KÜTÜPHANE | KRUPSKAYA

Lenin ve Troçki - N. Krupskaya

Lenin ve Troçki: Max Eastman’ın Kitabı Lenin Öldükten Bu Yana Hakkında Bir Yorum

The Workers Monthly

Max Eastman’ın* Lenin Öldükten Bu Yana kitabına">

KÜTÜPHANE | KRUPSKAYA

Lenin ve Troçki - N. Krupskaya

Lenin ve Troçki: Max Eastman’ın Kitabı Lenin Öldükten Bu Yana Hakkında Bir Yorum

The Workers Monthly

Max Eastman’ın* Lenin Öldükten Bu Yana kitabına, gördüğüm kadarıyla, belli bir önem vermek ihtiyacı duymuşsunuz. Bay Eastman kitabında beni Merkez Komitesinin onun eylemlerini boşuna kınamaya çalışıp duran şiddetli bir muhalifi olarak resmetmeye yeltendiği ölçüde, izin verirseniz ben de bu kitabın İngiliz okuyucularına durumu açıklığa kavuşturmalıyım.

Eastman Rusya Komünist Partisi’nin çalışması üzerine hiçbir ışık tutmuyor. Tarih bu Partiye en sorumlu ve zor bir görevi dayatmıştır. Görece daha gelişmiş olduğu ülkelerde kapitalizmin geçici olarak istikrarlı olduğu bir dönemde ekonomik olarak gerikalmış bir ülkede Komünizmi kurmak durumundadır. Eastman’ın kitabı bundan hiç söz etmiyor. Küçük dedikoduların bir koleksiyonu bu kitap. Şu anda gerçekleşmekte olan hakkında hiçbir şey yok içinde; geniş ekonomik başarılardan hiçbir şey, ya da kitlelerin kültürel uyanışından; Kasım [Ekim] Devriminin sloganlarına sağlam bir temel yaratmak için girişilen muazzam çalışmadan hiçbir şey.

Yazar sadece her bir dedikodu kırıntısını toplayıp, ağzını bunlarla şapırdatmakla ve bunları kendi küçük-burjuva anarşist eğilimleriyle süslemekle ilgileniyor.


Eastman’ın kitabındaki en canavarca şey onun “Lenin Kaydı” hakkındaki tutumu. Lenin öldüğünde yüz binlerce işçi Lenin’in eserini muzaffer bir sona ulaştırmak için Komünist Parti’ye akın ettiler. Tüm işçi sınıfı Partinin ve onun Merkez Komite’sinin etrafında toplandı. Yeni üyelik başvuruları fabirakalar ve atölyelerde açık toplantılarda incelendi ve heyecanlı partisiz işçiler bizzat tanıdıkları adayların üyelik için uygun olup olmadıklarına karar verdiler. Partimize karşı Rus işçilerinin içlerinden en iyilerini “Lenin Kaydı”nın unsurları olarak yollamaları kadar büyük bir güven gösterileri daha önce hiç olmamıştı.

Lenin’in en büyük arzusu gerçekleşti. Rus Komünist Partisi sadece ideolojisinde değil, bileşiminde de, baskın biçimde proleter bir parti haline geldi.

Eastman bu konuda hiçbir şey bilmiyor. Onun gözünde işçiler sadece piyon, hiçbir şey anlamıyorlar; herhangi bir lider tarafından güdülmeyi bekliyorlar. Ona göre “intelijansiya” çok üstün insanlar.

Biz Bolşevikler işçileri tam tersi biçimde anlıyoruz - bize göre Parti’de ne kadar işçi varsa o kadar iyidir. Ve bu işçiler Merkez Komitesi’nin yıllar boyunca Lenin’le birlikte çalışmış yoldaşlardan oluştuğunu bilirler, onunla her adımda beraber tasarlamış ve onunla birlikte Partiyi kurmuş olan yoldaşlardan. Hapiste ve sürgünde Lenin’in çalışması onların çalışmasıydı ve onlarınki de Lenin’in. Emekçi yığınlar liderlerini dışardan ahkam kesen herhangi bir yazardan çok daha iyi tanırlar.

Bu eski Bolşevikler Lenin’in ölümünden bu yana iki katı sorumluluk yüklenmişlerdir - altından yığınların güveni ve desteği olmaksızın kalkılamayacak bir yük. Lenin’in ölümü onları ve yığınları onun eserini başarılı bir sonuca erdirmek gibi açık bir ihtiyaçla daha da sıkıca birleştirdi.

Troçki’ye Eastman’ın çarpıttığı mektubu zihnimde bu düşüncelerle yazmıştım. Lenin Troçki’yi devrimin ve işçi sınıfının çıkarlarına inançlı yetenekli bir işçi olarak değerlendirmişti. Onun sonuna kadar görüşü buydu - ve Troçki’ye yazarken bu takdir duygusunu aklımda tutuyordum.

Troçki bu mektuptan, Lenin’in onu halefi olarak gördüğü sonucunu çıkaramazdı elbette; ya da onu, düşüncelerini başka herkesten daha iyi anlayan biri olarak gördüğünü.

Bu tarzda bir şey yazmış olamam - ya da Lenin’in her zaman Troçki’yle aynı görüşte olduğunu. Rus Partisindeki herkes tam tersinin doğru olduğunu bilir.

Eastman Lenin’in Parti Kongresi’ne mektupları hakkında çok çeşitli kurgular icat ediyor - onları “vasiyetler” diye adlandırarak. Eastman Partimizin ruhunu hiç anlayamamış. Bizim için Kongre bir bürokratlar içtimaı değildir, her bir parti üyesinin kişisel değerlendirmeleri bir yana bırakarak kendisini en yüksek açıksözlülükle ifade etmesi gereken bir yüksek Parti olayıdır. Lenin’in Kongreler hakkında düşündüğü buydu. Partinin bu mektupları yazdırmasına yol açan saikleri anlayacağını biliyordu - ve bu mektupların Devrimin çıkarlarının herşeyin üzerinde olduğundan kuşku duymayacak olanlar tarafından okunacağını.

Eğer bu mektuplarda belli yoldaşlara eleştiri ve onların hatalarının saptanması varsa, aynı zamanda, ve çok daha büyük bir ölçüde, onların övülmesi de vardır. Bu övgü hakkında Eastman hiçbir şey söylemiyor. Mektuplar örgüte yardım için yazılmıştı ve öyle anlaşıldı - görevlerin yerine getirilmesine yardım için. Onları “vasiyetler” olarak adlandırmak deliliktir.

Leni’in gerçek vasiyeti Partinin ve Sovyet çalışmasının temel sorunlarıyla ilgili olan son makalelerindedir. Tüm bu makaleler yayınlanmıştır. Ancak Eastman onlarda ilgisini çekecek hiçbir şey bulamıyor. “Vasiyetin” (yukarda sözü geçen mektupların) “gizlendiğini” iddia ederek Rusya Komünist Partisinin düşmanlarına [onun] Merkez Komitesine iftira atmak ve onu gözden düşürmek için yardım etmekle fazlasıyla meşgul. Nihayet, Eastman’ın kitabının Troçki’yle ilgili bölümünün bizzat Troçki’ye son derece hakaret edici olduğunu düşünüyorum. Eastman’ın Partimizin Troçki’yle farklılıkları sorunu etrafında ördüğü yalanlar ağını açığa vurmayı gereksiz buluyorum. Başkaları bunu yaptılar zaten. Tüm sorunun yalnıca herkes Lenin’in ölümünden sonra ideolojik birlik ihtiyacını şiddetle hissetliği için keskin bir biçim aldığını söylemek yeterli. Şahsen ben Troçki’yle aynı fikirde değildim ve onunla bu çerçevede birçok kez konuştum. Aynı zamanda Ekim Dersleri kitabını Pravda’da ayrıntılı olarak eleştirdim. Başından sonuna kadar Merkez Komitesiyle aynı fikirdeydim. Eastman kitabının bütününde olduğu gibi bu noktada da gerçeği saptırıyor.


*Max Eastman, tanınmış bir Amerikalı sol eğilimli gazeteciydi. Uzunca bir süre Troçki’nin ABD’deki yazınsal temsilcisi rolünü oynadıktan sonra, 40′ların başından itibaren açık antikomünizm cephesine geçti. 50′lerde Senatör McCarthy’nin büyük antikomünist cadı avı kampanyasına en ön saflarda destek verdi. (-ç.n.)