KÜTÜPHANE | KONULAR | SANAT KULTUR

Bir Film: Özgürlük Rüzgarı

Bir Film: Özgürlük Rüzgarı

Usta yönetmen Ken Loach’ın Ağustos ayında gösterime giren Altın Palmiye ödülü almış "The Wind That Shakes The Barley/Özgürlük Rüzgarı" adlı filmi">

KÜTÜPHANE | KONULAR | SANAT KULTUR

Bir Film: Özgürlük Rüzgarı

Bir Film: Özgürlük Rüzgarı

Usta yönetmen Ken Loach’ın Ağustos ayında gösterime giren Altın Palmiye ödülü almış "The Wind That Shakes The Barley/Özgürlük Rüzgarı" adlı filmi, İrlanda halkının özgürlük mücadelesinden bir kesiti bizlere sunuyor. Yönetmenin ilgi alanını belirleyenler toplumsal gelişmeler, özgürlük mücadelesi vb. olunca, gençlik yıllarında edindiği duyarlılıklar, film setlerinde gerçekliğe yönelmesini de kolaylaştırır.

"Ülke ve Özgürlük" filmiyle yakından tanıdığımız Ken Loach, son filmi olan "The Wind That Shakes The Barley" de aynı duyarlılığı göstermiş. Film başından sonuna kadar seyirciye "Acaba kazanabilecekler mi?" sorusunu sordurmakta. Tepeden tırnağa techizatlı ve sayısal olarak da güçlü birliklere karşı sıkılan ilk kurşunun dalgalanarak büyüyüp gelişmesiyle, tahmin etmek pek kolay olmasa da "inadına başkaldırı" var filmin her karesinde.

20. yy başlarında İngiliz sömürgeciliğinin kendi halinde çalışan çiftlik çalışanlarına saldırmasıyla patlak verir ilk kıvılcım. İngiliz askerlerinin horlamalarına, baskı ve zorbalığına artık tahamül edemeyen İrlandalılar, bulundukları köyde örgütlenmeye girişir. Zaten gelişmekte olan özgürlük hareketinin etkisiyle hızlanan mücadele, tek çıkış olarak "silahlı direniş" olarak gelişir. Bölgede ikinci sınıf muamelesi gören İrlandalılar nefretle bakmaktadır İngiliz askerlerine.

Direniş ve İhanet
Teddy ve Damien, iki ayrı karakter olarak izleyenlerde iz bırakmakta. İngiliz askerlerinin hayasızca baskılarına karşı direnişi örgütleyen Teddy, öngörüsüyle, yetenekleriyle, militanlığıyla İngiliz askerlerinin başbelası olarak gördükleri kişilerin başında gelmekte. Teddy’nin örgütleyip yönettiği küçük birlik, kısa sürede İngiliz askerlerinin istediği anda elini kolunu sallayarak girdiği bar, kahve ve evlerde iğrenç hal ve davranışlarının sonunu getirir. Çünkü birkaç baskına maruz kalan askerler ağır darbeler alırlar. Karakollarda korku içinde yaşarlar. Birliklerden elde edilen silahlarla donanan İrlandalı grup, askerlerin geçiş bölgelerinde pusu kurarak İngiliz askerlerini etkisiz kılar.

Damien, gördüğü vahşete tahammül edemez. Londra’daki tıp eğitimini bırakıp, halkı için savaşa katılmayı tercih eder. İki kardeşinin öncülüğündeki grubun tamamı, zayıf kişilikli Victor’un çiftlik sahibi İngiliz işbirlikçisiyle birlikte grubun gizlendiği bölgeyi askerlere göstermesiyle yakalanır. Yoğun işkencelere maruz kalan grup, özellikle tüm tırnakları kelpetenle çekilen Teddy, gizli depoyu İngilizlere vermez. İrlanda kökenli bir askerin yardımıyla firar eden grup, eylemlerini daha da yoğunlaştırır. Victor ve toprak ağası, ihanetin bedeli olarak kurşunlanır. Michael Collins önderliğinde yapılan anlaşmayla İrlanda ikiye bölünür. İngiliz askerleri adayı terk eder. Yapılan anlaşmayı “ihanet belgesi” olarak görenler ve anlaşmayı destekleyenler olarak bir ayrışma yaşanır. Michael Collins ordusuna katılan Teddy, Dublin yönetiminin kararlarını kabul etmeyen kardeşi Damien’den silah bırakmasını ister. İhanet belgesini asla kabul etmeyeceğini haykıran Damien, kardeşi tarafından kurşuna dizilir.

Her yerde aynı
Film kareografisiyle, efektleriyle sömürgeciliğe karşı başkaldırıyı örgütleyen İrlanda halkının direnişini abartmadan tüm çıplaklığıyla ele almış. Filmi seyrederken, kare kare insanın gözünün önüne Kürdistan’ın herhangi bir kasabasında Özel Tim’in yapmış olduğu vahşet gelmekte. Farklı bir ulusun topraklarını işgal ederek onlara işkence yapılması İrlanda’da gerçekleşmiştir. Farklı dili konuştukları için zulüm görenler, askerlerin her gelişinden korkan çocuklar her yerde aynı. Burası Güney Afrika, İrlanda ya da Kürdistan olmuş fark etmez. Çünkü işgalcilerin yöntemleri değişmiyor. Ölüm mangası karşısında ayakta ölmeyi yeğleyen Damien’in, kardeşiyle keşiştiği nokta ise bir halkın özgürlük tutkusudur. İşte “Keşke bitmesin!” diyeceğiniz yeni bir film daha… Özgürlük Rüzgarı