KÜTÜPHANE

KÜTÜPHANE

"FSLN'yi geri götüren parçalanma:"

SANDİNİZMİN DERİN KRİZİ

Biz mücadeleye Samoza diktatörlüğünü yıkmak ve insan hakları mücadelesinde kapsayan bir devrimi 1979'ta getirmek için savaştık. Sandinist aktivistlerle insan hakları aktivistlerini bir araya getirmek benim için oldukça zor olmuştu. Çünkü ben her zaman bir devrimin kendi içinde insan hakları mücadelesini içerdiğini hesaba katmıştım.

Bir taban militanıyım. Bir öğrenciyken Samoza diktatörlüğüne karşı mücadeleye katildim. Ayaklanmadan önce kendimi uzun süre FSLN'ye adadım, hatta 1979'ta tutuklandım. Devrimci hükümetin Kostarika'da ve benim hala tutuklu olduğum zamanda Yüksek Mahkeme Başkan Yardımcısı olarak tanınıyordum.

Devrim yılları boyunca Nikaragua halkının çıkarlarını gözetecek bir yargı sisteminin yeniden organizasyonu çalışması bütün vaktimi aldı. Sadece parti görevleri aldığım 80'ler boyunca bir taban komitesinin politik sekreteriydim. Şöyle ki bir taban militanıydım ve FSLN'nin liderlik yapısında etkili değildim ve belirli bir çizgimde yoktu.

1990'da partinin seçim bozgunundan sonra daha önce değil, halkın kendilerine yukardan bakıldığını görmesi liderlik yapan bir çok sandinistin- FSLN yapısının cephe hattında görev alanların bir kısmını da kapsayan- aklını başına getirerek ayrılmasını yada geri çekilmesini sağladı. Buda 1990'dan sonra durumun ne olduğunu gösteriyordu. FSLN üst yönetimi resmi parti aktivitelerinin bazılarını yönetmem ve bazı görevleri vermek için beni dışarıda aramaya başladılar.

Gerilladan Hükümete: FSLN iktidardayken asla bir politik parti olarak gelişemedi. FSLN, bir ülkeyi yönetmek hükümeti biçimlendirmek için silahlı mücadelenin içerisinde bir politik-askeri hareket olarak iktidarı almasının, bir gerilla örgütü olarak çalışmasının getirdiği acemiliğinin kurbanı oldu. Bir politik örgütü inşa etmeye, partiyi geliştirmeye, katilimin ve liderliğin demokratik biçimlerini birleştirmeye zamanı yoktu.

Olayların bizi sürükleyip sürüklemediğini yada zamanımızın olup olmadığını yada üst düzey liderliğin bunun gerekliliğini düşünüp düşünmediğini kim bilebilir? Herhalde anti-demokratik liderlik biçimlerini hakli çıkarmak için ABD saldırı savaşının yıkıcı altüst oluşlarını kullanmak ciddi bir hataydı.

Seçim bozgunu ortaya çıkardı ki FSLN ana muhalefet partisi rolünü oynamaya hazır değildi. Bozgun "pinata"ya( çürüme ve rüşvet alma anlamına gelmektedir. C.N)yol açtı. Bana münasebetsiz bir sözcük olarak görünüyor fakat FSLN'nin içsel bozulmasının radikal bir adımını, pişmanlık duyulabilir eylemlerin temsili bir sayısını verebilir. (Bu dönem kişisel yada parti yardımları devletin kendi kaynaklarına uygun olarak FSLN görevlilerine gönderilir.Editörün notu)

1980'lerde devlet ve parti arasında varolan kafa karışıklığından dolayı partiye alınmış olan bağışların çoğu otomatik olarak devlete gitti. Partinin canlılığının korunması için FSLN'nin tuttuklarının esas olduğuna karar verildi. Parti için bazı bireylerin birleşmesini ve bazı parti -devlet aktiflerinin dağılımını hakli çıkardı. Fakat parti tutarlarının yakın zamana kadar bir kaç elde yoğunlaştığına dair kulaklara gelenleri açıklamamaktaydı.

mülkiyetin çok daha erken yeniden dağıtımının ( aşağıda açıklandığı gibi toprak reformu boyunca) yasallaştırılmaması hatasını hafifletmek için gecikmiş bir teşebbüs olarak düzenlenen 85 ve 86 yasaları kendilerine menfaat sağlamak için bazı bireyler tarafından sömürüldü. Bu yasaların korunması altında, ihlallere bazı üst düzey liderler ve orta düzey kadrolar tarafından göz yumulması mülkiyetin yeniden özellikle kent mülkiyetinin yeniden dağıtımının meşruluğunu ortadan kaldırdı.

Yeni durumda uygun bir politik örgütün yokluğu, mülkiyetin yeniden dağıtımındaki rüşvet ve güvensizlik ve bireyciliğin üzerinde seçim bozgunu ağır ağır birikerek oluştu ve olayların bu üç saç ayağı FSLN liderliğinin parçalanmasını belirledi.

1990 dan sonra FSLN liderleri değişmeye başladılar. Sadece biri Daniel Ortega tabandan uzaklaşmadı. Ayrıca şeffaflığın yokluğu ve otoriterlik gibi dayanaklarda vurgu yaptı. Sürekli yeni liberal ekonomik modele karşı mücadelelerinde taban sektörlerin "suç ortağı" olmayı sürdürdü.

Simdi biliyoruz ki partinin güçlü adamı olarak pozisyonunu geliştirmeyi ve statüsünü sağlamlaştırmayı amaçlamak gibi gizli maksatlarını bu aktivitelerle saklamış.

Devrimci Yasalar yada sonsuz iktidar?

Bugün, devrim yıllarından beri, FSLN birleştiren ve içinde gelişen otokratik liderlik biçimleri ve alt-üst olusun öyle açıkça eleştirisinin gerçekleştiği son toplantının bulundum.Bundan dolayı devrim boyunca yasal, kurumsal ve yargıdaki çalışmalar, yasalara inanmadığım ve yargısal biçimlere değer vermediğim için biçimlenen hükümetin oluşmasından beri doğru tanıyı koydum. Diğer tüm nedenlerin arasında bu gerçekleşti, çünkü düşünüldü ki devrim sonsuzdur ve devrimci hükümet daime iktidarda olabilir. Yüksek mahkemede Yargıç Roberto Argüello ve ben çok yanlış olan yasal değişimlere başarısızca meydan okuduk, devrimin "savunulmasında" hak verildiğinde onları kabul edip bitirdik.

Yargı kurumlarının çoğu devrimin kendisinin oluşturduğu sistemin ,varolan yasal sistemin dışında kuruldu.


Sürekli şüphe altındaydık ve hatta reddedildik kuşkuyla bakıldık, reaksiyoner ve legalciler olarak görüldük ve devrimci niteliğimiz daima sorgulandı. Sürekli girişimlerimizden emin olundu ki hukuk sonsuz kanıta yol göstermeyi çok daha net olarak izlenildi.

Sonunda, seçim bozgunu bizi doğruladı. Eğer, örneğin baslıklar zamanında doğruca konulsaydı ve yoksullara evleri ve toprakları vermek yasallaştırılmış olsaydı sorun olmayacaktı ve sosyal adalete ilişkin devrimci girişimlerin getirdiği bazı büyümeler yasalardan çıkarılamayacaktı ve kendilerinin durumlarını ve zenginliklerini sömürülmesine bazı insanlara izin veren son dakika hukuku gerekmeyecekti.

1990'dan sonra FSLN bir politik parti olarak örgütlenmeye başladı ve ilk kongresi için çağrıyı 1991'de yaptı. O zamanda Ulusal Yönetim beni FSLN seçim komitesine katılmak için davet etti. Partinin ilk statüsünü ve ilk ilkeler deklarasyonunu düzenlenmesine ve kongre tarafından belirlenmiş ilk parti liderlerin seçilmesine katildim.

Bu vesileyle kendimi yönlendirmeksizin ve nefes almaksızın Birinci Ahlak komisyonunun koordinatörü olarak kongre delegeleri tarafından önerildim ve seçildim, bazı liderlerle ilgili zaten ortaya çıkmış olan "pinata" ile ilgili olarak soru önergeleri hazırladık.

Ahlaki Kriz

FSLN üst liderliğindeki çürüme , moral yıkımı yeni değildi, uzun süreden beri inşa ediliyordu. Ahlaki komisyona katıldığımda yukarıdan bunun ilk belirtilerini görebilirdim. Hangisi neredeydi? ilk kez gerçekleştirmeye başladığımda hangi boyutta ahlaki kriz vardı?

O zamanda bütün sorular FSLN tutarları etrafında dönüyordu: onlar nelerden ibaretti? Onları kim yönetiyordu? Onları nasıl kullanmışlardı? Ve benzerleri. FSLN devrimci devletin bazı aktiflerinin transferinde politik olarak hakli olabilirken ortak hazineyi kilsisel yardımlar için kullanmalarının her nedenle olursa olsun haklılığı yoktu.

Kongre Henry Ruiz'i FSLN'nin yeni saymanı olarak seçti. Parti hazinesinin başka bir sözcüklerle yönetilmesi içinde. Sadece adi saymandı, bundan dolayı o suçlamaları asla isleme koymadı ve hatta onun etrafını çevirenlerce bilgilendirildi. O bilinen yorumu yapması için tahrik edildi. "Ben hazinesiz bir hazineciyim."

Biz Ahlak Komisyonu içinde iktidar ve hazinenin işlevlerinin kurulması girişimlerine ve FSLN hazinesi ile ilgili bilgileri ele geçirmek için mücadele etmeye başladık. Fakat bütün çabamız engellendi ve tedricen gerçekleşti. FSLN Ulusal Yönetimi içinde bu bilgileri bize sağlamak için politik istek yoktu.

Ek olarak Kongre boyunca kurulmuş olan araştırma deklarasyonunu Ahlak Komisyonuna vermeye isteği olan yönetim kaynaklarından sorumlu lider yoktu. Hangi moral otorite ile onlar simdi Comproller General görevindeyken aktiflerini teslim etmeyi reddettiği zaman başkan Aleman'ı sorgulayabilirler?

Bize gerçeği söylemediler. i Onlar sadece "Pinata" eleştirisin giderek arttığı ulusal kamuoyunun ve uluslararası dayanışmanın baskılarının sorumluluğunda Ahlak Komisyonunu oluşturduklarını kavramaya başladık. "Sonuç olarak FSLN mülkiyetlerine ilişkin bilgileri sağlamak için onları baskı altına aldık, fakat listedeki bilgileri soruşturmamıza izin verilmedi. "düşman"in bu bilgileri görmesine izin vermemiş olmak için hazinenin bu bilgileri sakladığını söylediler.

itiraf etmeliyim ki biz Ahlak Komisyonunda bu kanıtları kabul ettik. 1992 de FSLN'ye ait mülkiyetlerin minimum listesi 30' dan fazla büyük isi kapsadığı zaman bile Daniel Ortega FSLN'nin bir şirket ve babadan kalan bir miras olarak görünmediğini inanılmaz bir çiğlikle deklere ediyordu.

Komisyonda FSLN aktiflerini kötüye kullanmakla sorgulanmış olan her düzeyden Sandinist yoldaşlara karşı son derece ciddi rüşvet suçlamalarıyla uğraşmak zorunda kaldık. Bundan dolayı bilgi almak için Ulusal Yönetime başvurduğumuz zaman ya önümüze engel çıkarıyorlardı yada onları bizden saklıyorlardı. komisyon raporunu Sandinista Asamblesi'ne sunacağım zaman bir çok yoldaş ayaklandı ve bana dediler ki "öyle soruların sorulması ile liderlerin imajını yıkıyorum."

Ahlak komisyonunda yöneltilen suçlamalara tatmin edici yanıtlar bulma şansımız olmadı. Fakat kamuoyuna yönelik bir şeyler yapılması yükümlü olduğumuz zaman Ulusal Yönetim protesto ederek ve bizi kirliliği dışarı taşımakla eleştirdi.

Bir Aklanma Kongresi

ilk olarak, Ahlak komisyonuna katılmamla ilgili olarak teşvik edici bir şeyleri çok büyük bir tanıtımla aldım. Fakat parti yaşamımın çok fazla acı veren bir aşamalarından biri olarak meydana çıktı. Partinin ilkeleri, koşulları ve komisyon düzenlemelerinde uyumlu eylemler için kendimi güçsüz hissettim.

Nitekim, 1994 FSLN ikinci kongresi tarafından komisyonda herhangi bir pozisyon kabul etmeyi istemedim ve kabaca şunları söyledim: O partideki en büyük hayal kırıklığım olmuştu. Gerekli olduğunda Sandinista Kongresine herhangi bir adayın aldığı oylardan çok fazlasını alarak seçildim.

Sandinista Kongresine - teorik olarak partideki en üst düzeydeki karar organı- katılmaya baslar başlamaz, bu liderlik yapısı ile gerçekten hiçbir şey yapılmayacağını anlamaya başladım. Hiçbir şeye karar vermedik, sadece akladık ve zaten karar verilmiş olan bir şeyleri destekledik.

Gerektiğinde onlar bizi dinlediler ve bundan dolayı fikirlerimizin hesaba katılabileceğini zannedebildik. Fakat bu bir illüzyon olarak meydana çıktı. Bu durum öyle birleştirici oldu ki Daniel Ortega bir protesto yada bir basın toplantısı boyunca kararları sık sık ilan etti. O zaman Halkın genel düşünceleri ile Sandinista kongresinde toplandık. Bu liderlik biçimi parti yapısında gerçek bir katilimi ve demokratik sistemi şiddetle arzulayan bir çok kongre üyesi arasında hissedilir ölçüde artan bir hayal kırıklığı doğurdu.

Dolandırıcılıkla ilgili Kurtlar ağlıyor

1996 seçimleri zamanında inandırıldım ki FSLN kendi adayı olarak Daniel Ortega ile kazanamazdı. Ayrıca fark ettim ki FSLN içinde ve dışında inandırıcılığım ümitsizdi. Partinin güçlü tabanı bana karşıysa kazanma olasılığım yoktu.

Yinede katılaşmanın ilk ve gerçek biçimi ise de demokrasi içinde bir çabayı temsil edebilecek yeni bir parti deneyimi olarak FSLN'nin iç tartışmalarına dönmek için bir çok kadın ve erkek aktivistin önerilerini kabul etmeye karar verdim.

FSLN liderliğinin gerçekte konuşulduğu gibi demokratikleşmeyi sağlayıp sağlayamayacağı tanıtlayan meydan okuma ilgisiydi ve kazanamayabilirdim ve her ikisini birleştiren kararımı verdim. Kazanmanın yerine katilim ve daha geniş haklar için kadın taleplerini ileri sürmeye ve FSLN'nin demokratikleşmesi üzerinde odaklandım.

Daniel Ortega FSLN'nin demokratikleştirilmesi çabaları olarak genel seçimlerdeki yönetimimi asla görmedi. Bunun yerine, onu affedilmez bir saygısızlık olarak kabul etti.bir lider olarak onun üzerinde etki bırakabilecek büyük bir saygısızlık olarak . Deneyimlerin fikir alışverişlerim FSLN'nin demokratikleştirilmesinin yeni çabalarına başlamak gerektiği tavırlarına beni götürdü.

arda arda gelen ikisinden biri olan FSLN'nin 1996 seçim bozgunu , FSLN'nin yargı kurumlarına inanmadığının yeni kanıtlarını getirdi. Daniel Ortega hararetli biçimde hile yapıldığı suçlamalarını getirdi , FSLN seçim sonuçlarına meydan okumak için Seçim Yasalarının sağladığı tüm kaynakları kullanmayı başardı. Hatta tek taraflı seçim hilesi ile ilgili bir söylem olarak her şey kullanıldı ve suiistimal edildi.

Nikaragua İnsan Hakları Merkezi , Washington'daki inter-Amerikan insan hakları merkezine seçim anormallikleri ile ilgili suçlamaları gönderdi Bir yıl sonra Merkez, uyarılarımızı dikkate aldı ve dava açti. Bu aylar süresince komisyona seçim anormalliklerini göstermek için bizi güçlendirecek kanıt ve bilgileri FSLN yapısında aradık fakat hiçbir şey bulamadık. Bizden onları sakladıkları için hiçbir şey bulamadık.

Bugünün anlaşması için Bir Örnek

1996 seçimleri boyunca parti yapısının çalışması dağınıktı. Tek kaygı fazla ses çıkarmak ve imaj kampanyası inşa etmekti ki bunu FSLN'nin kaybetme nedenlerinden biri olarak düşünüyorum. Hatta FSLN yapısı bozgundan kendisi sorumluydu,kendilerine FSLN yapısı tarafından sürpriz yapılmıştı.

O bozgun , Düşen Sandinista hükümeti ile onu izleyen seçileceği çok fazla umulmayan Vielotta hükümetinin belirlediği 1990 geçiş protokolünün tarafından ele geçirilen avantajlarla parti üst liderliği tarafından yapılmış bir çözümleme ile , su andaki anlaşmanın önünü açtı.

FSLN liderliği ikisi arasında farkı belirlemek yerine Aleman Hükümetiyle iktidardaki kotası ve yerlerini korumanın en kolay yolunu ayni Chormara'yla yaptığı gibi buldu. 12 Ocak 1997 da Aleman'ın görevi almasından iki gün sonra daha sonraki bir çok özel toplantılarından ilkini yaptıklarını artık biliyoruz.

O gün, hile suçlamaları çılgınlığı hala havalarda dolaşırken, son zamanlarda FSLN üst liderliğindeki politik ve ahlaki parçalanmanın bir çok örneğinden biri olan Sandinist üst liderlikle Aleman hükümeti arasında tamamlanmış olan anlaşma için ilk tohumlar ekildi.

Yıllardan beri sürdürülen tabandaki sandinistalardan ve halkın davasından koptular. Başka girişleri alabilmek ve iktidar kotasında varolabilmeyi sürdürebilmek için bir muhalefet olarak eylemlerini bıraktılar ve Samoza biçimi hükümetle kendi kendilerine ittifak yaptılar.

Perde Arkasında Neler oldu?

Anlaşma yalnızca üst düzey liberal ve sandinist liderler arasındaki uygun görülen yasama ve kurumsal değişimden ibaret değildi. Bütün bunlardan çok daha önemlisi hepsi ilan edilmemiş miktarlarda olan Ortega kardeşler ve ittifaklarının ekonomik güçlerini garanti altına almayı amaçlayan "masa altı" anlaşmasıydı.

Bu sadece spekülasyon değildi; anlaşmanın arkasındaki gerçek itki diğer şeyler yanında su anda kooperatiflerin elinde bulunanları veya isçi Mülkiyeti Bölgesi kısımları (APT) biçimini parti liderliğine garanti etmektedir.

Anlaşmanın kendisinin gösterdiği gibi APT projesi bazı sandinist ideologlar tarafından yeni bir sosyalist proje olarak sunuldu. Bir tane basariyi gerçekleştirmek için çok uğrasan fakat gerçekte tek bir basarisi bile olmayan FSLN liderliği tarafından kötülenerek yakılmıştır.

FSLN için ikinci önemli nesnellik iktidara anayasaya uygun dönme olasılığı ve seçim reformları anlaşmadan çıkarıldı. Anlaşma devrimin ilkelerinden biri olan politik ve demokratik çoğulculuğa karşı bir saldırıdır. Bu çoğulculuk iktidara onlarla getirilen etkili FSLN gerillaları olarak tanınan "muchashos"ların Radikal statüleri içinde ilan edildi. Onlar bir ellerinde silah diğerinde demokrasiyi gerçekleştirme hukuku ile geldiler.

Ayrıca anlaşma iki gruba sağlanan gölgeli çıkarları garanti edecek devletin örtülmesinin göründüğünden beri demokratik kurumlaşmaya bir saldırıdır. O yargı erkini politize edecek, bazı çıkarlarına onu adapte edecekler bazı yönlerde kurallar ona eğilecek ve seçim bürosunda zaten varolan politizasyon artacaktır.

Her şeyin içinde en ciddisi, bu ülkede rüşvete karşı mücadelede saygınlığı kazanmış olan tek hükümet organı olan Comptroller General Office (Denetçiler Genel Ofisi) sonunu getirecek.

Son bir liderlik Krizi

Bütün bu gerçekleri kabul etmek zor ve acilidir. Ayrıca bunları konuşmak tehlikelidir. Hiç olmazsa bütün Nikaragualılar sorumluluklarını kabul edene kadar herhangi bir ilerleme sağlayamayacağız. Bu anlaşmanın gereklerine uygun davranmayı kendi kendimize sürdürüyorsak bir adim bile ileri gidemeyeceğiz.

Anlaşma FSLN iç krizini yeni bir düzeye getirdi. Üst düzey liderlik kendisi için son olacak bir kriz içindedir, hatta kriz 1998 de yeni bir bilesen tarafından daha fazla ağırlaştırıldı. O zamanlarda "Pinata"nın dışına çıkan ahlaki sorunlar zaten seçmenlere liderlik arasında büyüyen mesafeyi yansıtıyordu, seçmen liderliğin büyük güvensizliği içinde mücadele yolunda sömürüldü.

O zaman aniden henüz bir başka neden krizi sıkıştırdı: Zoilamerica Narveazin üvey babası Daniel Ortega'ya karşı suçlamaları. Cinsel taciz suçlaması sadece bir politik lider olarak Daniel Orteganin güvenilirliğini zedelemedi fakat ayrıca tüm partiyi de etkiledi. Bu Daniel Ortega'nın kendi hatasıydı: ne olursa olsun konuyu üstlenmeliydi
bir kişisellik olarak ona karşı kişisel bir suçlama. Suçlamaların doğruluğunun kanıtlanıp kanıtlanmamasına kadar sorumluk taşımalıydı. Bunun yerine sessizliğini korudu ve FSLN'nin tümüne aynisini yapma talimatı verdi.

Talimat konu konuşulmadan ve Zoilamerice'ya inanılmadan uygulandı. Herkes Zoilamerica'ya inansa ve hatta her yerde konuşsalar bile emirlere itaat ettiler Güvenilir görünen sandinist kadın komiteleri de korku içinde kadın mücadelesindeki sessizliklerini korudular yada ve politik gizli bir anlaşma olarak her şeyi açıklayan resmi bir söylemi ve emirleri kabul ettiler.

Daniel Ortega yalnızca kendisini dokunulmazlık zırhı ile korumakla kalmadı, politik bir lider olarak ve birey olarak ülkeye olan sorumluluğundan da kaçındı bütün sandinist militanlara karşı sorumsuzca hareket etti. Bu iki yıl boyunca gerçekten militanlara neler olduğunu açıklamak için herhangi bir özel toplantı düzenlemedi.

anlaşmanın içerdiği dile düşmüş olaydaki gibi FSLN liderliğinin tümüyle bir moral yıkım içinde olması , hatta bazıları diyor ki liberallerin Ortega'nın dokunulmazlığının kaldırılması için yaptığı hamle, Ortega'nın korkularını büyümesini tamamladı. Suçlamalardan önce uzun bir süre anlaşma yürürlükteydi. Anlaşmanın bir çok maddesinin içinde önemli bileşenlerden biri olarak Daniel Ortega'nın bu özel olaydaki sorumluluğu inkar edilemezdi.

Eleştiri içerden gelmeli

Şu anda FSLN militanları arasında sıkıntı, ihtilaf ve belirsizlik var. Fakat 1994'ün acı veren deneyimi, Değerli bir çok yoldaş bize bir ders öğreterek MRS( Sandiniste Revenation Movement) biçimiyle partiden ayrıldılar.

iç grupların- FSLN Solu, Sandinist inisiyatif, Sandinist Forum, Saygınlık için Sandinistler ve diğer bir çoğu.- partiye yönelik eleştirileri açıkça dile getiriliyordu. Benzer fikirlerle uyum sağladıkları FSLN'yi kurtarma mücadelesi biçim değiştirmeli, halka dönerek halk mücadelesinin bir aracı olarak tekrar yerini almalı.

Üstesinden gelinecek bir çok engel vardı. Örneğin hükümetle yapılan anlaşmanın uyandırmasıyla kendilerini kurmuş yada ortaya çıkarmış olan farklı eleştirel grupların ve eğilimlerin bazıları arasında ilan edilmemiş bir hegemonya mücadelesi ve orada birlikle ilgili farklı düşünceler vardı. Gidilecek uzun bir yol ve yapılacak bir çok iş vardı.

Sanırım simdi sağ korkmayı kesti, çünkü FSLN değişimine karşı çalışan faktörlerden biri parti militanlarını sarmış olan korkudur: Mitin kırılması, sesiz kalınması ve bir çoğu için devrimin kazanımları anlamına gelen materyallerin kaybedilme korkusu.

su anda partiyi gasp eden sadece üst liderliği değil tüm sandinistlere ait olan FSLN'yi ne birleştirebilir ne bir araya getirebilir,. Gerçekte hala FSLN yalnızca sandinistlere ait değildir. Fakat nerede doğmuş olursa olsun tüm Nikaragua halkına aittir. Bu yüzden Nikaragua ve dünya tarihinin bu özel anına adapte olan bir projenin çizilmesi ve yeniden harekete geçilmesi sandinistler için zorunludur.

Against The Current, Temmuz-Ağustos, Sayı:87