KÜTÜPHANE

 Güçlü Bir Avrupa için Amerikan Komitesi: Avrupa için Yeni muhafazakarların yeni bir stratejisi

KÜTÜPHANE

 Güçlü Bir Avrupa için Amerikan Komitesi: Avrupa için Yeni muhafazakarların yeni bir stratejisi
Thierry Meyssan
(kaynak: - tarih: 04.12.2005 )
Son politik gelişmeler Yeni-Muhafazarların Avrupa gündemlerini değiştirmeye zorladı. Bu değişiklikleri üç başlık altında inceleyebiliriz.

1) ABD Ordusunun Avrupa'da yeniden yapılandırılması, daha somut ifade ile var olan askeri varlığın Doğu ve Orta Avrupa'yı kontrol etmek için doğu ve güneydoğu Avrupa'ya kaydırılması ve Rusya Federasyonu etrafında "kontrol kemeri" kurulması.

2) NATO'dan bağımsız bir Avrupa Savunması anlayışını etkisiz kılmak ve NATO içindeki liderliğini pekiştirmek.

3)ABD ve Batı Avrupa serbest ticaret bölgeleri arasında şirket birleşmeleri ileelde edilecek olan kazanılarla Brüksel Komisyonunda daha fazla söz sahibi olmak.
Anayasa oylamalarında evet oyu çıksaydı bu amaca ulaşmaları daha kolay olacaktı. Fakat gelişen halk muhalefeti iktidarları ve Komisyon Programlarını engelleyici bir fonksiyon taşıdığı için bu amaca ancak daha sonra herhangi bir muhalefetin olmadığı bir zamanda ulaşabilirler.

ABD askeri varlığını yeniden yapılandırılması ciddi bir eleştri ile karşılaşmadan gerçekleştiriliyor. AB ekonomik kalkınma ve yardım programlarının uygulanması bahanesiyle, komşu ülkelerde istikrarsızlık yaratılarak Rusya'nın kuşatılması operasyonuna hiçbir şikayette bulunmadan katılıyor. AB ABD'nin Kafkasya'ya müdahalesini kolaylaştırıyor. Komite Belarus'taki istikrarsızlaştırma programını finanse ediyor.
Javier Solana kendisi "Turuncu" devrimi gözlemcisiydi. NATO genel sekreterliği yapmadan önce AB Genel Sekreterliğine atanan ve şimdi ortalıkta gözükmeyen Solana, AB Hükümet ve Devlet Başkanları Konseyini Başkan Bush tarafından çok güvenilir bulunan stratejik bir doktrinle uyumlu hale getirdi.
Bundan dolayı Avrupa Savunması çok daha fazla NATO'ya bağlıdır. Solana AB'yi Afganistan ve Sudan'a işgallerine bulaştırdı ama Irak işgaline AB'nin katılmasını sağlayamayarak başarısız oldu.

Bütün bu gelişmelere dayanarak yeni-muhafazakarlar Avrupa kıtası içinden Avrupa Birliğini yönlendirmenin mümkün olduğu sonucuna vardılar. Yeni nuhafazarkarlar Avrupa Birliğini oluşturan ülkelerin dünyanın farklı yerlerinde farklı çıkarları olduğunu bilirse, onlara biçtiği rolleri daga rahat yerine getirmelerini sağlayabilir.

Sonuç olarak, Yeni-muhafazarkarlar Fransa ve Hollanda'da Anayasa projesinnin reddedilmesini ve Almanları sahte küreselleşme sürecine dahil edebileceği düşünülen Merkel'in başarısızlığını hesaba katmamışlardı. AB genişlemesinin göçmenliği teşvik edeceği bununda işsizliği artıracağı korkusu sağdan ve soldan aşırıların işine yaradı. Bu dalga aynı zamanda yahudi karşıtlığını da içeriyordu.
Yeni Muhafazakarlar politik bir tarz olarak inatçı bir nufüsa anglo-sakson modelini empoze edemeyeceklerini anladılar.

Planlarını değiştirdiler. ABD'li işadamlarının dünyadaki ortaklarının desteğini aramaya başladılar. Irak Müdahalesi öncesinde Azor Zirvesini organize etiği için G. Bush tarafından Komisyon Başkanlığına atanarak teşekkür edilen José Manuel Barroso'ya Avrupa Anayasasını bir kenara koyma ve 'Mekanizmayı' yeniden düzenlemesi emri verildi. Bunun akabinde, Barraso 70 yasa tasarısının çok karmaşık ve kamuoyu için anlaşılmaz olduğu için geçen hafta geri çekildiğini söyledi. İşin doğrusu ise stratejinin değiştirilmiş olduğudur. AB Komisyonun yetki alanındaki kurallar önemli değildir, önemli olan Transatlantik İş Diyaloğu (TABD) şefleri tarafından kontrol edilen Transatlantik Düzenleme Forumunun yaptığı düzenlemelerin eskilerin yerine konulmasıdır.
Bu yeni eğilimle uyumlu olarak kurban edilmiş olan Reach ve Bolkenstein yönergeleri şimdi yeniden ortaya çıkıyor. Öncelikle kimyasal üretim düzenlemelerini tasfiye etmeyi amaçlıyorlar. Çok daha net olan ikinci hedefleri ise AB'nin Kuzey Amerika Serbest Ticaret Bölgesi( NAFTA) ile rekabet ermesine olanak sağlayacak olan sosyal düzenlemeleri ortadan kaldırmak istiyorlar.
Serbestleşme koşullarının yaratılması ilkesine dayanıyorlar. Bu ilke patronlara iş yapmayı düşündükleri ülkelerdeki sosyal yasaları düzenleme olanağı veriyor. Doğal olarak bu ilke şirketlere merkezlerini bu tür ülkelere kaydırma olanağı sağlıyor.

Avrupalı politikacılar üzerinde etkili olamayan yeni muhafazarkarlar yüzlerini Katolik Kilisesi ve Papa XVI Benedict dönüyorlar. ABD Piskoposlar Kongresi liderleri ve Avrupa Birliği Piskoposlar Komisyonu 21 ve 23 eylül 2005 tarihleri arasında Brüksel'de toplandı ve "Yeni Transatlantik Gündemine" desteklerini sundular. Washington'da yeni- muhafazakarlar örgütlenme mekanizmalarını Yeni Stratejiye adapte etmeye karar verdiler. G. Bush'un başkanlık programını yazmakla suçlanan bir grup olan Amerikan Girişimciler Enstitüsü'nün 'Yeni Amerikan Yüzyılı Projesi' geçen hafta dağıldı ve yerine 'Güçlü Bir Avrupa İçin Amerikan Komitesi' kuruldu. "Güçlü Avrupa" Avrupanın Avrupadaki küreselleşme karşıtı girişimleri bozguna uğratması ve dünyanın dört bir yanında Amerikn Askerleri ile birlikte çalışması anlamına geliyor.

Bu Komite AB politikalarına çok açık bir müdahaleye kalkışmayacak onlardan "Amerikanın Dostları" olmalarını isteyecek. Nitekim Suudi Arabistan, Fransa'da Sarkozy'nin gelecek seçimlerde mali olarak destekleneceğini söyledi. Bu yolla Yeni Muhafazarlar Dominique de Villepin'den kurtulabilirler. Küçük yada büyük farketmez benzer önlemler bütün AB ülkelerinde alınmış durumdadır.


Yazar: Thierry Meyssan
Gazeteci ve yazar, Volteir Ağ'ının başkanı
Çeviren: Çetin Durukanoğlu
Ülkede Özgür Gündem