KÜTÜPHANE

KÜTÜPHANE

 Telesur ve Latin Amerika'daki Alternatif Medya (Ülkede Özgür Gündem - tarih: 23.10.2005 )
Telesur ve Latin Amerika'daki Alternatif Medya
Marcelo Ballva


Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez'in parlak buluşu olan pan-Amerikan televizyonu Telesur, 24 Temmuz'da canlı yayına başladı. Pakistan kökenli İngiliz aydın Tarık Ali, ABD'li aktör Danny Glover ve Richard Stallman gibi uluslar arası şahsiyetlerin danışma kurulu üyeleri olarak hazır bulunduğu, Caracas'taki çok modern Teatro Teresa Carrea'da açılış töreniyle ilk yayınına başladı. Telesur, çetin bir maceradır ve beklentileri gittikçe daha da yükseltmektedir. Bu sonbaharın sonuna kadar, kablolu, uydu televizyonlarla ve yerel kanallarla, milyonlarca Latin Amerikalı (ve İspanyolca konuşan ABD sakinleri ve Avrupalılar ) Telesur 'a izleyebilecek. Daha şimdiden, Arjantin, Uruguay, Küba ve Venezüella 'da devlet kontrolündeki kanallardan rahatlıkla izlenebilmektedir. Çeviren: Fazıl Ahmet Tamer


Artan petrol fiyatlarının sağladığı gelirden memnun olan Chavez, Amerikan karşıtı
propaganda yaptığı söylenen Telesur 'a karşılık olarak, ABD Temsilciler
Meclisi'nin, Güney Amerika'ya yönelik olarak daha ciddi yayınlarının yapılmasını Temsilciler Meclisinin gündemine almasından, Washington'nun bu tereddütlü karşı adımlarından zaten ilk adımı atmış olan Chavez zaten korkmayacaktır. Şimdi ABD Senato'su onayını bekleyen bu plan, ilginç bir sebebe sahiptir: Oylamanın yapıldığı 20
Temmuz'da, Telesu daha canlı yayına başlamamıştı bile.


Fakat, Florida Cumhuriyetçi milletvekili Connie Mack tarafından yönetilen Meclis
oylaması. Telesur'un bedavadan tanıtımını yapmış olmak gibi bir işlevi başardı.
Başkan Bush'un yandaşlarının, Chavez'in dünyadaki umulmadık biçimde yükselen etkisini yok etmek için kendi istekleriyle havanda su dövmeye devan ettiklerini bir kez
daha kanıtlamış oldular.


Fakat Telesur yayınları Latin Amerikalılarla ilgili ve onlar tarafından yapılan haberler boşluğunu doldurmak amacını ve ona göre programlanması işlevini yerine getiriyor mu? Propaganda (sağdan ya da soldan fark etmez) çalıştıran kişilerin amaçlarına hizmet ediyor, fakat Latin Amerika ve dünyada berbat televizyonlara doğru gidiyor. Diktatörlük altında yaşamış veya yaşayan bir kimse (ve Latin Amerika 'nın büyük bir kısmını içeren izleyici kategorisi) bunu size çok iyi anlatabilir. Telesur, Uruguay, Arjantin ve Küba hükümetlerinin
katkılarıyla yayını sürdürmektedir, fakat Venezuela'nın para ve yardımın büyük
kısmını karşılaması, politik olarak kanalı işletmesini önünde engeller çıkarmaktadır.
Telasur'un yönetim kurulu başkanı Andras Izarra, kanalın canlı yayına başlamasından birkaç gün sonra diğer mesleği olan Venezuela istihbarat bakanlığından istifa etmesi pozştif gelişmelerden biri olarak görülebilir.


Telesur'un Kolombiyalı haber müdürü Jorge Enrique, günlük Arjantin gazetesi Paigina
12 ile yaptığı bir röportajda kanalın nasıl bir yayıncılık hizmeti yapacağını şöyle özetledi. "CNN ile bir tür bilgi savaşı " mücadelesine gireceğini ve " kar amaçlı medya
alıcıları tarafından ihmal edilmiş" hikâyeleri toplarken çok titiz
davranacağını söyledi. ABD' nin genişleyen askeri üsleri, Amazon Havzasındaki
su için savaş ve Brezilya'daki Topraksız Tarım İşçiler Hareketi ile ilgili
hikâyeleri örnek olarak verdi.


Kanalını Chavista propagandası yapmaktan ziyade nasıl özgür bir yayıncılık anlayışı izleyeceğini savaş gazisi olan muhabir Botero şöyle açıkladı:
Önceki gün, birileri bana, baskılara maruz kaldığımız zaman ne yapacağımızı
sordu. Bana bu soruyu, Kolombiya' da Praisa grubu [ İspanyol gazetesi El Pais
ve yayınevi Alfagura'ya sahip olan Madrid-merkezli bir multimedya
imparatorluğu] tarafından satın alınan Radio Caracol'dan bir gazeteci
sordu. Ben şöyle cevap verdim, "Şirket sahiplerinden birisi kötü bir şey
yaptığında senin yapacağın şeyi yapardım; yani bağımsız gazeteciliği
korumaya çalışırdım."
Botero bu konuda haklı; Telesur 'un bağımsız davranması ve Chavez hükümetinin bakış açısından ayrı olarak özerk bir kimlik geliştirmesi ve bu kimliği devam ettirip
ettirmeyeceği sorusu, Telesur 'un başarılı olup olamayacağını da açıklamaktadır.. Bu kanalın %45 'i haberdir ve geri kalan kısım ise; film (Hollywood filmi olmayan), müzik ve Latin Amerikan ya da pan-Amerikan objektifinden belgeselleri kapsamaktadır. Fakat asıl risk kanalın geniş bir izleyici kitlesini amaçlayarak alternatif medyanın genel hatasını
yapmasıdır: dönmek için vaaz vermek.
Chavez'in önemli politik başarısı, Venezüella'daki yoksul nüfusun büyük bir
kısmını kentle bütünleştirmek oldu. Telasur'un mantığı, Amerikalıların, yoksulların, eylemcilerin, yerlilerin ve kendilerinin hiçbir zaman kar amaçlı TV'lerde görmeyen azınlıkların bir bütün olarak alınması üzerine kuruldu. . Aslında, Latin Amerika' da bu tür Amerikalı programların bir boşluğu var.

1980 ve 1990'ların sonlarında Latin Amerika 'da kablolu TV'nin yaygınlaşmasından bu yana, birçok ulusun en azından parasını karşılamaya gücü yetenler için yayın yapabilme olanağı sunan, şaşırtıcı oranda bir haber yayını var -. Fakat şu bir gerçektir ki, bunların hiçbiri Latin Amerika'yla ilgili doğru düzgün haber yapmamıştır. CNN- Espanyol, boşlukları doldurmak için girişimde bulunmaktadır, fakat onun da tarafsızca yaptığı yüzeysel yerel haberlere ayırdığı zaman da; fotojenik olan ama saçmalamaktan başka bir iş yapmayan dış ülke muhabiri Harris Whitbeck ve yaptığı sıkıcı röportajlar tarafından çökertilmektedir. Avrupa, Orta Doğu yada ABD haberlerini yapan CNN kanallarıyla karşılaştırıldığında Bolivya gibi bölgelerdeki CNN haberleri r yarım yamalak kalmaktadır.


Sınırlı sayıda olayları haber yapabilen alternatif medya Amerika bölgesinde olan olayları sunmada daha başarılıdır. Solcu, gizli ve küçük ölçekli medya sık sık bu bölgedeki olaylarını derinlemesine haber yapma sorumluluğunu üstlenmektedir. Sadece kuzeyle ilgileniyor gibi görünen, Meksika 'nın NAFTA sonrası içine girdiği medya kuruluşlarına benzemeyen La Jornada sık sık Chiapas 'ın güneyindeki olay ve tartışmalara yer vermektedir.
Fakat Telesur, bir pan-Amerikan izleyici kitlesiyle, Chavez 'in Venezüella'da yaptığı bütünleştirme başarısını Latin Amerika ölçeğinde tekrarlayacaksa, bunu sadece sınırlı bir kesimin değil bütün kitlelerin ilgisine göre yapmak zorundadır. Devletin yönettiği
medyanın diktatörlük altındayken yaptığı gibi, Telesur izleyicinin kendinden başka seçeneği olmamasını onlar aleyhine kullanmayacaktır.
Bunun tersini yaptığında, Amerika kıtasında bugün varolan acımasız ve aşırı-rekabetçi medya ortamında başarılı olacaktır. Kanalların web sitelerinin söylediği gibi, Telesur 'un katılımcı, izleyiciye yanıt veren ve dinamik bir kanal olacağını iddia etmek kolay. Bunu gerçekleştirmek iddia etmenin ötesinde bir şeydir. Telesur, Chavez 'in iddia
ettiği "Latin Amerika hayalinin" bir aleti olarak çok fazla
hareket etmeyecek, fakat bu ne zamana kadar böyle devam edecek?