KÜTÜPHANE

 VENEZÜELLA: DEVRİMCİ DÜŞÜNCELERE DAYALI BİR HAREKET

KÜTÜPHANE

 VENEZÜELLA: DEVRİMCİ DÜŞÜNCELERE DAYALI BİR HAREKET
Roberto Jorquera
(kaynak:Green Left Weekly - tarih: 19.06.2005 )
VENEZÜELLA: DEVRİMCİ DÜŞÜNCELERE DAYALI BİR HAREKET

Roberto Jorquera, Caracas

21 Mayıs günü 1000’i aşkın kişi, İdeolojik Geliştirme Merkezleri’nin (Centres for Ideological Formation - CFI) organize ettiği Üçüncü Ulusal İdeolojik Geliştirme Semineri’ne katıldı. CFİ’ler, Bolivarcı devrimin önemli bir önderi olarak ortaya çıkan William İzarra tarafından bu yılın Mart ayında kurulmaya başlayan taban örgütleridir. Başkan Hugo Chavez yönetiminin önderlik ettiği, kapitalizmi yıkmaya ve demokratik sosyalist bir toplum kurmaya girişen halkçı harekete Bolivarcı devrim adı veriliyor.

İzarra halen CFİ’nin ulusal başkanı ve Ortadoğu, Asya ve Okyanusya’yla ilişkilerden sorumlu bakan yardımcısıdır. Deneyimli bir Marksist olan İzarra, Silahlı Kuvvetler içindeki Chavez’in önderlik ettiği devrimci örgütün (MBR–200) bir lideriydi ve Chavez 1998 başkanlık seçimlerine katılmak için Beşinci Cumhuriyet Hareketi (MVR) adlı yeni bir parti kurduğunda İzarra bunun ilk ulusal başkanıydı.

1999’da Ulusal Kongre’ye (daha sonra yerini Ulusal Meclis aldı) seçildi. Ardından, Chavez’in o zamanki danışmanı -sonradan sağcı muhalefete katılan- ılımlı Luis Miquilena ile anlaşmazlığa düşünce Meclis’teki koltuğunu terk etti ve MVR’den ayrıldı. İzarra, Doğrudan Demokrasi Hareketi adıyla kendi örgütünü kurdu; bu örgüt, doğrudan doğruya halkın iktidar üzerinde daha fazla söz ve karar hakkının olmasına yönelik politikalar geliştirerek Chavez’i ve Bolivarcı devrimi desteklemeyi amaçlıyordu. İzarra’nın merkezi liderliğe dönüşü, Bolivarcı devrimin radikal yöneliminin göstergesidir.

27 Mart’ta Vheadline, İzarra’nın tüm Venezüella’da CFİ’ler kurma çağrısını iletti; her bir CFİ en azından 30 devrimci militandan oluşacaktı. Çağrıda İzerra, CFİ’lerin, “devrimin yürüyebileceği yolu bulmak” için teori üzerine günlük tartışmalar yapması gerektiğini açıklıyordu. İzarra, “kalıtsal reformist kültürün devletin hemen hemen her düzeyinde iş başında olduğunu ve halen iktidarı sömürmekte, ahlaki çürümeyi (yolsuzluk, rüşvet) esinlemekte olduğunu” ileri sürüyor ve CFİ’lerin bunun yerine devrimci bir kültürü geçirme işinde yaşamsal öneme sahip olduğunu vurguluyordu.

CFİ’lerin başlıca hedefleri; Bolivarcı devrimin anti-kapitalist ideolojisini yaymak, ideolojiyi gerçekliğe dönüştürme yeteneğine sahip politik örgütlenmelerin nasıl oluşturulacağını tartışmak ve sosyalist teoriye ilişkin araştırmalar yapmaktır.

Daha şimdiden -bir politik partiyle bağı olmayan- en bilinçli devrimci aktivistler CFİ’le kayıt olmaya başladı. 21 Mayıs seminerinin 1000 katılımcısının tümü kayıt oldu; bunların çoğu Bolivarcı Evler, İç Mücadele Birlikleri ve diğer halk örgütlerinden geliyordu. CFİ’ler, Bolivarcı Devrimin Eğitimi ve Araştırması adlı yerel şubeler şeklinde örgütlenecek. CFİ’lerin ulusal bürosu da birkaç ay içinde kurulacak.

21 Mayıs seminerinin bir parçası olarak, İzarra, seminere katılanlardan, hükümetin oluşturmakta olduğu yeni kordiplomatik’e (elçiler ve elçilik görevlileri -ç.n.) katılmalarını veya kaydolmalarını istedi. Bugünkü kordiplomatik, hemen hemen hiçbir değişikliğe uğramadan Chavez öncesi dönemden kalmış kadrolardır ve bunların çoğunluğu ya devrime karşıdır ya da en azından devrimin aktif destekçisi değildir. Hükümet, birkaç yıl içinde 100’den fazla yeni elçilik elemanı yetiştirip görevlendirmeyi hedefliyor.

İzarra, seminere katılanlara şöyle dedi: “Kırmızı gömlekler giyip şapkalar takan ve kendilerine Chavezci diyen ama gerçekte devrimci kanı taşımayanlarla mücadele etmeye devam etmemiz gerekiyor. Devlet hala Dördüncü Cumhuriyet’in (Chavez öncesinin) özelliklerini taşıyor; yani seçim sistemi halkın katılımını engelliyor. Bu ise, seçim sisteminin belediye başkanlarının halkı kontrol eden kişiler değil, gerçekten devrimin sözcüleri olmalarını sağlayacak şekilde dönüştürülmesini gerektiriyor.

Derin bir teorik kavrayışın öneminin altını tekrar tekrar çizen İzarra, sosyalist teoriyi ve Venezüella’nın bağımsızlık mücadelesinin üç büyük önderinin -Simon Bolivar, Simon Rodriquez ve Ezequial Zamora- eserlerini okumayı tavsiye etti.

İzarra, devrimin gelişmeye ihtiyaç duyduğu kilit önemdeki üç alana işaret etti: İnsanların yönetime katılımını güçlendirmek üzere devlet kurumlarının artan biçimde demokratikleştirilmesi ihtiyacı; emperyalist sömürüye alternatif olarak kendi kaynaklarına dayalı (veya kendine yeterli) kalkınmanın sağlanması ve egemenlik ve karşılıklı saygı temelinde yeni bir uluslararası ilişkiler sisteminin geliştirilmesi ihtiyacı.

İzarra, Chavezci hareketin dışında bir sosyalist devrim yapılması gerektiğini ileri sürenleri eleştirerek, Hugo Chavez’i dışlayan bir devrimci sürecin olamayacağını kuvvetle vurguladı.

Kaynak: Gren Left Weekly, 1 Haziran 2005