KÜTÜPHANE

KÜTÜPHANE |  CEVAHIRDEN KALAN

HÜSEYİN CEVAHİR

Hüseyin Cevahir">

KÜTÜPHANE

KÜTÜPHANE |  CEVAHIRDEN KALAN

HÜSEYİN CEVAHİR

Hüseyin Cevahir, 1945'de Tunceli'nin Mazgirt ilçesinde doğdu. Lise eğitimi sonrasında, İstanbul Tıp Fakültesi'ne başladı. Ardından, SBF'ye kayıt yaptırır, Cevahir, SBF'ye girdikten sonra, Devrimci düşünceler doğrultusunda çalışmalar sürdürmüştür.

1965-69 yılları arasında gelişen gençlik hareketinin önderlerinden biriydi. SBF-Der Başkanlığı yaptı, TİP içerisinde yaşanan ayrışmalar sürecinde, yakın arkadaşı Mahir Çayan'la birlikte tavır geliştirdiler. THKP-C'nin çekirdeğini oluşturan onbir kişilik kadro arasında Cevahir de bulunuyordu. TİP Kurultayı'nda artık daha fazla Mihri Belli'yle birlikte olamayacaklarına kanaat getirdiklerinde, örgütlü bir yapıyı geliştirmek üzere, geçici bir komite oluştururlar. Hüseyin Cevahir'e düşen görev "Doğu Anadolu ve Kürtler" olmuştur. Ziraat Bankası'nın Küçükesat şubesi soygununu, Mahir Çayan, Hüseyin Cevahir, Hüdai Arıkan, Ulaş Bardakçı ve Ziya Yılmaz birlikte gerçekleştirirler.

Yeni eylemler düzenlemek üzere, almış oldukları karar gereğince, İstanbul'a gelirler. THKP-C Hareketi Genel Komitesi kalıcı bir hal aldığında Cevahir yine komite üyesiydi. Sıkıyönetim ilan edilmesiyle birlikte, İsrail Başkonsolosu Efraim Elrom'un kaçırılması eylemi kararlaştırıldı. Mahir Çayan, Ulaş Bardakçı, Oktay Etiman, Ziya Yılmaz, Necmi Demir ve Hüseyin Cevahir'in oluşturdukları bir grup, Konsolosu kaçırdıktan sonra, THKP 1 no'lu bildirisi ve THKC 1 no'lu bildirisini yayınladılar. Daha sonra isteklerinin Hükümet tarafından kabul edilmemesi üzerine Konsolosu cezalandırdılar.

Efraim Elrom'un kaçırılması ile birlikte, sola karşı girişilen "Balyoz Harekatı" ile büyük bir terör uygulanmaya başlandı. Binlerce insan gözaltına alındı, işkence gördü ve tutuklandı.

Mahir Çayan ve Hüseyin Cevahir yoğun operasyon ve tutuklamalar karşısında, gizlenmek üzere geldikleri Maltepe'deki bir evde, çevre sakinlerinin kuşkulanarak polise haber vermeleri sonucunda bir bekçiyi yaralayarak kaçmak isterler. Kaçanların Efraim Elrom'u cezalandıranlar olduğunun anlaşılması sonucunda operasyon büyür. "Teröristlerin" üzerine gidemeyen polisler yardım isterler. Cevahir ve Mahir, bir başka eve girerler. Burada evin küçük kızı 14 yaşındaki Sibel'i yanlarına alarak üçüncü kata çıkarlar.

İki günü aşkın süren kuşatma ve çatışma sonucunda, sürekli "teslim olun!" çağrısında bulunanlara, "Asla teslim olmayacağız! Bizim buradan ancak ölümüz çıkar. Çocuğa dokunmayacağız, Çocuk ancak sizin ateşinizle ölür" yanıtını verirler. Dışarıdan keskin nişancılar tarafından açılan atış sonucunda Cevahir başından kurşunla yaralanır. Binaya saldırıya geçen asker ve polisler, Cevahir ve Mahir'in direnişiyle karşılaşırlar. Düştükleri yerden ateş etmeye devam ederler.

Hüseyin Cevahir, vücudunda 23 kurşun yarasıyla ölü olarak ele geçirilir. Yakın dostu Cevahir'i yitiren Mahir ise, yaralı olarak tutuklandığında tarih 1 Haziran 1971'dir. THKP-C Önderlerinden Hüseyin Cevahir, gençlik hareketi içerisinde yeraldığı dönemlerden başlamak üzere, devrimci hareketin örnek bir kadrosu olarak mücadelesini sürdürür. O dönem yaşanan ideolojik tartışmalara yazılarıyla da katkıda bulunmuştur. Bir kısım yazıları; Aydınlık ve Türk SOLU dergilerinde yayınlanmıştır.

Özgürlük Yayınları