KÜTÜPHANE | LENIN | Bir Adım İleri">

KÜTÜPHANE | LENIN | Bir Adım İleri, İki Adım Geri

EKLER
BÝR ADIM ÝLERÝ ÝKÝ ADIM GERÝ
N. LENÝN'ÝN ROSA LUXEMBURG'A YANITI


      Yoldaþ Rosa Luxemburg'un, Neue Zeit'in 42 ve 43'üncü sayýlarýnda yayýnlanan yazýsý, benim partimizdeki bunalýma iliþkin Rusça kitabýmýn eleþtirisidir. Alman yoldaþlarýmýzýn, bizim parti yazýnýmýzda gösterdikleri dikkate ve Alman sosyal-demokratlarýna o yazýný tanýtma çabalarýna ancak teþekkür edilir, ama hemen belirtmeliyim ki, Rosa Luxemburg'un Neue Zeit'daki yazýsý okura benim kitabýmý deðil, baþka bir þeyi tanýtlýyor. Aþaðýdaki noktalardan bu görülüyor. Örneðin yoldaþ Luxemburg, benim kitabýmýn, "uzlaþmaz bir merkeziyetçilik" görüþünün açýk ve ayrýntýlý ifadesi olduðunu söylüyor. Yoldaþ Luxemburg, böylece, benim, bir örgütlenme sistemini, bir baþka sisteme karþý savunduðumu kabul ediyor. (sayfa 281) Gerçekteyse böyle deðil. Kitabimýn ilk sayfasýndan son sayfasýna kadar, ben, makul herhangi bir parti örgütü sisteminin basit (elementary) ilkelerini savunuyorum. Benim kitabým, bir örgütlenme sistemiyle baþka bir örgütlenme sistemi arasýndaki farkla deðil, herhangi bir örgütlenme sisteminin parti fikriyle tutarlý bir biçimde nasýl korunacaðýna, eleþtirileceðine ve düzeltileceðine iliþkindir. Rosa Luxemburg ayrýca "onun [Lenin'in] anlayýþýna göre, Merkez Yönetim Kurulu, bütün yerel parti yönetim kurullarýný örgütleme hakkýna sahiptir" diyor. Gerçekteyse böyle deðil. Benim bu konudaki görüþlerimin ne olduðu, önerdiðim parti örgütlenme tüzüðü taslaðýyla, belgesel olarak ortaya konabilir. O taslakta yerel yönetim kurullarýný örgütleme hakkýna dair herhangi bir þey yoktur. Bu hak parti tüzüðüne, o tüzüðü hazýrlamak üzere parti kongresince seçilen komisyon tarafýndan konmuþ ve kongre komisyonun metnini benimsemiþtir. Komisyonda, benim ve çoðunluk yanlýsý bir baþka üyenin yanýsýra, kongre azýnlýðýndan üç üye daha vardý; görüldüðü gibi, Merkez Yönetim Kuruluna yerel yönetim kurullarýný örgütleme hakkýný veren komisyonda üstün olanlar, benim muhaliflerimdi. Yoldaþ Luxemburg, iki ayrý þeyi birbirine karýþtýrmýþtýr. Birincisi, benim örgütlenmeye iliþkin taslaðýmý, komisyonun deðiþtirdiði taslakla ve kongrenin kabul ettiði örgütlenme tüzüðüyle karýþtýrmýþtýr; ikincisi, tüzüðün belli bir maddesine iliþkin belli bir noktanýn savunmasýný (o savunmada, ben hiç bir þekilde uzlaþmaz deðildim, çünkü genel kurulda komisyonun yaptýðý deðiþikliðe itiraz etmedim), kongrece kabul edilen tüzüðe, daha sonraki kongre tarafýndan deðiþtirilinceye kadar baðlý kalýnmasý tezinin (gerçekten "aþýrý-merkeziyetçi" bir tez deðil mi?) savunmasýyla karýþtýrmýþtýr. Kitabýmda bu tezi (okurun hemen görebileceði gibi "katýþýksýz blankici" bir tez), gerçekten oldukça "uzlaþmaz biçimde" savundum. Yoldaþ Luxemburg, benim görüþüme, göre, "Merkez Yönetim Kurulunun, (sayfa 282) partinin tek faal özü" olduðunu söylüyor. Gerçekteyse böyle deðil. Böyle bir görüþü hiç bir zaman savunmadým. Tam tersine muhaliflerim (ikinci parti kongresi azýnlýðý) yazýlarýnda, beni, Merkez Yönetim Kurulunun baðýmsýzlýðýný yeterince korumamýþ olmakla, o kurulu, yurtdýþýnda bulunan merkez yayýn organýnýn yazýkuruluyla parti konseyine baðýmlý hale getirmekle suçladýlar. Bu suçlamalara kitabýmda verdiðim yanýtta, parti çoðunluðunun, parti konseyinde üstün olduðu sýralarda, konseyin, Merkez Yönetim Kurulunun baðýmsýzlýðýna müdahale etme çabasýný hiç bir zaman göstermediðini, ancak parti konseyi azýnlýðýn silahý haline geldiði zaman, derhal böyle bir müdahalede bulunduðunu söyledim. Yoldaþ Rosa Luxemburg, Rus sosyal-demokratlarý arasýnda, birleþik bir parti gereði konusunda iki ayrý fikir bulunmadýðýný, tüm tartýþmanýn, merkeziyetçiliðin derecesi üzerinde olduðunu söylüyor. Gerçekteyse böyle deðil. Eðer yoldaþ Luxemburg, çoðunluðu oluþturan birçok yerel parti yönetim kurulunun önerilerini öðrenme zahmetine girseydi, bizim anlaþmazlýðýmýzýn genel olarak, Merkez Yönetim Kuruluyla merkez yayýn organýnýn, parti kongresi çoðunluðunun eðilimini temsil edip etmemesi noktasi üzerinde toplandýðýný (ki bu benim kitabýmda da açýkça görülebilir) hemencecik görürdü. Bu "aþýrý merkeziyetçi" ve "katýþýksýz blankici" istem hakkýnda, deðerli yoldaþ tek söz dahi söylemiyor; parçanýn tüme mekanik boyuneðmesine, kölece baðlýlýða, körükörüne itaate ve buna benzer öteki umacýlara karþý þiddetle yakýnmayý yeð tutuyor. Kölece baðlýlýðýn parti için çok zararlý olduðu þeklindeki derin fikri anlattýðý için yoldaþ Luxemburg'a þükran borçluyum, ama þunu bilmek isterim: Acaba yoldaþ, partinin merkez kurullarý olduðu varsayýlan kurullara, parti kongresi azýnlýðýnýn egemen olmasýný olaðan mý sayýyor? —Böyle bir þey düþünebilir mi? — Herhangi bir partide böyle bir þeyi hiç görmüþ müdür? Yoldaþ Luxemburg, benim, Rusya'da var (sayfa 283) olan koþullarýn geniþ ve aþýrý ölçüde merkezileþtirilmiþ bir iþçi partisi kurulmasýna elveriþli olduðu görüþünün babasý olduðumu söylüyor. Bir kez daha yanlýþ. Kitabýmýn hiç bir yerinde, savunmak söyle dursun, böyle bir fikri dile dahi getirmedim. Öne sürdüðüm tez, daha baþka bir þeyi ifade etmiþtir ve ediyor: Ben, var olan tüm koþullarýn, parti kongresi kararlarýna uyulmasýný beklemeye elveriþli olduðunu, bir parti kurumunun, özel bir çevre tarafýndan bastýrýlabileceði günlerin geride kaldýðýný söyledim, bunda ýsrar ettim. Partimizdeki bazý akademisyenlerin tutarsýzlýk ve kararsýzlýklarýný bizzat gösterdiklerini, bunlarýn kendi disiplin eksikliklerinin suçunu Rus proletaryasýnýn üzerine atmaya haklarý olmadýðýný, kanýtlarýyla ortaya koydum. Rus iþçiler, parti kongresi kararlarýna uyulmasýný, birçok vesileyle, tekrar tekrar dile getirmiþlerdir. Yoldaþ Luxemburg'un, benim tezimin gerçeklik temeli hakkýnda tek söz söylemeksizin, bu görüþün "iyimser" olduðunu ("karamsar" diye düþünülmemesi gerekmez mi?) ilân etmesine ancak gülünür. Yoldaþ Luxemburg, fabrikanýn eðitsel etkisini göklere çýkardýðýmý ilân ediyor. Böyle deðil. Benim, partiyi bir fabrika olarak düþündüðümü söyleyen ben deðildim, benim muhalifimdi. Onu hak ettiði þekilde alaya aldým ve bizzat onun sözlerini kullanarak, fabrika disiplininin iki deðiþik yönünü birbirine karýþtýrdýðýný ortaya koydum. Ne yazýk ki, ayný karýþtýrma yoldaþ Luxemburg için de sözkonusudur.[115*]
      Yoldaþ Luxemburg, devrimci bir sosyal-demokratý; kendini sýnýf bilinci taþýyan iþçilerin örgütüyle özdeþleþtirmiþ bir jakoben diye tanýmladýðým zaman, tutumumu, belki de muhaliflerimden herhangi birinin yapabileceðinden daha keskin bir biçimde nitelemiþ olduðumu söylüyor. Bir yanlýþ daha. Jakobencilik hakkýnda ilk kez konuþmaya baþlayan ben deðildim, P. Akselrod'du. Bizim partimizdeki eðilimleri büyük (sayfa 284) Fransýz Devrimi günlerinin eðilimlerine ilk benzeten oydu. Ben, yalnýzca, benzetmeye, bugünkü sosyal-demokrasinin devrimci ve oportünist kanatlara bölünmesinin bir noktaya kadar, montanyarlar ve jirondenler bölünmesine uygun düþtüðü anlamýnda izin verilebileceðini söyledim. Parti kongresinin onayladýðý eski Ýskra, sýk sýk bu benzetmeyi yapmýþtýr. Eski Ýskra, bu bölünmeyi gördüðü için, partimizdeki oportünist kanada karþý, Raboçeye Dyelo eðilimine karþý savaþmýþtýr. Rosa Luxemburg, burada, 18. ve 20. yüzyýldaki devrimci iki eðilimin birbiriyle karþýlaþtýrýlmasýný, bu eðilimlerin birbirýyle özdeþleþtirilmesiyle karýþtýrýyor. Örneðin, eðer Jungfrau'nun Kücük Scheidegg karþýsýndaki yeri, dört katlý bir evin iki katlý bir ev karþýsýndaki yeri gibidir dersem, bu dört katlý bir evi Jungfrau ile bir tuttuðum anlamýna gelmez. Yoldaþ Luxemburg, partimizdeki farklý eðilimlerin, gerçeklere dayalý tahlilini bütün bütün unutuyor. Oysa benim kitabýmýn yarýdan fazlasý, parti kongremizin tutanaklarýna dayalý olan böyle bir tahlile ayrýlmýþtýr; önsözde de bu gerçeðe özellikle dikkati çektim. Rosa Luxemburg, gerçekte bizim partimizin temelini atmýþ olan kongremizi tümüyle görmezlikten geliyor, partimizde bugünkü durum hakkýnda konuþuyor. Düþüncesiz bir giriþim, demek gerek! Hele hele kitabýmda, belki yüzlerce kez, muhaliflerimin parti kongresini görmezlikten geldiklerini ve böyle yaptýklarý için de bütün savlarýnýn gerçeklik temelinden yoksun kaldýðýný özellikle belirttiðime göre...
      Yoldaþ Luxemburg da ayný temel yanýlgýya düþüyor. Somut anlamlarýný yakalama zahmetine katlanmaksýzýn, Rosa Luxemburg, çýplak sözcükleri yineliyor. Tartýþmadaki gerçek sorunu öðrenmeksizin, ortaya bazý umacýlar atýyor. Bana basma kalýp sözleri, genel ilkelerle kavramlarý, mutlak doðrularý yakýþtýrýyor, benim üzerinde durduðum pek kesin gerçeklere iliþkin göreceli doðrularý geçiþtirmeye çalýþýyor. Sonra da reçete türünden kalýplara karþý saldýrýya geçiyor ve (sayfa 285) Marx'ýn diyalektiðinden, yardým umuyor! Oysa daha önceden imal edilmiþ kalýplardan baþka bir þeyi içermeyen ve diyalektiðin abecesine karþý çýkan yazý, deðerli yoldaþýn kendi yazýsýdýr. Bu abece, bize, soyut gerçek diye bir þey olmadýðýný, gerçeðin her zaman somut olduðunu söyler. Yoldaþ Rosa Luxemburg, bizim partimizdeki savaþýmýn somut gerçeklerini, pek yukardan bir bakýþla görmezlikten geliyor ve ciddi olarak tartýþýlmasý olanaksýz sorunlar hakkýnda tumturaklý söylevlere sapýyor. Yoldaþ Luxemburg'un ikinci yazýsýndan bir örnek daha almama izin verin. Yoldaþ Luxemburg, örgütlenme tüzüðünün yazýlýþ þekli, o tüzüðü oportünizme karþý azçok keskin bir silah haline getirir yollu sözümü alýyor, ama benim kitabýmda hangi maddelerden sözettiðime, kongrede hepimizin hangi maddelerden sözettiðimize, tek sözcükle deðinmiyor; parti kongresindeki anlaþmazlýðýn ne olduðuna, benim tezimi kime karþý ortaya attýðýma hiç mi hiç deðinmiyor; onun yerine, bana parlamentolu ülkelerdeki oportünizm hakkýnda uzun bir söylev veriyor!! Ama Rusya'daki oportünizmin özel, özgün türleri, orada oportünizmin aldýðý farklý görünümler (ki kitabým buna iliþkindir) hakkýnda Luxemburg'un yazýsýnda tek söz dahi göremiyoruz. Bütün bu çok parlak savlarýn sonucu þudur: "Parti Tüzüðü kendi içinde [bunu anlayabilen beri gelsin!] oportünizme karþý bir silah olma kastýný taþýmaz; partinin gerçekte varolan devrimci proleter çoðunluðunun, egemen etkisini kullanmasýnýn, dýþa dönük aracýdýr." Evet böyle. Ama bizim gerçekte varolan parti çoðunluðumuzun nasýl oluþturulduðunu Rosa Luxemburg söylemiyor; benimse kitabýmda sözünü ettiðim þey bunun ta kendisi. Rosa Luxemburg, benim ve Plehanov'un, bu dýþa dönük aracýn yardýmýyla savunduðumuz etkinin ne olduðunu da söylemiyor. Yalnýzca þunu eklemek isterim: ben hiç bir zaman, hiç bir yerde Parti Tüzüðünün "kendi içinde" bir silah olduðunu söylemek gibi bir saçmalýk yapmadým. (sayfa 286)
      Benim görüþlerimin böyle sunulmasýna karþý en iyi yanýt, partimizdeki savaþýmýn somut gerçeklerini ortaya koymaktýr. O zaman herkes, yoldaþ Luxemburg'un soyut beylik laflarýnýn ve kalýplarýnýn somut gerçekleri nasýl yanlýþ biçimde sýraladýðýný, deðerlendirdiðini kolaylýkla görebilecektir.
      Bizim partimiz 1898 ilkyazýnda, birçok Rus örgütünün temsilcilerinin katýldýðý bir kongrede kurulmuþtur. Partiye Rus Sosyal-Demokrat Ýþçi Partisi adý verilmiþ, Raboçaya Gazeta[53] merkez yayýn organý yapýlmýþ, Rus Sosyal-Demokratlarý. Yurtdýþý Birliði (Union) Partinin dýþ temsilcisi haline gelmiþti. Kongreden çok kýsa süre sonra Parti Merkez Yönetim Kurulu [üyeleri —ç.] tutuklandý. Raboçaya Gazeta, ikinci sayýsýndan sonra yayýnýna son vermek zorunda kaldý. Tüm Parti, (yönetim kurullarý diye bilinen) yerel parti örgütlerinin þekilsiz, daðýnýk bir yýðýný haline geldi. Bu yerel yönetim kurullarý arasýndaki tek bað, ideolojik ve yalnýzca manevi bir baðdý. Daðýnýklýk, yalpalama ve bölünmeler dönemi, bir kez daha ister istemez baþýmýza çöktü. Batý Avrupa partilerine bakýþla, bizim partimizde daha büyük bir parçayý oluþturan aydýnlar, marksizmi yeni bir moda olarak gördüler. Bu moda, kýsa süre içinde, bir yandan, marksizmin burjuva gözüyle eleþtirisine kölecesine kapýlanmaya, bir yandan da salt sendikacý bir iþçi hareketine (grevcilik-ekonomizm) karasevdalý hale gelmeye yolaçtý. Aydýn oportünizmi ve proleter-devrimci eðilimler arasýndaki ayrýlýk, Yurtdýþý Birliðinde (Union) bölünmeye yolaçtý. Yurtdýþýnda yayýnlanan Raboçaya Mysýl gazetesi ve Raboçeye Dyelo dergisi (ikincisi daha hafif olmak üzere) ekonomizmin görüþlerini ifade eder oldular; siyasal savaþýmýn önemini azýmsadýlar, ve Rusya'da burjuva-demokratik bir öðenin varlýðýný yadsýdýlar. Marx'ýn "yasal" eleþtiricileri —Struve, Tugan-Baranovski, Bulgakov, Berdyaev ve geri kalanlar— bütün bütün saða kaydýlar. Avrupa'da hiç bir yerde bernþtayncýlýðýn (sayfa 287) mantýksal sonucuna —liberal bir grup kurulmasý sonucuna Rusya'da görüldüðü üzere, böylesine ivecenlikle ulaþtýðýný görmüþ deðiliz. Rusya'da Bay Struve, bernþtayncýlýk adýna "eleþtiri"yle baþladý, Avrupa anlayýþýyla liberal Osvobojdeniye dergisini kurmaya vardý. Yurtdýþý Birliðinden (Union) kopan Plehanov ve arkadaþlarý Ýskra ve Zarya'nýn kurucularýndan destek gördüler. Bu iki yayýn organý (yoldaþ Luxemburg bile duymuþtur) partinin oportünist kanadýna karþý "üç yýl süren gayet parlak bir kampanya", sosyaldemokrat "dað"ýn, sosyal-demokrat "jirond"a (ifade eski Ýskra'ya aittir) karþý açtýðý bir kampanya, Raboçeye Dyelo'ya (Kriçevski, Akimov, Martinov ve ötekilere) karþý bir kampanya, Yahudi bunduna, Rusya'da bu eðilimi þevkle destekleyen örgütlere (özellikle St. Petersburg'daki sözümona Ýþçi Örgütü ve Voronej Yönetim Kuruluna) karþý bir kampanya yürüttüler.
      Gittikçe daha açýkça görüldü ki, yönetim kurullarý arasýndaki salt ideolojik bað yeterli deðildi. Gerçekten birleþmiþ bir parti yaratma gereði, yani 1898'de kendini ortaya koymuþ olan þeyi gerçekleþtirmek, giderek daha ýsrarla belirginleþti. Sonunda, 1902'nin bitiminde, ikinci parti kongresini toplamak üzere bir Hazýrlýk Komitesi kuruldu. Daha çok Rusya'daki Ýskra örgütü tarafýndan kurulan bu Hazýrlýk Komitesinde Yahudi bundun bir temsilcisi de vardý. 1903 güzünde, ikinci kongre, ensonu toplandý; kongre bir yandan partinin resmen birliðe kavuþmasýyla, bir yandan da "çoðunluk" ve "azýnlýk" olarak, ikiye bölünmesiyle sonuçlandý. Kongreden önce böyle bir bölünme yoktu. Bu bölünmeyi, ancak, kongredeki savaþýmýn ayrýntýlý bir tahlili açýklayabilir. Ne yazýk ki, azýnlýðý destekleyenler (yoldaþ Luxemburg dahil) böyle bir tahlilden, vebadan kaçar gibi kaçýyorlar.
      Yoldaþ Luxemburg'un, Alman okura, pek garip biçimde tanýttýðý kitabýmda, ben, (400 sayfalýk bir cilt tutan) kongre tutanaklarýnýn ayrýntýlý tahliline 100 sayfadan daha fazla (sayfa 288) bir yer ayýrdým. Bu tahlil, temsilcileri, daha doðrusu oylarý (bazý temsilcilerin bir, bazý temsilcilerin iki oyu vardý) dört ana gruba ayýrmamý gerektirdi: 1) Ýskracý çoðunluk Ýskra eðiliminden yana olanlar) — 24 oy; 2) Ýskracý azýnlýk — 9 oy; 3) "merkez" ("bataklýk" diye de anýlýr) — 10 oy; ve son olarak 4) Ýskra-karþýtlarý — 8 oy. Toplam 51 oy. Kongredeki bütün oylamalarda bu gruplarýn oynadýðý rolü tahlil ediyorum ve bütün sorunlarda (program, taktikler ve örgütlenme sorunlarýnda) kongrenin, Ýskracýlarla Ýskra-karþýtlarý arasýndaki savaþýmýn arenasý olduðunu, "bataklýk"ýn da çeþitli zigzaglar yaptýðýný kanýtlýyorum. Partimizin tarihini þöyle üstünkörü olsa dahi bilen herhangi bir kiþi, bunun baþka türlü olamayacak olduðunu bilir. Ama azýnlýðýn tüm destekçileri (Rosa Luxemburg dahil) bu savaþýma, çok mütevazi bir tutumla, gözlerini yumuyorlar. Niçin? Çünkü bu savaþým, azýnlýðýn þimdiki siyasal tutumunun bütün bütün yanlýþ olduðunu açýkça ortaya koyuyor. Parti kongresindeki çekiþmenin baþýndan sonuna kadar, düzinelerle sorunda, düzinelerle oylamada, Ýskracýlar, Ýskra-karþýtlarýyla ve tartýþma konusu, daha somut hale geldikçe, sosyal-demokrat eylemin temel ilkelerini daha müsbet biçimde etkiledikçe, eski Ýskra'nýn durmuþ-oturmuþ planlarýnýn uygulamaya konmasýna daha elle tutulur biçimde deðindikçe Ýskra-karþýtlarýnýn yanýnda yer alan "bataklýk"la savaþtýlar. Ýskra-karþýtlarý (özellikle yoldaþ Akimov ve St. Petersburg Ýþçileri Örgütünün, Akimov'la her zaman görüþ birliðinde olan temsilcisi yoldaþ Bruker, hemen hemen her seferinde yoldaþ Martinov ve Yahudi bundun beþ temsilcisi) eski Ýskra eðilimini tanýmaya karþýydýlar. Bunlar, eski, ayrý örgütleri savundular, o örgütlerin partiye tabi hale gelmesine, parti içinde kaynaþtýrýlýp eritilmesine (Hazýrlýk Komitesi olayý, Yujni Raboçi grubunun —"bataklýðýn" önde gelen grubu— daðýtýlmasý, ve benzeri) karþý oy kullandýlar. Bunlar, merkeziyetçi örgütlenme tüzüðüne (kongrenin 14'üncü oturumu) (sayfa 289) karþý savaþtýlar, bütün Ýskracýlarý, o zaman, "örgütlü güvenmezliðe" yolaçmakla, "olaðanüstü durum yasasý" getirmekle ve benzeri dehþet verici þeylerle suçladýlar. Bütün Ýskracýlar istisnasýz, bu suçlamalara güldü; yoldaþ Luxemburg'un, þimdi bu umacýlarý ciddiye almasý hayli dikkate deðer. Sorunlarýn çoðunda Ýskracýlar kazandý; yukardaki rakamlardan açýkça görüldüðü üzere, kongreye egemen oldular. Ancak kongrenin ikinci yarýsýnda, daha az önem taþýyan konular üzerinde karara varýldýðý sýralarda, Ýskra-karþýtlarý üstün geldi — Ýskracýlardan bazýlarý onlarla birlikte oy kullandý. Örneðin programýmýzda bütün dillerin eþitliðinin ilân edilmesiyle ilgili olarak durum buydu; bu noktada, Ýskra-karþýtlarý Program Komisyonunu neredeyse yenik düþürmeyi ve kendi maddelerini kongreden geçirmeyi baþardýlar. Tüzüðün l'inci maddesi üzerinde, Ýskra-karþýtlarýyla "bataklýk", Martov'un maddesini sonuca götürdükleri zaman da durum buydu. Martov'un maddesine göre, parti üyeleri yalnýzca parti örgütlerine mensup olanlar (Plehanov'la benim savunduðumuz buydu) deðil, ama parti örgütlerinin denetimi altýnda çalýþan herkesti.[116*]
      Merkez Yönetim Kurulu ve merkez yayýn organýnýn yazýkurulu seçimlerinde de ayný þey oldu. Saðlam çoðunluk 24 Ýskracýdan oluþuyordu; bu çoðunluk, yazýkurulunun yeniden kurulmasýna iliþkin, çok önceden hazýrlanmýþ planý gerçekleþtirdi; altý eski yazýkurulu üyesinden üçü seçildi. Azýnlýk 9 Ýskracýdan, "merkez"in 10 üyesinden ve 1 Ýskra-karþýtýndan oluþuyordu (Yahudi bundu ve Raboçeye Dyelo'yu temsil eden yedi öteki Ýskra-karþýtý, o tarihlerde kongreden (sayfa 290) çekilmiþti). Bu azýnlýk, seçimlerden hiç hoþnut kalmadýðý için, seçimlerin öteki kýsmýna katýlmamaya karar verdý. Yoldaþ Kautsky, daha sonraki çekiþmenin ana nedeni, yazýkurulunun yeniden kurulmasýdýr, derken çok haklýdýr. Ama yoldaþ Kautsky'nin, üç yoldaþý yazýkurulundan benim (aynen böyle!) "ihracettiðim" þeklindeki görüþü, ancak, kongremiz hakkýnda kendisinin hiç bilgi sahibi olmadýðý gerçeðiyle açýklanabilir. Her þeyden önce seçilmemek, ihraçtan çok farklý bir þeydir ve benim, kongrede, herhangi bir kiþiyi ihraç etme gücüm yoktu. Ýkincisý, yoldaþ Kautsky, Ýskra-karþýtlarýyla "merkez" ve Ýskra yandaþlarýndan ufak bir bölük arasýndaki koalisyonun siyasal bazý yanlarý da içerdiði ve bunun seçimlerin sonucunu ister istemez etkilediði gerçeðinin kokusunu da almýyor. Bizim kongremizde olup bitenlere kendi arzusuyla gözünü yummayan herhangi bir kiþi, görecektir ki, aramýzda azýnlýk ve çoðunluk olarak yeni bölünme, partimizin proleter-devrimci ve aydýn oportünist kanat þeklindeki eski bölünmesinin bir türünden baþka bir þey deðildir. Gerçek budur ve hiç bir açýklama ve gülüp geçme, bu gerçeði ortadan kaldýramaz.
      Ne yazýk ki, kongreden sonra, üyeliðe çaðýrýlma konusu üzerindeki kavga, ve bölünmeyi yaratan ilkeleri gölgelemiþtir: eski üç yazýkurulu üyesi yeniden üyeliðe çaðýrýlmadýkça, azýnlýk merkez kurumlarýnýn denetimi altýnda çalýþamayacaðýný bildirmiþtir. Bu kavga iki ay sürmüþtür. Kullanýlan silahlar, boykot ve partinin engellenmesiydi. Oniki yönetim kurulu (konu üzerinde görüþünü söyleyen ondört yönetim kurulundan onikisi) bu savaþým yöntemlerini sert biçimde kýnadýlar. Azýnlýk, kendi görüþlerini Ýskra'da ortaya koymalarý yolunda Plehanov'un ve benim yaptýðým teklifleri dahi kabul etmedi. Yurtdýþý Birliðinin (League) kongresinde, iþ, merkez kurullarýnýn üyelerini kiþisel hakaretler ve küfür (müstebitler, bürokratlar, jandarmalar, yalancýlar, vb., vb.) yaðmuruna tutmaya kadar vardýrýldý. Merkez kurullarýnýn (sayfa 291) üyeleri bireysel giriþimi bastýrmakla, kölece boyuneðmeyi, körükörüne itaati, vb. gerçekleþtirmeye çalýþmakla suçlandýlar. Plehanov'un, azýnlýðýn bu savaþým yöntemlerini anarþist yöntemler olarak niteleme çabalarý yarar saðlamadý. Bu kongreden sonra Plehanov, yeni bir çýðýr açan "Ne Yapmamalý" baþlýklý yazýsýyla (Ýskra'nýn 52'nci sayýsýnda) bana karþý çýktý. Bu yazýsýnda Plehanov, revizyonizmle savaþýn, mutlaka revizyonistlerle savaþ demek olmadýðýný söyledi; herkes açýkça görmüþtü ki, Plehanov bizim azýnlýðýmýzý kastediyordu. Plehanov, ayrýca Rus devrimcisinin içinde çok fazla kökleþmiþ olan anarþist bireycilikle her zaman çarpýþmanýn gerekli olmadýðýný, zaman zaman bazý ödünler vermenin, o bireyciliði yumuþatmak ve bölünmeden kaçýnmak için daha iyi bir yol olduðunu söyledi. Bu görüþü paylaþamayacaðým için yazýkurulundan çekildim ve azýnlýk yazýkurulu mensuplarý üyeliðe çaðýrýldýlar. Bunu, Merkez Yönetim Kurulu üyeliðine çaðýrýlma savaþý izledi. Azýnlýðýn merkez yayýn organýný, çoðunluðunsa Merkez Yönetim Kurulunu elde tutmasý esasýnda dayalý barýþ yapma önerim reddedildi. Savaþ devam etti; onlar "ilke olarak" bürokrasiye, aþýrý merkeziyetçiliðe, biçimciliðe, jakobenizme, Þveitzerizme (bana Rus Schweitzer'i adýný takmýþlardý) ve benzeri umacýlara karþý savaþýyorlardý. Kitabýmda bütün bu suçlamalarý alaya aldým, yapýlanlarýn ya üyeliðe çaðrýlma kavgasý olduðunu ya da (koþullu olarak "ilkelere" iliþkin bir þey sayýlacaksa) söylenenlerin oportünist, jirondist sözlerden baþka bir þey olmadýðýný gösterdim. Þimdiki azýnlýk, yoldaþ Akimov'un ve bilinen öteki oportünistlerin kongremizde, eski Ýskra'nýn tüm yandaþlarýnýn merkeziyetçiliðine karþý söylemiþ olduðu þeyleri yinelemekten baþka bir þey yapmýyor.
      Rusya'daki yönetim kurullarý, merkez yayýn organýnýn özel bir grubun organý haline dönüþtürülmesini, üyelik üzerine verilen kavgalarýn ve partideki skandalýn organý haline (sayfa 292) dönüþtürülmesini tiksintiyle karþýlamýþlardýr; kýnamanýn en sertini dile getiren birçok önerge kabul edilmiþtir. Yalnýzca daha önce adý anýlan sözümona St. Petersburg Ýþçileri Örgütü ve Voronej Yönetim Kurulu (her ikisi de yoldaþ Akimov'un eðilimini desteklemektedir), yeni Ýskra'nýn eðilimini ilkede doyurucu bulduklarýný ilân etmiþlerdir. Üçüncü kongrenin toplantýya çaðýrýlmasý istekleri daha da artmýþtýr.
      Partimizdeki savaþýmý ilk elden inceleme zahmetine katlanacak okur kolayca görecektir ki, somut ve pratik olarak, yoldaþ Rosa Luxemburg'un "aþýrý merkeziyetçilik"ten, merkezileþtirmenin derece derece gerçekleþtirilmesi gereðinden, ve benzeri þeylerden sözetmesi kongremizle alay etmektir, soyut ve teorik olarak ise (eðer kiþi burada teoriden sözedebilirse) sözleri, marksizmi bayaðýlaþtýrmaktan, marksist diyalektiði bozmaktan, vb. baþka bir þey deðildir.
      Partimizdeki savaþýmda en son aþamayý belirleyen þey, çoðunluk mensuplarýnýn kýsmen Merkez Yönetim Kurulundan atýlmalarý, kýsmen iþe yaramaz bir hiç haline getirilmeleridir. (Bu, Merkez Yönetim Kurulunun kuruluþunun deðiþtirilmesinin,[55] vb. sonucudur.) Parti Konseyi (ki eski yazýkurulu üyelerinin yeniden üyeliðe çaðýrýlmalarýndan sonra ayný biçimde azýnlýðýn eline geçmiþtir) ve þimdiki Merkez Yönetim Kurulu, üçüncü kongrenin toplantýya çaðýrýlmasý giriþimlerinin tümünü mahküm etmiþtir ve azýnlýðýn bazý üyeleriyle kiþisel pazarlýk ve görüþme yolunu seçmektedirler. Bir kongre toplanmasý için harekete geçme suçunu iþlemeye cesaret eden örgütler —örneðin Merkez Yönetim Kurulunun bir temsilci organý— daðýtýlmýþtýr.[56] Parti Konseyi ve yeni Merkez Yönetim Kurulu, üçüncü kongrenin toplanmasýna karþý kampanya açmýþtýr. çoðunluk "Bonapartçýlýk Kahrolsun" sloganýyla karþýlýk vermiþtir (bu, çoðunluk adýna konuþan yoldaþ Galyorka'nýn[57] broþürünün baþlýðýdýr). Gittikçe, kongre toplanmasýna karþý savaþan Parti kurumlarýnýn partiye karþýt, bonapartçý kurumlar olduðunu ilân eden önergelerin (sayfa 293) sayýsý artmaktadýr. Azýnlýðýn aþýrý merkeziyetçiliðe karþý ve özerklikten yana tüm sözlerinin ne kadar ikiyüzlüce olduðu þuradan apaçýk bellidir ki, benim ve öteki yoldaþlarýn kurduðumuz, çoðunluða ait yeni yayýnevi (ki yoldaþ Galyorka'nýn yukarda adýný andýðým broþürünü ve daha baþka broþürleri basmýþtýr) partinin dýþýnda bir kuruluþ olarak ilan edilmiþtir.[58] Bu yeni yayýnevi, çoðunluðun, kendi görüþlerini yayabileceði tek olanaktýr, çünkü Ýskra'nýn sütunlarý onlara tümden kapanmýþtýr. Ama durum bu olduðu halde —ya da salt bundan ötürü— Parti Konseyi, resmi olarak, bizim yayýnevimize herhangi bir parti örgütü tarafýndan yetki verilmediði gerekçesiyle yukarda anýlan kararý almýþtýr.
      Ýkinci kongrenin aldýðý bütün kararlarýn, yaptýðý bütün seçimlerin yok sayýlmasýnýn ve partiye karþý sorumlu olan parti kurumlarýnýn, üçüncü kongreyi toplama çabasýna karþý açtýklarý bu savaþýn, olumlu çalýþmalarý ne kadar büyük ölçüde savsaklattýðýný, sosyal-demokrasinin itibarýna ne büyük zarar verdiðini, tüm partinin maneviyatýný ne kadar bozduðunu söylemeye bile gerek yoktur.


1904 Eylülünün ikinci yarýsýnda yazýldý.
Ýlk kez 1930'da Lenin Miscellany XV'de yayýnlandý.
Rusça metin Almancadan çevrildi.
Collected Works, Vol. 7, s.472-483.
(sayfa 294)