KÜTÜPHANE | LENIN | Bir Adım İleri">

KÜTÜPHANE | LENIN | Bir Adım İleri, İki Adım Geri


E K
YOLDAşGUSEV VE YOLDAşDEUTSCH
OLAYI




      Bu olay, Martov ve Starover yoldaşların, (J) bölümüne aldığımız mektuplarında anılan sözümona "sahte" (yoldaşMartov'un ifadesi) listeyle sıkı sıkıya ilişkilidir. Olayın esası şu: Gusev yoldaş, Stein, Egorov, Popov, Trotski ve Fomin yoldaşları kapsayan bu listenin kendisine yoldaşDeutsch tarafından bildirildiğini yoldaşPavloviç'e söylemiştir (YoldaşPavloviç'in Mektup'u, s. l2). YoldaşDeutsch, bu ifadeden ötürü yoldaşGusev'i, "kasıtlı iftira"da bulunmakla suçlamıştır; bir yoldaşlar hakem kurulu da yoldaşGusev'in "ifadesinin "doğru olmadığı"nı ilân etmiştir (bkz: hakem kurulunun kararı, ıskra, n° 62). ıskra yazıkurulu, hakem kurulunun kararını yayınladıktan sonra, yoldaş Martov (sayfa 268) (bu kez yazıkurulu değil), Yoldaşlar Hakem Kurulunun Kararı başlıklı özel bir broşür çıkarmıştır. YoldaşMartov, bu broşüründe yalnızca hakem kurulunun kararını değil, kurul görüşmelerine ilişkin raporun tümünü, kendi notuyla birlikte tam metin olarak yayınlamıştı. Bu notta yoldaşMartov, başka şeylerin yanı sıra, "bir hizip savaşımı uğruna girişilen hayasız bir liste sahtekarlığı"ndan da söz etmiştir. ıkinci kongre üyesi olan Liyadov ve Gorin yoldaşlar, bu broşüre, Hakem Kurulunda Bir Seyirci başlıklı kendi broşürleriyle karşılık vermişlerdir. Bu broşürde, bu iki yoldaş, hakem kurulu, kasıtlı bir iftira görmez ve yoldaşGusev'in ifadesini yalnızca yanlışbulurken, "Martov yoldaşın hakem kurulu kararının ötesine taşarak, yoldaşGusev'e şeytanca saikler gütme ithamında bulunmasını şiddetle protesto" etmişlerdir. Gorin ve Liyadov yoldaşlar, Gusev yoldaşın ifadesinin oldukça doğal bir yanılgıdan ileri gelmişolabileceğini uzun uzadıya anlatmışlar, yoldaşGusev'e keyfi olarak şeytanca niyetler atfetmek suretiyle bizzat kendisi birçok hatalı ifadeler kullanan (bunları broşüründe de yaptı) Martov yoldaşın tutumunu "değer taşımaz" bir tutum diye nitelemişlerdir. Burada hiç bir şeytanca niyet olamazdı, demişlerdir. Eğer yanılmıyorsam, aydınlatmayı görev saydığım bu soruna ilişkin bütün "yazılar" bunlardır.
      Her şeyden önce, bu listenin (Merkez Yönetim Kurulu adayları listesinin) ortaya çıkışzamanı ve koşulları hakkında, okurun açık bir fikir sahibi olması önemlidir. Bu broşürde daha önce esasen belirttiğim gibi, ıskra, örgütü, kongreye ortaklaşa sunabileceği bir Merkez Yönetim Kurulu adayları listesi hazırlamak üzere, kongre sırasında toplantılar yaptı. Görüşmeler anlaşmazlıkla sonuçlandı: ıskra örgütünün çoğunluk kanadı, Travinski, Glebov, Vasilyev, Popov ve Trotski'yi kapsayan bir listeyi benimsedi; ama azınlık bu listeyi reddetti ve Travinski, Glebov, Fomin, Popov ve Trotski'yi kapsayan bir listede direndi. ıskra örgütünün iki kesimi, bu (sayfa 269) iki liste ortaya atılıp oylandıktan sonra bir daha biraraya gelip toplanmadılar. Her iki kesim, aralarındaki sorunun bir bütün olarak kongre tarafından oylama yoluyla bir çözüme bağlanması isteğiyle ve herbiri, olabildiği ölçüde çok sayıda temsilciyi kendi tarafına kazanma çabasıyla, kongrede serbest bir kulis çalışması arenasına girdiler. Kongredeki bu serbest kulis çalışması, bu broşürde bunca ayrıntıyla tahlil ettiğim siyasal bir gerçeği, bize karşı zafer sağlayabilmek için, (Martov'un önderliğindeki) ıskracı azınlığın, "merkez"le (Bataklık) ıskracılara-karşı olanların desteğine sahip olmasının önemli bir zorunluk olduğu gerçeğini bir anda gözler önüne serdi. Bu desteği kazanmak önemliydi, çünkü ıskra'nın program, taktik ve örgütlenme planlarını, ıskracılara-karşı olanlarla "merkez"in saldırılarına karşı gayet tutarlı bir biçimde destekleyen geniştemsilci çoğunluğu, süratle ve kesinlikle bizim yanımızda yer almıştı. ıskracılara-karşı olanlara ya da "merkez"e bağlı olmayan 33 temsilciden (daha doğrusu oydan) 24'ünü biz çabucak kazandık ve onlarla "sağlam bir çoğunluk" meydana getirerek "doğrudan bir anlaşmaya" ulaştık. Buna karşılık yoldaşMartov'a yalnızca 9 oy kaldı; zafer sağlayabilmesi için ıskracılara-karşı olanlarla "'merkez"in tüm oylarına gerek duyuyordu —bu gruplarla (tüzüğün 1. maddesi üzerinde olduğu gibi) güçbirliği yapabilir, bir "koalisyon" kurabilir, yani onların desteğini kazanabilir, ama doğrudan bir anlaşma yapamazdı—, yapamazdı, çünkü bütün kongre boyunca, bu gruplarla, bizden daha az sert olmamak üzere savaşmıştı. ışte yoldaşMartov'un tutumunun traji-komik yanı buradadır! YoldaşMartov, Sıkıyönetim'inde beni şu öldürücü zehir taşıyan soruyla yoketmeye çalışıyor: "YoldaşLenin'in şu soruyu açıkça yanıtlamasını saygıyla dileriz — kongrede Yujni Raboçi grubu kime yabancıydı?" (s. 23, dipnot.) Saygıyla ve açıkça yanıtlıyorum: YoldaşMartov'a yabancıydı. Bunun kanıtı şudur: Ben ıskracılarla süratle doğrudan bir anlaşma yaptığım (sayfa 270) halde, yoldaşMartov, Yujni Raboçi grubuyla, yoldaşMahov'la, ya da yoldaşBruker'le doğrudan bir anlaşma yapmamıştır, yapamamıştır.
      Bu cansıkıcı ünlü "sahte" liste sorununun "özü"nü, ancak bu siyasal durum hakkında açık bir fikre sahip olduğumuz zaman kavrayabiliriz. Olayların gerçek durumunu gözünüzün önüne getirin: ıskra örgütü bölünmüş, kongrede kendi listelerimizi savunarak, serbestçe kampanya yapıyoruz. Listeleri savunurken, bir sürü özel konuşmada, listeler yüz ayrı şekle giriyor: beşkişi yerine üç kişilik bir kurul öneriliyor; bir adayın yerine bir başka adayın konması için her türden tavsiyede bulunuluyor. Örneğin ben, çoğunluk arasında özel görüşmelerde, Rusov, Osipov, Pavloviç ve Dedov yoldaşların adaylıklarının tavsiye edildiğini ve sonra, tartışmalar ardından, bu önerilerin geri alındığını anımsıyorum. Benim bilgimin dışında, daha bazı adaylar da öne sürülmüşolabilir. Bu özel konuşmalar sırasında kongredeki her temsilci görüşünü söyledi, değişiklikler önerdi, tartıştı, falan. Bunun yalnızca çoğunluk arasında böyle olmuşolması, çok az olasıdır. Hiç kuşku yok ki, gerçekte, aynı şey azınlık arasında da olmuştur; çünkü onların ilk beşlisi (Popov, Trotski, Fomin, Glebov ve Travinski), Martov ve Starover yoldaşların mektubunda gördüğümüz gibi, daha sonra bir üçlüyle —Glebov, Trotski ve Popov üçlüsüyle— yer değiştirmiştir; üstelik Glebov da onların isteğine uygun değildi ve bu nedenle, onun yerine Fomin'i koymaya çok fazla hazırlardı (bkz: Liyadov ve Gorin yoldaşların broşürü). Unutulmamalıdır ki, benim, kongre temsilcilerini elinizde tuttuğunuz bu broşürde gruplara ayırışım, post factum[114*] bir tahlile dayanmaktadır; gerçekte, seçim kampanyası sırasında bu gruplar, henüz belirmeye başlıyordu, temsilciler arasındaki fikir alış-verişi hayli serbestti; bizi herhangi bir "duvar" (sayfa 271) ayırmamaktaydı, herkes, sorunları özel olarak tartışmak istediği herhangi bir temsilciyle konuşabilirdi. Bu koşullar altında, birçok çeşitlemenin ve listenin arasında, ıskra örgütünün azınlık kanadına ait listenin (Popov, Trotski, Fomin, Glebov ve Travinski) yanı sıra, ondan çok da farklı olmayan Popov, Trotski, Fomin, Stein, Egorov listesinin ortaya çıkmasında hiç de şaşılacak bir şey yoktur. Böyle aday çeşitlemelerinin ortaya çıkması çok doğaldı, çünkü bizim adaylarımız, Glebov ve Travinski'yi, ıskra örgütünü, azınlık kanadının pek sevmediği açıktı (onların J bölümünde aktardığımız mektuplarına bakınız, Travinski'yi üçlüden çıkarmışlar, Glebov'u ise salt uzlaşma-olsun diye bıraktıklarını açıkça belirtmişlerdi). Bu nedenle Glebov'la Travinski'nin yerine, hazırlık komitesi üyeleri Stein'le Egorov'un konması çok doğaldı; partinin azınlık kanadına mensup temsilcilerden hiç biri bunu düşünmeseydi, asıl o zaman garip olurdu.
      şimdi de şu iki soruyu ele alalım: 1) Egorov, Stein, Popov, Trotski ve Fomin listesini kim hazırlamıştı?; 2) Böyle bir listenin kendisine atfedilmesi, Martov'u neden bu kadar öfkelendirdi? Birinci soruya tam bir yanıt verebilmek için, bütün kongre temsilcilerinin sorguya çekilmesi gerekir. Bu, artık olanaksızdır. ıskra örgütünde bölünmeye yolaçan listeyi, kongrede, partinin azınlık kanadına mensup temsilcilerden (ıskra örgütünün azınlık kanadıyla karıştırılmamalıdır) hangisinin duyduğunu doğru saptamak gerekir; ıskra örgütünün azınlık ve çoğunluk kanatlarının listeleri hakkında temsilcilerin ne düşündüğünü doğru anlamak gerekir; ıskra örgütünün azınlık kanadına ait listede, temsilcilerin değişiklik önerisinde bulunup bulunmadıklarını, ya da başkalarının değişiklik önerdiğini duyup duymadıklarını saptamak gerekir. Ne yazık ki, bu sorular, anlaşılıyor ki, hakem kurulunda bile ortaya atılmamıştır; kurul (karar metnine bakılırsa) ıskra örgütünü bölen beşli listelerinin ne olduğunu (sayfa 272) bile öğrenmemiştir. Örneğin (benim "merkez"ci olarak sınıfladığım) yoldaşBelov, "kendisine, kongre çalışmaları hakkındaki izlenimlerini söyleyegelen Deutsch'la yoldaşça ilişkiler içinde olduğuna ve eğer Deutsch, herhangi bir liste için kampanya yapıyor olsaydı, kendisine bilgi verecek olduğuna dair tanıklık etmiştir". YoldaşDeutsch'un, kongrede, ıskra örgütünün listeleri hakkında, yoldaşBelov'a izlenimlerini söyleyip söylemediğinin ve eğer söylediyse, yoldaşBelov'un, ıskra örgütü azınlığının listesine karşı tepkisinin ne olduğunun ve yoldaşBelov'un o listede herhangi bir değişiklik tavsiye edip etmediğinin ya da başkalarının tavsiye ettiğini işitip işitmediğinin ortaya çıkarılmamışolması esef edilesi bir şeydir. YoldaşBelov'la yoldaşDeutsch'un ifadeleri arasındaki çelişki, bu nokta aydınlığa kavuşturulmadığı içindir. Gorin ve Liyadov yoldaşların esasen değindiği bu çelişki şudur: YoldaşDeutsch, her ne kadar tersini söylüyorsa da, ıskra örgütü tarafından önerilen "belli bazı adaylar için pekala kampanya yapmıştır". YoldaşBelov ayrıca, "kongre sona ermeden iki gün önce, kongredeki özel konuşmalar sırasında, Egorov ve Popov yoldaşlarla ve Harkov Yönetim Kurulundan gelen temsilcilerle görüştüğü zaman, kongrede elden ele dolaştırılan liste hakkında bazı şeyler işittiğini söylemiştir. Egorov, kendi görüşüne göre, azınlıktan olsun çoğunluktan olsun kongre temsilcileri arasında kendi adaylığının sempatiyle karşılanmayacağını, bu nedenle adının listelerden birinde yer almasını hayretle karşıladığını belirtmiştir." Burada kastedilen "ıskra" örgütü azınlığı olması büyük ölçüde dikkati çekicidir, günkü kongrede geriye kalan parti azınlığı arasında, hazırlık komitesi üyesi olan ve "merkez"in önde gelen konuşmacıları arasında bulunan Egorov'un adaylığı, sempatiyle karşılanabilirdi değil, her durumda sempatiyle karşılanırdı. Ne yazık ki, yoldaşBelov'dan, ıskra örgütüne bağlı olmayan parti azınlığının sempatisi ya da antipatisi hakkında herhangi bir şey öğrenebilmiş (sayfa 273) değiliz. Oysa önemli olan şey de budur, çünkü, yoldaşDeutsch, ıskra örgütüne bağlı olmayan azınlık tarafından yapılmışolabileceği halde, bu listenin, ıskra örgütü azınlığına atfedilmesinden ötürü büyük öfke duymuştur.
      Kuşkusuz, şu anda, listenin bu biçimde yapılmasını ilk kez kimin salık verdiğini ve bu listeyi kimin kimden öğrendiğini anımsamak çok güçtür. Örneğin ben, Rusov'un, Dedov'un ve andığım öteki kişilerin adaylığını ilk kez çoğunluktan kimin önerdiğini bile anımsıyorum diyemem. Aday listeleri şöyle mi olsun böyle mi şeklindeki bir sürü konuşma, bir sürü öneri, bir sürü söylenti arasından belleğimde kalan tek şey, ıskra örgütünde ya da çoğunluğun özel toplantılarında doğrudan doğruya oya konan "listeler"dir. Bu "listeler" daha çok sözlü olarak dolaştırılmıştır ("ıskra" Yazıkuruluna Mektup, s. 4, sondan 5'inci satır, "liste" dediğim şey, toplantıda sözlü olarak önerdiğim beşadaydır); ama aynı zamanda, sık sık, adaylar kağıtlara yazılmış, kongre oturumları sırasında elden ele dolaşmış, genellikle bu kağıtlar oturumlardan sonra yırtılıp atılmıştır.
      Bu ünlü listenin kaynağı konuunda kesin bir bilgiye sahip olmadığımıza göre, ya o listedeki adayların, ıskra örgütü azınlık kanadının bilgisi dışında parti azınlığına mensup bir temsilci tarafından önerildiğini ve ondan sonra kongrede sözlü ve yazılı olarak dolaştırıldığını ya da listeyi, daha sonra kendisinin önerdiğini unutan, ıskra azınlık kanadına mensup birinin ortaya attığını düşünmek zorundayız. ıkinci varsayım, aşağıdaki nedenlerle, bana daha olası görünüyor : Daha kongrede, ıskra örgütünün azınlık kanadı, hiç kuşku yok ki, yoldaşStein'in adaylığını sempatiyle karşılıyordu (bkz: elinizdeki broşür); yoldaşEgorov'un adaylığına gelince azınlık bu fikre kongreden sonra vardı, buna hiç kuşku yok (çünkü, hem Birlik Kongresinde, hem Sıkıyönetim'de, hazırlık komitesinin, Merkez Yönetim Kurulu olarak onaylanmayışından esef duyulduğu ifade edildi — yoldaş (sayfa 274) Egorov hazırlık komitesi üyesiydi). Bu durumda, hazırlık komitesi üyelerinin, Merkez Yönetim Kurulu üyeleri haline dönüştürülmesini öngören ve anlaşıldığı gibi zaten ortalarda dolaşan bu fikrin, parti kongresinde de azınlığa mensup bir üye tarafından özel konuşmalarda öne sürülmüşolmasını varsaymak doğal değil midir?
      Ama doğal bir açıklama yerine, yoldaşMartov ve yoldaşDeutsch burada, kirli bir şey —bir tertip, bir şerefsizlik örneği, "iftira amacıyla kasıtlı olarak çıkarılmışyanlışdedikoduların" yayılması, "grup kavgaları uğruna yapılan sahtekarlık", vb. gibi bir şey— görmekte kararlıydılar. Bu hastalıklı eğilimler, göçmen yaşamının sağlıklı olmayan koşullarıyla ya da anormal bir sinirlilikle açıklanabilir; eğer iş, bir yoldaşın şerefine karşı aşağılık bir saldırı noktasına kadar vardırılmasaydı, ben konuyu ele bile almazdım. Düşünün: Deutsch ve Martov yoldaşlar, doğru olmayan bir ifadede, doğru olmayan bir söylentide, kirli ve şeytanca niyetler keşfetmekte, neye dayanmışolabilirlerdi? Onların hastalıklı imgelerinin uydurduğu resim, görünüşe göre şuydu: çoğunluk, azınlığın siyasal hatasını (tüzüğün 1. maddesi ve oportünistlerle koalisyon) göstererek değil, azınlığa "kasıtlı olarak yanlış" ya da "sahte" listeler atfetmek suretiyle "iftira ediyordu". Azınlık, konuyu, kendi hatasına değil, çoğunluğun kirli, şerefsiz ve rezilce işlerine bağlamayı yeğ tutuyordu. Koşulları belirterek yukarda esasen gösterdiğimiz gibi, "doğru olmayan bir ifade"de şeytanca niyetler aramak çok akıl-dışıydı. Bu durumu yoldaşlar hakem kurulu da açıkça teslim etmiş, herhangi bir iftira, herhangi bir şeytanca niyet ya da rezilce herhangi bir şey görmemişti. Son olarak, parti kongresinde, seçimlerden önce, ıskra örgütü azınlık kanadının, bu yanlışsöylentiyle ilgili olarak çoğunlukla görüşmeye girişmişolması ve yoldaşMartov'un, çoğunluğu oluşturan 24 temsilcinin yaptığı bir toplantıda okunan mektubunda kendi görüşünü ifade etmişolması gerçeği, bu durumu, (sayfa 275) en açık bir biçimde kanıtlamaktadır. Böyle bir listenin kongrede dolaştırılmakta olduğunu, ıskra örgütünün azınlık kanadından gizlemek, çoğunluğun aklından hiç bir zaman geçmişdeğildir: yoldaşLenski bunu yoldaşDeutsch'a söylemiştir (hakem kurulu kararına bakınız); yoldaşPlehanov bu liste hakkında yoldaşZasuliç'le konuşmuştur (yoldaşPlehanov bana, "Zasuliç'le konuşulmuyor, anlaşılan beni Trepov'cu[51] sanıyor" demişti, daha sonra birçok kez yinelenen bu şaka, azınlığın içinde bulunduğu anormal heyecanı gösteren belirtilerden bir başkasıdır); ayrıca ben, yoldaşMartov'a, verdiği güvencenin (yani listenin kendisine ait olmadığı - güvencesinin) benim için yeterli olduğunu (Birlik tutanakları, s. 64) söyledim. Bunun üzerine yoldaşMartov (eğer doğru anımsıyorsam yoldaşStarover'le birlikte) bize, Büro'ya, aşağı-yukarı şu şekilde bir not gönderdi: "ıskra yazıkurulunun çoğunluğu, kendileri hakkında sağda-solda dolaştırılan alçaltıcı dedi-koduları çürütmek üzere, çoğunluğun özel toplantısına katılmalarına izin verilmesini rica ederler." Plehanov'la ben, aynı kağıda yazdığımız şu yanıtla karşılık verdık: "Biz aşağılatıcı herhangi bir dedi-kodu işitmişdeğiliz. Eğer yazıkurulunun bir toplantı yapması gerekli görülüyorsa, bu ayrıca düzenlenmelidir. Lenin, Plehanov." Çoğunluğun o akşam yaptığı toplantıda, bunu 24 temsilciye anlattık. Olası bütün yanlışanlamaları ortadan kaldırabilmek için, aramızdan temsilciler seçilmesine ve bu temsilcilerin, konuyu Martov ve Starover yoldaşlarla görüşmesine karar verildi. Seçilen temsilciler, Sorokin ve Sablina yoldaşlar, gittiler ve özellikle, Martov ve Starover yoldaşların açıklamasından sonra hiç kimsenin listeyi onlara atfetmediğini, ayrıca bu listeyi ıskra örgütü azınlık kanadının ya da bu örgüte bağlı olmayan kongre azınlığının hazırlamışolmasının kesinlikle hiç bir önem taşımadığını bildirdiler. Her şey bir yana, kongrede bir soruşturma açamaz ve bu liste hakkında tüm temsilcileri sorguya çekemezdik! Ama (sayfa 276) Martov ve Starover yoldaşlar, bununla tatmin olmadılar, bize, resmi yalanlamayı içeren bir mektup gönderdiler (bkz: Bölüm J). 24 kişilik çoğunluğun toplantısında bu mektubu, temsilcilerimiz Sorokin'le Sablina okudular. Görünüşe göre, olay kapanmışsayılabilirdi — listenin kaynağının doğru saptanmışolduğu (eğer bunu dert edinen biri varsa) anlamında değil, "azınlığı hırpalama" ya da herhangi bir kişiye "iftira etme" ya da "grupçu kavgalar uğruna sahtecilik yapma" gibi bir niyetin sözkonusu olmadığının tamamen anlaşıldığı anlamında, olay kapanmışsayılabilirdi. Ama yine de Birlik Kongre'sinde (tutanaklar, s. 63-64) yoldaşMartov, hastalıklı bir imgenin yarattığı bu kirli işler öyküsünü bir kez daha ortaya attı ve üstelik doğru olmayan bazı ifadeler kullandı (anlaşılan içinde bulunduğu gerginlikten ötürü). Martov, listede bir bundcunun bulunduğunu söyledi. Bu doğru değildi. Hakem kurulunda konuşan, Stein ve Belov yoldaşlar dahil bütün tanıklar, listede yoldaşEgorov'un bulunduğunu söylemişlerdi. YoldaşMartov, listenin, doğrudan anlaşma anlamında bir koalisyon demek olduğunu söyledi. Daha önce belirttiğim gibi, bu da doğru değildi. YoldaşMartov, ıskra örgütü azınlık kanadından çıkma (ve kongre çoğunluğunu bu azınlıktan uzaklaştırması olası) başka herhangi bir liste, "hatta tahrif edilmişbir liste" dahi bulunmadığını söyledi. Bu da doğru değildi, çünkü parti kongresindeki tüm çoğunluk, yoldaşMartov'la hempasından çıkma en az üç listeden haberdardı; ve bu listeler çoğunluğun onayını almamıştı (Bkz: Liyadov'la Gorin'in broşürü).
      Genel olarak yoldaşMartov bu listeye karşı neden bu kadar öfke duymaktaydı? Çünkü liste, partinin sağ kanadına doğru bir kaymanın varlığını gösteriyordu. O sıralarda yoldaşMartov, "haksız oportünizm suçlaması" feryadını basmaktaydı, "kendi siyasal tutumunun yanlışgösterilmesi"nden duyduğu öfkeyi dile getiriyordu; ama şimdi herkes görüyor ki, bu listenin yoldaşMartov'a ve yoldaşDeutsch'a (sayfa 277) ait olup olmaması hiç bir siyasal önem taşıyamazdı; bu ya da başka bir listeden tamamen ayrı olarak, onun tamamen dışında, suçlama haksız değil doğruydu, onun siyasal tutumunun nitelenişi tamamen yerindeydi.
      Ünlü sahte liste hakkındaki bu üzücü ve yapay olayın sonucu şudur:
      1) YoldaşMartov'un, "grup kavgaları uğruna liste tahrifçiliği yapmak gibi utanç verici girişimler" hakkında feryat ederek yoldaşGusev'in şerefine leke sürmeye kalkışmasını, Gorin ve Liyadov yoldaşların adi diye nitelemelerine katılmamak elden gelmiyor.
      2) Daha sağlıklı bir hava yaratmak ve parti üyelerini hastalıklı taşkınlıkları ciddiye alma zorunluğundan kurtarmak için, üçüncü kongrede tüzüğe, Alman Sosyal-Demokrat ışçi Partisinin tüzüğünde bulunan bir maddenin konması salık verilebilir. O tüzüğün 2'nci maddesi şöyledir: "Parti programının ilkelerini ciddi ölçüde ihlalden ya da onur kırıcı hareketten suçlu olan herhangi bir kişi parti üyesi olamaz. Üyeliğin devam edip etmemesi, Parti Merkez Yürütme Kurulunca toplantıya çağırılan bir hakem kurulunca kararlaştırılır. Hakemlerin yarısı ihracı isteyen kişi tarafından, ikinci yarısı da ihracı istenen kişi tarafından gösterilir, başkan, parti Merkez Yürütme Kurulunca atanır. Hakem kurulunun kararına karşı, denetim komisyonuna ya da parti kongresine başvurulabilir." Böyle bir kural, uluorta onursuzca davranışsuçlamalarına girişenlere (ya da söylentiler yayanlara) karşı, iyi bir silah olabilir. Eğer böyle bir kural olsaydı, bütün bu tür suçlamalar, o suçlamanın sahibi, suçlayıcı rolüyle partinin önüne çıkıp yetkili parti kurumundan bir karar istemedikçe, yakışıksız iftiralar olarak kalırdı.


şubat-Mayıs 1904'de yazıldı.
Mayıs 1904'de Cenevre'de kitap
halinde yayınlandı.