KÜTÜPHANE

KÜTÜPHANE

 AMERİKAN YAYILMACILIĞI VE ASKERİ ÜSLER (Ülkede Özgür Gündem - tarih: 23.10.2005 )
ABD Emperyalizmi neden üslere ihtiyaç duyuyor?

Sovyetler Birliğinin dağılmasından sonra "sonsuz bir barış çağına" girildiği yanılsaması liberal düşünürlerin illüzyona dayalı propogandalarının eşliğinde ortaya çıktı. Ama kısa sürede Irak'a yönelik saldırı ile başlayan süreç giderek tırmanan bir saldırılar zincirininde ilk halkası oldu. Körfez savaşı ile başlayan ardı arkası kesilmeyen yerel saldırılar-somali,sudan,libya vs.- 11 eylul ile bütün dünyayı kapsayan bir "sonsuz savaş" anlayışına bıraktı. Kısa bir zaman zarfında bu dönüşüm nasıl gerçekleşmişti?

3 Ağustos 2005'te San Fransisco "Küresel İmparatorluğun Çöküşü ve Küresel Toplumu Yükselişi" konferansında 'Kar Getiren Savaş, Diğer bir adla Yağma Savaşı' başlıklı konuşmasında BRIAN J. FOLEY "Lockheed Martin ve Northrop Grumman gibi yıkım ve şiddet araçları üreten, her şeyin imha edilmesine yardımcı olan şirketlerimiz var. Bechtel and Halliburton gibi kırıp döktüğümüz yerleri tamir eden, Blackwater and Vinnell Corp gibi ortalık kırılıp dökülürken insanları koruyan, yeni ürünleri ve alt yapı malzemelerini ülkemize girişini kolaylaştırmak için hükümetimizden sınırların ortadan kaldırılmasını isteyen şirketlerimiz var. Savaş ilan edilen ülkede alışveriş merkezleri kurulduğunu görmek isteyen şirketlerimiz var. İşgal edilen ülkedeki kaynakları oranın halkından çekilip alınması için sınırların ortadan kaldırılmasını isteyen büyük petrol şirketleri gibi şirketlerimiz var. İzleyicilerine verdikleri haberlerle ABD'nin başka ülkelere saldırmasına hizmet eden ABC, NBC, CBS, FOX, CNN gibi ticarileşmiş basın kuruluşlarımız var. " diyerek ABD'nin sosyo-ekonomik yapısının 'askeri-sinai bir kompleks' olduğunu bir kez daha hatırlatarak amerikan ekonomisinin savaşsız yapamayacağının altını çizdi. Yani ABD ekonomisi savaş üretiyor, savaşta ABD ekonomisini yeniden üretim döngüsü içine sokuyor.

ABD'nin yeni bölgelere sadece askeri açıdan ilgi duymamaktadır. Amerikan üsleri çoğunlukla ABD kapitalizminin ekonomik ve politik amaçlarına ulaşması için ordadırlar. Örneğin ABD şirketleri ve hükümeti, Orta Asya Hazar Denizinden geçen Afganistan ve Pakistandan Arap Denizine ulaşan petrol ve doğal gaz boru hatlarını ABD için gizli bir geçit ile kontrol altına alma planına sahiptir. Afganistandaki savaş ve ABD üslerinin Orta Asyada bulunuşu bu boru hatlarını hayata geçirmek için çok önemli bir fırsat olarak değerlendiriliyor. Bu siyasetin esas taraftarı 1998 Şubat ayında Beyaz Saray Uluslararası İlişkiler heyetine niyet ve planlarını sunanUnocal şirketidir.

İşte bu yapı hammadde kaynakları ve pazar işlevi gören heryerde Amerikanın anında müdahale etmesi gerektiğine dair bir tez ile askeri gücünün yeniden organizasyonunu zorunlu kılmıştır. İkinci paylaşım savaşı sonrasında SSCB'nin askeri tehditine karşı oluşturulan "hiçbir üssü terk etmeme stratejisi" SSCB'nin yıkılmasından sonra yerini "çekilme ve yeniden yapılanma sürecine" bırakmıştır. Bu yeni stratejiye göre Güney Asya, Orta Doğu/Afrika, Latin Amerika ve Karayipler ya da daha önce ABD üslerinin bulunmadığı Balkanlar ve Orta Asya gibi yerlerde de üsler kurmaya başlamıştır.

Nasıl Üs kuruyor?

"Tarihe bakıldığında, üslerin savaş dönemlerinde elde edildiği görülür. Örneğin, ABDnin Küba Guantanamodaki donanma üssü, İspanya Amerika Savaşının sonrasında elde edilmiştir.
Şu anda varolan bir çok ABD üssü, sonraki savaşlar sonucunda elde edilmiştir -II. Dünya Savaşı, Kore Savaşı, Vietnam Savaşı, Körfez Savaşı ve Afganistandaki Savaş. Okinawadaki ABD askeri üsleri, resmi olarak Japonyaya aittir ve bu üsler II. Dünya Savaşı sırasında ABDnin Japonya işgalinden miras kalmıştır.

Afganistan ve Orta Asya'daki üslerde Afganistan'ın işgal edilmesi sonrasında, Irak'taki üslerde Irak'ın işgal edilmesinden sonra inşa edilmiştir.

Tüm imparatorluklarda olduğu gibi, ABD elde ettiği üslerinden vazgeçmekte son derece isteksiz olmuştur. Bir savaşta kazanılan üs gelecek savaşlar için bir merkez noktası ve olası yeni bir düşmanın varlığına karşı bir güçtür. ABD senatosunun dış ilişkiler bakanlığının, Gizli Anlaşmalar ve Yabancı Taahhüdü (21 Aralık 1970) raporuna göre, Amerika bir kez deniz aşırı bir üs kurduğunda bu onun kendi sorumluluğundadır. Asıl özel görevlerin modası geçmiş ve yerine yeni görevler getirilmiş olabilir. Bu yeteneğin devamını sağlamaktan çok geliştirme amaçlıdır. Hükümetin içindeki bölümler, daha çok doğrudan Ülke ve Savunma ile ilgilidir, deniz aşırı yeteneklerimizi azaltmakta yada elemekte kendi inisiyatifimizi kullanma hakkını az da olsa buluyoruz. (sayfa 19/20)



Nerelerde üs kuruyor?

Savunma Bakanlığının Üs Tasarımı Raporuna göre (2001) ABD 38 denizaşırı ülkede ve çeşitli bölgede üs sahibidir. Eğer ABDnin askeri üslerin dışında kalan bölgelerde olan varlığını da sayarsak ve Kolombiyayı da eklersek bu sayı 44e yükselir. Bu rakam çok yalındır ve önemli stratejik özellikleri olan ve anlaşmaları yapılıp gelecekte oluşturulacak üsleri içermez; bunlardan bazıları Suudi Arabistan, Kosova ve Bosnadır. Ayrıca son günlerde yapılan ABD üslerini de kapsamamaktadır. Kolombiya Silahlı devrmci Güçleri (FARC) ve Ulusal Kurtuluş Orduau (ELN) direnişleri sonucu işlevsz hale gelenKolombiya Planına yerini alan Vatan Plan'ı ile -Kolombiyadaki gerilla güçleri, Venezuellada ki ulusalcı hükümeti ve Ekvatorda ki neo-liberalizme karşı olan büyük kitle hareketini hedef alan bir plandır- ABD şimdi Latin Amerikadaki ve Karayiplerdeki üslerini genişletme projesi içindedir. Porto Riko, yerini Plan Puebla Panama ile bölgenin önem merkezi olan Panamaya bırakmıştır. Bu arada ABD, Manta, Ekvator, Aruba, Curaçao ve Comalapa- EL Salvadorda ilerleyen süreçte operasyona katılacak şekilde üsler oluşturmuştur. 11 Eylülden itibaren, ABD, Afganistan, Pakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Tacikistan, Katar, Türkiye ve Bulgaristandaki askerlerinin sayısını 60 bine yükseltti.

Bu ülkelerden Özbekistan iç çelişkilerinin derinleşmesine paralel olarak dış ilişkilerindede düzenlemeye gitmiş ve ABD'nin ülkesindeki askeri varlığına son vermiştir.
Amerikan Ordusunun en önemli operasyon noktalarından biri, Hint Okyanusunda, Diego Garciada bulunan büyük ABD donanma üssüdür. Uluslararsı Af Örgüyü kaynaklarına göre, bu üs aynı zamanda yasadışı yollardan yüzlerce insanın gözaltında tutulduğu bir yerdir. Tüm bu veriler dikkate alındığında ABDnin deniz aşırı 60 ülkede ve diğer bölgelerde üssü olduğu görülecektir.

Üs anlaşmaları nasıl imzalanıyor?

Bu rakam bazı ufak deniz aşırı bölgelerin eklenmesi ile artabilir. Bu üslerin anlaşmalarında yargılama yetkisi başta olmak üzere, o ülkelerde üslerin dokunulmaz statüsü anlaşma zorunluluğu olarak kabul ediliyor. Bu tür anlaşmalar Soğuk Savaş yılları sırasında normal, herkesçe bilinen dokümanlardı. Fakat şimdi çoğunlukla o ülkelerin kamuoyundan gizli imzalanmaktadır. Buna örnek olarak, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri, Umman ve Suudi Arabistanın bazı noktalarındaki üsler verilebilir. Los Angeles Timesın yazdığına göre, Pentagon verileri, ABDnin şu anda 93 ülkede bu türden resmi anlaşmalar yaptığını göstermektedir. (6 Ocak 2002)


Askeri doktrinlere göre yabancı askeri üslerin önemi savaştan öteye gider ve bu potansiyel görevlerin yeni nitelik altında uygulanışının başlamasıdır. Bu sebeple Afganistan, Pakistan ve Orta Asyadaki üç büyük eski Sovyet Cumhuriyetinde Rusya ve Çine göz dağı vermek adına üsler oluşturulmuştur. Rusya, ABDnin Orta Asyada bulunan askeri üslerinin süreklilik olasılığı karşısında duyduğu hoşnutsuzluğunu hali hazırda ifade etmektedir. Çin ile ilgili Londrada yayınlanan Guardianın 10 Ocak 2002 günkü nüshasında, Kırgızistan Manasta bulunan üsten ABD uçaklarının bölgeyi günlük kullanımı hakkında, Üssün bulunduğu yer, Çinin batı sınırının 250 mil uzağında bulunuyor. Doğu Japonyadan Güney Koreye dek olan bölgede bulunan ABD üsleri ile Washingtonun Tayvana askeri desteği sayesinde Çin kendini ablukaya alınmış hissediyor olabilir diye yazmaktadır. ABD'nin Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında gerçekleştirdiği bu askeri yayılma stratejisi geçikmeden bölge ülkelerinin karşı ataklarınıda beraberinde getirdi. Özellikle Çin uzebatı'dan gelecek güvenlik sorunlarına ilişkin kendi güvenlik stratejisini değiştirdi ve çok uluslu bir güvenlik amlayışını inşa etmeye yönelerek Şanghay beşlisi olarak başlayan giriş ŞAnghay İşbirliği Örgütüne dönüştürme yolund aadımlar atmaktadır.

ABD üslerine tepkiler:
ABD deniz aşırı üsleri bulundukları ülke halkları tarafından sık sık protesto ediliyorlar. 1992de ABD güçleri geri çekilmeden önce, Filipinlerdeki ABD üsleri sömürgeciler olarak kabul ediliyordu. Neredeyse tüm ABD askeri üsleri, ev sahibi ülkelere beraberlerinde sosyal problemler getirdiler. Filipinlerdeki Subic Körfezinde bulunan ABD üssünün yanındaki Olongapo şehri, ABD askerlerine dinlenme ve eğlence olarak adandı ve şehir 50 bin fahişeye ev sahipliği yapmaya başladı.

Japonya Siyasi Araştırmalar Enstitüsü Başkanı Chalmers Johnson, Blowback (2000) kitabında "Okinawa Adasının resmi olarak Japonyanın sorumluluğunda bir bölge olmasına rağmen bölge Pentagonun askeri sömürgesi altındadır. Beyaz Saray, Yeşil Bereliler ve İstihbarat Savunması korumasında olan bölgede, ABDde yapmaya cesaret edemediği hava ve deniz kuvvetlerinin denemelerini, -ABDnin kara stratejisini ölümsüzleştirmek ya da geliştirmek için- baştan başa Asyada uyguluyor. ( 64.sayfa)" diye yazmıştır.

Öte yandan Okinawada üç ABD askerinin 12 yaşında bir kızı araba kiralayıp bölgeden uzaklaştırdıktan sonra ırzına geçmesi büyük yankı uyandırdı. 1995deki bu anti-üs protestoları, üzerine ABD Pasifik güçleri komutanı duygusuz Amiral Richard C. Mackenin basın açıklaması şöyle oldu: "Bence bu (tecavüz) kesinlikle aptalca. Araba kiralamak için ödedikleri parayla kıza sahip olabilirlerdi." Askeri Baskıya karşı Okinawa Kadın Hareketinin geniş çapta protestoları sonucunda aldığı bu yanıt, kuşkusuz insanlıktan uzaktı. 1972 ve 1995 yılları arasında, ABD askerlerinin muhafazakar Japon gazetesi Nihon Keizai Shimbuna göre 4,716 suçla ilişkisi olduğu ortaya çıktı. Japonya-ABD anlaşmasına göre Okinawa üssünün varlığı, ABD otoritelerinin Japonyanın askeri kontrolü anlamına gelmektedir ve sadece bir kesim bu durumdan rahatsız olmuştur. Güney Kore'de benzer olaylar sık sık halk protestoları ile karşılaşmaktadır.


Nerede Amerikan üsleri var?

46 ülkede Amerikan askeri varlığı yok.
156 ülkede Amerikan askerleri var.
63 ülkede Amerikan üssü ve askerleri var.
9-11 eylülden beri 7 ülkede 13 yeni Amerikan üssü var.

Savunma bakanlığının 2003 raporuna göre 130'a yakın ülkede 702 tane amerikan askeri varlığıda yada üssü var. Ayrıca ABD içinde de 6000 üsse sahiptir.

Rakamlarla ABD Askeri Sanayi
845.441 adet Savunma Bakanlığına ait bina mevcuttur.
2003 yılı 396 milyar dolar askeri bütçe.

En fazla askeri harcama yapan 25 ülkenin bütçesi ABD'nin askeri harcamalar bütçesine eşittir.
ABD bütçesinde ikinci sırayı alan eğitim bütçesi 45 milyar dolardır.
Kaynak: Savunma Bakanlığı "Üs yapılanması raporu" ve Savunma Almanağı Savunma Bilgi Almanağı Merkezi 2001-2002 www.edi.org


ABD'nin Afganistan işgali ile başlayan ortaasya'ya askeri olarak yerleşme planı bölge güçleri olan Çin, Rusya, Hindistan ile İran arasında iki taraf keskin bir bıçak gibi oturdu. Bu durumdan oldukça rahatsız olan Çin, Yeni Güvenlik Konsepti diye adlandırılan güvenlik düşüncesinin dört başlık altında topladı.

1) Güvenlik anlayışı genel ve çok taraflıdır. Bir devletin güvenliği sadece kendisiyle ilgili değildir, aynı zamanda diğer ülkelerin güvenliği de hesaba katılırken, diğer ülkelerin desteğinden de ayrı kalınmamalıdır.
2) Güvenliğin işbirliği niteliği vardır. Güvenliğin belirgin düşmanı yoktur, güvenliği kazanma yolu işbirliğidir, karşı koymak değildir.
3) Güvenliğin kapsamlı özelliği vardır. Güvenlik sadece siyasi ve askeri alanları değil aynı zamanda ekonomik, teknolojik, kültürel, ekolojik, ve toplumsal gibi değişik alanları da içermektedir.
4) Güvenliğin oluşturulmasında belli bir mekanizmaya ve yasaya ihtiyaç vardır. Karşı gücün zor durumda bırakılmasıyla Çin kendi güvenliğini sağlayamaz. Bu bağlamda, Yeni Güvenlik Konsepti'nin çekirdeği işbirlikçi güvenliktir. Bu güvenliğin kazanılmasının iki şartı, ortak çıkar ve karşılıklı güvendir. Ayrıca eşit olarak karşılıklı çıkarları sağlamak ve içişlerine karışmamak ilkelerine uyulmalıdır. Yeni Güvenlik Konsepti, eşitlik, görüş alışverişi, karşılıklı anlayış, karşılıklı güven, üçüncü tarafa yönelik olmayan bir sistemin içinde oluşturulmalıdır.

Bu perspektiç Şanghay beşlisinden Şanghay İşbirliği Örgüte giden yoluda açtı. Özbekistan'ın ABD üssünü kapatması Çin'in güvenlik stratejisinde önemli bir adım olarak görülmelidir. Keza ABD üslerinin kapatılması gerektiği açıklamasının ardından yapılan 'barış misyonu-2005' adlı Rusya-Çin ortak tatbikatı sürüdürülen politanın kararlılığını gösternektedir. Bu tatbikata tacikistan, kırgızıstan ve özbekistan savunma bakanlarının yanısıra gözlemci statüsündeki İran, Hindistan ve Pakistan savunma bakanlarıda davet edildi.

Yine Şanghay İşbirliği Örgütünde temsilci olan Hindistan ve Rusya teröre karşı ortak bir askeri tatbikat gerçekleştiriyorlar. Hinditan giderek daha tehlikeli bir hal alan Maocu gerillalar hakkında hem ABD ile hem Rusya ile bir aylık zaman dilimi içinde iki ayrı tatbikat yaptı.

Orta Asya'da ABD askeri varlığına karşı gelişen işbirliği giderek güçlenmekte ve Rusya Hindistan tabikatında olduğu gibi terörle mücadele altında bölge halklarının sindirilmesindede işlevli olmaktadır. Bu ittifak Hem ABD ile rekabet etmekte hemde bölge halkalrına karşı askeri bir pakt olam işlevi sürdürmektedir.

Keza ADN dışişlkeri bakanı Rice ortaasya ve afganistan'a yaptığı ziyarte Özbekistanı dahil etmemek ve uluslararası alanda özbekistanı yalnızlaştırma politikası izlemeya başlamıştır.


Çin-Rusya ortak tatbikatı başlıyor


Çin ile Rusya'nın ilk ortak askeri tatbikatı bugün başlıyor. Rusya'nın Vladivostok ve Çin'in Jiadong yarımadasında gerçekleştirilecek olan tatbikata kara, hava ve deniz kuvvetlerinden 10 bin asker katılıyor. Çin Savunma Bakanlığı'nın üçüncü bir devleti hedeflemediğini belirttiği tatbikat, 25 Ağustos'a kadar devam edecek.
'Barış Misyonu-2005' adı verilen tatbikatın Rusya ve Çin'in öncülük ettiği Şanghay İşbirliği Örgütü'nün askeri bir pakta doğru ilerlediğinin göstergesi sayan uzmanlar, böylesi bir hareketlenmenin Amerika Birleşik Devletleri'ne Orta Asya'daki askeri üslerini kapatmak için takvim belirlemesi çağrısı ardından gelmesine dikkat çekiyorlar.
Kazakistan ile geçen ay stratejik ortaklık anlaşması imzalayan Çin'in, Rusya ile yapacağı ortak tatbikat, bölgeye yerleşmeye çalışan ABD tarafından yakından izlenirken, Şanghay İşbirliği Örgütü'nün diğer üyeleri Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan ve Özbekistan'ın yanı sıra gözlemci ülkelerin (İran, Pakistan ve Hindistan) savunma bakanları da tatbikatı izlemeye davet edildi.
'Uluslararası terörizm' ve 'ayrılıkçılık' gibi alanlarda iki ordunun kapasitesini artırmaya yardımcı olacağı kaydedilen Çin-Rus tatbikatı ile iki ordunun krizler, yeni oluşumlar ve tehditlere karşı işbirliği kabiliyetinin ilerletileceği belirtildi. İki ülke, ortak tatbikat için Temmuz 2004'te memorandum imzalamıştı. Tatbikat sırasında BM'nin çizdiği çizgilere, uluslararası yasalara ve diğer ülkelerin toprak bütünlüğüne saygı duyulacağı belirtildi. VLADİVOSTOK


Çin silahlanmada doludizgin

Yaklaşık 70 milyar dolarlık askeri bütçesi ile ABD ve İngiltere'den sonra dünyada üçüncü sırada bulunan Çin, Rusya'dan yılda 2 milyar dolarlık silah alıyor. Rusya, gelecek yıl yapmayı planladığı 12 milyar dolarlık silah satışının yüzde 40'ını Çin'e gerçekleştirecek. Askeri harcamalarını bu yıl yüzde 18 civarında artıracak olan Çin, ordusundaki modernizasyon için uluslararası piyasadan yılda 10 milyar dolarlık silah satın alıyor. Çin'in, Rusya'dan modern savaş uçaklarının yanı sıra diğer silahların alınmasına ilişkin de çalışmalar yürüttüğü ifade ediliyor.