KÜTÜPHANE

 Bolivya: Emperyalizme Karşı Bir Savaş Alanı!

KÜTÜPHANE

 Bolivya: Emperyalizme Karşı Bir Savaş Alanı!
Fiona Donovan
(kaynak:Fight Racism! Fight İmperialism! - tarih: 15.03.2004 )
Bolivya: Emperyalizme Karşı Bir Savaş Alanı!

Fiona Donovan


Yeni Bolivya devlet başkanı milyoner Carlos Mesa göreve gelmesine neden olan eylül/ekim ayaklaması ve kendinden önceki devlet başkanının (Sanchez de Lozada) istifasına sebebiyet veren olaylardan sonraki uç ay içinde verdiği tüm sözleri bozmuştur. Ayaklanmanın hemen ardından yeni seçim sözü vermiş olmasına karşın bu en önemli sözünü çabucak unutarak 2007 yılına kadar bu görevi bırakmayacağını açıklamıştır. Bolivya nüfusunun çoğunluğunu oluşturan yoksullar ve oy vermeden mahrum bırakılanların Mesa hükümetinin, çok uzun zamandan beri savaştıkları daha önceki neo-liberal hükümetlerden hiç bir farkı olmadığını, hatta onların bir uzantısı olduğunu anlamaları çok sürmemiştir. 1985’den beri Bolivyalıları yoksullaştırıp onların ıstıraplarını derinleştiren bu neo-liberal politikaları nasıl etkisizleştirebiliriz ve ortadan kaldırabiliriz diye ortaya çıkan örgütlenme’ bölünmeye uğramıştır.

Bolivya’nın doğal gaz potansiyelinin ABD’ye peşkeş çekilmesine karşı çıkan bu oluşum, ekim ayaklanmasından sonra ‘gaz savaşı’ olarak adlandırılan ve yeni bir rotaya girmiştir. Bu arada Mesa Şili’den 1879’da almış olduğu toprakların iadesini istemiştir. Böylece Bolivya Şili’ye gerek kalmadan ABD’ye direk doğal gaz satma olanağına kavuşabilecektir. Çünkü Bolivya’nın diğer Latin Amerika ülkelerinin aksine denize açılan bir bölgesi yoktur. Aslında bu istemler Bolivya nüfusunun çoğunluğunun istemlerine yapılan düpedüz bir saldırıdır. Çünkü bu insanların talebi Bolivya’nın doğal gaz kaynaklarından öncelikli olarak kendilerinin faydalanmasıdır. Bu çaba özünde Bolivya’nın kendi sorunlarını başka yerde çözme uğraşısından başka bir şey değildir. Yurtsever Gençler Örgütü (Sağcı) Başkan Mesa’nın görevden alınarak yerine Juan Ignacio Siles’in getirilmesini istemiştir. Çünkü Mesa’nın doğum yeri Şili’ymis.

Bolivya’nın içinde olduğu derin ekonomik krizi çözebilmek için ocak ayının sonlarına doğru vergilerin artırılmasına ve de tüketim maddelerine zam yapılmasına karar verilmiştir. Doğal olarak da bu zamlar Ekonomi Bakanı Xavier Nogales’in dediği gibi Bolivya halkının ‘kan, ter, ve göz yaşlarına’ mal olacaktır. Şimdiye kadar Hükümet ülkenin içinde bulunduğu ekonomik krizi hafifletebilmek için aradığı borçları IMF, Dünya Bankası, ABD’den bulamamıştır. Aksine Bolivya’da gerçekleştirilen kemer sıkma politikalarının daha da derinleştirilmesi yönünde telkinler alınmıştır. Washington’da bulunan bu mali örgütler Bolivya halkının krizin faturasını ödemesini istemekle kalmamış, dış borçların da derhal ödenmesini istemişlerdir.

Geçmiş ayaklanmada bulunan tüm örgütler ABD elçiliğinin sözünden çıkmayan Mesa yönetimine karşı tavır almalarına rağmen kendi aralarında stratejik anlaşmazlıklar yaşamaktadır. Sosyalizme Doğru Hareketi’nin lideri Evo Morales Şili konusunda hükümete tam destek vermiştir. Morales, gelecek Aralık ayında yapılacak yerel seçimlerden gücünü daha da artırarak çıkıp, yapılacak reformlarda daha fazla söz sahibi olmayı istemektedir. Morales ve onun hareketi en önemli anti-emperyalist odak konumuna gelmiştir. Morales her zaman ulusal egemenlik ve haysiyetin emperyalizme karşı korunması yönünde çalışmalar yürütmüştür. Ama demokrasinin her zaman korunmasını istemiş ve bu anlamda yönetimi ele almak için 2007’deki başkanlık seçimlerini beklemeye yatmıştır. Aslında onun esas amacı bu seçimleri kazandıktan sonra diğer Latin Amerika ülke başkanları (Hugo Chavez ve diğerleri) ile birlikte ABD’nin askeri ve ekonomik müdahalelerine karşı direniş birlikteliği yaratmaktır. Sosyalizme Doğru Hareketinin orta düzeydeki kadrolarını oluşturan problemli koka üreticileri için bu katılımcı demokrasi yolu her ne kadar çekici görünse de aslında pek mümkün değildir. Gelecek bir kaç hafta içinde bu kadroların Altipino’da yaşayan Ayamara halkının başlatacağı ayaklamaya katılma olasılıkları çok yüksek gibi gözükmektedir. Ama bu hareketleri kendi liderleri olan Morales tarafından askeri darbe getireceği kanısıyla uygun görülmemiştir.

Bu arada işçi ve köylü hareketlerinin çoğunluğu birleşerek gerçek demokrasiyi kendi ellerine almışlardır. Bolivya İsçi Sendikaları başkanı olan Jaime Solares El Alto bölgesi isçi sendikalarıyla birleşerek bu gidişata karşı birleşik mücadele kararı almıştır. Bu sendikaların talepleri açık ve nettir; halkın ve işçi sınıfının iktidarı ancak işçi sınıfının çelik iradesiyle ve devrim yoluyla gerçekleşebilir. Köylü Federasyonun başkanı olan Felipe Quispe ve Pachuti Yerli Hareketi sınırsız desteklerini bu oluşuma iletmişlerdir. Sonuçta da Mesa yönetimine halkın istemlerini yerine getirmesi için 90 gün mühlet verilmiştir. Eğer Mesa bu talepleri yerine getirmemekte ısrar ederse geniş halk kitlelerinin katılımıyla gerçekleştirilecek olan bir parlamento işgali ile parlamento tamamen kapatılacak ve yerine de 1970’de Bolivya İşçi Sendikalarının oluşturduğu tarzda bir Halk Meclisi kurulacaktır. 22 Ocak oluşumunu kuran hareketler eğer taleplerinin % 70’i gerçekleştirilmezse 20 gün içinde ülkenin genel grevle sarsılacağı ve tüm yolların barikatlarla kapatılacağı garantisini vermiştir. Bu anlamda El Alto bölgesinin ülkenin diğer yerlerine bir örnek teşkil etmesi söz konusu olacaktır. 21 Ocak günü El Alto bölgesindeki 15000 ebeveyn çocukları için daha fazla öğretmen ve eğitime daha fazla para ayrılması için La Paz’a doğru yürüyüşe geçmişlerdir. Ebeveynler gelecek hafta daha fazla sayıda yürüyüşe geçeceklerini de dile getirmişlerdir. Bu yürüyüş sırasında barikatlar kurularak şehrin ve çevresindeki ana yolların bağlantıları kesilmiştir.

Bolivya’daki tüm sosyal güçler birleşerek, iktidarı alma yönünde yapılacak olan felç eylemiyle de ülkelerini ve dünyayı sarsacak bir sürece girerlerken ABD her zaman olduğu gibi elinden gelen her şeyi yaparak devrimi engellemeye hatta boğmaya çalışacaktır. ABD Bolivya’nın zengin doğal yataklarını Bolivya Halkına teslim etmemek için tüm güçleriyle Bolivya halkına karşı savaşacaktır. Bilindiği üzere 4 Amerikan özel görevlisi geçen ayaklanmada Bolivya ordusunu bizzat yönetmiştir. Ancak gelecek ayaklanmada geçen ayaklanmadan daha fazla katılım olması mümkündür zira vergilerin artırılması ve tüketim mallarına yapılan zamlar geniş halk katmanlarının devrim surecine katılmasını sağlamıştır. Bu geniş katilim doğal olarak, geçen ayaklanmada olduğu gibi, Polis ve Ordunun bir bölümünü kendi üstlerinin emirlerine itaat etmemekle karşı karşıya bırakabilir. Görünen odur ki, çok yakında Bolivya, emperyalizme karşı yeni bir savaş alanı olacaktır.

Fight Racism! Fight İmperialism!