4

Gkten inen Servetler


 
By gcmle para retebilseydim">

4

Gkten inen Servetler


 
By gcmle para retebilseydim, şimdi ln ortasında altın arıyor olmazdım, değil mi?

Magica de Spell

 

Bunaltıcı kentlerden kaan bu maceraperestler gerekte neyin peşindeler? Kent yerleşme merkezlerinden kaışlarının gerek amacı nedir? Aıka sylemek gerekirse: elimizdeki rneklere gre yzde 75'i altın arıyor, geriye kalan yzde 25'i ise kentte, para veya şhret şeklinde servet iin yarışıyorlar.
 

Para ekonomisinin başlangıcından beri, insan ilişkilerini kirlettiği ve insan doğasını baştan ıkardığı iin eleştirilen altın, niin buralarda soylu vahşinin (ocuk ve yerli halk) masu-miyetiyie i iedir. Niye ticaret ve sanayiin meyvesi olan altın, bu doğal ve gelişmemiş evrelerden  rahata akar?
 

Bu soruların cevabı, dnyevi cennetin işlenmemiş servetini meydana getiriş şeklinde yatmaktadır.

Genellikle, nc Dnya'da bulunan, gizli bir hazine şeklindedir bu servet. Eski bir haritada, bir kğıt parasında, bir ok veya resimdeki bir ipucuyla sihirli bir biimde gsterilir. Byk servenlerden, engellerden ve daha nce oraya varmaya alışan bir hırsızı yendikten sonra (hırsız dlden men edilir nk ilk fikir ondan ıkmamıştır, başka birinin haritasından aşırmıştır), iyi kalpli rdekkentliler putlar, heykelcikler, mcevherler, talar, inciler, kolyeler, yakutlar, zmrtler, değerli hanerler, altın miğferler vb. edinirler.
 

Bizlere arpıcı gelen ilk şey, peşinde koşulan nesnenin antikalığıdır. Binlerce yıldır mağaralar, yıkıntılar, piramitler, sandıklar, batık gemiler ya da viking gmtleri iinde, yani gemiş uygarlıkların iz bıraktığı yerlerde gmldr. Zaman, bu eşsiz hazineyi, onu geleceğe miras olarak bırakan ilk sahiplerinden ayırır. stelik bu servetin varisleri de yoktur. Byk yoksulluklarına karşın soylu vahşiler, etraflarında bol miktarda bulunan (denizde, dağlarda, ağacın arkasında vb.) servetlerle ilgilenmezler. Disney, bu eski uygarlıkları feci bir sona uğramış gibi gsterir. Toptan katledilen aileler, srekli yenilgiye uğrayan ordular, hazinelerini sonsuza dek gizleyen kişiler... ama btn bunları kim, niin yaptı? Disney, gemiş uygarlıkların topyekn yok edilişlerini işine geldiği gibi smrerek, bugnn susuz kişileriyle yerlilerin atası olmayan (!) eskiler arasında her trl ilişkiyi yok edecek derin bir uurum yaratmaktadır. Masumlar gemişin varisleri değildir. nk gemiş, bugnn babası değildir. Olsa, olsa amcasıdır. Bir kopukluk vardır arada. Parlak bir fikir ve kazma krekle gelen, ganimeti gtrr. Soylu vahşilerin tarihleri de yoktur ve zaten kendilerinin olmayan gemişi unutmuşlardır bile. Gemişlerini ellerinden almakla Disney, onların tarih belleklerini de yok etmektedir, tıpkı hikyele-rindeki ocukları ailelerinden ve soylarından yoksun bıraktığı gibi. Her iki durumda da sonu aynıdır: kahramanları kendilerini tarihin bir rn olarak gremezler.
 

stelik hazineleri yaratanların bu unutulmuş insanlar olduğu da belirtilmez. Yerliler, sanki bunları başkalarının elinden almış gibi savaşı, fatih, kaşif olarak anlatılırlar. oğu elişi olan bu eşyaların yapılma tarzından da asla sz edilmez. (Nasıl edilsin ki, bunlar ok zaman nceydi). Hazinenin kaynağı ise tam bir esrar perdesiyle rtldr. Hazinenin tek yasal sahibi, onu bulmayı akıl edendir, hazineyi aramaya karar verdiği andan itibaren yaratıcısı da, reticisi de o olur... sanki hazine ondan nce yokmuş gibi. Eski uygarlık, eşyanın amcası, onu bulup ele geiren kişi  ise babasıdır.
 

Yine de hazine iindeki elişi nesneler, ait olduğu eski uygarlıkla az da olsa ilişkidedir, kaybolmakta olan yzlerin son izidir. Bylece hazineyi bulanın atacağı tek adım kalmıştır. Grdğmz gibi, birok keşif yolculuklarından sonra, hazineyi evine getirmesine karşın, Varyemez'in muazzam sandıklarında bu elişi nesneden en ufak bir iz yoktur. Geriye sadece kğıt ve maden paralar kalmıştır. Hazine rdekkent'e gitmek zere lkesini terk ettiği andan itibaren şeklini yitirip Varyemez'in do-larlarınca yutulur. Bylece o, kendisini, kişi, yer ve zamana bağlayabilecek son izden de sıyırmış olur. Tarihinin ve anavatanının hi bir izi kalmadan hazine altına dnşr. Varyemez Amca, sivri putların ve kıymetli taşlarla donanmış taların stnde olacağından daha rahat bir şekilde kğıt ve maden paranın İine dalabilir, bunlarla yıkanıp sırayıp oynayabilir. Her şey mekanik bir şekilde (fakat makine kullanmaksızın) insan hayatının son soluğunu da sndrerek tek bir parasal kalıba dnşr. Ve sonu olarak da, bu yadigra ulaştıran serven, yadigrla birlikte yok olur gider. Hazine, toprakta kaldığı srece, az da olsa bir gemişin varlığını belirtiyordu. rdekkent'deki hazine şeklinde bile, (orijinal şeklini srdrebilseydi) uzaktan da olsa yaşanmış bir macerayı anımsatacaktı. Nasıl zgn uygarlığın tarih belleği siliniyorsa, Varyemez'in serveniyle ilgili kişisel belleği de yok oluyor. Her iki şekilde de tarih, dolar potasında eriyor. Disney'in, bu izgi-hikyelerinin, zaman ve mekndan bağımsız seyahatler sayesinde eğitsel ve estetik değerlere sahip olduğu, tarih ve coğrafya ğrenimine yardım ettiği yolundaki reklamın sahteliği de aıktır. Disney, insanların yaptıklarının bilimi olan arkeolojiyi bile ldrmektedir.


 


 

Disneyleştlrme dolarlaştırmadır; her nesne (greceğiniz gibi hareket de) altına dnşr. Bu değişim sona erdiği anda serven bitmiştir; daha ileriye gidilemez, nk altın, kle veya dolar olarak artık daha sembolik bir dzeye indirilemez. Tek olanak daha fazlasını aramaktır, nk yatırım yapıldıktan sonra altın hareketlenir ve taraf tutmaya başlayıp ağdaş tarihe girer. En iyisi burada bırakıp yeni baştan başlamaktır. İşte bylece amasız ve verimsiz bir şekilde biriken yeni servenler eklenir.
 

İşte Disney hikyelerinde, istifinin bu retici evreleri atlayıp saf altın aramaya gitmesi, hi de şaşırtıcı değildir.
 

Ama ne var ki define ararken bile hi bir reticilik yoktur. Yerlerinize gein, hazır ol, ilerle, topla; ağatan meyve toplar gibi hazine bulunur. nk sorun, hazinenin ıkarılışı değil, coğraf konumunu keşfetmektir. O yere varıldığı anda, altın, onu alıp ıkaran elde nasır bırakmayacak biimde torbalanmıştır bile! Kişi, bu madenin yerini saptayabilecek dehaya sahip olduğu an, maden arayıcılığı verimli tarıma benzer. Usuz bucaksız bir bahede iek toplamak gibi. Glk kavramı bu yumuşak, dayanıksız madene uymadığı iin maden ıkarmada byle bir sorunla karşılaşılmaz. Maden yalnızca saklamba oynar. Onu yattığı yerden ekip ıkarmak iin kişinin kurnazlığını kullanması yeter. Yoksa fiziki g sarfedip onu doğal fizik-maden halinden insanlığa yararlı bir hale sokup şekillendirmeye gerek yoktur. Bu değişim olayının yokluğu nedeniyle, toplumun serveti, karakterlerin başlarının stnde yanıp snen ampuller, fikir ve ruh sayesinde yaratılmış gibi gsterilir. Grnşte, doğa, ilkel yaşamda da olduğu gibi işi, ara ve gerecin katkısı olmadan maddeyi kullanıma hazır bir şekilde sunuyor. rdekkentlilerin uakları, denizaltıları, radarları, helikopterleri, roketleri olmasına karşın toprağı eşeleyecek bir sopaları bile yok. Toprak Ana cmerttir, altını almaksa soluk almak kadar masum bir olaydır. Bu, altın yiyicilerin tek gıdası altındır ve doğa bu yaratıkları onunla besler.
 

Şimdi altının neden soylu-vahşinin dnyasında bulunduğunu anlıyoruz. Kentde gzkemez nk buradaki normal yaşam yolu retimden geer, (buna karşın daha sonra Disney'in kentlerdeki bu etmeni nasıl bertaraf ettiğinizde greceğiz).
 

Servetin kkeni doğal ve masum olarak gzkmelidir. Her şey doğadan gelir, insan hi bir şey retmez. ocuğa (bu arada yetişkin de kendini inandırır) nesnelerin tarihsiz ve insan eli değmemiş oldukları ve byyle ortaya ıktıkları ğretilmelidir. Altını leylek getirmiştir. Ve servet bylece kusursuz olarak doğmuştur.
 

Disney dnyasında retim toplumsal değil doğaldır, ayrıca sihirlidir de. Tm nesneler paraştle iner, şapkalardan ıkar ve bitmez tkenmez doğum gn partilerinde armağan olarak sunulur, mantar gibi her yerde bitmişlerdir. Toprak ana her şeyi verir; meyvelerini topla ve sutan uzak ol. Bunun kimseye zararı yoktur.
 

Altın aıklanamayan, mucizev doğal bir olayla meydana gelir. Yağmur, rzgr, kar, dalgalar, ığ, yanardağ veya başka bir gezegen gibi.

Gkten yağan şey nedir?

Sertleşmiş yağmur damlacıkları... Ah! Yoksa erimiş maden mi?

Olamaz. Altın para. Altın!

Yaşasın! Altın yağmuru, Gkkuşağına bakıver.

Hayal gryor olmalıyız. Varyemez Amca. Doğru olamaz.

Ama doğrudur.
 

Muz gibi, bakır gibi, kalay gibi, davar gibi. İnsan, altın stn topraktan emer. alışma dşnlmeden, altın doğanın gğsnden alınır. Bu talipler, kendilerinde grdkleri sahiplik hakkını, anlaşılan, ya doğal dehaları ya da birikmiş acıları (ki bu aşağıda greceğimiz gibi, alışmanın soyutlanmış bir şeklidir) sayesinde elde etmişlerdir.
 

Altını yaratan, rneğin Magica de Spell'deki cadınınki gibi, insanst bir by değildir. Teknoloji iblisinin dağıttığı bu

tr sihir, doğadaki bir asalaktan başka bir şey değildir. İnsan servetin sahtesini yaratamaz. İşe gerek kalmadan, yalnızca hak edeceği İin byl bir kaynaktan, doğal olanından   alır.
 

rnek: Vakvak ve yeğenleri, peşlerinde Magica cadı olduğu halde, efsaneye gre ardında bir altın anağının (doğrudan doğruya doğanın bir meyvesi) saklı bulunduğu gkkuşağının sonunu ararlar. Kahramanlarımız tam anlamıyla efsanev hazineyi bulamazlar ama, başka bir tr altın anakla, byk ti car krlarla, dnerler. Bu iş nasıl olur? Varyemez Amca'nın limon tohumlarıyla ykl uağı, kazara Kuzey Afrika ln bunlarla ekmiştir, Magica de Spell de yağmur fırtınasını harekete geirince birka dakika iinde tm blge limon ağalarıyla dolar. Tohumlar, (yani fikirler) dışarıdan geliyor, by veya kaza onları ekiyor ve işe yaramaz, az gelişmiş l toprağı bunları bytyor. Vakvak Haydi ocuklar, limonları toplayalım ve kente gtrp satalım diye bağırır. alışmanın asgarisi ki artık bu bir zevktir kr ise akıl almayacak kadar
y
ksek.             
 

Bu sadece uzak yerlerde değil, rdekkent'in plajlarında, korularında ve dağlarında da oluyor. Vakvak ve Gladstone, bir başka hikyede hangisinin Daisy iin en değerli şeyi bulup onunla yemeğe ıkma hakkını elde edeceğini saptamak zere plajda bir keşif gezisine ıkarlar. Deniz dalgaları kıyıya byk deniz kabukları, dev bir salyangoz, ok kıymetli, deniz kabuğundan yapılmış antika bir kızılderili kolyesi, lastik bot (Do-nald ve Gladstone iin birer tane), tropik meyvelerle ykl lastik bir fil, bir Alaska kayağı, bir ayna ve ssl bir tarak getirmiştir. deta bir bereket klahıdır deniz, cmert doğa insan oğlunu bereket yağmuruna tutar ve nc Dnya'da doğa bu işi, zellikle egzotik bir şekilde yapmaktadır. rdekkent'in iinde ve tesinde, insan ve zenginlik arasındaki ara her zaman doğadır.
 

İnsan oğlunun tm gerek ve somut başarılarının, yine insan oğlunun gayreti ve alışması sayesinde elde edildiği, yadsınmaz bir gerektir. Doğanın, hammaddeleri sağlamasına rağmen, kişi bunlardan geimini sağlamak iin aba harcamalıdır. Byle olmasaydı, hl cennette olurduk...
 

Disney'in dnyasında ise retmek iin kimsenin alışması gerekmez. Srekli bir satın alma, satma ve tketme devri vardır, fakat nereden bakarsak bakalım sz konusu olan rn-lerin  retiminde hi bir gayret harcanmamıştır.   İnsan ve top İum   kullanımı   iin,   nesneleri   reten   ve doğalmış gibi   sunan byk işgc, doğadır.
 

rnn ister masa, ister ev, ister araba, ister giyecek, ister altın, ister kahve, ister buğday, veya darı olsun btn bu rnlerin insangc kkenli oluşları gizlenmiştir. retim işlemi yok edilmiş ve meydana gelişlerinden hi sz edilmeyerek oyuncular, nesneler ve işlemin gerektirdiği ortam, sanki varolmamıştır. Gerekte silinip atılan, nesnenin ailev kkeni (babası) ve onu  retim işlemine bağlayabilecek  bağdır.
 

Bu da bizi tekrar aile gemişinin (babanın) olmadığı, Disney'in garip aile yapısına gtrr. Doğrudan biyolojik retimin ve doğrudan ekonomik retimin yokluğu, bir rastlantı değildir. Nesnelerin gerek reticisi olan işi sınıfını saf dışı bırakmayı amalayan kuvvetli ideolojik yapının pekiştirilmesi iin bu iki retimin eksikliği zel olarak rastlaştırılır. Bylelikle sınıf mcadelesi de saf dışı bırakılmış olur.
 

Disney, toplumsal (ve biyolojik) retici ğeyi bir sihirle yok ederek, tarihi bu kt ruhlardan arıtıyor ve bylece geriye, işi sınıfının teri, kanı ve yoksulluğu olmadan, zelliksiz, kksz ve zararsız rnler bırakıyor. retilen nesne gerekten muhteşemdir; grnmez sefil ve kasvetli gecekondu yaşantısına ilişkin tatsız ilişkilerden arıtılmıştır. Disney ocuğun hayal gcn, gerek dnyaya ilişkin herhangi tatsız bir ağrışımı yok etmek iin kullanır. Disney'in dnyasını dolduran ve karakterlerini oluşturan tarih rnleri, srekli olarak alınır ve satılırlar. Burjuvazinin işi sınıfının rnlerini ve işgcn kendine mal etmesi gibi Disney de aynı rekilde bu rnleri ve onu meydana getiren işgcn kendine mal etmiştir. Bu, burjuvazi iin ideal bir durumdur; rn işi olmaksızın ellerine gemektedir. O derece ki, ender olarak hikyenin birinde bir fabrika ortaya ıksa bile hi bir zaman ortalıkta kapıcı dışında bir işi yoktur. Bu kapıcının işlevi de patronun tek elden ynetilen ve otomatik olan fabrikasını koruyan bir polisten biraz daha fazladır. Burjuvazinin her zaman dşlemiş olduğu dnya budur işte. Bu dnyada kişi, rn ve onun reticisi olan işiyle karşı karşıya gelmeden, byk bir servet biriktirebilir. Nesneler sutan arıtılmışlardır. İşilerden en ufak bir talep bile gelmeyeceğinden emin olunduğu halis bir smr dnyasıdır bu. Burjuva rejiminin elişkilerinden doğan proletarya,  işgcn z-grce en yksek fiyatı verene satmakta, alıcı bu işgcn kendi toplumsal sınıfı iin bir servet haline dnştrmektedir.
 

Disney dnyasında, tm uzlaşmazlıklar, atışmalar, sınıf mcadelesi ve dolayısıyla toplumsal sınıf kavramı sona eriyor ve proletarya yaratmış olduğu toplumdan ıkartılıyor. Disney'in dnyası, yapıdaki atlakların srekli olarak gizlendiği, burjuva ıkarları dnyasıdır. Disney'in hayali krallığında, burjuvazi dşnn toz pembe reklamı, yetkin bir biimde gerekleştiriliyor: cret olmadan servet, ter olmadan teri yok edecek koku. Altın, bir oyuncak haline geliyor, bu oyuncakla oynayanlar ise eğlenen ocuklar; stelik, dnyanın gidişine bakılırsa, kimseye bir zararları da dokunmuyor. Fakat bu dnyanın, zararlı bir yanı var: belirli bir sınıfın dşn, sanki tm insanlığın dşy-mş  gibi algılamanın   ve gerekleştirmenin   getireceği   zarar.
 

Kt ruhlara din bir sz sylenmesi gibi, bir kurbağaya elektrik verilmesi gibi, Disney'de de dinamit etkisi yapacak bir terini vardır: toplumsal sınıf. Disney, kendi rnlerinin reklamını onları evrensel, ulusal sınırların tesine, her eve her lkeye eri-şirmiş gibi tanıtarak yapıyor. İşte, lmsz Disney'imizin her yerde hazır ve nazır olan ve tm ocuklara ulaşan uluslararası irsiyeti budur.
 

Marx'da, rn (yani birikmiş emek) kkeninden ayıran, onu altın olarak ifade eden ve retimin koşullarından soyutlayan sre iin bir szck vardı : fetişizm. Bu altın ve gmşn ardında kapitalistin işinin sırtından gereKleştirdiği birikimin (artık-değer), gizlediğini keşfeden de Marx'tır. Değerli maden, altın ve gmş szckleri, işinin soyulduğu ve kapitalistin servet biriktiren kişi olmakla kalmayıp, toplumsal retimin rnn de kendine mal ettiği gereğini işiden gizlemek iin kullanılır. İşinin işgcnn altına dnştrlmesi, altının servetin gerek yaratıcısı ve retim kaynağı olduğu ynnde işiyi kandırır.
 

zet olarak altın bir fetiştir; en byk fetiştir ve zenginliğin gerek kkeninin gizlenmesi iin de tm toplumsal ilişkiler ve  herkes fetişleştirilir.
 

Altın bu filmin oyuncusu, ynetmeni ve yapımcısı olduğuna gre, insanlık, bir nesne dzeyine indirilmiştir. Nesnelerin de kendilerine zg bir yaşamları vardır ve insanlık ne rnlerini ne de kendi kaderini denetleyebilir. Disney alemi, altın tarafından ynetilen  dnyada  isel uyumluluğun ve onun   rettiği siyasal  modelin evrensel bir kanıtıdır.
 

Doğa, insan retiminin yerine geerek onu yok etmektedir. Geriye rnler kalır. Ne iin? Tketim iin. retimden tketime giden kapitalist srete, Disney, yalnız ikinci aşamayı tanıyor. Oğul babası tarafından temsil edilen ilk seks gnahından; tarih de sınıf ve atışma gnahından sıyrılmış olduğu gibi, bu tketim de ilk retim gnahından sıyrılmıştır.
 

Şimdi de Disney izgi-hikyelerinin toplumsal yapısına bir gz atalım. rneğin, mesleklere. rdekkent'de nedense herkes nc kesime mensuptur, yani rdekkentliler hizmetlerini satan kimselerdir : berberler, emlk ve turizm acenteleri, her trden satıcılar (zellikle gereksiz şeyler iin para harcatan tezghtarlar ve kapıdan kapıya satış yapan seyyar satıcılar), gece bekileri, garsonlar, dağıtımcılar ve eğlence sanayii ile ilgili kimseler. Bunlar dnyayı, hi bir zaman retilmeyen ama her zaman satın alınan nesneler ve daha fazla nesnelere dolduruyorlar. Satın alma işi srekli yineleniyor. Ve bu ticar ilişkiler retim dzeyiyle kısıtlanmıyor. Kişiler kendilerini hep birbirlerinin hizmetlerini satın alan veya kendilerini satan kişiler olarak grrler. Sanki tek gvence para dilinde bulunuyor. Tm insan alışverişleri bir tr ticarettir; kişiler bir czdan gibi, vitrinde bir nesne gibi veya srekli el değiştiren para gibidirler.
 

Anlaştık, grmedike bir gz... araklayana edilmez sz Bu parti iin bir servet harcamış olmalısın, Vakvak. Bunlar apaık rneklerdir ve genellikle tm faaliyetin para, mevki veya mevki sağlayacak nesne etrafında dndğ ve bu konudaki rekabet st kapalı olarak konulmaktadır.

Her szcğn bir nesnenin reklamını yaptığı Walt'ın dnyasında kişi, srekli ve yoğun bir tketim yapma zorunluluğu altındadır. Disney dş, teki rnlerle birlikte kendini de satma dşncesine saplı kaldığı srece, tketimciliğini aşması zordur. izgi hikyelerin satışı, bu hikyelerde yoğun bir şekilde reklamı yapılan Disney Kulpleri sayesinde beslenir ve yelerine indirimler uygulayan ticar kuruluşlar tarafından finanse edilir. Onbaşıdan generale ve hatta kurmay başkanlığına kadar uzanan uydurma rtbelere ancak Disney izgi hikyelerini satın alıp bunlardaki kuponları gndererek erişilebilir. Bu rtbe dağıtımı dergiyi satın almayı sağlamak ve bunu teşvik etmek dışında hi bir ıkar sağlamaz. Okuyucular arasında dayanışma yaratıyor gzkmesi aslında onları sadece bir tuzağa, satın alma tuzağına dşrmek iindir.


ocukların kafalarına byle sinsice ihtiya duymadıkları nesneleri alma zorunluluğunun durmadan işlenmesinin yeğlenecek tarafı yok kuşkusuz. Dzeni srdrmek iin hikyeleri al, sonra fırlat at (izgi-hikyede bile, nesnelerden zevk alındığı enderdir) ve aynı şeyi, biraz değişik olarak, ertesi gn yine al. Para el değiştirsin. Sonu olarak Disney ve sınıfının cepleri şişecekse varsın şişsin.
 

Disney yaratıkları ılgınca bir para kovalamacasına kaptırmışlardır kendilerini. Bir eğlence dnyasında olduğumuza gre, Disney dnyasını bir tketim atlıkarıncası olarak tanımlamamızda bir sakınca yok sanırım.

 

Dnyalarının tm faziletlerini ierebildiği iin para, herkesin erişmeye abaladığı amatır. En aşikrıyla başlarsak, elde etme gc sonsuzdur; başkalarının şefkatini elde etmek, gvence, nfuz, otorite, prestij, seyahat, tatil, dinlenme ve hayatın sıkıcılığını gidermek iin eğlence, her şey, her şey. Tm bunlar ancak parayla elde edilebilir. Para hayatta gzel olan her şeyi (ki bunlardan hepsi satın alınabilir) simgeler bylece.

 

Fakat, Disney dnyasındaki servet dağılımını kim kararlaştı-rıyor? Hangi lye gre kişi, bu piramidin en st veya en altına yerleştiriliyor?

İlgili bazı mekanizmaları inceleyelim. Pasif olarak kullanıma hazır bir şekilde bekleyen altını muhtemel sahibinden ayıran coğrafi uzaklığıdır. Ancak bu mesafe tek başına, serven boyunca engeller ve heyecan yaratmaya yeterli değildir. Bu nedenle sahneye aynı hazinenin peşinde koşan bir hırsız ıkar.

Hırsızlar etesinin başı Koca Haydutdur ayrıca Kara Pete ve onun yanı sıra sayısız profesyonel dolandırıcılar, şanssız korsanlar, ve eli ayağı tutmayan yamaklar vardır. Bunlara cadı Ma-gica de Spell'i, Byk Hain Kurt'u ve Ayı ile Tilki gibi ormanın daha ufak aptaki  hırsızlarını ekleyebiliriz.
 

Bunların tm iri yarı esmer tenli, irkin, cahil, traşsız, aptal (asla parlak bir fikirleri yoktur), sakar, sefih, agz, kendini beğenmiş (hep birbirlerine yaltaklanırlar) ve vicdansız tiplerdir, hep gruplar halinde kmelenmişlerdir ve tek tek ayırd edilemezler, Koca Haydut gibi profesyonel haydutlar, cezaevi numaraları ve maskeleriyle gze arparlar. Haydutlukları doğuştandır: Kes sesini der bir Koca Haydut'u kavrayan pojis sen muhafız olmak iin doğmadın. Senin mesleğin hapishane kuşluğudur.
 

Yapabildikleri tek iş su işlemektir, onun dışında ebediyete dek tembeldirler. Byk Hain Kurt kıyafet değiştirmek hakkında bir kitap okur (Şaşırtma Yayınevince basılan)': En sonunda en iyi kıyafeti buldum, kimse Byk Hain Kurt'un alışabileceğine inanmaz. Ve bylece bir işi kılığına girer. Bıyığı, şapkası, tulumu, kazma ve kreğiyle kendini gezgin bir etenin gneyli haydutu gibi gsterir.
 

İhtiraslarının yasal olmadığı izlenimini kuvvetlendirmek iin, hapishane sicilleri yetmiyormuş gibi, srekli olarak başkaları tarafından boşaltılan hazinelerin peşindedirler. Buna en iyi rnek Varyemez Amca'ya karşı Koca Haydut'dur, tekiler ise bu ana temanın yalnızca eşitlemeleridir. Haritalar ve iyi gizlenemeyen sırla/la dolu bu dnyada, haydutların, kağıt parasını arada bir bile olsa tekilerden nce ellerine geirmeleri hem istatistiki bir olanaksızlık hem de bir haksızlıktır. İyi talihi hak etmemeleri, konumlarının hi bir zaman değişmeyeceğini belirten bir işarettir. Tm kaderleri, bir sonu elde edemedikleri hırsızlıklar veya hırsızlığa yeltenme ve hapisten kamaktan ibaretti, (belki de sayıları o denli ok ki, hapishaneler yetmiyor?). Bu haydutlar altın arayıcıları srekli olarak tehdit eden bir tehlikedir.
 

Maceraperestin, serveti ele geirmede karşısına ıkan bu tek engel pek gerek bir engel sayılamaz. Haydutun varlığının tek amacı, maceraperestin hazineyi kendine mal etme hakkını meşrulaştırmaktır. Maceraperest arada bir ahlk bir ıkmazla karşılaşır: altın mı yoksa bir başkasının hayatı mı? Her zaman hayatı seer, ama nedense bu arada altınını feda etmek zorun-


 

 

da kalmaz (seim gerek değildir nk zarlar nceden ayarlanmıştır). Fakat hi olmazsa o, kt tahriklere karşı koyabilir halbuki, birka istisna dışında, haydutlar hi bir zaman vicdanlarına baş vurma veya ykselme şansını elde edemezler.
 

Disney'de, hırsızlık dışında zenginliği tehdit eden başka bir şey yoktur. zel mlkiyet yasalarını iğneyen kişileri haydut olarak tanıtma abası, bu kişileri daha yakından incelemeye itiyor bizi. Esmerlikleri, irkinlikleri, st başlarının pasaklılığı, boyları, sayılarla anılmaları, eteci karakterleri ve srekli mahkmluluk-ları, bizi patronun gerek dşmanını (mlkn asıl tehdit edeni) belirlemeye gtryor ayrıca.

 

Gerek hayatta, zenginliğin dşmanı, hırsız değildir. Eğer evresinde yalnız hırsızlar olsaydı, mlk sahibi, tarihi, yasal sahipler ve haydutlar arasındaki savaş olarak yorumlayabilirdi ki, o zaman haydutlar mlk sahibinin belirlediği yasalara gre yargılanırlardı. Ancak gerek başkadır. Servet tekelinin gerekliliğini ve yasallığını tehdit eden ve onu mahvedebilecek tek etmen, zgrlğn, ancak burjuvazinin ekonomik temelini tasfiye ederek elde edebilecek olan işi sınıfıdır. Marx'ın, Eugene Sue'nun (*) dizi romanlarının zmlemesinde aıkladığı gibi, burjuvazi proletaryayı smrmeye başladığı andan itibaren, birincisi ikincisinin direncini kırmaya ve hatta, sınıf mcadelesini iyi ve kt arasındaki savaşa indirgemeye alışmıştır. Ahlk etiket, atışmanın ekonomik olan kkn gizlemeyi ve sınıf dşmanının faaliyetini sansr etmeyi amalıyor.

 

Bylece, Disney'de, işi sınıfı iki gruba ayrılmıştır: kentdeki haydutlar ve kent dışındaki soylu-vahşiler. Disney'in dnya grş şiddet ve toplumsal atışmaları kısırlaştırdığı iin, kent serserileri-bile yaramaz ocuklar olarak gsterilirler. Modelin olumsuz yanını temsil ettikleri iin de her zaman kaybederler, dayak yerler ve akıllarına gelen aptalca fikirleri ember halinde el ele dansederek kutlarlar. Bunlar burjuvazinin işi rgtlerini karmakarışık bir deliler grubu olarak gstermek isteyişinin bir ifadesidir.

 

Bu nedenle, Varyemez Amca Vakvak'ın hırsızlık yaptığı olasılığıyla karşılaştığı zaman şyle der: Benim yeğenim, bir hırsız ha? Hem de gzlerimin nnde? Polise ve akıl hastanesine haber  vermeliyim. ıldırmış olmalı.  Bu szler,  yasaya  aykırı olayları, toplumsal şartlanmanın bir sonucu olarak değil de psı kopatik bir hastalık olarak niteler.

(*)   Kari Marx, Kutsal Aile, Sol Yayınları, 1976.


 

 

Burjuva, smr  sonucu işi sınıfında  oluşan eksiklikleri, smr olgusunu gizlemek ve işileri zayıflatmak amacıyla, ahlk kusura, işileri de alay ve sansr konusu haline dnştrr. Hatta burjuvazi, kendi değerlerini dşmanın ihtiraslarına yklemeye alışır ve zgrlkten yoksun bu dşman da,    milyoner olup  smrc  sınıfına   katılmak amacıyla  alar. Bunlar,  hi bir zaman toplumu geliştirmek istiyormuş gibi gsterilmezler. İşilere onur ve saygınlık ve dolayısıyla toplumsal bir sınıf olma niteliği kazandırabilecek her trl zelliği arpıtan bu işi karikatr, işileri bir alay ve horgr gsterisi haline getiriyor. (Bu arada şunu da belirtmek gerekir ki, teknoloji ağında, burjuva-zinin gnlk kitle kltr, hl 19. yzyıl sonlarındaki makine ağında ortaya ıkan efsanev karikatrlerden oluşmaktadır). İyiyi ktden ayıran lt drstlktr, yani zel mlkiyete saygı. dllendirilen Drstlk hikyesinde    grldğ gibi, yeğenler 10 dolarlık bir banknot bulup kavgaya   tutuşuyorlar. Birbirlerine hırsız, dolandırıcı ve haydut diye bağırıyorlar. Fakat Vakvak araya giriyor: sokakta bulunan bu byk paranın mutlaka aranıp bulunması gereken yasal bir sahibi olmalıdır. Bu zor bir iştir, nk tm iri, irkin, şiddet yanlısı, koyu, kirli insanlar bu parayı almaya kalkar. İlerinde en kts de, yetimhaneyi soymak zere tabanca satın almak iin parayı almak isteyendir. En sonunda paranın gerek sahibi bulunur ve barış olur (manidar bir şekilde de Vakvak ilk sahnede Savaş ve Barışı okuyordu). Paranın sahibi a ve paavralar iinde kk bir yoksul kızcağızdır ve ele aldığımız hikayelerdeki tek toplumsal yoksulluk rneğini oluşturur.   Annemin bana  bıraktığı tek şey buydu, btn gn bir şey yemedik.
 

İyi yabancıların. nc Dnya'nın basit yerlilerini koruduğu gibi şimdi başka bir kk yerliyi, byk kentin bu ayrıcalıksız kk kızını korumaktadırlar. Yeğenler, azizler gibi davranmışlardır (hatta son resimde başlarında birer hale vardır) nk kişilerin zaten kendilerinin olan paraya sahip ıkma hakkını tanıdılar! Servetin haksız dağılımı diye bir şey sz konusu değildir: eğer herkes irkin sahtekrlar yerine drst r-dekiler gibi olsaydı, dzen mkemmel işlerdi.

 

Kk kızın sorunu yoksulluğu değil, ailesinin sahip olduğu tek parayı kaybetmekti (muhtemelen bu para sonsuza dek yetecekti, yoksa a kalırlar ve Disney'in kurduğu dnya yıkılırdı). Savaşı nlemek ve toplumsal barışı korumak iin herkesin malı sahibine verilmelidir. rdekiler Vakvak'ın teklif ettiği para dln geri evirirler; Başka birini mutlu kılarak biz zaten dlmz aldık. Fakat bu hayır işi hayırseverlerin ahlk stnlğn vurgular ki, gecekondulardaki iyi işlerinden sonra dndkleri byk konak mazur grlsn. Parayı geri vermemiş olsalardı Koca Haydut'un dzeyine inecekler ve define avcılığını hak etmeyeceklerdi. Zenginliğe giden yol, iyi bir ahlk yatırım olan, hayır işlerinden geer. Kayıp ocukların sayısı, yaralı kuzular, karşıdan karşıya gemek iin yardım bekleyen yaşlı kadınlar - bunların hepsi, başka bir iyi insan tarafından aday gsterildikten sonra iyi insanlar kulbne girebilmek iin gerekli olan şeylerin listesidir. Aktif erdemler bulunmadığı iin, iyi işler ahlk stnlğn kanıtıdır.

 

Alexis de Tocqueville, Democracy in America (Amerika'da Demokrasi) adlı yapıtında şu kehanette bulunur: Bu yolla, dnyada, ruhu bozmayan fakat gevşeten ve hareket yaylarını sessizce zen bir tr faziletli materyalizm kurulabilir. Yazık ki, 19. yzyıl ortalarında bu satırları yazan bu Fransız, szlerinin idealist ve gln bir şekilde yinelendiği Disney lkesini grecek kadar yaşamadı.

 

Bylece kazananlar nceden iln edilir. Tm yarışmacıların eşit durumda olduğu bu para yarışında, kazananı ve kaybedeni belirleyen ğe nedir? Eğer iyilik ve gerek, yasal sahibin ya-nındaysa, başkası mlkn sahipliğini nasıl elde eder? Bundan daha kolay ve aık bir şey olamaz: elde edemezler. Kt adamlar (hatırlayacaksınız ocuk gibi davranıyorlardı) daha byk, daha gl, daha hızlılar ve silahlıydılar; iyi adamlarınsa merhametsizce kullandıkları bir stnlkleri vardır: zekları.


 

Kt adamlar mitsizce, parlak bir fikir iin kafa patlatırlar. Başarısızlıklarının nedeni beyinsizlikleridir. Bir ıkmaz iinde kalmışlardır: yalnızca bacaklarını kullansalar, gidecekleri yere varamazar; kafalarını da kullansalar, yine oraya varamazlar. Aydın olmadıkları iin, dşnceleri hi bir zaman başarıya ulaşamaz. Dşnmek siz kt adamların işine yaramaz, en iyisi, siz şu kollarınıza ve bacaklarınıza gvenin. Kk servencilerin her zaman daha iyi ve daha parlak fikirleri olacağına gre, onlarla yarışmakta hi bir yarar yok. Dşnce, beyin, szckler ve dolayısıyla dnyanın anlamı zerinde tekelleri var. Bu onların dnyasıdır, bunun iin de onlar siz kt adamlardan daha iyi bilirler bu dnyayı tamam mı?
 

Bundan sadece bir sonu ıkabilir: iyi ve ktler arkasında yalnızca toplumsal sınıflar değil, aynı zamanda onların vcuda karşı ruh, maddeye karşı maneviyat, adaleye karşı beyin, ve kl emeğine karşı kafa emeği olarak karşıtlıkları vardır. Kuşku gtrmez bir işblm! İyi adamlar, adaleyle donanmış kabadayılarla olan rekabetlerinde, bilgi piyasasını tekellerine almışlardır. Ama dahası var. Emekiler, erişemeyecekleri bir ama peşinden koşan bacaklara indirgendikleri iin, geriye hazinenin yasal sahibi olarak, parlak fikirleri akıl edenler kalıyor. Adil bir dvşte kazandılar. stelik bu zenginliği meydana getirip define arayıcılığını esinlendiren ve aklın maddeye stnlğn bir kez daha kanıtlayan da fikirlerinin gcyd. Smr haklı ıkarılmış, gemişin krları yasalaştırılmış, gaspetme ve zenginliği artırmak iin zel hakları sağlayacak mlkiyet yerleştirilmiş olur.


Fikir Makinesi>>>