KÜTÜPHANE

KÜTÜPHANE

EKVADOR: PROTESTOLAR EMPERYALİZM’İN PLANLARINI TEHDİT EDİYOR

Alvaro MICHAELS

2 kişinin öldüğü kitle gösterisinin yapılmasından 1 hafta sonra, 20 Nisan 2005’de, Brezilya’ya kaçan rüşvetçi Devlet Başkanı Lucio Gutiérrez’in yeri vekili Alfredo Palacio tarafından doldurulacak. ABD bundan böyle faiz ödemelerini tahsil etmekte, Kolombiya Projesi için Ekvador ordusunu ve askeri üslerini kullanmakta ve Amerika Serbest Ticaret Bölgesi kurulmasını dayatmakta engelle karşılaşabilir. Emperyalizm’in talepleri ile son 9 yıl içinde 8 hükümet değiştirmiş, %70’i daha da fakirleşmiş 13 milyon 250 bin kişinin öfkesi arasına sıkışan yeni Devlet Başkanı Palacio’nun çok kısıtlı manevra alanı bulunuyor.

Gutierréz 2000 yılı Ocak ayında önceki Devlet Başkanı Mahuad’a karşı yaptığı darbede kendisini destekleyen ve 2002 seçimlerinde kendisine oy veren köylü kitlesine, yerli halka ve savaşçı örgütlere tam anlamıyla ihanet etti. 2003’de ADB’ye bağlılığını ispatlamak için seçim kampanyaları boyunca tam tersini iddia ettiği halde kendisinin ABD’nin en sağlam müttefiki olduğunu açıkladı. ABD’ye askeri üs vermeyi teklif etti, Kolombiya Projesini hararetle destekledi ve Amerika Serbest Ticaret Bölgesi kurulması için görüşmelere tam mutabakat verdi. Petrol fiyatları yükseldi fakat bundan elde edilen gelir hiçbir şekilde fakirlere ulaşmadı. Gutiérrez’i seçimde destekleyen çevreler kendisini terk etti. Bunun üzerine Sosyal Hristiyan Partisi ile işbirliği yaptı ancak, partinin ileriye dönük benimseyeceği taktikler hakkında yapılan tartışmalar Gutierréz’in Kasım ayında Yüce Divan kararlarına müdahale ettiği için yargılanması sonucunu getirdi.

Gutiérrez bu kez de sürgündeki devrik Devlet Başkanı Bucaram ile ittifak yaptı. Yüce Divan’a sürgün Bucaram hakkındaki yolsuzluk davasının düşürülmesi ve ülkeye geri döndürülmesi için baskı yaptı. Bu durum büyük çaplı protestolara yol açarak orta ve alt sosyal sınıfların kenetlenmesine vesile oldu. Kendilerine “Quito Meclisi” adını veren içlerinde solcu demokrat ve NGO (hükümet dışı kuruluşlar)’ın olduğu 20 kadar örgüt meclisteki partilerden “kurumsal yapıların” iyileştirilmesini talep ettiler. Bu girişim hiçbir sonuç vermedi ama yoksulların, şehrin fakir mahallelerinde oturanların, işsiz ve emeklilerin öfkesi “Quito Meclisi” ni düzenli gösteriler yapmaya zorladı. Şubat ayının ortalarında 100.000’den fazla kişinin katıldığı gösteride “Quito Meclisi” Devlet Başkanı Gutiérrez’in istifasını istedi. Yoğunlaşan kitle gösterileri karşısında Gutiérrez Yüce Divan’ı feshetmek zorunda kaldı. Başkent Quito’da olağanüstü hal ilan etti fakat ordu mensuplarının bu uygulamaya katılmayı reddetmesi üzerine kararını geri almak zorunda kaldı.

Başkan Gutiérrez tarafından haydutlar diye nitelenen içlerine anarşist ve komünist grupların da dahil olduğu halihazırda çalışan işçiler ve işsiz gençlikten oluşan “Los Forajidos” 16 Nisan’da gece boyunca polisle çatıştı ve polis hatları ile Başkanlık Sarayını koruyan özel kuvvet hatlarını yarmayı başardı. Devlet Başkanı telaş içinde Brezilya’ya kaçtı. Dalgalar halinde büyüyen topluluk 20 Nisan’da Quito’da Grand Plaza’daki polis kuvvetlerini aşarak meclisi oluşturan 100 milletvekilinden 60 tanesinin Başkan Gutiérrez’in yerine Palacio’nun getirilmesi için toplantı yaptıkları Uluslararası Haberleşme Çalışmaları Merkezi’ni kuşattılar. Bütün siyasi partilerin feshedilmesini, yeni bir meclisin oluşturulmasını, Kolombiya planının, ekonominin dolara endekslenip endekslenmeyeceğinin, Manta’daki Amerikan üslerinin kalıp kalmayacağının ve Amerikan Serbest Ticaret Bölgesinin kurulup kurulmayacağı hakkında referandum yapılmasını istediler. Alfredo Palacio’ya linç edecekleri milletvekillerinden olmaması için ancak böyle kurtulabileceğini bildirdiler.

3 Mayıs’ta yeni Ekonomi Bakanı Davalos Başkan Gutiérrez’in IMF ile yapmış olduğu gizli bir anlaşmayı ifşa etti. Bu anlaşmaya göre 5,000’den fazla kamu sektör çalışanı işten atılmış, petrol, sağlık ve eğitim sektörü özelleştirilmiş ve çalışanların zaten az olan hakları tamamen ortadan kaldırılmıştı. Bu uygulamalar olmadan IMF rekabeti teşvik edecek 200 milyon Dolar yardımı vermeyi reddetmişti. Davalos şimdi bu anlaşmaların halkın görüşü alınarak tekrar görüşüleceğine söz verdi. Başka bir seçeneği de yoktu zira emek kesimi her yerde yolsuzluğun durdurulmasını talep ediyordu. “Electroguayas” Devlet Elektrik Kurumu’nda çalışan teknisyenlerden bazıları 22 Nisan’da hesapların açıklanması ve Başkan Gutiérrez tarafından atanmış olan müdürlerin görevden alınması talebiyle işletme el koydu. Yeni hükümet muhalif başkaldırıları teskin etmek için yeni Amerikan üslerinin açılmasını reddetmek zorunda kaldı ama Manta’daki mevcut Amerikan üslerine izin veriyor.

Yaygın muhalif hareket emperyalizm’e karşı yeterli olmayan sistemin toptan değiştirilmesini istiyor. Emperyalizm’in halk ve şehirler üzerinde yarattığı bu yıkım kendi içinden kendi önderlerini çıkaracağa benziyor. Zira kitlelerin zincirlerinden başka kaybedecekleri hiçbir şeyleri yok.

Borç faizi ve Petrol
Petrol gelirleri neredeyse Ekvador’un ihraç gelirlerinin yarısını oluşturuyor. 1.3 milyar dolarlık hacim ve 300 mil uzunluğundaki boru hattı Ekvador’un dünya ölçeğinde en fazla petrol üreten ve ABD’ye petrol sağlayan 10 ülkeden biri konumunda bulunuyor. Amazon bölgesi belki de Ortadoğu’ya petrol rezervi bakımından rekabet edecek tek yer. Sadece 2004 yılında yapılan yabancı yatırımlar 1,2 milyar dolar -Venezuela’ya yapılan yatırımın iki katı- buradaki özelleştirme karşıtı hareketin hızını kırmak için. Yağmur ormanlarının ve vahşi hayatın büyük ölçekte bölümü kayboluyor ve yerli kültürleri yok olmanın sınırında. Andean’dan transit geçen boru hattı yarım milyon varil petrol sızıntısını yağmur ormanlarına akıtıyor ki bu 2003’de Exxon Valdez tankerinin verdiği zararın iki katı seviyesinde. 30,000’den fazla Ekvador yerlisinin haklarını savunan avukatlar Chewron Texaco şirketine karşı 1971 ile 1992 yılları arasında günde 4 milyon galon petrol çıkararak atık maddelerini açık sulara ve ırmaklara saldıkları saldıkları ve zehirlediklerinden dolayı yerli halk adına 1 milyardan fazla dava açtılar.

Ekvador’dan çıkarılan her 100 dolarlık ham petrolün 75 doları çıkaran şirketler tarafından alınıyor. Kalan 4/1’lik gelir yabancı borçların ödenmesi için kullanılıyor. 20 yıldan fazla zamandan bu yana Ekvador bütçesinin yarıya yakın kısmı kredi veren kuruluşlara faiz ödemesi yapılmasına harcanıyor. Bütçenin geri kalanı ise öncelikle yandaş siyasi sınıf tarafından harcanıyor, %6’sı ayrılıyor ve sadece %2’si yoksulların eğitim ve sağlık yardımına gidiyor.

1996’dan bu yana emperyalizm politik sistemde rüşveti özendiriyor. 2000 yılında Ekvador ekonomisi dolara endekslenmeye zorlandı ve kitlelerin yoksullaşmasına neden oldu. 1970’li yıllarda halkın %50’si yoksulluk içinde yaşıyorken şimdi bu oran %70.

Haziran/Temmuz 2005