KÜTÜPHANE

Sera gazı salınımında birinciyiz

Birleşmiş Milletler’in iklim değişikliği konusunda yayımladığı bir rapor, küresel ısınmaya karşı harcanan çabalara karşın, sera gazlarının salınımının yükselişe geçtiğini ortaya koydu. Rapora göre, sera gazı salınımının en hızlı arttığı ülke ise Türkiye.

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Sekretaryası’nın yayımladığı raporun sonucu dünyanın geleceği açısıdan korkutucu: Gelişmiş ülkelerin sera gazı salınımı azalmak bir yana artıyor.



Rapora göre, 1990-2004 yılları arasında sanayileşmiş ülkelerin atmosfere yaydıkları zehirli gazların miktarı sadece yüzde 3 azaldı.

Zehirli gazların salınımı 2000 yılından sonra yeniden artışa geçti
Bu düşüş devam da etmedi, salınım miktarı 2000 yılından sonra yeniden yükselişe geçti. Sanayileşmiş 41 ülkenin toplam sera gazı salınım miktarı 2000 yılından bu yana yüzde 4 oranında arttı.

Dünyanın en gelişmiş 8 ülkesi zehirli gaz salınımında her zaman olduğu gibi başı çekiyor. En çok salınım yapan ülkeler ABD, Kanada ve Japonya. G8’leri; İspanya, Ukrayna ve Polonya izliyor. Türkiye ise 2004’te atmosfere bıraktığı 294 milyon ton karbondioksitle, ikinci gurubun hemen arkasında yer alıyor.

Türkiye, karbondioksit salınımı en hızlı artan ülke
Türkiye atmsoferi kirletmek konusunda arayı büyük bir hızla kapatıyor. Zira rapora göre; Türkiye 1990-2004 yılları arasında yüzde 72,6’lık bir artış kaydetti ve karbondioksit gazı salınımında dünyada en hızlı artış kaydeden ülke durumuna geldi.

Nedir şu küresel ısınma dedikleri...
Küresel ısınma bugünlerde dünyanın en fazla konuştuğu konuların başında geliyor. Peki insanoğlunun geleceğini tehdit eden ve iki kelimeden oluşan bu olgu ne anlama geliyor? Dünyamız neden tehdit altında? İşte bilimadamlarının açıklamaları...

İnsanlar tarafından atmosfere salınan gazların sera etkisi yaratması sonucunda dünya yüzeyinde sıcaklığın artmasına küresel ısınma deniyor.
Daha ayrıntılı açıklamak gerekirse dünyanın yüzeyi güneş ışınları tarafından ısıtılıyor, dünya bu ışınları tekrar atmosfere yansıtıyor ama bazı ışınlar su buharı, karbondioksit ve metan gazının dünyanın üzerinde oluşturduğu doğal bir örtü tarafından tutuluyor. Bu da yeryüzünün yeterince sıcak kalmasını sağlıyor.

Ama son dönemlerde fosil yakıtların yakılması, ormansızlaşma, hızlı nüfus artışı ve toplumlardaki tüketim eğiliminin artması gibi nedenlerle karbondioksit, metan ve diazot monoksit gazların atmosferdeki yığılması artış gösterdi.

Bilimadamlarına göre işte bu artış küresel ısınmaya neden oluyor. 1860’tan günümüze kadar tutulan kayıtlar, ortalama küresel sıcaklığın 0.5 ila 0.8 derece kadar artığını gösteriyor.

Bilimadamları son 50 yıldaki sıcaklık artışının insan hayatı üzerinde farkedilebilir etkileri olduğu görüşünde.

Üstelik artık geri dönüşü olmayan bir noktaya yaklaşılıyor.
Hiçbir önlem alınmazsa bu yüzyıl sonunda küresel sıcaklığın ortalama 2 derece artacağı tahmin ediliyor.

2007’nin de dünya genelinde kayıtların tutulmaya başlandığı son 150 yıllık dönem içinde en sıcak yıl olabileceği öngörüsü var.

Peki bu sıcaklık artışı yani küresel ısınma nelere yol açıyor, hayatımızı nasıl etkiliyor?
Dünya iklim sisteminde değişikliklere neden olan küresel ısınmanın etkileri en yüksek zirvelerden, okyanus derinliklerine, ekvatordan kutuplara kadar dünyanın her yerinde hissediliyor.

Kutuplardaki buzullar eriyor, deniz suyu seviyesi yükseliyor ve kıyı kesimlerde toprak kayıpları artıyor.

Örneğin 1960’ların sonlarından bu yana Kuzey Yarıküre’de kar örtüsünde yüzde 10’luk bir azalma oldu. 20’inci yüzyıl boyunca deniz seviyelerinde de 10-25 cm arasında bir artış olduğu saptandı.

Küresel ısınmaya bağlı olarak dünyanın bazı bölgelerinde kasırgalar, seller ve taşkınların şiddeti ve sıklığı artarken bazı bölgelerde uzun süreli, şiddetli kuraklıklar ve çölleşme etkili oluyor.

Kışın sıcaklıklar artıyor, ilk bahar erken geliyor, sonbahar gecikiyor, hayvanların göç dönemleri değişiyor. Yani iklimler değişiyor.

İşte bu değişikliklere dayanamayan bitki ve hayvan türleri de ya azalıyor ya da tamamen yok oluyor.

Küresel ısınma insan sağlını da doğrudan etkiliyor
Bilimadamları, iklim değişikliklerinin kalp, solunum yolu, bulaşıcı, alerjik ve bazı diğer hastalıkları tetikleyebileceği görüşünde.

Eyfel, küresel ısınmayı protesto etti
Çevre örgütleri çeşitli kentlerde ışık söndürme eylemleri yaparak küresel ısınmanın önemine dikkat çekmeye çalışıyor. Paris’te Eyfel Kulesi, Roma’da ünlü Kolezyum, Madrid’in en ünlü anıtı Puerta de Alcala’da ışıklar kısa bir süreliğine söndü.

Birleşmiş Milletler Hükümetler Arası İklim Değişikliği Paneli’nin bugün resmen yayınlayacağı rapor karamsar bir tablo çiziyor. Küresel ısınmadan büyük oranda insanların sorumlu tutulduğu rapora göre, bu yüzyılda sıcaklıklar hızla artacak. Çevre örgütleriyse, dünyanın çeşitli kentlerinde düzenledikleri ışık söndürme eylemiyle kamuoyunun dikkatini bu bilimsel verilere çekmeye çalıştı.


100’den fazla ülkeden gelen 2500 bilimadamının sunduğu raporda yüzde 90’dan yüksek bir oranla insan faaliyetine bağlı sera gazı salımının 20. yüzyılın ortalarından bu yana gözlenen küresel ısınmanın “büyük olasılıkla” sorumlusu olduğu kaydediliyor.

Rapora göre, 2030’a kadar küresel ısınma 2 katına çıkacak. 2100 yılına gelindiğindeyse küresel sıcaklık 1.5 ila 6 derece yükselecek. Basına sızan bölümlerde, küresel ısınma nedeniyle tayfun, sel felaketleriyle aşırı sıcak hava dalgalarının artacağı belirtiliyor. Bu da, çölleşme ve kuraklığın daha geniş alanlara yayılmasına yol açacak. Buzullardaki erime daha da hızlanacak. Deniz seviyesindeki endişe verici yükselme artacak. Yüzyılın sonunda okyanusların 19 ile 58 santimetre arasında yükseleceği kaydedilirken buzulların erimesinin sürmesi durumunda rakamlarda 10 ila 20 santimetrelik bir artışın olabileceği belirtiliyor.

Raporda dikkat çeken bir başka nokta ise sera gazı salımı dengelenmeye çalışılsa bile küresel ısınma ve buna bağlı olarak deniz seviyesindeki yükselme devam edecek, zira süreç başlamış durumda.

Rapordaki veriler, şimdiye kadar hazırlanan benzerlerinden daha korkutucu öngörülerden oluşuyor. Bazı uzman ve yetkililer de gereksiz telaşa yol açacağı gerekçesiyle raporu eleştiriliyor. Çevre örgütleriyse aynı görüşte değil.

‘BEŞ DAKİKA KARANLIK’
Küresel ısınmanın etkilerine dikkat çekmek isteyen çevre örgütleri beş dakikalığına ışıkları kapatma çağrısında bulundu. TSİ ile 20.55-21.00 arasındaki eylemde, 20 bin ampülle aydınlatılan Eyfel Kulesi karanlığa gömüldü. Fransa’da ülke çapında yapılan eylem ardından elektrik şirketi, bu süre içinde 800 megawatt’lık bir düşüş kaydettiğini bunun da normal tüketimin yüzde 1’i olduğunu belirtti.

Eyleme bazı Avrupa başkentleri de sembolik destek verdi. Roma’da en önemli iki tarihi anıt olan Kolezyum ve Capitol’ü, Madrid’de Puerta de Alcala kemerini aydınlatan ışıkları kapatıldı. Atina’da, pek çok devlet binasının ışıkları söndürüldü.

Fakat, eyleme karşı çıkan bazı uzmanlar, beş dakika içinde açılıp kapanacak elektriklerin, sürekli yananlardan daha fazla enerji tüketeceğini ve santrallere aşırı yük getirerek sorunlar yaratabileceğini söylüyorlar.