KÜTÜPHANE

KÜTÜPHANE

BREZİLYA TOPRAKSIZLARI SESLERİNİ BULDULAR

1984'de kurulan Topraksız Köylüler Hareketi bugün Brezilya'nın en büyük sosyal hareketi ve tüm Latin Amerika'nın en köklü örgütüdur. Ulusal Hükümetin politik önceliklerini radikal olarak etkileyen ilk köklü ve ulusal örgüt yapısını başarıyla inşa etmiş tek harekettir. Her ne kadar kurulduğu 1984'ten beri Tarım reformunun gerçekleşmesi için tarım işçilerini harekete geçirmesine ragmen son yıllarda Brezilya'nın içinde ve dışında dikkat çekmeğe başlamistir.
Doğrusu MST mücadelesini ve temsil ettiği 300 binden fazla ailenin taleplerini, 1995 ve 96'da yapılan iki katliama medyanın ilgi göstermesiyle dunyanın gündemine taşıdı. 9 Agustos 1995'te Ronderna Eyaletinde Corumbirade askeri polisi tarafından 10 topraksız isçinin katledilmesi ve 17 Nisan 1996'da Pera Eyaletinde Elderado dos Carajas'ta 19 topraksız isçinin askeri polis tarafından öldürülmesi olayları. Tabi ki bu biçimde öldürülenlerin ilki degildi bu katliamlarda öldürülenler.

Gerçekten de geçen 15 yılda 1600'den fazla Brezilya'lı toprak çatısmalarında öncelikle silahlı adamlar ve 1990'ların ortalarından itibaren artan oranda askeri polis tarafından öldürüldü.

Fakat bu iki katliama medyanın gösterdiği ilgi, MST'nin tanınmasını dramatik biçimde yükseltirken Brezilya politikasında da ağırlığının artmasına ve yerini sağlamlaştırmasına neden oldu. Hakikaten bu iki trajik olay, MST ve Brezilya Hükümeti arasindaki görüşmelerde ve çatışma yöntemlerinde bir dönüm noktasını işaretledi.

Gösterinin yapıldığı Belem'e giden anayolda trafige yakalanan kameraman Osvaldo Arenugo ve televizyon habercisi Maria Ronea Eldarado Dos Carejas'ta katliam gerçeklestiğinde kameraya almaları katliamın duyulmasına neden oldu.

"katliamın video görüntüleri Topraksızlar Hareketi üzerinde yoğun biçimde kol gezen şiddeti Brezilya halkına göstermiştir."

Ayrıca Carajas katliamını sarsıcı anımsatması Corambira cinayetlerinden 9 ay sonra sadece tek bir askeri polis görevlisinin bu cinayetleri yönlendirmediğini ortaya çıkarmıştır. ... MST aniden bu derece popular olmasının avantajlarını oldukça sağlam basarak aldı. Carajas katliamından bir hafta sonra "Doğrudan seçimler- Simdi! 1984'teki askeri diktatörlüğe karşı kampanyayı anımsatan 'ADALET ŞİMDİ' parolasıyla kitlesel halk gösterileri örgütledi.

'ADALET ŞİMDİ!' kampanyasında öncekiler gibi ulusal ve uluslararası medyanın her ikisi tarafından da görmemezlikten gelindi.

Nitekim katliamlar ve sonrasındaki gelişmeler Brezilya toplumunda cezadan muaf tutulmanın hala sürdüğünü ortaya çıkardı ve hükümetin söyledikleri ile pratiği arasındaki farkada dikkat çekti. Katliamlar bizzat Cordosa hükümetinin bu tür şeylerin bir daha olmayacağına dair söz verdiği zamanda bir kez daha meydana geldi. 1964-85 arası askeri rejimin mirası olarak yerel şiddetin Brezilya'da tasfiye edilmesi için 7 Ekim 1995'de ,1993'te Viyana'da toplanan Dünya İnsan Hakları Konseyi'nin tavsiyelerine uyarak Başkan Cordosa bir Ulusal İnsan Haklari projesi oluşturmaya söz verdi. Ve tüm Brezilya yurttaşlarını İnsan Hakları Hareketine katılmak için harekete geçirdi. Eldorado Dos Carajas katliamının hikayesinin proğram olarak yayınlanması bütün medyayı etkiledi. Hükümetin insan haklarının savunulmasına dair sürekli vaatte bulunması hükümete olan güveni giderek azaltıyordu.

Eldorado Dos Carajas katliamı hükümeti insan hakları ihlalleri ve toprak reformunun birarada ele almazsa gerçek bir çözüm olmayacağını anlamaya zorladı. Katliamın sorumluluğu içinde Cordosa askeri polis ve yargının federal hukumetin değil devletin kontrolu (Brezilya'da eyalet sistemi oldugu için merkezi devlet kastediliyor. Ç.N) altında olduğunu belirtti. ' onlar federal hükümetin sorumlu olmasını istiyorlarsa" gerekli bilgileri kendisine vermeleri gerektiğini söyledi.

Cordosa ve Kongre arasındaki karmaşik müzakerelerden sonra ona bu aracı verecek iki önemli konu Ulusal İnsan Hakları Programına sokuldu. Birincisi Federal Mahkemelerde insan hakları ihlalleri ile ilgili olarak karar verebileceklerdi. İkincisi "kasten adam öldürme"den dolayı askeri polise karşı açılmış davaların askeri mahkemeden sivil mahkemeye geçisini sağladı.

Yaşanan bu iki trajik katliam MST, Tarım İşçileri Konfedarasyonu (CONTAG) Tarım İşçileri Federasyonu(FETA), Topraksız Çiftçiler Hareketi (MAST) gibi başka toprak işgallerini ve kırsal yerleşimi örgütleyen grupları Toprak Reformu için yürüttükleri mücadelelerinde nasıl birbirlerinden izole olduklarını gösterdi.

Bununla birlikte bu gruplar içinde en iyi organize olan MST, politik kapasitesini son zamanlara kadar ulusal düzeyle sınırladı. MST ulusal sendikalar ve politik partiler gibi büyük politik kurumlarla güçlü bağlar kurmaya muktedir değildi. Ayrıca MST mücadelesini destekleyecek herhangi bir uluslararası kurumlada bağlantı kurmadı.

"Sınır ötesi eylemler" içinde Margeret Keck ve Kathryn Sikkink "gönüllülük, karsılıklık,iletişim ve değişimin ufku" modelleri tarafından karakterize edilen bagios formları orgutlenmesini dönemsel savunma ağı için kullanırlar.

Savunma ağındaki büyük aktörler, ulusal ve uluslararası hükümet dışı örgütler(NGO'lar) , sosyal hareketler, medya, kiliseler sendikalar ve hükümet tesilcilerinide kapsayabilir.Keck ve Sikkink bu ağın olusmasındaki engellerden birinin farklı politik ve sosyal aktörlerin özel konular üzerindeki anlaşmazlıkları olduğunu söylüyorlar.

Ayrıca Tarım Reformu Brezilya politikasında üç düzeyde tartışma konusudur ve bir ağın anlasmazlık konusu olarak ortaya çıkabilmesi tasavvur edilebilir. Fakat Corumbiare ve Eldarado Dos Carajas katliamları konuyu değiştirdi. Bu iki katliam -Toprak mücadelesinde devlet şiddetinin keyfi olarak kullanımının en uç örnekleridir.- MST üyeleri diğer sosyal gruplar, devlet aktörleri, tarım reformu üzerine bağımsız pozisyonda olanlar tarafından mahkum edildi.

Bu ortak kınama Katolik kilisesi, hatta uluslararası düzeyde diğer aktörler gibi tüm bu aktörlerinde katıldığı bir ağın biçimlenmesine temel oluşturdu. Bu ağın- Her ne kadar MST merkezi bir konumda olsada sadece bu ağın bileşenlerinden biridir.- MST'nin en önemli başarısı toprak reformunu ulusal gündeme sokması oldu. Keck ve Sikkink ağ içindeki aktivistlerin sadece politik sonuçları etkilemeye çalısmakla kalmayıp aynı zamanda tartışmanın şartlarını ve doğasınıda değiştirmeye çalıştıklarını söylüyorlar.

MST geçen 16 yılda tarım reformundan yararlanmış 250-300 bin arasında aileyi temsil ediyor, halihazırda Brezilya içinde toprak bekleyen 500 yakın kampta yaşayan 70 bin aile gibi.

Brezilya'nın 26 eyaletinden 22'sinde ve federal bölgede faaliyet yürüten hareket , gözle görülür başarılarda elde ediyor. Ülke içinde baskı oluşturuyor.

Örnegin Cordosa hükümetinin ilk yılları boyunca Muhafazakar toprak sahibi Jose Eduardo de Andre Viene tarafından yönetilen Tarım Bakanlığına bağli Tarım Reformu ve Yerlestirme Ulusal Kurumu'ndan dolayi tarım reformu çıkmaza girdi. Fakat MST protestoları reform programının sürdürülmesi için, Toprak Mülkiyeti Politikası Bakanlığının özel bir bakanlık olarak tanımlanarak, Toprak Reformu konusunun tarım bakanlığından ayrılması için hükümet üzerinde baskı uyguladı.

İnsan Hakları Eyalet Sekreteri Jose Greggori diyor ki: "Hiç kuşku yokki MST temsilcileri hükümeti harekete geçirmek için bir uyarıcıdır. Hükümet, MST'siz tarim reformunu 1/10 ölçegine göre 3,5 hız ile yapabilir. Fakat hükümet MST ile 8 hızı ile çalışabilir. Şüphesiz MST baskısının sorumluluğu hükümet eylemi ve çabalarını kuvvetlendirir."

(15) MST'nin Ulusal Koordinatörlerinden Neuri Rosetto MST'nin kırsal örgütlenmenin önceki deneylerinden öğrenmesin oldukca iyi olduğunu söylüyor. Örnegin 1950'lerin ortalarında kuzeydoğuda Pernambuca eyaletinde örgütlenen Köylü Birliği'nin o bölgede izole edilerek kalması, kendilerinin sonuç alıcı başarılarının önünü açtığını söylüyor. Bu nedenle MST'nin ilk örgütleyicileri olarak hareketin ulusal çapta orgutlenmesini ilk öncelik olarak ele aldılar. Rosetto bu tip örgütlenmenin yeni sürece uyum sağlamanın önünü açtığını söylüyor: Birincisi, Mücadelenin kitleselliği ve bir çok insani birleştirmemiş olsaydı bizim için toprak işgalleri mümkün olmazdı. Çünkü bastırılabilirdi ve buda mücadelenin sonu olurdu. İkincisi,kollektif bir liderliğimiz olamazdı. Bireyci mantık, tek bir lider ve lider hareketiyle çalışılamazdı. Bu nedenle eski modele eleştirerek kollektif liderliği şekillendirdik Tüm örgütlerimiz kollektiftir. saglık, eğitim ve iletişim bölümleri gibi tüm bölümlerimiz hatta ulusal yönetim kollektiftir. küçük ama onemli bir şey ulusal düzeyde mücadelenin sürdürülmesinin dogal sonucudur bu.

Hareketin ortaya çıkışına, Kaingu yerlileri tarafından Nonoai Rezervasyonundan çıkarılan 1400 Posseremos ailesinin( tapusuz çiftçiler. C.N) Rio grande de Sul da dikkat çekici biçimde güney eyaletindeki bir çok yerde 1978 başlarında yaşanan toprak işgallerine neden oldu. İşgaller toprak mücadelesi tarafından başlatıldı. Santa Clara eyaletinde Chapeco toplantısında Brezilya'nın merkez ve güney eyaletlerinin beşinden gelen posseremoslar gelecekteki MST'nin müjdecisi olan bir gecici bölge komitesi oluşturdular. 1984'te ocağında Cascavel'de ikinci toplantıdan sonra 12 eyaletten gelen posseiros'ların belirlemesi ile bu kırsal hareket adını Topraksız Kırsal işçiler Hareketi (MST) olarak tanımladı. MST kuruluşunu izleyen yıllarda büyümesini sürdürdü. İki etken ulusal örgüt yapısının başarıyla yaratılmasına temel oluşturdu. Belki en belirgin rol katolik kilisesindi. Tarihsel olarak katolik kilisesi Brizilya'da statükoyu destekleyen muhafazakar bir kurumdu. Örnegin 1965'te Köylü Birliği'ni dağıtan Brezilya ordusunun askeri darbesini destekledi. Fakat 1970'lerin başlarında Brezilya kilisesi toplumsal değişim yönünde aktif bir çalışma içerisine girdi. 1968'de Kolombiya Medellin'de Latin Amerika Kiliseler Konseyi ikinci toplantısından sonra Brezilya Ulusal Piskoposlar Kongresinde "yoksullar için en iyi seçenek"i dogrudan içine alan Kurtulus Teolojisi'ni çizgi olarak benimsedi. Kilise hiyerarşisi çalısmayı açıkca desteklemeya başladığında zaten cemaat papazları tarafından Hristiyan taban örgütleri filizlenmeye başlamişti ve 1975'te Dogal Toprak Komisyonu (CPT) yaratılmıştı. CPT 1975-84 arasındaki toplantı serisinde yerel ve bölgesel liderler arasında gelişen ilişkilerde köklü bir rol oynadı. Toprak mücadelesine ulusal bir boyut kazandırdı. Ocak 1984'te bu toplantılar doruk noktasına ulaştı. Bu ilk ulusal toplantı topraksız işçilerin durumunu kesin olarak ortaya koyarak MST'nin kuruluş toplantısı olmasını sağladı. MST'nin ulusal liderlerinde biri olan Pedro Stedile diyor ki, Cascavel toplantısı birleşik sosyal bir harekete dogru farklı çizgilerdeki eylemciler içinde önemliydi. Ve orada MST'nin birincil gündemi tasarlandı.

Ulusal yapının biçimlenmesine katkı sürecinde ikinci önemli etken MST örgütleyicilerinin kendilerinin doğal görünümü ve liderliğinin doğallığıdır. Cascavel toplantısında MST tarafından üç nesnel durum saptandı. "Toprak, tarım reformu ve daha fazla toplum ve bunlar hareketin özü olarakta kaldı. Ve önemli kirsal hareketlerin genis bir çerceveye oturan toplumsal amaçlarını korumaya hizmet etti. Örneğin Köylü Birligi'nin güçlü fakat ilkel bir doğasi vardı. Onlar dünya pazarlarında şeker fiatlarının yükselmesi sorununa yanıt arayan holdinglerin bu pazara açılımlarını sağlayan şeker plantasyonları tarafından köylü topraklarının gasp edilme girişimlerine karşı konulması faaliyeti içinde ortaya çıktı. Birlik bu değişimlere direnişin ortaya çıkardığı bir çabaydı. Fakat onlar bölgesel çatışma ve sorunları içinde sıkışıp kaldılar ve Brezilyanın diğer bölgelerindeki durumlarından hoşnut olmayan köylülerin desteklerini almayı başaramadılar. Bunların aksine MST'nin " Toprak, tarım reformu ve Daha adaletli bir toplum" saptamaları ülkenin her yerinde iyi biçimde yayıldı. Onlar sadece topraksız tarım işçilerinin isteklerini temsil etmiyorlardı. Ayrica Paraguay sınırında Itaipu barajının inşa edilmesinden sonra toprakları su altında kalanların ailelerinide temsil ediyorlardı yada kuzey plantasyonlarında çalışan göçmen işçileri. Bütün bunlara ek olarak MST'ye çok uzun süreli yaşama olasılığı sağlayan üyelerinin kendi katılımı ile inşa edilmiş olmasıdır. Hareketin amacı sadece topraksız ailelere toprak bulmak olmadığından ulusal ölçekte bir toprak reformu için baskı uyguluyor. Topraksız MST aileleri topraklarını aldıktan sonra bile hareket icinde kalacağı düşünülüyor. Bu dayanışma ilkesi örgütlülüğün faaliyetlerinden halihazırda yararlanmakta olan MST üyelerinin gelecekteki toprak işgalleri için destek vermelerini sağlıyor. Ve MST lideri Rosetto'ya göre bu politik bir eğitim sistemine dogru bir tarzda yerleştirilebilir. Topraklarını alan kırsal işçiler mücadeleye katılımlarını sürdürmektedirler ve verilen bu söz politik eğitimlerinde de kalıcılık sağlamaktadır. Bu nedenden dolayı hareketin başlamasından beri taktikleri ile zihnini meşgul eden sürekli bir kaygı duygusu oluşmuştu. Ayrıca toprak mücadelesindeki bu karmaşıklık bazı politik farklılıklarada sahipti.

MST'nin örgütsel yapısı içinde 8 bölümden biri eğitimdir. "Politika ve ideolojik eğitim" bu bölümün 4 parçasından birini oluşturur, yeni annelere yardım, ilk ve orta dereceli okulların birleştirilmesi, okuma-yazma kursları. Bugün yanlızca 300 öğretmen tarafından 100.000'den fazla çocuğun eğitildiği 1100'e yakın okul vardır. Eğitimdeki bu aşama -MST'nin örgütsel yapısının diğer bölümlerinde olduğu gibi örneğin iletişim, kurslar, insan hakları ve uluslararası ilişkiler- tarım reformu ötesine geçen MST'nin ilgilerinin hangi boyutlarda olduğunu ortaya koyar. Aşağıdaki ulusal kongrenin örgütsel yapısının her biri sadece ulusal düzeyde varolan uluslararasi iliskiler ve insan haklari bölümlerinin disinda eyalet ve bölge düzeyinde yanıtlanmaktadır. Bu karmaşık örgütsel yapı - toprak mücadelesinin 20 yıllık semeresi olarak- pekiştirilmiş ve bu yapı içinde yeni bir liderler kuşağının yetiştirilmesi sağlanmıştır. Bu MST'nin örgütsel yapısının değismez olduğu anlamına gelmemektedir. Bilakis tarım reformunun uzayıp giden tartışmalarında olduğu gibi MST stratejisini sürekli yeniden değerlendirerek örgütsel yapısını uyumlu hale getiriyor. Örneğin insan hakları bölümü 1998 Şubatındaki ulusal toplantıdan sonra olusturuldu.

yazimi yaklasirken ana tema olarak ilan ediliyor. Fakat Agustos 1997'de El Derado dos Carejas katliamından bir yıl sonra 153 polis görevlisinden hiçbirinin mahkum edilmemesi MST liderlerine, tarım isçilerinin hakları ve insan haklarının korunmasının gerekliliği konusunda ulusal ve uluslararası baskı oluşturulmasına kesinlikle ihtiyaç duyan bir bölüme gereksinimleri olduğunu gösterdi. Öncelikle 1995'ten beri inşa edilen stratejik ittifaklar MST'nin butun alt orgutlenmelerinde sürekli yapılan yeniden değerlendirmeler sonucu olduğunu çok daha net olarak ortaya koymustur. Sürdürülen ittifakların politik etkisinin kavranması sonuç almada can alıcı olmuştur. Brezilya'da 1995 Temmuz'unda ki Ulusal Kongre süresince Brezilya toplumunun geri kalanı ile ilgili olarak konu bütünüyle ele alındı. Casaval'de gerçeklesen ilk toplantıda alınan kararlarla ( kurulu toplantısı kastediliyor. C.N) bunların uyguladıktan sonra yapılan 1995'teki Ulusal kongre'de amaçların bir karşılaştırılması yapıldı. Brezilya'nın değisen koşulları yeniden tanımlandı.

(Bakış, MST'nin Amaçları) 1984'teki MST gündeminin yanlızca bir noktası topluma sunuldu. 1995'te bunun tersine sadece özel olarak tarım isçilerine sunulmayan tüm topluma yonelik 6 temel nokta sunuldu ve aynı yıl MST'nin temel sloganı "Çiftçilere topraktan"tan "Tarım Reformu: Herkesin Mücadelesi"ne çevrildi. Bu slogan hareket tarafından üretilen, satılan Compact Disklerden, tarımsal eşyalar ve Tişortalara kadar geniş bir yelpazedeki bütün ürünlerin üzerine konuldu. . Bu gelişme yani Tarım reformunu destekleyenlerle veya toprak mücadelesine katılan diğer aktörlerle geniş ittifakın kurulması MST için gerekli bir durumdu. Ek olarak MST bu kez diğer örgütlerden yalıtılmanın tersine bir tavır geliştirdi. Hatta MST üyelerinin politik partilere, sendikalara katılmalarını teşvik etmeye başladı. Bir bütün olarak hareket bu tip örgütlerle merkezi düzeyde herhangi bir ittifak konusunda oldukça gönülsüzdü. MST lideri Gilmar Mauro bu uzak durmayı şöyle açıklıyor: Tüm Latin Amerika deneyimleri boyunca anlaşıldiki toplumsal ve köylü hareketleri politik partiler çizgisinde olduğunda yüksek risk taşırlar. Partinin bulundugu sosyal hareketlerde bölünme bir olasılıktır. Ve politik parti bazı ittifaklara girdiği zaman hareket partinin mantığına bağımlı olduğundan mücadelesi uzun süreli olmayabilir. Toplumsal hareketlerin dinamikleri bir politik parti veya sendikadan çok farklıdır. Sosyal hareketlerde sürekli mücadele ve işgal başari ve muhalefet dinamiğidir. Fakat bu korku giderek daha da önemli oldu. MST 1995 ve 96 katliamlarının dolaylı sonucu olarak daha göze görünür hale geldi. MST'nin daha görünür olması politik ağırlığını da artmasını beraberinde getirdi. MST'yi diğer örgütlere bağımlı olma korkusu daha az meşgul etti. Daha fazlasıda var, Sivil toplumda MST desteği hissedilebilir bir yükselişe geçti ve arastırma için hükümet baskı altında kaldı. Suç duyurularını aldı. Örneğin Vox Populi Enstütüsi tarafından yürütülen kamuoyu araştırmaları nufusun % 50'sinden fazlasının MST'yi desteklediğini gösterdi.

Ayrıca bu destek çok daha somut yollarda gösterdi. 17 subat 1997'de " topraksız işçi grubu Rendenopolis(Mato Grosso eyaletinin batısı),Sau Paulo( Sau Paulo eyaletinin güneyinde), Governador valaderes( Minas Gereis eyaletinin doğusu) başlayarak Eldarado dos Carajas kurbanlarına saygılarını göstermek için Brasil'a( Brezilya'nın başkenti C.N) yürüdüler. Brasil'e gitmek için Sau Paulo'dan ayrıldığımız zaman iki haftalık yiyeceğimiz vardı dedi MST eylemcisi Mario Schons. "Fakat ondan sonraki yiyecek ihtiyacımızı yolda tanıştığımız halktan insanlar tarafından sağlandı. Brasil'e ulaştiğımız zaman öyle çok yiyeceğimiz vardiki onları yakındaki kamplara toplumun bizi desteklediği duygusunu taşıyarak gönderecegiz.

Kısaca yürüyüşten sonra Başkan Fernanda Henrique Cordosa ilan ettiği Tarım Reformunu özel bakanlığın tek ilgisi olmaya bitirebilir ve tarım reformu "birbütün olarak hükümetin büyük bir öncelliği olarak " gerçekleştirilebilir.

Bu politik etkinin büyümesiyle MST otoritesini tehlikeye düşebilecegi ile ilgili kaygılarını gidermesi için kendisini yeterince güçlü hissetti. Sonuç olarak MST, CUT ve Contag gibi sendikalar ve PT gibi partilerle ittifaklar inşa etmeye başladı. Ayrıca hareket hükümetlede bir dialog sürecine katılmaktadır.(İttifaklar yapmasına rağmen MST temel pazarlık gücü olarak toprak işgalleri örgütlemeyi sürdürdü. Hareketliliğinin tehditkarliğini ve hareketli eylem mantığını hala kullanmaktadır. MST'nin ulusal liderlerinden Jose Rainha yorumu, 1998 başkanlık seçimlerinde PT adayı Luis Inecio Lula de Silva'ya ya destek vermeye hazirlandı. Bu yorumla ilgili olarak : "Lula'yı-solcu aday- tarım reformu sürecinde bize yardımcı olsun diye destekliyoruz. Fakat tarım reformu büyük bir toplumsal dönüşümü içine alabilir ve bunu hükümet tamamlamalı.Yinede tarım reformunun sadece tarım işçilerinin mücadelesi ile gerçekleşeçek olan rüyamiz." olduğunu biliyoruz.

Lula tüm kararlarımıza katılmamakla beraber MST ile dayanışma hislerini dile getirdi. Sadece MST eylemlerini gerçekleştirmeden önce bazı eylemlerini muttefikleri ile tartışmasını diliyorum dedi".."Tarım reformu için muttefiklerin baskısının yanıtlayan Lula "Mücadele etmenin ortak nesnelliğine sahip olmak için önemli olan nedir? Ve bu nesnellik üzerine hepimiz mutabakatız. Topraksiz İsçiler Hareketi, PT veya CUT varolmalı. Toplumsal adaletin sağlanmasının anlamı olması için tarım reformunun gerçekleştirilmesine ihtiyacımız var." diyerek soruna bir kere daha vurgu yaptı.

Bu birliğin genel olarak oluşturulması 1995 Mart hareketliliğinin federal hükümetin Toprak Bankası oluşturmasını sağlamasından sonra gerçekleşti. Yani bir Dünya Bankası destekleme programı ile Topraksız işçilere toprak satın almaları için kredi sağlamayı tasarladılar.MST dağıtım proğramını eleştirdiğini borç durumu toprak satın alacak olan çiftçilere eski durumlarına geri döndüreceğini söyleyerek şunu önerdi; proğramı bütünlüklü amaçları için tarım reformunun yerine getirilmesidir. MST, CONTAG, Tarım işçileri Federasyonu,CUT, CPT gibi örgütlere kararlarını iletiyordu. Toprak Mülkiyeti Politikası Bakanı Raul Jungman proğramı uygulamaya koyduğu zaman 30 örgütten sadece 3'ü proğrama destek verdi. Bütün diğer örgütler proğramın uygulanmasını boykot ettiler.

1994'teki ilk başkanlık kampanyası boyunca Başkan Cardoso toprak reformu sorunun üstesinden hükümetin gelebileceğini söyledi. Verdiği soze rağmen Corumbira ve Carajas katliamlarını hatırlamayan hükümetin tarım reformunun politik öncelik olarak alıp almayacagıda net degildir.

Herhangi bir durumda 18 Nisan 1996-Carajas Katliamından bir gün sonra- Tarım Bakanı Adrade Vieira tarım reformu sorunu özellikle benimsedi, tarım reformu özel bakanlığı ay sonunda oluşturuldu. Katliamdan sonra zorunluluk duygusu başka karakteristik ve eşsiz ölçülerde bir sayıya yol gösterdi. Örneğin kırsal toprak vergisi büyük ve kullanılmayan mülkiyetler için 15.000 hektardan(37,065 acre) daha büyük mülkiyetler için % 4,5 maksimumdan 5.000 hektardan (12,355 acre) büyük mülkiyetler için % 20'ye yükseltildi. Bir diğer ölçüm merci Hızlandırılmış prosedur Yasası'ydı. Kamulaştırmanın hızlandırılması tasarlandı fakat yüksek bedellerle alınan toprağın yeniden dağıtım hızını düşürmede toprak sahiplerinin avukatları onemli rol oynuyor.

Hükümetin rakamlarına gore 1 Ocak-20 aralık 1999 arasında 85.127 aile hükümetin tarım reformu politikasından yararlandı, 1995'te Cardoso Hükümeti geldiğinden beri yerleştirilen aile sayısı toplam olarak 372.866'a ulaştı. Tartışmalı olan bu sayı için MST geçen 15 yıllık zaman içinde sadece 300.000 civarinda ailenin yerleştirilmis olduğunun tahmin ediyor. Rakamlar üzerindeki bu tartışma da göstermektedir ki çözüm zordur. Fakat iki katliamın medyada etkisini göstermesinden sonra MST'nin ulusal politika sahnesinde etkili bir oyuncu olarak kaldığının altının çizilmesi önemlidir.MST toprağın yeniden dağıtımı ve ailelerin yerleştirilmesi süresince amacına ulaşamamış fakat diğer önemli bir çatışmayı kazanmıştı: Politik Gündemin merkezine Toprak Reformunu yerleştirmişti. MST'nin oluşmasına yardım ettiği tarım reformu için mücadele AĞI kuruldu. Tarım reformunu kısa sürede ekonomik bir reform değil uzun süreli sosyal ve politik bir sorun olduğuna ikna etmeyi başarmıştır.

Tarım reformunun nasıl tamamlanacağı- kaç hektar, hangi bölgeler, hangi hızla- üzerine sorular akla oldukca yatkındır. Kamulaştırmanın sağlanmasını tasarlıyor görünen Toprak Bankası gibi hükümet insiyatifleri olmasına rağmen bu soruların şimdi sorulabilirliğini anlamak önemlidir. Çünkü MST sadece bir kaç yıl önce hiçbir önemi olmayan Tarım Reformunu Brezilya politikasının bir konusu haline getirmeyi başarmıştır..

NACLA, Mart-Nisan 2000, Cilt:33, Sayi:5, www.nacla.org