KÜTÜPHANE

 BOLIVYA: EMPERYALIZME KARŞI YİNE SOKAKLARDA

KÜTÜPHANE

 BOLIVYA: EMPERYALIZME KARŞI YİNE SOKAKLARDA
Robert CLOUGH
(kaynak:www.rcgfrfi.easynet.co.uk - tarih: 19.06.2005 )
BOLIVYA: EMPERYALIZME KARŞI YİNE SOKAKLARDA

Robert CLOUGH

Bolivya haklı yine sokaklara döküldü: Yüzlerce, binlerce insan ülkenin gaz ve petrol kaynaklarını sömüren çokuluslu şirketlere karşı tekrar mücadeleye girdi. Başkan Mesa’nın gerçekleştirilmesini Mart ayı ortalarına ertelediği amacını açıklamasıyla birlikte korkulan olmaya başladı ve Bolivya hakim sınıfları kargaşa içine düştüler.

FRFI 184 Ocak ve Şubat ayları boyunca petrol ve gaz doğal kaynaklarının millileştirilmesini destekleyen ülke çapında gösteriler ve alanları kuşatma altına alma hareketlerinin devam ettiğini bildirdi. Bu gösteriler, MAS (Sosyalizme doğru hareket) partisi lideri Evo Morales’in de dahil olduğu birçok sendika ve yerli halk hareketinin içinde bulunduğu Birleşik Cepheyi, Başkan Mesa’nın istifa tehdidi karşısında geri adım atmaya ve Başkan Mesa’nın 2004 yılında vermiş olduğu Hidrokarbon Kanun tasarısının daraltılarak mecliste onaylanmasını kabul etmeye zorlamasıyla aleyhte gösteriler geçici bir süre için durduruldu. Hidrokarbon Yasası petrol ve gaz şirketlerinin 1994 yılından bu yana ödemek zorunda oldukları %18’lik imtiyaz ödemesine %32 oranında vergi eklenmesini ve 12 çokuluslu petrol ve gaz şirketi ile yapılmış olan 72 anlaşmanın bu kanuna göre tekrar düzenlenmesini öngörüyordu. Bununla birlikte Evo Morales’in attığı geri adım halk tarafından kabul görmediğinden ve bu kanun tasarsısı Bolivya Parlamentosu’nun sonunu yakınlaştırdığından Bolivyalı yoksul halkı temsil eden örgütler kaynakların tam millileştirilmesi için hareket planları yapmaya başladılar.

5 Mayıs’ta Meclis 48 ret oyuna karşılık 59 oyla kanun tasarısının daraltılması onayladı. MAS milletvekilleri (Sosyalizme Doğru Hareket) daraltılması yönünde oy kullandılar Yasa ertesi gün Başkan Mesa’ya onaylanmak üzere gönderildi. Anayasa’ya göre 10 gün içinde Başkanın son onayı vermesi ve yasalaşması gerekiyordu. Başkan Mesa’nın ilk cevabı yasayı veto edeceği şeklindeydi; bu açıklaması muhalefetin alevlenmesine yaradı. FEJUVE örgütü lideri (Bolivya’daki en etkili toplumsal hareket) Abel Amani şöyle söyledi : “Amacımız başta gaz olmak üzere Hidrokarbon kaynaklarımızı tam anlamıyla geri almaktır. Eğer bu yasanın herkesi memnun ettiğini söylersek tutarsızlık, sorumsuzluk ve vatan hainliği yapmış oluruz. Hidrokarbon yasasının onaylanmasını tanımıyoruz.” Bolivyalı İşçiler Birliği lideri Jaime Solares şu açıklamayı yaptı “ Tek umudumuz halkın sokaklara dökülmesidir” aynı esnada özelleştirme karşıtlığı lideri Oscar Oliveira Cochambamba’da sokak barikatlarının kurulduğunu, hatta rafinerilerin ve petrol kuyularına el koyulduğunu bildirdi. CSUTCB gibi yerli halktan oluşan örgütler 16 Mayıs Pazartesi sabahı MAS (Sosyalizme doğru hareket) güçleri ile birlikte Caracollo’dan yürümeye başlayarak 200 km sonra 23 Mayıs’ta La Paz’a varacaklarını ilan ettiler.

Başkan Mesa kendilerini aldatmıştı. Çok uluslu petrol ve gaz tekelleri tavırlarını açıkladılar. British Grup -Bolivya’daki gaz rezervlerini elinde bulunduran 2nci en büyük şirket- dava açmakla tehdit etti. Bolivya Hidrokarbon Odası Başkanı Raul Kieffer’e göre BG, BP, Shell, Exxon, Chevron Texaco, İspanyol Repsol ve Brezilyalı Petrobas artık Bolivya’ya yatırım yapmayacaktır. Brezilya Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Dilma Roussef Petrobas şirketi Bolivya’ya yapmayı planladığı yatırımları kesin olarak durdurmuştur. Diğer risk altında olan yatırımlardan biri de BP, BG ve Repsol’un şirket evliliği sonucu yapacakları 5 milyar dolarlık doğal gaz projesi. Bu arada Bolivya’daki günlük gazete La Razon ‘da yayınlanan haberde IMF’nin Bolivya’ya yıllık borç verme paketini onaylamadan önce Başkan Mesa’dan bazı rüşvetçi politikacıların petrol şirketleri ile gizli anlaşmalar yaparak hükümeti petrol şirketleri ile yeni anlaşmalar yapmaya zorlasalar dahi yeni kontratlar yapılmayacağına dair sözlü teminat aldıkları iddia ediliyor. Buna karşılık Çin’in Bolivya Büyükelçisi “Çin iş dünyası Bolivya ile gelecekte yapacakları petrol ve gaz anlaşmalarına ilgi gösteriyor” açıklamasını yaptı.

16 Mayıs, El Alto’da 10 binlerce kişi Parlamentoyu feshetmek için Başkent La Paz’ın şehir merkezine doğru yürüyüşe geçti. Talepleri “Ekim Muhtırası”nın gerçekleştirilmesiydi. Bu slogan önceki Başkan Sanchez de Lozada’nın 2003 Ekim ayında başlattığı hareketin sloganıydı. Bu muhtıra gaz kaynaklarının millileştirilmesini, yeni bir meclisin kurulmasını ve 69 kişinin öldürüldüğü Ekim katliamıyla ilişkisi olan politikacıların yargılanmasını istiyordu. FEJUVE hareketinin önderlik ettiği bu kitle hareketine Bolivyalı İşçiler Birliği, Tupac Katari Köylü örgütü, öğretmenler birliği ve El Alto Halk üniversitesi de katıldı. Ertesi gün Başkan Mesa Hidrokarbon yasasını onaylamadı ancak red de etmeden olduğu gibi iade etti ve işin içinden sıyrıldı. Sonuç olarak; kanun tasarısının yasalaştırılması Santa-Cruz oligarşisinin sağ kanat üyesi Meclis Başkanı Hormando Vaca Diez’e düştü.

Bu arada, Caracollo’dan başlayan uzun yürüyüş La Paz’a ulaşmak üzere büyük mesafe aldı. Evo Morales ve örgütü MAS tarafından yönetilen yürüyüşe Birleşik cepheye bağlı örgütler, CSUTCB gibi yerli halk örgütleri ve koka yetiştiricileri katılmıştı. Her ne kadar yürüyüş etkili olduysa da bu örgütler El Alto ve La Paz’daki Devrimci İşçi hareketlerinin gerisinde kalıyordu. Evo Morales Başkan Mesa’nın gitmesini istemediklerini açıkladı; yollarda barikat kurmayı ve parlamentoyu ele geçirmeyi taktik olarak kabul etmediler. Hidrokarbon kaynaklarının millileştirilmesinden çok yasayla değiştirilen %18 imtiyaz ödemesinin %50’ye çıkarılmasının engellenmesini istiyorlardı. Hatta bazı MAS liderleri küçük adımlarla ilerlemenin daha iyi olacağını düşünüyordu. Bunlardan biri olan Roman Loayza günlük gazete La Razon’a verdiği demeçte “Amerikan üsleri bizi aşıyor. Biz daha fazla imtiyaz bedeli ödenmesi istiyoruz, fakat halk madenleri millileştirmek istiyor. Amacımız için mücadele edeceğiz.”

Bu arada, 18 Mayıs’ta madenciler Parlamento’ya yürüdü; Perşembe günü Potosi şehrinde 48 saatlik genel grev başlatıldı, bunu Cuma günü El Alto’da başlayan 24 saatlik genel grev izledi. Ablukaya alma hareketleri ülkede baştanbaşa güçlü bir ateş gibi yayılıyor. Parlamento binası belki de başka yere, Sucre şehrine taşınacak. Silahlı kuvvetler Başkanı Amiral Luis Aranda sadece meclisten emir alacaklarını, ayrılıkçı güçlerin meclisin Santa Cruz’dan taşımak istemelerini kabul etmeyeceklerini söyledi. Caracillo’dan başlayan yürüyüş 23 Mayıs Pazartesi günü La Paz’a ulaştığında aynı gün başlayacak olan genel grevle birleşecek. Bolivya işçi sınıfı ve zulüm altındaki kitleler emperyalizmin demir eldivenini söküp atıyor.
Yaşasın Bolivya halkı!