacaklardır." Ve genel olarak, "Partinin parlamenter kahramanlarından daha iyi olması, bunun tersinden daha" yeğdi (3 Mart 1887). Liebknecht bir uzlaşmacıdır —diye yakınıyordu Engels—, hep ayrılıkları kapatmaya yarayan tümceler kullanıyor. Ama iş bir bölünmeye gelince, kesin karar anında bizimle birlikte olacaktır.
      Yıl 1889. Paris'te sosyal-demokrat iki uluslararası kongre.50 Oportünistler (Fransız fırsatçıları başı çekiyordu), devrimci sosyal-demokratlardan ayrıldılar. Engels (o zaman altmış sekiz yaşındaydı), gençlik heyecanı ile kendini kavgaya attı. Birçok mektup (12 Ocaktan, 20 Temmuz 1889'a kadar) oportünistlere karşı kavgaya ayrılmıştır. Yalnızca onlar değil, [sayfa 161] Almanlar da —Liebknecht, Bebel ve ötekiler— uzlaşmacı tutumlarından ötürü hırpalandı.
      12 Ocak 1889 tarihinde Engels, fırsatçılar Fransız Hükümetine satıldılar diye yazıyordu. Ve İngiliz Sosyal-Demokrat Federasyonunun (SDF) üyelerini, fırsatçılarla ittifak kurdukları için, suçluyordu. "Bu allahın belâsı kongre ile ilgili olarak yazmak ve koşuşturmak, bir başka şey için bana zaman bırakmıyor" (11 Mayıs 1889). Engels, kızgınlıkla, fırsatçılar durmuyorlar, ama bizimkiler uyuyor diye yazıyordu. Şimdi Auer ve Schippel bile, bizim, fırsatçıların kongresinde bulunmamızı istiyorlar. Ama "sonunda" bu, Liebknecht'in gözlerini açtı. Engels, Bernstein ile birlikte oportünistlere karşı kitapçıklar yazdı (bu kitapçıklar Bernstein'ın imzasını taşıyordu ama Engels bunları "bizim kitapçıklar" diye adlandırıyordu).
      "SDF dışında, bütün Avrupa'da fırsatçılardan yana tek bir sosyalist örgüt yok. [8 Haziran 1889.] Bu yüzden de onlar sosyalist olmayan sendikalara sığınıyorlar" (bu, ülkemizde, geniş bir işçi partisini, bir işçi kongresini vb. savunanların bilgisine sunulur!). "Amerika'dan bir Emek Şövalyesi alacaklar." Düşman, bakunincilere karşı kavgadakinin aynıydı: "Yalnızca şu farkla ki, anarşistlerin sancağı fırsatçıların sancağı ile yer değiştirmiştir: küçük çaplı ayrıcalıklar için, özellikle önderlere iyi ücretli iş karşılığı (kent meclisinde, emek alışverişinde, vb.) ilkelerin burjuvaziye satılışı?" Brousse (fırsatçıların önderi) ve Hyndman (fırsatçılarla birleşen SDF önderi) "otoriter marksizme" saldırdılar ve "yeni bir Enternasyonalin çekirdeğini" oluşturmak istediler.
      "Almanların bönlükleri konusunda bir fikrin olamaz. Bunun ne anlama geldiğini Bebel'e bîle anlatmak bana çok büyük bir çabaya maloldu." (8 Haziran 1889.) Ve iki kongre toplandığında, sosyal-demokratlar fırsatçılardan (bunlar sendikalistler, SDF Avusturyalıların bir kesimi vb. ile birleşmişlerdi) sayıca üstün geldikleri zaman, Engels pek sevinmişti (17 Temmuz 1889). Liebknecht ve ötekilerin uzlaştırıcı plan ve önerilerinin başarısızlığa uğramasından memnun olmuştu (20 Temmuz 1889). "Bizim duygusal uzlaşıcı kardeşlerimiz bunu [sayfa 162] haketmişlerdir, çünkü bütün dostaneliklerine karşın, en yumuşak yerlerine iyi bir tekme yemişlerdir. Bir zaman için, bu onlara iyi gelebilir."
      ... Marx ve Engels'in "kibarlık" konusunda pek fikirleri yoktur dediğinde (Der Sorgesche Brieftvechsel) Mehring haklıydı: "Vurdukları darbenin üzerinde uzun boylu düşünmedikleri gibi, aldıkları her darbe karşısında da ağlayıp sızlanmazlardı." "Eğer onların iğnelerinin uçlarının benim kocamış, kalın ve iyi dabaklanmış derimi deleceğini sanıyorlarsa, yanılıyorlar"[6*] diye yazmıştı Engels bir keresinde. Ve Mehring, Marx ve Engels'ten sözederken, onlar, kendilerinin kazandıkları duyarsızlığa başkalarının da sahip olduğunu kabul ediyorlardı diyordu.
      Yıl 1893. Bernştayncılık üzerinde yargıya varırken, kendini ortaya koyan Fabiyanların mahkûm edilmesi (çünkü Bernstein, İngiltere'de, oportünizmini Fabiyanların deneyimini kullanarak "geliştirmedi" mi?). "Fabiyanlar, burada, Londra'da, toplumsal devrimin kaçınılmazlığını kavrayacak kadar yeterli anlayışa sahip, ama bu koskoca görevi belki de, tek başına, pişmemiş proletaryaya emanet edemeyen ve bu nedenle kendilerini onların başına koyacak kadar nazik bir kariyerci grubudur. Devrim korkusu onların temel ilkesidir. Bunlar par exellence[7*] eğitim görmüşlerdir.' Sosyalizmleri belediye sosyalizmidir; ulus değil de, hiç olmazsa şimdilik, topluluk, üretim araçlarının sahibi olmalıdır. Öyleyse bunların bu sosyalizmi burjuva liberalizminin aşın ama kaçınılmaz bir sonucu olarak sunulmaktadır; böylece, taktikleri, liberallere karşı bir hasım olarak kararlı muhalefet yürütmek değil de onları sosyalist sonuçlara doğru iten ve bu yüzden onlarla el altından iş çeviren, liberalizm ile sosyalizmi içice kaynaştıran — sosyalist adayları liberallerin karşısına koyan değil de, onları liberallere bağlayan, onları liberallere empoze eden, ya da onlarla birlikte olmalarını sağlamak için dolaplar çeviren taktiklerdir. Bunları yaparlarken, kuşkusuz, yalan söylediklerinin ya da kendi kendilerini aldattıklarının, [sayfa 163] ya da sosyalizm konusunda yalan söylediklerinin farkında değillerdir.
      "Büyük bir gayretle, bir sürü zırvanın yanısıra, bazı iyi propaganda yazıları da yayınladılar, gerçekten de bunlar bu alanda İngilizlerin ortaya koyduğu yazıların en iyisidir. Ama bunlar, sınıf savaşımını uyutmak biçimindeki özel taktiklerine geçer geçmez hepsi kokuşmaya başlar. Onların Marx'tan ve hepimizden —sınıf savaşımı nedeniyle— fanatik bir biçimde nefret edişleri buna dayanır.
      "Kuşkusuz bu insanların pek çok burjuva izleyicileri vardır ve bu yüzden de paraları.